İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/528 E. 2025/207 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/528
- Karar No
- 2025/207
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/528 Esas KARAR NO :2025/207
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:07/09/2023 KARAR TARİHİ:10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 07/09/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 1974 yılından beri davalı şirketin ...,... bölgelerinde bayi olarak faaliyetini yürüttüğünü, Pandemi sürecinde pandemi koşulları nedeniyle satışların düşmesi sebebiyle 2022 yılı başlarında başka firmayla anlaşıldığını, akabinde müvekkili ile sözleşmenin fesh edildiğini, müvekkili ile ikale sözleşmesi imzalandığını, müvekkiline depoda bulunan yüklü miktarda ürünün bedeli ödenerek iade alınacağını, bu kapsamdaki tüm iade ürünlerin sevk irsaliyesi ile davalı şirkete teslim edildiğini, ürünlerin davalı şirket tarafından kabul edildiğini ancak faturanın beklenmesinin istendiğini, bu süreçte ürünlerin 3.264.477,18-TL’lik kısmının ödendiğini, kalan 1.964.364,15-TL’nin ödenmesinin sürekli ötelendiğini, ödemenin yapılmaması üzerine davalı şirketin belirlediği fiyatlar üzerinden 09.12.2022 tarihli faturaların düzenlendiğini, faturaların davalı tarafından teslim alındığını ancak faturalara itiraz edilmediğini, fatura bedelinin ödenmemesi üzerine ....Noterliğinin 28.12.2022 tarih ... nolu ihtarı keşide edildiğini, ihtara rağmen ödenmemesi üzerine ....İcra Dairesi ... esas sayılı dosyası üzerinden takip başlatıldığını, davalının takibe itirazı ile takibin durduğunu belirterek davalı şirketin icra takibine yapmış olduğu itirazın iptaline takibin devamına, %40’dan az olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP: Davalı vekili tarafından sunulan 20/10/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin, tarafların ortak kararı altında, 28.01.2022 tarihli "karşılıklı anlaşma protokolü" ile sonlandırıldığını, söz konusu ikale protokolünün 7. Maddesinde "bayi protokolün imza tarihi itibariyle, şirketten sözleşmeden ve bunun sona erdirilmesinden doğan veya sözleşme ile bağlantılı olarak ortaya çıkan veya çıkabilecek herhangi bir alacak veya tazminat talebi olmadığını beyan ettiğini ve şirketi gayrı kabili rücu ibra etmiştir" Bu kapsamda davacı yanın zaten müvekkilden herhangi bir alacağı kalmadığından, işbu dava dosyası kapsamda alacak iddiasında bulunma hakkı da mevcut olmadığını, davacı yanın bütün ürünlerin düzenlenen sevk irsaliyeleri eşliğinde davalı şirkete teslim edildiği ve davalı şirket tarafından kabul edildiği yönündeki beyanların kabulü mümkün olmadığını, çünkü taraflar arasında imza altına alınan . gerek distribütörlük sözleşmesindeki ürün iadesine ilişkin hükümler gerekse davacı . şirket yetkilerin imza altına aldığı “distribütör bozuk iade takip prosedürü” talimatnamesinde açık bir şekilde ürün iadesinin ne şekilde yapılacağı ifade edildiğini, davacının işbu davadaki talebi de zaten iade faturalarında bedeli müvekkil şirket tarafından .ödenmeyen aşağıda dökümü yapılan faturalara dayandığı, davacı şirketin düzenlediğini iddia .ettiği fatura müvekkiline teslim edilmediğini, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin 27. Maddesinin .“delil sözleşmesi” başlığı altında taraflar arasında alacak/borç miktarında herhangi bir uyuşmazlık halinde HMK.193. maddesi gereğince ... şirketine ait defter ve kayıtların münhasır delil olarak esas alınacağı hüküm altına alındığını, davacının ikale sözleşmesi imzalandıktan sonra bu ürünleri fabrikaya iade olarak gönderdiğini, taraflar arasındaki bayilik bitiş süreci ardından belirli periyotlarda ... Fabrikalarına davacı şirketin göndermiş olduğu ürünlerin "Son Kullanma Tarihleri" geçtiği ve satış evsafları bozulduğu için tamamen imha edilmesi gerekli olan ürünler olduğunu, bu ürünler haricinde davacı şirketin iade olarak gönderdiği satış evsafları bozulmadığını ve yeniden satış yapılabilecek sağlam iadelerinizin tamamı yaklaşık 35-40 bin koli kadar ürün teslim alınarak, davacı şirketin cari hesaplarından düşülldüğünü ve davacı şirketin alacaklı olduğu rakam kadar ödeme yapıldığını, müvekkilinin davacı tarafından iade edilmek istenen ürünlerden bazılarının son kullanma tarihinin geçmiş olduğunu ve satışa uygun olmadığını gerekçe göstererek iade talebini reddetmiş ve bu ürünlere ilişkin olarak davaya konu edilen bedel yönünden davacıya bir ödeme yapmadığını, distribütörlük sözleşmesi m.8 uyarınca; Kural olarak satılan ürünler iade alınmadığını, iade konusunda şirketin iade prosedürleri uygulanacağını, müvekkilinin tarihi geçmiş/ satışa uygun olmayan ürünleri kabul etmemekte haklı olduğunu gösterdiğini, davaya konu edilen ve icra takibine konu edilen faturaların müvekkiline tebliğ edilmediğini, e-fatura olarak gelen faturaların müvekkili şirket yönünden iade edilmesi nedeniyle zaten kesinleşmediğini belirterek Davacının davasının tümden reddi ile davacı yanın haksız icra takibi başlatmış olmasından dolayı davaya konu ettiği asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyası, Distribütörlük sözleşmesi, İkale protokolü, Faturalar, İrsaliyeler, Cari Hesap Ekstreleri, Mutabakat Mektupları, .... Noterliği'nin 28/12/2022 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi, ... 3. Noterliğinin 05/10/2022 tarih ... yevmiyeli ihtarnamesi, Bozuk iade prosedür talimatnamesi, Davacı ve Davalı şirketlerin ticari defter ve kayıtları, Tanık beyanları, Talimat kanalı ile alınan bilirkişi raporu, Mahkememizce alınan bilirkişi raporu, Arabuluculuk anlaşamama tutanağı. .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlu... Ltd. Şti. aleyhine faturadan kaynaklı 1.941.364,15-TL asıl alacak, 8.576,57-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.949.940,72-TL alacağa ilişkin icra takibi başlatıldığı, takibe yapılan süresinde itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasının 03/07/2024 tarihli duruşmasında Davacı Tanığı ...; "Ben davacı şirkette 1995 yılından beri satış müdürü olarak çalışıyorum. Bütün ... ilindeki işlere bakıyorum. Davalı firma ... merkezlidir . Global bir firmadır. Davacı şirket 1974 yılından beri davalı ile bayilik sözleşmesi mevcuttur. 28 şubat 2022 tarihinde bayilik sözleşmesi kar oranıyla ilgili anlaşmazlık nedeniyle davalı şirket tarafından feshedildi. %7,85 brüt kar marjıyla çalışıyorduk. Biz artan maliyetlerden dolayı 2 puan daha kar marjı talep ettik ancak kabul etmediler bundan dolayı sözleşme feshedildi. Başka bayi bakacağını söylediler. 28 şubat 2022 tarihinden önce davacı firmaya davalı şirket tarafından bayilik sözleşmesinin 28 şubat 2022 yılında sona ereceğine dair fesih ihbarnamesi gönderdi. Davacı şirketin gönderdiği ikale sözleşmesinin 28 şubat 2022 tarihinde imzaladık. Bu dönemde davacı şirketin davalı şirketten alacağımız olmasına rağmen ödemediler. Sezon başı olmasına rağmen ikale sözleşmesinden önce depolarımıza 60 bin koli mal gönderdiler .28 şubat 2022 tarihine kadar biz bunun 15 bin kolisini sattık elimizde 45 bin kolu ürün kaldı. Sistemi kapattıkları için satamadık. Karşılıklı konuşarak bu ürünleri ne yapacağımızı sorduğumuzda yeni bayi kurulduğunda yeni bayiye aktarılacağını söylediler. Yeni bayi bulamadılar yaklaşık 5 ay süre geçti . Nisan ayında bölgede bulunan zincir marketlere ve otellere bu ürünleri göndermek için sistemi bize açtılar. Hatta yeni ürün gönderdiler biz bir ay daha ürün satışı yaptık. 1 mayıs 2022 tarihinde tekrar sistemi kapattılar. Bu yaptığımız ekstra satışlardan dolayı %4 lojistik taşıma ödemesi yaptılar bu da 40.200,00 TL'ydi . Diğer alacaklarımızı ödemediler. Yine haziran ayında bayi bulamadıkları için daha önceden ürün verdiğimiz alt bayilerden iade ürünleri toplamak zorunda kaldık. Bu ürünlerle ilgili sürekli davalı şirkete defaten mail atmamıza rağmen ancak temmuz ayında itibaren almaya başladılar . Bir kısmını Bodrum Aydın Didim gibi bayilere gönderdiler diğer kısmını da İzmirdeki ... Fabrikasına gönderdiler bu işlem yapılırken ... bölge yöneticisi ... tarafından organize edilen tırlara yüklenip gönderildi. Bu işlemler yapılırken baştan sona kadar tüm işlemler ... tarafından yapıldı bizim firma olarak herhangi bir müdahalemiz olmadı. Bu ürünler gönderildikten sonra 4 milyon 910 bin TL civarında bir rakam ödediler 1 milyon 985 bin TL civarında alacağımızı ödemediler. Davalı firmaya davacı şirket tarafından teslim edilmeyen herhangi bir ürün yoktur. Sözleşme feshedildikten sonra bize iade edilen ya da gönderilen ürünlerin satışını yapıldığı yerler bizim bayimiz değildi. ... tarafından doğrudan bulunan zincir marketler ve otellerdi. Bu iadeler bizim talebimizle değil ... yöneticisi ... ya da diğer yöneticilerin talimatıyla yerine getirildi. Normalde iade edilen ürünler max 30 iş günü içerisinde fabrikaya gönderilir. Bu ... tarafından verilen bütçe gereğince alınır ve fabrikaya iade edilir. Tır nakliye işi ... ... , sahadan bayiye aitti. Sözleşme feshedildikten sonraki iadeleri biz aldık ancak İzmire gönderilmesini i ... organize etti. İade nedeniyle yapılan ürün bedeli normalde bayiye ödenir ancak davalı taraf ödemedi." şeklinde belanda bulunmuştur. ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasının 10/07/2024 tarihli duruşmasında Davacı Tanığı ...; "Ben ... olarak ... marketin sahiplerinden birisiyim, ... İlinin 7 ilçesinde hizmet vermekteyiz, 39 tane şubemiz vardır, davacı ... şirketi ile alt bayi olarak çalışmaktayım, yaklaşık 28 yıldır marketçiyim, kurulduğumuzdan beri davacı ... şirketi ile çalışmaktayız, ... ürünler ve diğer ürünler satılmadığı zaman ... yetkilisinin talimatı ile ve bilgisi dahilinde davacı şirket tarafından ... kendi gelip iade alıyorlardı, takribi olarak tam gününü hatırlamıyorum ancak davacı ile davalı ... arasındaki sözleşme 2022 yılında sonlandı, ancak ayını hatırlamıyorum, sözleşme sonlandığı zaman elimizde mallar vardı, ... Ege Bölge Sorumlusu ...'nın talimatı ile iade mallarını davacı ... şirketine vermemiz söylendi, ... şirketi bu iade edilecek ürünleri gelip aldı, burada iki türlü iade vardı, birincisi günü geçenlerdi, ikincisi ise günü geçmeyenlerdi, bize iki gurup halinde iki ayrı fatura şeklinde davacı ... şirketine iade etmemiz söylendi, biz de iade ettik, carimizden düştük, davacı ... ile herhangi bir alacak borç ilişkimiz yoktur, şuan yine aynı şekilde ... ile çalışmaktayız, sadece davacı ... yerine Nirvana firması bayilik yapmaktadır, iade koşulları da aynı şekilde ... olduğu gibi aynı sistem üzerinden devam etmektedir." şeklinde belanda bulunmuştur. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasının 16/07/2024 tarihli duruşmasında Davacı Tanığı ...; "Ben 1996 dan 2017 yılına kadar davalı şirkette satış elemanı ve bölge müdürü olarak görev yaptım, işten davalı tarafından çıkarıldım, işverenle aramda davam vardı ancak şu an sonuçlandı, ben işten ayrıldıktan sonra da bayilerle görüşme ve arkadaşlığıma devam ettim, hatırladığım kadarıyla 2022 yılında davacı şirketin bayilik sözleşmesinin feshedildiğini duydum, benim görevde olduğum dönemde davacı şirketin bayiliği sırasında kar marjı ile ilgili bir problem olduğunu hatırlıyorum, davacı şirket bildiğim kadarıyla ... ilinin tümünü kapsayacak şekilde bayilik yapıyordu, o dönemde davacı şirketin masrafları çok yüksek olduğundan ve kar marjı düşük olduğundan biz şirket olarak kendisine iş geliştirme bütçesinden koli bazında destekte bulunuyorduk, ben işten ayrıldıktan sonra ekonomik koşullar nedeniyle kar marjı daha da düştü, bu sebeple davacı taraf davalıdan yeni bir iskonto talebinde bulundu, ancak söz konusu talep kabul edilmedi ve davacının bayiliği davalı şirket tarafından feshedildi, fesih hatırladığım kadarıyla Şubat ayı içerisinde yapılmıştı ancak fesihten önce davalı şirket sezon başlangıcı dolayısıyla davacı şirkete yüklü bir şekilde mal göndermişti, fesih tarihinde bildiğim kadarıyla davacı şirketin elinde 40 bin koli civarında stok malzeme vardı, bu hususta davacı şirket davalı şirket yetkilileriyle görüştü ve bu görüşmede eldeki stok malzemenin yeni bayi belirlendiğinde ona devredileceği söylenmiş, ben bunu arkadaşlardan duydum, fesihten sonra davacı şirketin sistemi davalı şirket tarafından kapatılmış, bayinin kullandığı malların raf ömrü 4 ay ile bir yıl arasında değişmektedir, stok mallar sistem kapatıldığı için davacı şirket tarafından satılamadı, ayrıca davacı şirket sistemi kapatıldığından kendisine gelen ürünleri dağıtması gereken yerlere dağıtamadı ve bundan da zarar gördü, bu sırada ... bölgesindeki zincir marketlerden bir bölünün davalı şirket yetkilileri ile görüştüğünü duydum ve bu görüşmede zincir marketler yeni bayilikler kurulmadığı için ellerinde bulunan bütün malların davalı şirket tarafından geri alınması istediklerini duydum, bunun üzerine davalı şirketin bölge yetkilisi davacının sistemini tekrar açarak bu zincir marketlerde bulunan ve geri olanması gereken malları davacı şirketin deposuna aktarmış, ben bu hususu da yine arkadaşlardan duymuştum, daha sonra yine duyduğum kadarıyla davacının deposunda bulunan tüm malların tırlarla davacının deposundan alınarak çevre illerdeki bayilere ve davalı şirketin merkezdeki deposuna gönderildiğini duymuştum, bu iadeler dolayısıyla cari hesap mutabakatı sağlanması için davacı ve davalı arasında görüşmeler yapıldığını da duymuştum, yine duyuğum kadarıyla cari hesap mutabakatı sonucunda davalı şirket ödemesi gereken dava az bir bedeli davacı şirkete geri iade etmiş, benim bilgilerim bunlardan ibarettir. Sahayı benim bildiğim kadarıyla bayi dahil bayinin çalışanları da dahil olmak üzere tüm organizasyonu davalı şirketin yetkilileri yönetiyordu, iadelerin alınmasına bildiğim kadarıyla davalı şirketin yetkilileri karar veriyordu, şirketin iade prosedürüne göre raf ömrü bir ay kalmış mallar bayi tarafından bulundukları yerlerden toplanarak bayinin deposuna getiriliyordu ve daha sonra da davalı şirketin deposuna gönderiliyordu, iade edilen malların bedeli davalı şirketin alacağından düşülüyordu, benim bilgilerim bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Talimat sayılı dosyasının 24/12/2024 tarihli duruşmasında Davalı Tanığı ...; "Ben 2005 yılından bu yana davalı şirkette çalışıyorum, halen ... bölgesinde satış şefi olarak görev yapmaktayım, ben 2016 yılında davalı şirketin ... bölge müdürlüğünde satış şefi olarak görevlendirildim, o tarih itibariyle davacı ... şirketi davalı şirketin resmi distribütörü idi, benim bildiğim kadarıyla davacı şirket davalı şirketin çok üzün süre bayi ve distribütörlüğünü yapmış idi, taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesi 2022 yılı Mart ayı içerisinde tarafların karşılıklı anlaşması ve ikale sözleşmesi sureti ile sonlandırıldı, ikale sözleşmesinde benim imzam bulunmamaktadır ancak ben sözleşmenin imzalandığı anda sözleşmenin imzalandığı davacı şirketin ofisinde idim, ikale sözleşmesinde taraflar arasındaki tüm konular değerlendirilerek imza işlemi yapıldı, ikale sözleşmesinde davacı şirketin yetkilileri ve davalı şirketin yetkilileri imzaladılar, sözleşme görüşmeleri sorasında sağlam olan ve prosedüre uyan malın bayiden iade alınabileceği kabul edildi ve görüşmeler doğrultusunda tahminen 27 tırlık malzeme lojistik maliyeti davalı şirkete ait olmak üzere davacı şirketten teslim alındı ve alınan malzeme ... fabrikaya getirildi, yapılan kontrollerde yanlış hatırlamıyorsam 2300 kolilik bir ürünün tarihinin gecik yada ambalajlarının yırtık olduğu ve bu sebeple piyasaya tekrar satışının yapılamayacağı anlaşıldı ve bu sebeple söz konusu malzeme davalı şirket tarafından kabul edilmedi, benim tahminime göre davacı şirket bu 2300 kolilik kabul edilmeyen ürün ile ilgili talepte bulunmaktadır, ancak yukarıda da söylediğim gibi söz konusu bu ürünün taraflar arasındaki sözleşme ve prosedürler gereği iade alınmasının imkanı bulunmamaktadır, ben söz konusu malzemenin gönderilmesi sırasında gönderilen malzemelerin bir bölümünün fotoğraflarını da çekmiştim, hatta o fotoğrafları davacı şirket yetkililerine göstererek malzemelerin bir bölümünün fabrikaya gönderileceğini ancak bu malzemelerin yapılacak kontrollerden sonra kabul edilemeyeceğini davacı şirket yetkililerine bizzat sözlü olarak iletmiştim, benim bilgilerim bunlardan ibarettir" şeklinde beyanda bulunmuştur. Serbest Muhasebeci Mali Müşavir Bilirkişi ... tarafından hazırlanan 21/02/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; İncelenen davacının yasal defterlerinin açılış ve kapanış tasdik bilgilerinin Türk Ticaret Kanununda belirtilen usule uygun ve süresi içinde yapılmış olduğu, yevmiye, kebir ve envanter defterinin birbirini teyit ettiği, davacı şirketin 2022 yılı ticari defter kayıtlarına göre; davalı şirkete; toplam 456.984,67-TL satış yaptığı, toplam 3.600.373,65-TL’lik iade faturası düzenlediği, toplam 717.466,19-TL havale gönderdiği ve davalının borcuna dekont ile 12.090,31-TL borç kaydı yaptığı böylelikle davalı şirketin borcuna toplam 4.786.914,82-TL borç kaydı yaptığı, buna karşılık davalı şirketten ; 876.350,32-TL alım yaptığı, 1.544.991,88-TL havale yolu ile banka hesabına tahsilat yaptığı,12.094,36-TL dekont ile alacak kaydı yaptığı ve geçen yıldan devreden borcu olan 412.113,85-TL ile birlikte davalı şirket alacağına toplam 2.845.550,41-TL alacak kaydı yaptığı, böylece ticari defter kayıtlarında davalı şirketten toplam (4.786.914,82 - 2.845.550,41) 1.941.364,41-TLalacaklı olduğu kaydının olduğu, davacı şirketin defterinde görünen bakiye alacağının 08 - 09.12.2022 tarihli ve ... nolu 8 adet iade faturası toplamından kaynaklandığı ve davacı şirket icra takibinde bu faturaların toplamı olan 1.941.364,15-TL’ nin tahsilini talep ettiği, icra takibine konu iade faturalarına ait yukarıda dökümü verilen e-irsaliyelerin red edilmediği ve dolayısıyla e-irsaliye muhteviyatı ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğinin kabulü ile davacı şirketin defter kayıtlarında da bu tutarda davalı şirketten alacağının bulunması neticesinde davacının iade faturaları toplamı 1.941.364,41-TL alacağını davalı şirketten talep edebileceğini, davacı şirketin davalı şirkete gönderdiği .... Noterliği 28/11/2022 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinin davalıya tebliğine ilişkin belgeye rastlanılmadığından birikmiş faiz yönünden hesaba gidilemediğinin sonuç ve kanaatine varmıştır.
Bilirkişiler ...tarafından hazırlanan 24/03/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davacı şirketin ticari defterleri ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ...Talimat 2022 yıllına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu ve sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davalı şirketten 1.941.364,41 TL alacaklı olduğu, Davalı şirketin 2021-2022-2023-2024 (01-07 ay) yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davacı şirkete borç/alacak bakiyesinin olmadığı, tarafların ticari defterleri incelemediğinde uyuşmazlık konusunun dava konusu faturalardan ve küsurat farkı kaynaklandığı olduğunun tespit edildiğini, Davacı şirketin Davalı şirketten 1.941.364,15 TL asıl alacağına 08.12.2022-09.12.2022 sevk tarihlerinden 18.01.2023 icra tarihine kadar 29.419,24 TL işlemiş faiz hesaplanmış olup ancak talebe bağlı kalmak şartıyla Davacı şirket 1.941.364,15 TL asıl alacağına 8.576,57 işlemiş faiz talep edebileceği, Davacı şirketin Davalı şirketten 1.941.364,15 TL asıl alacağına 02.01.2023 tebliğ tarihinden 18.01.2023 icra tarihine kadar 9.148,35 TL işlemiş faiz hesaplandığı ancak talebe bağlı kalmak şartıyla Davacı şirket 1.941.364,15 TL asıl alacağına 8.576,57 işlemiş faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığını, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri dikkate alındığında Davalı şirketin Davacı şirketten son kullanma tarihi geçmiş, yeniden satışa konu yapılamayacak ürünleri iade alma yükümlülüğünün olmadığı dikkate alındığında Davacı şirketin alacak talebinin yerinde olmadığı, ikale protokolü bir bütün olarak incelendiğinde davacının ürünlerin iadesini talep edebileceği, iade sürecinin taraflar arasındaki sözleşmeye ve şirket prosedürüne uygun bir şekilde işleyeceği, iade talebinin ibra kapsamında olmadığının düşünüldüğü, davacının, davaya konu alacakların önemli bir kısmının sözleşmenin 2.maddesi çerçevesinde davalının doğrudan satış yaptığı OT ve OP kanalındaki müşterilerden davalıya iade edilmek üzere teslim edilen iade ürünlerinden kaynaklandığını, bu ürünlerin satışı ve ticaretinden dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı halde iade ürün bedellerinin ödenmediğini iddia ettiği, buna karşılık, davalı tarafın ise iade olarak kabul edilmeyen ürünlerin davacı tarafın sahaya satmak için davalı taraftan talep ettiği, fabrikadan davacı depolarına davalı tarafından sevk edilen, fiziki ve sistemsel olarak davacı deposunda bulunan ürünler olduğunu belirttiği, iade edilen ürünlerin davalıya teslim edilmek üzere müşterilerden alınan ürünler olup olmadığı veyahut davacının deposunda bulunan ürünler olup olmadığı uzmanlık alanımız dışında da olduğundan tespit edilemediği, bu hususta taraflar arasındaki Distribütörlük Sözleşmesi incelendiğinde iade konusunda ayrıma gidilmediği, yalnızca 8.maddenin düzenlendiği, sözleşme ve ekinden, davalının ürünleri kural olarak iade almayacağı, bozuk ürünlere ilişkin ayrıca bir düzenleme getirildiğinin anlaşıldığı, bu hususta, bozuk iadeye ilişkin imha sorumluluğunun da distribütörde olduğu, imha konusunda verilecek olası bir destek dışında imha için gönderilen bozuk iadelerle ilgili teslim öncesi aksi yönde yazılı mutabakat sağlanmadıkça her ne nam altında olursa olsun hiçbir ödeme yapılmayacağının anlaşıldığı, 03.11.2022 tarihli elektronik postada ürünlerin davalıya teslim edildiğinin, son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin imha edildiğinin belirtildiği, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri nazara alındığında davalının son kullanma tarihi geçmiş, yeniden satışa konu yapılamayacak ürünleri iade alma yükümlülüğünün olmadığı; iadeye konu ürünlerin son kullanma tarihlerinin geçmiş olup olmadığı, yeniden satışa konu yapılıp yapılamayacağı uzmanlık alanımıza girmediğinden tespit edilemediği, dolayısıyla, iade edilen ürünler son kullanma tarihlerinin geçmiş yeniden satışa konu yapılamayacak ürünler ise davacı tarafın ürün bedelini talep edemeyeceğinin ifade edilebileceğinin sonuç ve kanaatine varmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava; davacı alacaklı tarafından davalı aleyhine bayilik sözleşmesinden kaynaklı alacağa ilişkin başlatılan icra takibine yönelik İİK 67 maddesi kapsamında açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı taraf müvekkili ile davalı arasındaki distribütörlük sözleşmesi kapsamında davalıya iade edilmek üzere müvekkile teslim edilen iade ürünlerin satışı ve ticaretinden dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı halde iade ürün bedelleri ödenmediğinden bu husustaki alacaklarına ilişkin başlattıkları icra takibine karşı borçlu davalı şirket tarafından yapılan haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı taraf ise davacı tarafın iade ürünleri müvekkile teslim ettiğini ispat etmesi gerektiğini müvekkil şirketin iddia edildiği gibi davacı tarafa bir borcu bulunmadığından haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddine, haksız ve kötü niyetli olan alacaklı aleyhine takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava konusu .... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlu... Ltd. Şti. aleyhine faturadan kaynaklı 1.941.364,15-TL asıl alacak, 8.576,57-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.949.940,72-TL alacağa ilişkin icra takibi başlatıldığı, takibe yapılan süresinde itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği, itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 24/03/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanakları ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Dava konusu ihtilaf taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinden kaynaklı davacı tarafın davalıya iade edilen ürün bedellerinden kaynaklı davalıdan alacağı olup olmadığı varsa alacak miktarı ile icra takibine karşı borçlu davalı şirket tarafından yapılan itirazın haklı olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık bulunduğu tespit edildi. Mahkememizce istinabe yoluyla davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde mali müşavir bilirkişi tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen bilirkişi raporuna göre;davacı şirketin 2022 yılı ticari defter kayıtlarına göre; davalı şirkete; toplam 456.984,67-TL satış yaptığı, toplam 3.600.373,65-TL’lik iade faturası düzenlediği, toplam 717.466,19-TL havale gönderdiği ve davalının borcuna dekont ile 12.090,31-TL borç kaydı yaptığı böylelikle davalı şirketin borcuna toplam 4.786.914,82-TL borç kaydı yaptığı, buna karşılık davalı şirketten ; 876.350,32-TL alım yaptığı, 1.544.991,88-TL havale yolu ile banka hesabına tahsilat yaptığı,12.094,36-TL dekont ile alacak kaydı yaptığı ve geçen yıldan devreden borcu olan 412.113,85-TL ile birlikte davalı şirket alacağına toplam 2.845.550,41-TL alacak kaydı yaptığı, böylece ticari defter kayıtlarında davalı şirketten toplam (4.786.914,82 - 2.845.550,41) 1.941.364,41-TLalacaklı olduğu kaydının olduğu, davacı şirketin defterinde görünen bakiye alacağının 08 - 09.12.2022 tarihli ve ... nolu 8 adet iade faturası toplamından kaynaklandığı ve davacı şirket icra takibinde bu faturaların toplamı olan 1.941.364,15-TL’ nin tahsilini talep ettiği, icra takibine konu iade faturalarına ait yukarıda dökümü verilen e-irsaliyelerin red edilmediği ve dolayısıyla e-irsaliye muhteviyatı ürünlerin davalı şirkete teslim edildiğinin kabulü ile davacı şirketin defter kayıtlarında da bu tutarda davalı şirketten alacağının bulunması neticesinde davacının iade faturaları toplamı 1.941.364,41-TL alacağını davalı şirketten talep edebileceğini, davacı şirketin davalı şirkete gönderdiği .... Noterliği 28/11/2022 tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesinin davalıya tebliğine ilişkin belgeye rastlanılmadığından birikmiş faiz yönünden hesaba girilemediği tespit edilmiştir. Mahkememizce taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları ile dosya kapsamında yer alan deliller üzerinde bilirkişi heyeti tarafından yaptırılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen bilirkişi raporuna göre; Davacı şirketin ticari defterleri ... Asliye Ticaret Mahkemesi’nde ...Talimat 2022 yıllına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalara uygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu ve sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davalı şirketten 1.941.364,41 TL alacaklı olduğu, Davalı şirketin 2021-2022-2023-2024 (01-07 ay) yıllarına ait ibraz ettiği ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırılmış olduğu, defterlerin birbirini teyit eder şekilde tutulduğu, kayıtların düzenli ve yasalarauygun tutulduğu, ticari defterlerin HMK 222 maddesi uyarınca sahibi lehine delil vasfına haiz olduğu, şirketin sahibi lehine delil niteliğine haiz ticari defterlerinde Davacı şirkete borç/alacak bakiyesinin olmadığı, tarafların ticari defterleri incelemediğinde uyuşmazlık konusunun dava konusu faturalardan ve küsurat farkı kaynaklandığı olduğunun tespit edildiğini, Davacı şirketin Davalı şirketten 1.941.364,15 TL asıl alacağına 08.12.2022-09.12.2022 sevk tarihlerinden 18.01.2023 icra tarihine kadar 29.419,24 TL işlemiş faiz hesaplanmış olup ancak talebe bağlı kalmak şartıyla Davacı şirket 1.941.364,15 TL asıl alacağına 8.576,57 işlemiş faiz talep edebileceği, Davacı şirketin Davalı şirketten 1.941.364,15 TL asıl alacağına 02.01.2023 tebliğ tarihinden 18.01.2023 icra tarihine kadar 9.148,35 TL işlemiş faiz hesaplandığı ancak talebe bağlı kalmak şartıyla Davacı şirket 1.941.364,15 TL asıl alacağına 8.576,57 işlemiş faiz talep edebileceği sonuç ve kanaatine varıldığını, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri dikkate alındığında Davalı şirketin Davacı şirketten son kullanma tarihi geçmiş, yeniden satışa konu yapılamayacak ürünleri iade alma yükümlülüğünün olmadığı dikkate alındığında Davacı şirketin alacak talebinin yerinde olmadığı, ikale protokolü bir bütün olarak incelendiğinde davacının ürünlerin iadesini talep edebileceği, iade sürecinin taraflar arasındaki sözleşmeye ve şirket prosedürüne uygun bir şekilde işleyeceği, iade talebinin ibra kapsamında olmadığının düşünüldüğü, davacının, davaya konu alacakların önemli bir kısmının sözleşmenin 2.maddesi çerçevesinde davalının doğrudan satış yaptığı OT ve OP kanalındaki müşterilerden davalıya iade edilmek üzere teslim edilen iade ürünlerinden kaynaklandığını, bu ürünlerin satışı ve ticaretinden dolayı herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı halde iade ürün bedellerinin ödenmediğini iddia ettiği, buna karşılık, davalı tarafın ise iade olarak kabul edilmeyen ürünlerin davacı tarafın sahaya satmak için davalı taraftan talep ettiği, fabrikadan davacı depolarına davalı tarafından sevk edilen, fiziki ve sistemsel olarak davacı deposunda bulunan ürünler olduğunu belirttiği, iade edilen ürünlerin davalıya teslim edilmek üzere müşterilerden alınan ürünler olup olmadığı veyahut davacının deposunda bulunan ürünler olup olmadığı uzmanlık alanımız dışında da olduğundan tespit edilemediği, bu hususta taraflar arasındaki Distribütörlük Sözleşmesi incelendiğinde iade konusunda ayrıma gidilmediği, yalnızca 8.maddenin düzenlendiği, sözleşme ve ekinden, davalının ürünleri kural olarak iade almayacağı, bozuk ürünlere ilişkin ayrıca bir düzenleme getirildiğinin anlaşıldığı, bu hususta, bozuk iadeye ilişkin imha sorumluluğunun da distribütörde olduğu, imha konusunda verilecek olası bir destek dışında imha için gönderilen bozuk iadelerle ilgili teslim öncesi aksi yönde yazılı mutabakat sağlanmadıkça her ne nam altında olursa olsun hiçbir ödeme yapılmayacağının anlaşıldığı, 03.11.2022 tarihli elektronik postada ürünlerin davalıya teslim edildiğinin, son kullanma tarihi geçmiş ürünlerin imha edildiğinin belirtildiği, taraflar arasındaki sözleşme ve ekleri nazara alındığında davalının son kullanma tarihi geçmiş, yeniden satışa konu yapılamayacak ürünleri iade alma yükümlülüğünün olmadığı; iadeye konu ürünlerin son kullanma tarihlerinin geçmiş olup olmadığı, yeniden satışa konu yapılıp yapılamayacağı uzmanlık alanımıza girmediğinden tespit edilemediği, dolayısıyla, iade edilen ürünler son kullanma tarihlerinin geçmiş yeniden satışa konu yapılamayacak ürünler ise davacı tarafın ürün bedelini talep edemeyeceğinin ifade edilebileceği tespit edilmiştir. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafça davalı ile aralarındaki distribütörlük sözleşmesinin davalının isteği üzerine yapılan ikale protokolü ile sonlandırıldığı, ancak davalı şirketten alınan ve satış noktalarına dağıtım yapılan ürünlerin davalıya iade edilerek teslim edilmesine rağmen ürün bedellerinin ödenmemesi üzerine başlattıkları icra takibine davalı tarafça haksız itiraz edildiğinden itirazın iptaline yönelik dava açılmış olup, davalı tarafça ürünlerin teslim edilmediği, distribütörlük sözleşmesinin ikale ile son bulduğunu, iade prosedürü gereği dava konusu ürünleri iade alma zorunluluklarının olmadığı, alacak talep edilen ürünlerin bozuk ve son tüketim tarihi geçmiş olan ürünler olması nedeniyle bedellerinin iade edilmediği bunun taraflar arasında sözleşme gereği olduğunu bu nedenle davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı tarafça cevap dilekçesi ve devam eden aşamalarda iade ürünlerin teslim edilmediği ileri sürülmüş ise de, davacı tarafça dosyaya sunulan belgeler, e-posta yazışmaları davacı tanıkları ve davalı şirketin satış şefi olarak çalışan tanığı ...'nın beyanları ile dava konusu iade edilen ürünlerin davalı tarafça teslim alındığı sabit olduğundan davalının aksi yöndeki beyanlarına itibar edilmemiştir. Dava konusu iade edilen ürünlere ilişkin davacı tarafça düzenlenen faturadaki ürün bedellerine yönelik de davalı tarafça herhangi bir itiraz ileri sürülmemiştir. Davacı tarafça davalı şirkete iade edilen ürünlere ilişkin faturalar düzenlenmiş olup, söz konusu bu faturalar davacı şirketin ticari kayıtlarında yer aldığı ancak davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarında yer almasa da, davalı tarafça ilgili faturalara karşı iade faturası düzenlenmediği gibi noter kanalıyla da faturaların iade edilmediği bu kapsamda davalı tarafın faturalara karşı süresinde itirazda bulunmadığı anlaşılmakla, iade edilen ürünlerin davalı şirket tarafından teslim alınarak imha edildiğinin gerek tanık beyanları gerekse e-posta yazışmaları ile açıktır. Taraflar arasındaki distribütörlük sözleşmesinin 8. maddesinde iade hususunda düzenleme yapılmış ise de distribütörlük sözleşmesinin tarafların karşılıklı anlaşması ile 28/01/2022 tarihinde yapılan ikale protokolü ile son bulduğu, ikale protokolünün 1. maddesindeki düzenlemeye göre 26/06/2019 tarihli distribütörlük sözleşmesinin bütün maddelerinin tamamıyla hükümsüz kalacağının belirtildiği bu nedenle distribütörlük sözleşmesindeki iadeye ilişkin düzenlemenin uygulanmasının somut olayda mümkün olmadığı, 28/01/2022 tarihli ikale protokolünde ürünlerin iadesine ilişkin düzenleme olan 5. maddede; "bayinin iade taleplerinin sözleşmeye ve şirket prosedürlerine uygun olması halinde ortaya çıkacak tutarın bayinin borç miktarından düşülecek bayiye nakit olarak ödenecektir" düzenlemesinin yer aldığı, bu haliyle davacı tarafça davalıya iade edilen ürünlerden bir kısmının bedelinin davalı tarafça davacıya ödendiği bir kısmının ise bozuk veya son tüketim tarihi geçmiş olduğu gerekçesiyle ödeme yapılmadığı, davacı tarafın alacak talebinin bu ürünlerden kaynaklandığı anlaşılmakla, yukarıda yapılan açıklamalar kapsamında ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğinin sabit olduğu, davalı tarafça ürünlerin bozuk veya son tüketim tarihi geçmiş ürünler olduğundan bahisle bedelinin ödendiği yönünde savunmada bulunulmuş ise de tedarikçi firma olan davalının ürünlerin bozuk veya son tüketim tarihinin geçtiği hususunu ispata yarar tespit yaptırmadığı, buna ilişkin bir tutanak tutulmadığı, davacıya karşı ayıba yönelik bir ihbarda bulunulmayarak ürünlerin bozuk veya son tüketim tarihinin geçtiği hususunu ispata yarar herhangi bir delilin davalı tarafça sunulmadığı, dinlenen tüm tanık beyanlarıyla davalıya teslim edilen ürünlerin bozuk veya tüketim tarihinin geçtiğini ispata yarar beyanda bulunulmadığından, davalı tarafça iade konusu ürünlerin bozuk veya son tüketim tarihlerinin geçtiğini ilişkin ispat yükümlülüğü yerine getirilmediğinden davacı tarafça davalıya iade edilen ürünlerden dolayı davacının alacak talebinin yerinde olduğu, düzenlenen talimat kanalıyla alınan ve Mahkememizce taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinden yapılan inceleme sonrası düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davacı tarafın davalıya iade edilen ürün bedelinden kaynaklı Davalı şirketten 1.941.364,15 TL alacaklı olduğu, bu alacağa ürünlerin davalıya teslimine ilişkin 08.12.2022-09.12.2022 sevk tarihlerinden 18.01.2023 icra takip tarihine kadar 29.419,24 TL işlemiş faiz talep edebileceği ancak icra takibinde 8.576,57 işlemiş faiz talep edildiği göz önüne alındığında, talebe bağlı kalmak şartıyla Davacı şirket 1.941.364,15 TL asıl alacağına 8.576,57 işlemiş faiz talep edebileceğinden Davacı tarafça açılan davanın kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında; borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin borçlu davalı yönünden takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamına, dava ve icra takibine konu asıl alacağın likit ve takibe itirazın haksız olması nedeniyle asıl alacağın (1.941.364,15-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında; a) Borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin borçlu davalı yönünden takip talebinde belirtilen şartlarla kaldığı yerden devamına, b) Dava konusu olan asıl alacağın (1.941.364,15-TL'nin) %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 2- Davacı tarafça dava açılırken yatırılan peşin harcın alınması gereken 133.200,45-TL harçtan mahsubu ile bakiye 109.650,03-TL karar harcının borçlu davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine, 3- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 269,85-TL başvurma harcı, 23.550,42-TL peşin harç olmak üzere toplam 23.820,27-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 4- Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin haksız çıkan taraf olan davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 5- Davacı tarafça yargılamanın yürütülmesi nedeniyle yapılan 15 adet tebligat-posta gideri 1.054,50-TL, talimat masrafı 860,00-TL, bilirkişi ücreti 19.000,00-TL olmak üzere toplam 20.914,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 6- Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 7- Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre belirlenen nisbi 274.493,48-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 8- Taraflarca yatırılan gider avansının karar tebliğ işlemleri tamamlandıktan ve karar kesinleştikten sonra kullanılmayan kısmının yatıran ilgili tarafa resen iadesine, Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/04/2025
Başkan ... e-imza* Üye ... e-imza* Üye ... e-imza* Katip ... e-imza*