İlk Derece Mahkemesi · İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/517 E. 2025/330 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/517
- Karar No
- 2025/330
- Karar Tarihi
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/517 KARAR NO : 2025/330
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 19.07.2023 KARAR TARİHİ : 29.04.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya temizlik hizmeti verdiğini, yapılan hizmetlerin karşılığı olarak 31.07.2021 tarihli 19.260,56-TL, 15.09.2021 tarihli 10.974,04-TL, 30.09.2021 tarihli 12.093,84-TL, 31.10.2021 tarihli 7.329,60-TL, 16.12.2021 tarihli 6.108,00-TL verilen hizmetlerin ve eleman temininin faturaları düzenlediğini, işbu faturalardan dolayı 55.766,04-TL cari hesap alacağının olduğunu, davalının işbu borcu ödemediğini, defaten davalıdan borcun ödenmesini talep ettiklerini ancak borcun ödenmediğini, bunun üzerine, davalı/borçluya ------İcra Müdürlüğü ------ esas sayılı dosyası ile 56.766,04-TL'lik fatura bedelleri ile ilgili olarak ilamsız takibe konu ödeme emri gönderildiğini, davalının takibe ve borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, arabuluculuğun olumsuz neticelendiğini, alacağın likit olduğunu, tüm bu nedenlerle; davanın kabulünü, davalı tarafından tarafından ----İcra Müdürlüğü ----- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, alacak likit olduğundan haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle davalı/borçlu aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının davacıdan hiçbir hizmet almadığını, faturanın kesilmiş olması davalı şirkete tebliğ edilmiş olması faturanın verilmesine neden olan iş veya hizmetin yapılmış olduğunu kabulu anlamını taşımadığını, dava dilekçesinde cari hesap ilişkisine atıfta bulunulduğunu ancak taraflar arasında kurulmuş cari hesap sözleşmesinin olmadığını, tüm bu nedenlerle; haksız ve dayanaksız davanın reddini, davacı tarafından ikame edilen işbu davada haksız ve kötü niyetli olduğundan alacağın %20'sinden az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE; Dava;-----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır. Davacı vekili özetle; davacının davalıya temizlik hizmeti verdiğini, yapılan hizmetlerin karşılığı olarak düzenlenen faturalardan kaynaklı olarak cari hesap alacaklarının olduğunu, davalının ödeme yapmaması üzerine takip başlattıklarını, ancak davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise özetle; davalının davacıdan hiçbir hizmet almadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış, taraf şirketlerin cari hesaba konu yıllara ilişkin BA/BS kayıtları bağlı oldukları vergi dairelerinden getirtilmiş, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlanmıştır. Dava konusu uyuşmazlığın; davacı ile davalı arasında temizlik hizmeti verilmesine dair sözleşme olup olmadığı, sözleşme varsa davacının üzerine düşen edimleri gereği gibi yerine getirip getirmediği, getirmiş ise, davalının hizmet bedelini kısmen ya da tamamen ödeyip ödemediği, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle alacağı bulunup bulunmadığı, bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu tespit edilmiştir. -----İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı alacaklının 5 adet fatura alacağına dayalı olarak toplam 55.766,04-TL üzerinden takip başlattığı görülmüştür. Tanık ...; "Ben yevmiyeci olarak çalışırım. Olay tarihinde de davacının alt taşeronunun yevmiyecisi idim. İş çıktıkça bizi götüren bir arkadaş vardı. Bu nedenle alt taşeron şirketinin ismini bilmiyorum. Ben şuanda davacı şirkette sigortalı olarak çalışıyorum. O tarihlerde yaklaşık altı ay on kişilik bir ekip ile haftanın altı günü----- çalıştık. Burada zemin, ortak alan ve odalar dahil tüm temizlik işlerini yaptık. O tarihte otel henüz açılmamıştı. İnşaatı yeni bitmiş, temizlik aşamasına gelmişti. Biz açılışa kadar orada idik. Ve tüm temizlik işlerini bitirdik. Diğer çalışanlar da yevmiyeci olduğu için tanımıyorum. Yevmiyemizi --- ödüyordu. ---- yöneticisi ------ ödemelerimizi yapıyordu. Ödemede herhangi bir sorun yaşamadık" şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık ...; "Ben davalı ...'da kontrolör olarak çalışıyordum. Ben davacı şirketin benim çalıştığım otele temizlik elemanı gönderdiğini görmedim. Ancak çalıştığım yerde iki tane kadın temizlik elemanı vardı. Onların hangi firmanın elemanı olduğunu bilmiyorum. Benim çalıştığım otelin temizliğini de inşaatı yapan firmalar kaba pisliğini alıp gidiyorlardı, incesini ise diğer şantiyelerde --- yapıyordu. Ancak bu şantiyede kimin yaptığını bilmiyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davanın niteliği ve tarafların tacir olduğu hususu göz önünde bulundurularak TTK 83-85.maddeleri ile HMK 222.maddesi uyarınca her iki tarafın davaya ve takibe konu yıllara ait tüm yasal ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir. Bilirkişinin 18/02/2025 tarihli raporunda özetle; "...Davacı-davalı tarafından ibraz edilen 2021-2022 yılına ilişkin ticari defterlerin; açılış ve kapanış tasdiklerinin usulüne uygun olarak yaptırıldığı ve defter kayıtlarının birbiri doğruladığı, ticari defterlerinin Kayıt nizamı bakımından uygun olduğu davacı-davalı şirket lehine veya aleyhine delil kabiliyetleri Sayın Mahkemeniz takdirinde olduğu; tarafların tacir olduğu ve taraflar arasında ticari ilişkinin bulunduğu; davacı-davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarına göre; takibe konu faturaların tutarının 55.766,04.-TL olduğu, işbu faturalar karşılık davalının davacıya ödeme yapmadığı; davacının davalı adına düzenlemiş olduğu, takibe konu olan tüm faturaları, davacı ve davalı tarafından, Form BS/BA ile ilgili vergi dairesine bildirildiği, tarafların beyanlarının birbirleriyle uyumlu olduğu; davacının, takibe konu ettiği faturalardaki hizmeti, davalıya teslim ettiği; takip tarihi itibariyle, davacının davalıdan 55.766,04-TL alacaklı olduğu..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 6.maddesi). İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir. Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacının, davalı ile arasında mal/hizmet satışına dair iddiasını ispat etmesi gerekir. Davacının akdi ilişkinin varlığını ispatlaması durumunda ispat yükü yer değiştirir ve davalıya geçer. Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; tarafların defter ve belgeleri ile BA/BS kayıtlarının birbiri ile uyumlu olduğu, bilirkişi raporuna göre davacının defter ve belgelerinde kayıtlı olan takibe ve davaya konu faturaların davalı tarafın defterlerinde de kayıtlı olduğu, ayrıca bu faturaların her iki tarafça BA-BS bildirimine konu edildiği, bu kayıtların hizmet tesliminin yapıldığına karine oluşturduğu, tanık ...'ün davacı çalışanı olarak davalıya ıslak zemin ve temizlik hizmeti verdiklerini beyan ettiği, tanık ...'nın da otelde temizlik için iki personeli gördüğünü ancak bunların hangi firma çalışanı olduğunu bilmediğini beyan ettiği, davacının ticari ilişkiyi ve hizmet teslimini ispat ettiğinden, ispat yükünün davalı tarafa düştüğü, davalının karinenin aksini veya ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği, ancak davalının bu yönde bir delil sunmadığı anlaşılmakla; davacı davasını ispat ettiğinden davasının kabulüne karar verilmiş; alacağın likit ve itirazın haksız olduğu anlaşılmakla, takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının davasının KABULÜ İLE, -Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takibin aynen devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar avans faiz işletilmesine, 2-Asıl alacak miktarı olan 55.766,04-TL'nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 3.809,38-TL karar harcının, davacı tarafından yatırılan 269,85-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 278,83-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 3.260,70-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan toplam 548,68-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından başvurma harcı, vekalet harcı, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve müzekkere gideri olarak sarf edilen 5.105,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Davalı tarafından vekalet harcı olarak sarf edilen 38,40-TL yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Kabul edilen dava yönünden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı lehine takdir olunan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Gerekçeli karar yazım tarihi itibariyle UYAP sistemi üzerinden yapılan kontrollerde arabuluculuk faaliyeti yönünden düzenlenmiş sarf kararı bulunmadığı anlaşılmakla; arabuluculuk sarf kararının düzenlenmesi halinde TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca arabuluculuk ücretinin (sarf kararı ile belirlenecek tutarın) davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 9-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı.