İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/96 E. 2025/373 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/96
- Karar No
- 2025/373
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/96 Esas KARAR NO :2025/373 DAVA:Manevi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ:20/11/2023 KARAR TARİHİ:19/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan Manevi Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacılar vekili tarafından sunulan 20/11/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; 30.03.2023 tarihinde sürücü ...’ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı yolcu otobüsü ile seyri esnasında D200-23 D.K.Y.’nın 27.kilometresine geldiğinde sürücü beyanına göre karşı yönden gelen plakasını alamadığı sarı renkli çekicinin makaslayıp yolun büyük kısmını kapatması sebebiyle çekiciye çarpmamak için manevra yaptığında zeminin karlı olması sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek kaydırıp, gidiş istikametine göre yolun sağından yoldan çıkarak sağ yanları üzerine devrilmek suretiyle yaklaşık 60 m sürüklenip iki yolcunun araç altında kalması, aracın banket ve yol dışı alanda sağ yanları üzerine yatar şekilde durması sonucu tek araçlı ölümlü, yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonucunda ... plaka sayılı araçta yolcu konumda bulunan ...’ nun eşi, ...’ nun babası, ... ve ...’nın kardeşi ...'nun vefat ettiğini, müvekkillerinin kusuru bulunmadığını, davalılar ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş. müvekkillerinin uğramış oldukları manevi zarardan poliçe teminat limiti dahilinde müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kaza anında ilgili aracın sürücüsü ve işleteni diğer davalı ... olduğunu, bu nedenlerden dolayı; 30.03.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucunda ...'nun vefatı sebebiyle, Eşi ... için 500.000,00-TL, Çocuğu ... için 400.000,00-TL, Kardeşler ... ve ... için ayrı ayrı 250.000,00-TL olmak üzere toplam 1.400.000,00-TL Manevi Tazminat bedelinin davalı sigorta şirketleri için poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere, davalı sigorta şirketleri için temerrüt tarihi olan 19.10.2023 tarihinden itibaren, diğer davalı için haksız fiil tarihi olan 30.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte, diğer davalıdan ise haksız fiilin meydana geldiği tarih olan 30.03.2023 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte diğer kusurlu kişilerin kusurlarına düşen sorumluluk dahil olmak üzere 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 61. ve 163. Maddeleri ile 2918 Sayılı KTK'nın 85. Ve 88/1 maddeleri gereği teselsül hükümleri uyarınca müşterek ve müteselsilen tahsilini, TBK 76. Maddesi uyarınca davalı tarafından müvekkillerin manevi zararlarının bir kısmının karşılığı olarak geçici ödeme yapılmasına karar verilmesini, müvekkillerinin dava sırasında hak kaybına uğramaması için dava sonuçlanıp karar kesinleşinceye kadar, davalı ... adına kayıtlı araç veya gayrimenkul, banka hesabı bulunması halinde mahkemece tespit edilerek bu araçlar ve gayrimenkullerin üzerine 3. Şahıslara devrini önlemek maksadıyla uyap üzerinden veya ilgili tapu müdürlüğüne müzekkere yazılarak teminatsız olarak ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili tarafından sunulan 06/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket nezdinde 300.000,00-TL manevi tazminat limitli, genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile teminat altında bulunduğu iddia edilen ... plakalı aracın 30/03/2023 tarihinde, karışmış olduğu kaza neticesinde araç içerisinde yolcu olan ...'nun vefat etmesi sonucu meydana geldiği iddia olunan zararlardan kaynaklı manevi tazminat, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin taraflarına yükletilmesi talebinin reddine karar verilmesini, trafik kazasına bağlı olarak poliçe kapsamında yapılan ödemelerin;01/06/2023 tarihli 1.045.660,03-TL, 12/06/2023 tarihli 5.319,65-TL, 08/11/2023 tarihli 5.000,00-TL, 08/11/2023 tarihli 903,75-TL, 08/11/2023 tarihli 1.000,00-TL, 08/11/2023 tarihli 148,51-TL, 08/11/2023 tarihli 600,00-TL ödemeler olduğunu, davacı tarafça her ne kadar yazılı başvuru yapıldığı belirtilmişse de dava ikame edilmeden önce, müvekkili şirkete başvuru usulüne uygun olarak yapılmadığını, davacıları davayı açmasında hukuki yarar bulunmadığını, davacının mirasçılarının vefatı ile isnat edilen fiil arasında illiyet bağı bulunmadığını, bu nedenlerden dolayı; Davalı Müvekkilinin işbu dava bakımından ihbar olunan konumunda olacağından, usulen Müvekkili Şirket yönünden hüküm kurulamayacağından müvekkil sigorta şirketine yöneltilen tüm taleplerin öncelikle husumet itirazlarının kabul edilerek usulden reddine, davacı tarafından ileri sürülen talepler haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın usul ve esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından sunulan 06/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 30.3.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde ... vefatı nedeniyle destekten yoksun kalanlar tarafından manevi tazminat davası açıldığını, 06/10/2023 tarihinde 187,500-TL ...'a değer kaybı ödemesi yapıldığını, davacının talep ettiği manevi tazminat miktarının sebepsiz zenginleşme teşkil edecek nitelikte olduğunu, kaza tarihi itibari ile faiz talep edilmesinin yasal mesnetten yoksun olduğunu, müvekkili şirketten tahsili talep edilen faiz türünün hatalı olduğunu, bu nedenlerden dolayı; Müvekkili şirket tarafından manevi tazminat değerlendirilmesi yapılabilmesi için öncelikli olan poliçelerin maddi tazminat yönünden devreye girip değerlendirme yapılmaması gerekli olduğunu, davacı tarafından başvuru şartı yerine getirilmediğinden şirketlerine usulüne uygun başvuru yapılmamış olması sebebiyle davanın şartı eksikliğinden reddine, yargılama gider ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. Davalı ... vekili tarafından sunulan 20/12/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu trafik kazası 30.03.2023 günü ...-... D-200 Karayolu üzerinde ... sevk ve idaresindeki ... Turizm firmasına ait ... plakalı yolcu otobüsü ile ... istikametinden ... istikametine doğru ilerlediği esnada, havanın kar yağışlı ve yolun buzlu olması sebebiyle direksiyon hakimiyetini kaybederek şarampole devrilmesi sonucu meydana geldiğini, müteveffanın içerisinde bulunduğu otobüs ile müvekkilinin kullandığı tır arasında yaklaşık 1 km olduğu otobüsün yolun buzlu olmasına rağmen hızlı olduğunu ve rahatlıkla geçebileceği boş şerit bulunmasına rağmen hızından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybedip şarampole yuvarlandığını iki aracın hiçbir şekilde temas etmediğini, bazı yolcu anlatımları ve müvekkilin kazanın başından itibaren verdiği istikrarlı beyanlarda belirtildiğini, kazaya dair tek somut delil olan yolcu anlatımlara bakıldığında otobüsün süratlı olması, şoförün kendisine aşırı güveni,teknik anlamda eksikliklerinin bulunması,aracın yol koşullarına elverişli olmaması,hava ve yol durumunun son derece elverişsiz olması sebebiyle kaza meydana geldiğini, kazanın meydana geldiği nokta üzerinde herhangi bir kamera kaydı bulunmadığını, otobüs şoförü, otobüs muavini ve ... isimli yolcunun ifadesi dışında aleyhe başka bir beyan bulunmadığını, ... isimli yolcu verdiği ifade de "otobüsün çok süratlı" olduğunu belirttiğini, otobüs sürücüsü ve otobüs muavini oluşan bu kazada sorumluluktan kaçtığı tüm kusuru müvekkiline yüklediği kanaatinde olduklarını, müvekkilinin, oluşan bu kazada hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, manevi tazminat talebinin sebepsiz zeginleşmeye yönelik olduğunu, bu nedenlerden dolayı; kazanın oluş biçimi,yolcu anlatımları,otobüsteki teknik eksiklikler göz önünde bulundurularak müvekkili yönünden isnat edilen ve talep edilen tüm istemlerin reddine, davacı tarafından ileri sürülen talepler haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğundan davanın usul ve esas yönünden reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER: Trafik kazası tespit tutanağı, Mirasçılık belgesi, ... Adli Tıp Grup Başkanlığı kusur raporu, ... Plakalı aracın Kasko Poliçesi, ... plakalı aracın Kasko Poliçesi, Sigorta hasar dosyaları, ... Cumhuriyet Başsavcılığı ... Soruşturma sayılı dosyası, ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas... Karar sayılı dosyası, Nüfus kayıt örnekleri, Uyap entegrasyon raporları, Sosyal durum araştırma rapor ve tutanakları, arabulucu tutanağı ve tüm dosya kapsamı. ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas... Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 30/03/2023 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin sanıklar ... ve ... hakkında taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan yapılan yargılama sonucunda sanıkların hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf edilmesi nedeniyle henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Aktüerya Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 06/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; belgelerle birlikte değerlendirilmesi sonucunda yukarıda açıklanan nedenlerle; 30.03.2023 günü saat 03.50 sıralarında şüpheli sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı araç ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken kaza mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek karşı yön bölümüne geçtiği esnada, karşı istikametten seyreden şüpheli sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı otobüs ile ... istikametinden ... istikametine seyretmekte iken bu araca çarpmamak için fren ve sağa manevra yaptığı esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ kısmından yol dışı kalması neticesi ölümle sonuçlanan trafik kazası meydana geldiği, dava konusu trafik kazasında ... plakalı yolcu otobüsünde 28 kişi bulunduğu, 2 kişinin vefat ettiği, 21 kişinin de yaralandığı, Davacı...‘un eşi, davacı ...’ ın babası ve davacılar ... ve ...’ in kardeşi ...’nun dava konusu 30/03/2023 tarihli kazada ... plakalı yolcu otobüsünde bulunduğu, olay yerinde vefat ettiği, Müteveffa ...’nun yolcu konumunda olması nedeni ile kazanın oluşumuna kusurunun bulunmadığı görülmekle, işbu raporda değerlendirmenin davalıların müşterek ve müteselsil sorumluluğu dahilinde yapılabileceği, (elbette rucü haklarının saklı olduğu) Adli Tıp Kurumu- ... Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı tarafından ... Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu'nun 14/04/2023 tarih ve ... Soruşturma sayılı dosyası için düzenlenen 04/05/2023 tarih 3823 karar numaralı raporunda; Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından İM Sigortası ile teminat altında olan, ... plakalı araç sürücü davalı (Aynı zamanda araç maliki) ... 'in asli kusurlu olduğu, Davalı ... Sigorta A.Ş tarafından İMM sigorta poliçesi ile, , ... plakalı sürücü ...'ın tali kusurlu olduğu kanaatinin bildirildiği, ... Plakalı aracın ZMMS poliçesi; Dava dışı ... Sigorta Şirketi tarafından 30/03/2023 kaza tarihinde ... plakalı yolcu otobüsünün 25/06/2022-2023 vadeli 324915/... numaralı ZMMS poliçesi ile teminat altında olduğu, söz konusu poliçe kapsamında vefat/maluliyet tazminatı için teminat limitinin–kişi başı 2.400.000,00 TL (1.200.000 TL 2 katı) kaza başı 40.080.000,00 TL (20.040.000 TL 2 Katı) olduğu, poliçenin 01.06.2015 tarihinden sonra geçerli olan genel şartlar dahilinde tanzim edildiği, davalı sigorta şirketinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve azami teminat limiti ile sınırlı sorumluluğunun bulunduğu, ancak yolcu olarak bulunduğu sırada vefat eden ... için (26/04/2016 tarihinden sonra 4925 sayılı KTK kapsamında olan araçlar için zorunlu olan Karayolları Taşımacılığı Mali Mesuliyet Sigortasının kaldırıldığı ve ZMMS sigortalarının cismani zararlar için iki katına çıkarıldığı dikkate alınarak değerlendirme yapılabileceği), ... plakalı yolcu otobüsü- Kasko Poliçesi- İMM teminatı; 30/03/2023 kaza tarihini kapsar dava dışı ... Akgül adına düzenlenen (2012 model ...- şehirler arası yolcu otobüsü) 20/09/2022-2023 vadeli .../1 numaralı Kasko Sigorta Poliçesi ile; İMM–Bedeni ve Maddi Ayırımı yapılmaksızın 2.000.000,00 TL, İMM Manevi Tazminat 300.000,00 TL Ferdi Kaza Ölüm Kişi başı 5.000,00 TL olarak verildiği, Ödemeler İncelendiğinde; 5.000,00 TL asıl alacak tutarı olduğu (diğerleri ferîleri) anlaşılan işbu ödemenin Poliçe de verilen 5.000,00 TL ölüm teminatından ödenen bir ödeme olabileceği, 2 kişinin vefat ettiği, bu ödemenin kim için yapıldığına dair herhangi bir bilgi dosyaya sunulmadığı tespit edilmiştir. Bu bağlamda işbu ödenen tutarın davacıların manevi zararına ilişkin olduğunun belgelendirilmemesi nedeni ile İMM teminatı kapsamında değerlendirmeye alınmaması gerektiği kanaatine ulaşılmaktadır. (Ferdi kaza Sigortası araç içinde yolcu konumunda bulunan kişiler için verilen ayrı bir teminattır, İMM limitleri dahilinde değerlendirilmesini söz konusu değildir) 01/06/2023 tarihinde yapılan 1.045.660,03 TL ve 12/06/2023 tarihinde yapılan 5.319,65 TL ‘ lik ödemelere ilişkin herhangi bir belge sunulmamıştır. İşbu tutarların sigortalı ... plakalı araçta oluşan maddi zarar için yapılan ödemeler de (hasar onarım bedeli/ Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından Değer Kaybı ödemesi yapılmıştır, buradan da aracın onarımına gidildiği, pert/ total işlem yapılmadığı anlaşılmaktadır) olabilecektir. Kasko sigortası kapsamında ödenen işbu tutarların ne için ödendiğine dair Sayın Mahkeme tarafından verilen kesin süre içinde herhangi bir belge dosyaya sunulmadığı görülmekle, hukuki takdiri elbette Mahkemeye ait olmak üzere, İMM teminatından yapılan ödeme olmadığı görüşü ile değerlendirme yapıldığını, Ancak; her ne kadar 300.000,00 TL manevi tazminat limitinin tüketilmediği görülse de, davaya konu kazada 21 kişinin yaralandığı ve 2 kişinin vefat ettiği görülmekle, verilen işbu 300.000,00 TL manevi tazminat teminatı (ki 2.000.000,00 TL verilen İMM/tefriksiz/Bedeni ve Maddi Ayırımı yapılmaksızın – teminatı içinde değerlendirilmek kaydıyla) için ölümlü kazalarda ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu gözetildiğinde, diğer vefat eden ve yaralananalar için herhangi bir talep olması halinde ZMMS limitleri üzerinde kalan tutarlar için devreye gireceğinin gözetilmesinin yerinde olacağı, (sadece vefat için değil, maluliyet oranı % 70-100 arası olan ve sürekli bakıcı ihtiyacı da oluşması halinde zararların 20-25 milyonları bulduğu / gelir ve yaşam olasılığı süreleri dahiline değişkenlik gösterdiği / yapılan hesaplamalarda görülmektedir.) İşbu rapor tarihi dikkate alındığında; 30/03/2023 tarihinde destekçi ...’ nun vefatı sonrasında; Eş... ...’nun; toplam DYK zararının (müteveffanın yolcu konumunda olduğu ve kusura katılımının bulunmadığı görülmekle, davalıların müşterek ve müteselsil sorumlulukları dahilinde değerlendirilmiş olmakla) 40.813,70 TL yeniden evlenme olasılığı tenzili sonrası 2.073.013,15 TL olduğu, (İMM teminatı % 50 ‘sini aşmamak kaydıyla) % 50 ‘sinin 1.036.506,58 TL olacağı, davacı vekili tarafından 500.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, Oğlu ...’nun; toplam DYK zararının (müteveffanın yolcu konumunda olduğu ve kusura katılımının bulunmadığı görülmekle, davalıların müşterek ve müteselsil sorumlulukları dahilinde değerlendirilmiş olmakla) 177.856,76 TL olduğu, (İMM teminatı % 50 ‘sini aşmamak kaydıyla) % 50 ‘sinin azami 88.928,38 TL olacağı, davacı vekili tarafından 400.000,00 TL manevi tazminat talep edildiği, Davacı müteveffanın kardeşleri ... ve ...’ nun destek zararının bulunmadığı, bu durumda; Davacı eş için talep edilen 500.000,00 TL‘nin maddi zararının % 50 ‘ sinin (1.036.506,58 TL) altında olduğu, elbette takdir Mahkemeye ait olmak üzere limit dahilinde bulunduğu, Davacı ... için; azami olarak davalı ... Sigorta A.Ş. ‘den manevi tazminat olarak 88.928,38 TL talep edilebileceği, davacılar ... ve ...’nun müteveffanın kardeşleri olduğu ve maddi zararlarından söz edilemeyeceği görülmekle, kardeşler için talep edilen manevi tazminat için İMM Sigortası özel şartları dahilinde davalı ... Sigorta A.Ş. den talepte bulunulamayacağı, ... Sigorta A.Ş. tarafından yapılan ödemeler; davalı sigorta şirketi vekili davaya vermiş olduğu cevap dilekçesinde ve dosyaya sunduğu banka dekontunda; 06/10/2023 tarihinde 187.500,00 TL değer kaybı ödemesi yapıldığı görüldüğünü, ödeme İncelendiğinde; Davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından 06/10/2023 tarihinde 187.500,00 TL değer kaybı tazminatının (dava dışı) ... hesabına ödendiğine dair dosyaya dekont sunulduğu, buradan da ... plakalı aracın onarım bedeli sonrası değer kaybı zararının tazmini için ZMMS limiti olan 120.000,00 TL lik azami limitin aşıldığı ve ZMMS teminatı üzerinde kalan değer kaybı zararı için davalı ... Sigorta A.Ş. tarafından ödeme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda; 5.000,00 TL olan azami limitten 187.500,00 TL kullanıldığı, İMM teminatında 4.812.500 TL ‘ lik bir limit kaldığı, işbu limit dahilinde yukarıda verilen özel şart dahilinde herhangi bir azami limit 750.000,00 TL dahilinde bir manevi tazminat ödemesi yapılmadığı, hukuki takdiri elbette Mahkemeye ait olmak üzere, İMM teminatından yapılan ödeme olmadığı görüşü ile değerlendirme yapılmıştır. Ancak; her ne kadar 750.000,00 TL manevi tazminat limitinin tüketilmediği görülse de, davaya konu kazada 21 kişinin yaralandığı ve 2 kişinin vefat ettiği görülmekle, verilen işbu 750.000,00 TL manevi tazminat teminatı (ki kalan 4.812.500,00 TL verilen İMM/tefriksiz/Bedeni ve Maddi Ayırımı yapılmaksızın– teminatı içinde değerlendirilmek kaydıyla) için ölümlü kazalarda ceza zamanaşımı süresinin 15 yıl olduğu gözetildiğinde, diğer vefat eden ve yaralananalar için herhangi bir talep olması halinde ZMMS limitleri üzerinde kalan tutarlar için devreye gireceğinin gözetilmesinin yerinde olacağı, (sadece vefat için değil, maluliyet oranı % 70-100 arası olan ve sürekli bakıcı ihtiyacı da oluşması halinde zararların 20- 25 milyonları bulduğu / gelir ve yaşam olasılığı süreleri dahiline değişkenlik gösterdiği / yapılan hesaplamalarda görülmektedir.) Ancak, Mahkemenin savunmalarının tümüne hasren tamamen davalı müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı kanaatine varmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava, davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan trafik kazası nedeniyle yakınlarını kaybeden davacıların uğradığı manevi zarara yönelik manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı taraf 30/03/2023 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davaya karışan her iki aracın sürücüleri kusurlu olduğundan yakınlarının vefat etmesi nedeniyle uğradıkları manevi zarara ilişkin manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ise meydana gelen kazada kusur ve sorumluluklarının olmadığını, poliçe limitinin tükendiğini, bu nedenle haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta vekili zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de haksız fiilden kaynaklı tazminat talebinde uzamış ceza zamanaşımı süresi dolmadığından davalı tarafın zamanaşımı def'inin reddine karar verilmiştir. Mahkememizin 20/11/2023 tarihli ara kararı ile davacıların ihtiyati haciz ve geçici ödeme talebinin reddine karar verilmiştir. Dava konusu ihtilaf trafik kazası nedeniyle yakınlarını kaybeden davacıların manevi zararının bulunup bulunmadığı varsa tazminat miktarı ve davalıların zarardan dolayı kusurlu ve sorumlu olup olmadıkları hususundan kaynaklıdır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 26/10/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacılar tarafından zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Mahkememizce ilk başta verilen 28/12/2023 tarihli karar ile "ihtiyari sigorta poliçesine dayalı açılan dava bakımından, HMK 2. madde ve TTK 5. maddesi gereğince davaya bakma görevi Mahkememize ait olmayıp davacı tarafça açılan davanın İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerektiğinden" bahisle görevsizlik kararı verilmiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 16/05/2024 tarih, ... sayılı karar ile; "Davacılar, davalı sigorta şirketleri nezdinde genişletilmiş kasko sigortası ile sigortalanan araçların neden olduğu kaza nedeniyle ... plakalı aracın kasko sigorta poliçesini düzenleyen davalı ... Sigorta AŞ ile ... plakalı aracın kasko sigorta poliçesini düzenleyen ... Sigorta AŞ' den ve ... plakalı araç sürücüsünden manevi tazminat talep etmektedir. İş bu davanın, Türk Ticaret Kanunun 1473 vd. maddelerinde sayılan hususlardan olduğu, buna göre, uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinin görevine girdiği dikkate alınarak, uyuşmazlığın Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir"gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi'nin 03/02/2025 tarih 2024/1824 Esas, 2025/363 Karar sayılı ilamıyla "Huzurdaki davada sigorta poliçelerine dayanılarak tazminat talep edildiğinden uyuşmazlığın sigorta hukukuna göre çözüme kavuşturulması gerekir. Bu durumda dava konusu uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen hususlardan olması nedeniyle dava TTK 4/1-a maddesi gereği mutlak ticari dava olup 5/1 maddesi gereği Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir." gerekçesiyle Mahkememizin yargı yeri olarak belirlenmesi üzerine dosya Mahkememizin yukarıdaki yeni esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Dava konusu trafik kazası 30.03.2023 tarihinde saat 03.50 sıralarında davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ... istikametinden ... istikametine seyir halinde iken kaza mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybederek (tırın makaslaması sonucu) karşı yön bölümüne geçtiği esnada karşı istikametten seyreden sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otobüs ile ... istikametinden ... istikametine seyretmekte iken bu araca çarpmamak için fren ve sağa manevra yaptığı esnada direksiyon hakimiyetini kaybederek yolun sağ kısmından yol dışına sürüklenmesi sonucu otobüste yolcu olarak bulunan davacıların yakını ...'nun vefat ettiği anlaşılmıştır. Dava konusu kazaya ilişkin ceza davasının görüldüğü ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... sayılı dosyasında alınan ... Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın 04/05/2023 tarihli kusur durumuna ilişkin raporda; ... plakalı çekici sürücüsü davalı ...'in asli kusurlu olduğu, ... plakalı otobüs sürücüsü dava dışı ...'ın tali kusurlu olduğu tespit edilmiştir. Dosya kapsamında bulunan kaza tespit tutanağı, soruşturma aşamasındaki görgü ve bilgi sahibi beyanları ile ceza dosyasındaki kusur durumuna ilişkin tespitler dosya kapsamına uygun ve birbiriyle uyumlu olduğundan ... Adli Tıp Grup Başkanlığı'nın 04/05/2023 tarihli raporundaki kusur durumuna ilişkin tespitlere itibar edilerek ayrıca kusur durumuna ilişkin rapor alınmamıştır. Dava konusu olaya ilişkin görülen ceza dosyası olan ... 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasında 30/03/2023 tarihinde meydana gelen kazaya ilişkin sanıklar ... ve ... hakkında taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan yapılan yargılama sonucunda sanıkların hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği ve kararın istinaf edilmesi nedeniyle henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Davacının ölümüne sebep olan kazaya karışan ... plakalı otobüsün .../1 poliçe numarası ile 22/09/2022 - 22/09/2023 tarihlerini kapsar şekilde davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığı poliçenin kaza tarihi olan 30/03/2023 tarihini kapsadığı anlaşılmıştır. Sigorta poliçesine göre İMM Manevi Tazminat poliçe limitinin 300.000,00-TL olduğu, buna göre davacıların işbu dava ile talep ettiği manevi tazminat tutarından davalı sigorta şirketi sigorta poliçesi gereği kaza tarihindeki sigorta poliçe limitleri dahilinde kusur durumuna göre müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davacının ölümüyle sonuçlanan kazada tali kusurlu olan ... (eski plaka ...) plakalı çekicinin ...-3 poliçe numarası ile 22/06/2022 - 22/06/2023 tarihlerini kapsar şekilde davalı ... Sigorta A.Ş. Tarafından genişletilmiş kasko sigorta poliçesi ile sigortalandığı poliçenin kaza tarihi olan 30/03/2023 tarihini kapsadığı anlaşılmıştır. Sigorta poliçesindeki manevi tazminat klozuna göre; manevi tazminat talepleri bedeni ve maddi ayrımı yapılmaksızın (kombine) yıllık azami 750.000,00-TL ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamına dahil edilmiş olup, ancak bu tutarın her halükarda kişi başı bedeni zarar tutarının %50'sini aşamayacağı bu durumda davalı ... Sigorta yönünden manevi tazminata ilişkin poliçe limitinin davacıların hak ettiği bedeni zarar miktarının %50'si olduğu, buna göre davacıların işbu dava ile talep ettiği manevi tazminat tutarından davalı sigorta şirketi sigorta poliçesi gereği kaza tarihindeki sigorta poliçe limitleri dahilinde kusur durumuna göre müştereken ve müteselsilen sorumludur. Mahkememizce davalı ... Sigorta yönünden manevi tazminata ilişkin poliçe limitinin davacıların hak ettiği bedeni zarar miktarının %50'si olması nedeniyle maddi tazminat hesabı gerektiğinden ve davalı sigorta şirketleri tarafından yapılan ödeme iddiası nedeniyle poliçe limitlerinin tükenip tükenmediği ve davalı sigorta şirketlerinin poliçe limitlerinin de tespiti gerektiğinden manevi tazminatların ve davalı sigorta şirketlerinin sorumlu olup olmadıklarının belirlenebilmesi için Aktüerya Uzmanı Bilirkişi ...'tan bilirkişi raporu alınmış olup, düzenlenen bilirkişi raporuna göre; Davacı eş için talep edilen 500.000,00 TL'nin maddi zararının %50'sinin (1.036.506,58 TL) altında olduğu, elbette takdir Yüce Mahkemeye ait olmak üzere limit dahilinde bulunduğu, Davacı ... için; azami olarak davalı ... Sigorta A.Ş.'den manevi tazminat olarak 88.928,38 TL talep edilebileceği, Davacılar ... e ...'nun müteveffanın kardeşleri olduğu ve maddi zararlarından söz edilemeyeceği görülmekle, kardeşler için talep edilen manevi tazminat için İMM Sigortası özel şartları dahilinde davalı ... Sigorta A.Ş.'den talepte bulunulamayacağı, Davalı ... Sigorta tarafından yapılan değer kaybı ödemesinin İMM teminatından yapılan ödeme olmadığı tespit edilmiştir. Bu haliyle davacıların yakını ...'nun vefat ettiği trafik kazası sonucu davacıların kazaya karışan ... plakalı otobüsün sürücüsü dava dışı ...'ın ve ... plakalı çekicinin sürücü davalı ...'in kusurlu eylemlerinden doğan zarara ilişkin sürücü davalı ...'den haksız fiil kusur sorumluluğu kapsamında ve davalı sigorta şirketlerinden ise genişletilmiş kasko sigortası kapsamında kaza tarihindeki poliçe limiti dahilinde manevi tazminat talep hakkı mevcut olup, TBK ve KTK'da yer alan yasal düzenlemeler gereği sigorta şirketlerinin kaza tarihindeki sigorta poliçesindeki limite kadar meydana gelen trafik kazalarından dolayı sorumlu oldukları açık olup, KTK'nın 85/1 maddesinde işletenin sorumluluğu saptandıktan sonra aynı yasanın 88/1 maddesinde zarar görene karşı birden fazla işletenin sorumlu olduğu hallerde bunlar arasında teselsül hükümlerinin uygulanacağı kabul edilmiştir. Mahkememizce tarafların kanaat edilen kusur durumuna ve Aktüerya Uzmanı bilirkişi ... tarafından sunulan bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bulunması nedeniyle, aktüer bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere Davacı eş için talep edilen 500.000,00 TL'nin maddi zararının %50'sinin (1.036.506,58 TL) altında olduğu, Davacı ... için; azami olarak davalı ... Sigorta A.Ş.'den manevi tazminat olarak 88.928,38-TL talep edilebileceği, Davacılar ... ve ...'nun müteveffanın kardeşleri olduğu ve maddi zararlarından söz edilemeyeceği görülmekle, kardeşler için talep edilen manevi tazminat için İMM Sigortası özel şartları dahilinde davalı ... Sigorta A.Ş.'den talepte bulunulamayacağı, Davalı ... Sigorta tarafından yapılan değer kaybı ödemesinin İMM teminatından yapılan ödeme olmadığı anlaşılmakla, davalılar tarafından müterafik kusur indirimi yapılması gerektiği iddia edilmiş ise de, müteveffanın kazada kusurunun bulunmaması, kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığına dair tespit bulunmaması ve kazanın oluş şekli itibariyle kemer takılı olmasa dahi vefat olayının gerçekleşmesinin yüksek ihtimal olması nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmasını gerektiren bir neden bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı taraflar eşi, çocuğu ve kardeşleri olan müteveffa ...'nun trafik kazası sonrası vefatı nedeniyle uğradıkları manevi zararlara ilişkin manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Tarafların sosyal ve ekonomik durum araştırmasına ilişkin gerekli araştırma yapılmıştır. Manevi tazminatın miktarını tayin etme hakimin takdirine bırakılmış bir konu olmakla beraber, hükmedilecek miktarın uğranılan zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletecek nitelikte olması gerekir. Takdir edilecek manevi tazminat hakkaniyete uygun olmalıdır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararı karşılaması da amaç edinmemiştir. Kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine zarara uğrayanda bir huzur duygusu doğurmalıdır. Tazminatın sınırı onun amacına uygun olarak belirlenmelidir. Manevi tazminatın takdiri yapılırken tarafların sosyal ve ekonomik durumları gözetilmeli; manevi tazminatın miktarı bir taraf için zenginleşme aracı, diğer taraf için de yıkım olmamalıdır. Manevi tazminatın miktarının belirlemesinde her olaya göre değişen özel hal ve şartlar gözetilmelidir. Ayrıca Yargıtay HGK'nın 23.6.2004 tarih ve 2004/13-291E.-2004/370K.sayılı kararında manevi tazminat ile ilgili olarak yapılan değerlendirmede; "Manevi tazminat, gelişmiş ülkelerde artık eski kalıplarından çıkarılarak caydırıcılık unsuruna da ağırlık verilmektedir. Gelişen hukukta bu yaklaşım, kişilerin bedenine ve ruhuna karşı yöneltilen haksız eylemlerde veya taksirli davranışlarda tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranlarda manevi tazminat takdir edilmesi gereğini ortaya koymakta; kişi haklarının her şeyin önünde geldiğini önemle vurgulamaktadır. Bu ilkeler gözetildiğinde; aslolan insan yaşamıdır ve bu yaşamın yitirilmesinin yakınlarında açtığı derin ızdırabı hiçbir değerin telafi etmesi olanaklı değildir. Burada amaçlanan sadece bir nebze olsun rahatlama duygusu vermek; öte yandan da zarar veren yanı da dikkat ve özen göstermek konusunda etkileyecek bir yaptırımla, caydırıcı olabilmektir." denilmek sureti ile manevi tazminatın belirlenmesine caydırıcılık unsuru ve insan yaşamının önemine özellikle vurgu yapılmıştır. Davaya konu somut olay, anılı yasal düzenlemeler ve yukarıdaki ilkeler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında; davaya konu trafik kazası neticesinde davacıların yakını olan müteveffa ...'nun vefat ettiği, davacıların yakınının vefatı ile sonuçlanan kazada asli kusurlu olan davalı ...'in kaza tarihinden itibaren şahsen ve kullandığı ... plakalı aracı genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalayan davalı ... Sigorta'nın ve tali kusurlu sürücü ...'ın kullandığı müteveffanın yolcu olarak içinde bulunduğu ... plakalı aracı genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalayan davalı ... Sigorta'nın poliçe limitleri dahilinde davacıların uğradığı manevi zararlardan sorumlu oldukları, davalı ... Sigorta'nın kaza tarihindeki poliçe limitinin 300.000,00-TL olduğu, davalı ... Sigorta'nın kaza tarihindeki poliçe limitinin davacının uğradığı maddi zararın %50'si olduğu, davacı eş için takdir edilen 200.000,00-TL manevi tazminatın her iki sigorta şirketinin poliçe limiti dahilinde olduğu, davacı çocuk için takdir edilen 160.000,00-TL ve davacı kardeşler için takdir edilen ayrı ayrı 70.000,00-TL manevi tazminatın davalı ... Sigorta yönünden poliçe limiti dahilinde olduğu davalı ... Sigorta'nın ise davacı çocuğun uğradığı maddi zararın %50'sinden sorumlu olması nedeniyle davacı ...'nun uğradığı bedeni zarar miktarının 177.856,76-TL olması bu nedenle davalı ... Sigorta'nın bu miktarın %50'si olan 88.928,38-TL olan poliçe limitiyle sorumlu olduğu, davacı kardeşler ... ve ...'nun maddi zararının bulunmaması nedeniyle poliçedeki kloz nedeniyle davalı ... Sigorta'nın davacı kardeşler ... ve ...'nun uğradığı manevi zararlardan sorumlu olmadığı, davacılar tarafından davalı sigorta şirketlerine e-posta yoluyla yapılan başvurunun 06/10/2023 tarihinde ulaşması nedeniyle davalı sigorta şirketlerinin 8 iş günü içerisinde ödeme yapması gerektiğinden davalı sigorta şirketleri yönünden temerrütün 19/10/2023 tarihinde oluştuğu anlaşıldığından ve kazaya karışan araçların ticari araç olması nedeniyle davalı sigorta şirketlerinin belirlenen temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile ödeme yapmakla yükümlü olduğu anlaşılmıştır. Bu haliyle Mahkememizce olayın vefat ile sonuçlanması, vefat olayının oluş şekli, vefat tarihi ve o tarihte müteveffa ve davacıların yaşı, tarafların kusur oranı ve sorumlulukları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü birlikte değerlendirilerek olay ve vefatın davacılarda yarattığı elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alındığında Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan manevi tazminat istemine yönelik davanın kısmen kabulü ile; Davacı eş ...'nun uğradığı manevi zarar karşılığı olan 200.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.03.2023 tarihinden itibaren (davalı her iki sigorta şirketi yönünden ayrı ayrı poliçe limiti dahilinde tamamından ve temerrüt tarihi 19/10/2023 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacı çocuk ...'nun uğradığı manevi zarar karşılığı olan 160.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.03.2023 tarihinden itibaren (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti dahilinde tamamından ve davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limiti olan 88.928,38-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla ve temerrüt tarihi 19/10/2023 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacı kardeş ...'nun uğradığı manevi zarar karşılığı olan 70.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.03.2023 tarihinden itibaren (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti dahilinde tamamından ve temerrüt tarihi 19/10/2023 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacı kardeş ...'nun uğradığı manevi zarar karşılığı olan 70.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.03.2023 tarihinden itibaren (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti dahilinde tamamından ve temerrüt tarihi 19/10/2023 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, Davacılar ... ve ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş.'ye karşı açılan manevi tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacılar tarafından davalılar aleyhine açılan manevi tazminat istemine yönelik DAVANIN KISMEN KABULÜ ile; a) Davacı eş ...'nun uğradığı manevi zarar karşılığı olan 200.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.03.2023 tarihinden itibaren (davalı her iki sigorta şirketi yönünden ayrı ayrı poliçe limiti dahilinde tamamından ve temerrüt tarihi 19/10/2023 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, b) Davacı çocuk ...'nun uğradığı manevi zarar karşılığı olan 160.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.03.2023 tarihinden itibaren (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti dahilinde tamamından ve davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden poliçe limiti olan 88.928,38-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla ve temerrüt tarihi 19/10/2023 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ..., ... Sigorta A.Ş. ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, c) Davacı kardeş ...'nun uğradığı manevi zarar karşılığı olan 70.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.03.2023 tarihinden itibaren (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti dahilinde tamamından ve temerrüt tarihi 19/10/2023 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ç) Davacı kardeş ...'nun uğradığı manevi zarar karşılığı olan 70.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 30.03.2023 tarihinden itibaren (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin poliçe limiti dahilinde tamamından ve temerrüt tarihi 19/10/2023 tarihinden itibaren) işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ...'ya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, d) Davacılar ... ve ... tarafından davalı ... Sigorta A.Ş.'ye karşı açılan manevi tazminat istemlerinin ayrı ayrı reddine, 2- Davacılar tarafından yatırılan peşin harcın alınması gereken 34.155,00-TL harçtan mahsubu ile bakiye 29.373,30-TL karar harcının davalılardan (davalı ... Sigorta A.Ş. 14.955,00-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk giderleri olan 3.200,00-TL'nin davalı sigorta şirketlerinden (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 2.568,25-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 4- Davacılar tarafından dava açılırken yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 4.781,70-TL peşin harç olmak üzere toplam 5.051,50-TL harç giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 5- Davacılar tarafından yargılamanın yürütülmesi nedeniyle yapılan 31 adet tebligat-posta gideri 266,00-TL, bilirkişi ücreti 7.500,00-TL olmak üzere toplam 7.766,00-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red durumuna göre 2.773,57-TL'sinin davalılardan (Davalı ... Sigorta A.Ş.'nin 1.602,73-TL'sinden sorumlu olmak kaydıyla) müştereken ve müteselsilen alınarak davacı taraflara eşit şekilde verilmesine, bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına, 6- Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 7- Davacı ... manevi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 32.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, 8- Davacı ... manevi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, 9- Davacı ... manevi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, 10- Davacı ... manevi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ya verilmesine, 11- Davalı ... manevi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/2'ye göre belirlenen 32.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine, 12- Davalı ... manevi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/2'ye göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine, 13- Davalı ... manevi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/2'ye göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine, 14- Davalı ... manevi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/2'ye göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine, 15- Davalı ... Sigorta A.Ş. manevi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/3'ye göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine,* 16-Davalı ... Sigorta A.Ş. manevi tazminata ilişkin yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 10/3'ye göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak davalı ...'e verilmesine,* 17- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; davacılar vekilinin, Davalı ... Sigorta vekilinin yüzüne karşı, Davalı ... Sigorta vekilinin ve Davalı ...'in yokluğunda gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/06/2025 Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*