İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/497 E. 2025/92 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/497
Karar No
2025/92
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "Kısmen Kabul - Kısmen Red" ESAS NO:2023/497 Esas KARAR NO:2025/92 DAVA:Tazminat (Haksız Hacizden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:24/08/2023 KARAR TARİHİ:18/02/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekilinin mahkememize verdiği dava dilekçesinde özetle; Davalı ... tarafından müvekkili şirket aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, örnek no: 7 ödeme emri 14/12/2022 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini,, müvekkili şirket tarafından 15/12/2022 tarihinde takibe ve borca itiraz edildiğini ancak borca itiraz edilmesine rağmen, alacaklı görünen tarafından takibin kesinleştirilerek müvekkilinin mallarının haczedildiğini, müvekkilinin bilgisi dışında müvekkilinin banka hesaplarına ve araçlarına da haciz konulduğunu, müvekkili şirketin yetkilisi ..., 1 Temmuz 2023 tarihinde davacı şirketin aracı ile ...'ten İstanbul'a gelirken araç ... girişinde yakalandığını ve çekici marifeti ile yediemine kaldırıldığını, 1 Temmuz 2023 tarihi cumartesi gününe denk geldiği için İcra Dairelerinin kapalı olması sebebiyle icra dosyasında işlem yapılamadığını ve müvekkilinin aracının yediemine çekildiğini, araç içerisinde 283 kilo kurban eti olduğunu, haksız haciz ve yakalama nedeniyle etlerin bozulduğunu, araçta bulunan düğün eşyalarının da nakliye aracılığıyla İstanbul'a gönderildiğini, müvekkili şirketin ticari itibarının zedelendiğini, müvekkili icra dairesinde çalışan sorumlular hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2023/... Soruşturma sayılı dosyasıyla şikayetçi olduğunu ve soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin itirazından sonra takibin durdurulmasına karar verilmesi gerekirken, İcra Müdürlüğü'nün ihmali ve alacaklının kötü niyeti ile takip durdurulmamış ve dosya kesinleştirilerek haciz işlemlerine geçildiğini, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını iddia ederek; haksız ve hukuki dayanaktan yoksun takip, haciz ve yakalama nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu maddi zarara karşılık, gerçek maddi zararın belirlendiğinde artırmak şartıyla şimdilik kısmen 1.000,00 TL'nin yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkile verilmesine, manevi zarara karşılık, müvekkilin ticari itibarının sarsılması nedeniyle 100.000,00 TL'nin yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan alınarak müvekkile verilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin de davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekilinin mahkememize verdiği cevap dilekçesinde özetle; .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra dosyasında yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, icra memurlarının olayın oluşumunda kastının bulunmadığını, müvekkili idarenin İİK'nın 5. maddesine göre sorumluluğun olmadığını, İİK 5. maddesi uyarınca İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından dolayı idare aleyhine tazminat davası açmanın koşullarının oluşmadığını, davacının huzurdaki davayı açmakta hukuki yararı olmadığını ve maddi veya manevi tazminat taleplerine ilişkin olarak herhangi bir şart oluşmadığını, davanın görevli mahkemede açılmadığını görevli mahkemelerin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu savunarak, davanın usulden ve esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. TANIK BEYANLARI Mahkememizin 23/01/2024 tarihli celsesinde davacı şirket yetkilisi ... beyanında; "Ben ... Dış Tic. ve Paz. Ltd Şti'nin 24 yıldır sahibiyim, şirket yetkilisiyim, şirketim yurt dışı ihracat üzerinedir, ben borca itiraz etmiş olmama rağmen icra dairesi evrakımı işleme sokmayıp gerekli işlemler yapılmamıştır, bunun üzerine kurban bayramı arefesi 01/07/2023 tarihinde ... ilinden İstanbul'a gelirken ... ilinde polisler çevirdi, tam olarak plakasını hatırlayamamakla birlikte aracıma yakalanma şerhi konulduğunu ve yediemin'e çekileceğini bana söylediler, bunun üzerine aracımda kurban bayramı arefesi olduğu için 350 Kg civarında et bulunmaktaydı ayrıca araçta çeyiz eşyaları (sandık, bohça, tencere, halı vs.) vardı, benim aracım şirket aracı olup ... tipinde araçtır, aracımda kurban eti olduğu için etler bozulmuştur ve zararım ortaya çıkmıştır, yediemin'e teslim süreci vs. 8 saat sürmüştür, bana çeyiz eşyaları ve et teslim edilmiştir ancak aradan geçen süre zarfında etler bozulmuştur, ben çeyiz eşyalarını nakliye aracıyla İstanbul'a gönderdim ancak nakliye etleri kabul etmemiştir zaten 8 saat süre sonra etler de çözülmüştür, benim hesaplarıma bloke konulmuştur daha sonra aracım yakalandıktan sonra haciz işlemini öğrendim bunun üzerine icra müdürlüğü bir yanlışlık olduğunu belirterek haciz işlemini kaldırmıştır hatta yediemin masrafı vs. zararlarımı ödemek istediklerini söylemişlerdir, ben yaklaşık 2-3 gün aracımı kullanamadım, bankada bulunan tüm hesaplarıma da haciz ihbarnamesi gönderilmiştir ayrıca bu haciz nedeniyle ticari itibarım zedelenmiştir, ben bunun bir dolandırıcılık işlemi olduğunu düşünüyorum, haciz işlemini aracımın yakalanmasıyla fark etmeseydim daha büyük zararlara sebebiyet olacağını düşünüyorum" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. Mahkememizin 23/01/2024 tarihli celsesinde davacı tanığı ... beyanında; "Ben ... Dış Tic. Paz. Ltd. Şti'nde yaklaşık 6-7 yıldır çalışıyorum, 2023 yılı kurban bayramı dönüşünde yanında çalıştığım ... ve arabasıyla birlikte ... ilinden İstanbul iline doğru gidiyorduk, ... ilinde bizi polisler çevirdi, polisleri görünce birlikte gülmeye başladık daha sonra polis bizi durdurarak bekletti, bize trafik polisinin geleceğini ve aracın yediemin parkına götürüleceğini söyledi, aracın içerisinde düğün için çeyiz eşyaları ve yaklaşık 200-300 Kg ağırlığında et bulunmaktaydı, biz hepsini indirdik, yediemin'de bulunan görevliler eşyaları almamızı bize söyledi bunun üzerine eşyaların İstanbul'a götürülmesi için araç tutulmasına karar verdik bir araba tuttuk, tuttuğumuz araç yolcu aracıydı içinde yolcular da vardı yük aracı değildi, söz konusu araçta araca yükte konuluyordu anca kapalı kasa şeklinde değildi, söz konusu araç bize etleri alamayacağını söyledi etler çözülmeye başlamıştı söz konusu araç şoförü 24 saat yol gideceğini söyleyerek etleri araca almamıştır sadece çeyiz eşyalarını götürmüştür daha sonra ben de aynı araçla İstanbul'a geri döndüm, aracın yakalanması sabah 8-9 saatleri arasında olmuştur, aracın yediemin'e parkı ve işlemlerin bitmesi öğleden sonra saat 3-4'ü bulmuştur, yanında çalıştığım ... yaşanan bu olay sebebiyle çok üzülmüştür ticari kaybının ne kadar olduğunu bilmiyorum, ...'ın oğlunun düğünü olacaktı çeyiz eşyalarını taşıyordu düğün öncesi üzüntü yaşamıştır, aracı 1-2 gün sonra teslim aldığını biliyorum, başka bir zararının olup olmadığını bilmiyorum,Ben çeyiz eşyalarıyla birlikte İstanbul'a döndüm, ... yediemin otoparkında kalmıştır, nasıl geri döndüğünü bilmiyorum ayrıca aracın yakalandığı gün hafta sonuna denk gelmiştir, ben hesaplara bloke konulduğunu biliyorum ancak bundan dolayı şirketin mali açından bir zarara uğrayıp uğramadığını bilmiyorum, ... beyin pazartesi günü bloke konulduğundan haberdar olmuştur. Etleri araçtan çıkardıktan sonra yediemin'de bıraktık daha sonra muhtemelen çöpe atılmıştır, ben çeyiz eşyalarıyla birlikte İstanbul'a geldim" şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmıştır. DELİLLER: .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası, arabuluculuk son tutanağı, ... Cumhuriyet Başsavcılığını 2023/... soruşturma sayılı dosyası, davacı ve davalı şirketin ticari sicil kayıtları, davacı şirketin banka hesap bilgileri, fatura, bilirkişi kök ve ek raporları ve tüm dosya kapsamı. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizce yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; davanın haksız haciz ve icra memuru işlemi nedeniyle davacının maddi ve manevi zararlarının olup olmadığı, davalıların sorumluluğunun bulunup bulunmadığından ibaret olduğu anlaşılmaktadır. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde süresinde itirazda bulunulmasına rağmen icra takibinin kesinleştirildiğini ve müvekkilinin mallarının haczedildiğini, aracına yakalama şerhi konulduğunu, banka hesaplarına bloke konulduğunu, müvekkili şirkete ait aracın yakalandığını ve çekici marifetiyle yediemine kaldırıldığını, araç içerisinde bulunan 283 kilogram etin haksız haciz ve yakalama sebebiyle bozulduğunu, araçtaki düğün eşyalarının da nakliye vasıtasıyla İstanbul'a gönderildiğini, haksız haciz ve yakalama nedeniyle maddi zararının oluştuğunu, devletin tazminat yükümlülüğünün olduğunu belirterek şimdilik 1.000,00 TL maddi zararı ve 100.000,00 TL manevi zararının yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin maddi zararına ilişkin olarak dilekçe sunduğu, davacının aracının yakalama nedeniyle aracı kullanamaması nedeniyle uğradığı zarar, davacının banka hesaplarına bloke konulması nedeniyle hesaplarını kullanamaması sebebiyle uğradığı zarar, davacıya ait 283 Kg etin bozulması sebebiyle uğradığı zarar ve davacının nakliye tutmak zorunda kalması nedeniyle ödediği nakliye ücreti olmak üzere maddi zararına ilişkin olarak açıklamada bulunduğu anlaşılmıştır. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemeleri olduğunu, icra dosyasında yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu, icra memurlarının olayın meydana gelmesinde kastının bulunmadığını, müvekkili idarenin İİK m.5 kapsamında sorumluluğunun bulunmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'a usul ve yasaya uygun olarak tebligat yapıldığı ancak süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 16/08/2023 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların anlaşamadığı anlaşılmıştır. Davalı ... vekili görev itirazında bulunmuşsa da davacı ve davalı ...'ın tacir olduğu ve uyuşmazlığın ticari işletmesini ilgilendirdiği, diğer davalı ... yönünden ticari dava bulunmasa da özel ihtisas mahkemesi gereğince tüm davalılar yönünden uyuşmazlığın mahkememizde görülmesi gerektiği anlaşıldığından Mahkememizin görevli olduğu anlaşılmıştır. ...Cumhuriyet Başsavcılığının .../... sayılı soruşturma dosyasının UYAP üzerinden gönderildiği ve dosyanın incelemesinde; davacı şirket yetkilisi ... ... tarafından davalı ... aleyhine dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçlarından dolayı şikayette bulunulduğu, ...CBS'nin .../.. karar numaralı 19/12/2023 tarihli kararı ile kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmıştır. .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyasının incelemesinde; davalı ... tarafından davacı taraf aleyhine fatura alacağından kaynaklı olarak 116.326,60 TL asıl alacak ve 4.900,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 121.226,60 TL'nin ödenmesi amacıyla 01/12/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 14/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun ön bürodan 15/12/2022 tarihinde icra takibine itiraz ettiği, takibin 28/12/2022 tarihinde kesinleştirildiği, ve haciz işlemlerine başlandığı, 02/01/2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araca haciz konulduğu, bankalara ... haciz ihbarnamelerinin gönderildiği, 23/06/2023 tarihinde davacıya ait ... plakalı araca yakalama konulduğu ve aracın 01/07/2023 tarihinde araç otoparkına çekildiği ve davacı tarafa 03/07/2023 tarihinde teslim edildiği, icra müdürlüğü tarafından 03/07/2023 tarihinde icra takibinin durdurulmasına karar verildiği, hacizlerin kaldırıldığı ve yapılan tahsilatların davacı hesabına aktarılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde Makina Mühendisi Bilirkişi ..., Bankacı Bilirkişi ..., Veteriner Hekim ... ve Nitelikli Hesaplama Konusunda Uzman Bilirkişi ... tarafından 10/06/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi raporuna göre; "Yapılan inceleme ve piyasa araştırmasına göre; davacının aracından mahrum kaldığı 2 gün için talep edebileceği mahrumiyet tazminatı miktarının (2*1000=) 2.000,00 TL olacağı, haciz tarihi itibariyle olası haksız haciz sonucu 283 kg küçükbaş etinin bozulması nedeni ile oluşan maddi zararın 283 kg x 165,80 TL=46.921,4 TL, olası haksız haciz sonucu 283 kg büyükbaş etinin bozulması nedeni ile oluşan maddi zararın 283 kg x 206,60 TL=58.467,8 TL olduğu, eğer sayın mahkeme tarafından davacı borçlunun yapmış olduğu itirazın varlığı hukuken geçerli olarak kabul edilirse, bunun sonucu olarak takibe devam edilmemesi ve durması gereken takipten sonra yapılacak olan her icra takip işleminin süresi şikayete tabi olacağı sonucuna varmak gerekeceği, bunun sonucu olarak itirazdan sonraki bütün işlemler dolayısıyla Takip borçlusunun uğradığı bir zarar var ise bu zararın giderilmesini talep hakkının da varlığının kabulü gerekeceği" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Makina Mühendisi Bilirkişi ..., Bankacı Bilirkişi ..., Veteriner Hekim ... ve Nitelikli Hesaplama Konusunda Uzman Bilirkişi ... tarafından 02/10/2024 tarihinde düzenlenen bilirkişi ek raporuna göre; "Davalıların 03.07.2024, 04.07.2024 ve 02.09.2024 tarihli beyan ve itiraz dilekçeleri tetkik edildiğinde, kök raporda varılan görüş ve kanaatimizi revize etmeyi gerektirebilecek açık bir delile dayanmadığı için, bu yönde bir revizyonun yapılamamış olduğu, icra dairesinden 153.321,31 TL’lık .... haciz ihbarının ilgili bankaya intikal etmiş olduğu, bankanın hesapta bulunan 2.543,75 TL’nı 05.01.2023 tarihinde ilgili İcra Dairesi emrine bloke etmiş olduğu, söz konusu blokenin 03.07.2023 tarihinde çözülmüş olduğu, davacının hesabına 05.01.2023-03.07.2023 tarih aralığında bloke konulmuş olması nedeniyle mahrum kaldığı faiz geliri kaybı 136,11 TL olduğu" şeklinde rapor düzenlenmiştir. Davacı vekili 11/12/2024 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi zarar talebini ıslah ederek 60.467,80 TL dava tarihinden itibaren yasal faizi ile müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsilini talep ettiği, ıslah harcını yatırdığı ve ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği anlaşılmıştır. Dava;2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 5'inci maddesi gereğince icra memurunun kusurundan kaynaklanan zararın tazmini ve manevi tazminat talebine ilişkindir. İcra ve İflas Kanunu'nun 5. maddesinde;"İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır." hükmü düzenlenmiştir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 50/1. maddesi gereğince, Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. İcra ve İflas Kanunu'nun 5. maddesi, icra ve iflas dairelerinin görevleri sırasında ilgililere vermiş oldukları zararların tazminini amaçlayan bir düzenlemedir. İlgililer kavramına icra takibinin tarafları olan alacaklı ve borçlunun yanına, zarara uğrayan üçüncü kişiler de girmektedir. Bu madde kapsamında kusur sorumluluğu düzenlenmektedir. Bu sorumluluğun gerçekleşmesi için icra ve iflas dairelerinin görevleri ile alakalı olarak olumlu veya olumsuz bir eylem ya da işlemin mevcut olması ve bu işlemi gerçekleştiren memur tarafından kusurlu olarak icra edilmesi gerekir. Madde lafzi olarak yorumlandığında tazminat sorumluluğunun oluşması için dört şartın varlığı gerekmektedir: 1-İcra ya da iflas dairesinde çalışan görevliler tarafından görevleri sırasında gerçekleştirilen olumlu ya da olumsuz bir işlemin mevcut olması, 2-Yapılan olumlu veya olumsuz işlemin hukuka aykırı olması, 3-Hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen işlemin takibin tarafları ya da üçüncü kişiler nezdinde zarar meydana getirmesi, 4-Meydana gelen zarar ile yapılan işlem arasında illiyet bağının bulunması, Yerleşik Yargıtay içtihatları gereğince illiyet bağının varlığı için işlemi yapan memur tarafından o eylem ya da işlem yapılmasaydı zarar meydana gelmeyecekti ise yapılan işlemin kusurlu olarak tatbik edildiği sonucuna varılmaktadır. ...'nın tazminat sorumluluğunun dayanağı, kusura dayalı haksız fiil sorumluluğudur. Haksız fiil sorumluluğu ise TBK 49. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre tazminat borcunun doğabilmesi için icra dairesi görevlilerinin kusurlu ve hukuka aykırı bir fiilleri olmalı, bunun sonucunda zarar doğmalı ve zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı bulunmalıdır. Dosyada mevcut delil durumuna göre; davalı ... tarafından davacı ... Limited Şirketi aleyhine .... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı icra dosyası ile toplam 121.226,60 TL'nin ödenmesi amacıyla 01/12/2022 tarihinde ilamsız icra takibi başlatıldığı, borçluya çıkartılan ödeme emrinin 14/12/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı/borçlu tarafından ön bürodan 15/12/2022 tarihli itiraz dilekçesinin sunulduğu ve evrakın ihbar olunun ... tarafından teslim alındığı, UYAP üzerinden evrakın kaydedildiği ve fiziki olarak icra müdürlüğüne evrakın teslim edildiği, ihbar olunan icra müdür yardımcısı ... tarafından itirazın süresinde olması nedeniyle icra takibinin durdurulması işlemi yapılması gerekirken 28/12/2022 tarihinde takibin kesinleştirildiği ve davacı hakkında haciz işlemlerinin başlandığı, haksız haciz işlemi nedeniyle davacının hesabına bloke konulduğu ve aracı üzerinde yakalama işlemi gerçekleştirildiği anlaşılmakla bu sebeple davacı zarara uğradığından ve ihbar olunan icra müdür yardımcısı ...'nun görevi sırasında gerçekleşen eylemi nedeniyle zarar meydana geldiğinden, yapılan işlem hukuka aykırı olduğundan ve meydana gelen zarar ile yapılan işlem arasında illiyet bağının bulunduğundan İİK'nın 5.maddesi gereğince ...'nın, icra memurunun eylemi sebebiyle maddi zarardan sorumlu olduğu anlaşılmaktadır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile davacının aracına yakalama işlemi uygulanmasından dolayı aracını kullanamamasından dolayı 01.07.2023 tarihi ile 03.07.2023 tarihleri arasında 2 günlük mahrumiyetinin olduğu, davacının aracından mahrum kaldığı 2 gün için talep edebileceği mahrumiyet tazminatı miktarının (2*1000=) 2.000,00 TL olduğu, davacının hesabına 05.01.2023-03.07.2023 tarih aralığında bloke konulmuş olması nedeniyle mahrum kaldığı faiz geliri kaybının 136,11 TL olduğu ve toplam maddi zararının 2.136,11 TL olduğu Mahkememizce kabul edilmiştir. Davacı taraf araç içerisinde etlerin olduğu ve bozulmasından kaynaklı olarak maddi zararının olduğunu ve araç içerisindeki düğün eşyalarının nakliye ile taşınmasından kaynaklı olarak maddi zararının olduğunu iddia etmişse de bu hususta sadece tanık beyanının bulunduğu, davacı tarafın maddi tazminata konu zararını usulüne uygun olarak ispat edemediği, bu kapsamda yazılı delilin dosyaya sunulmadığı anlaşılmakla bu istemler yönünden maddi zarar talebinin reddine karar verilmiştir. Davanın İİK 5. Maddesi gereğince icra ve iflas dairelerinin görevleri sırasında ilgililere vermiş oldukları zararların tazminine yönelik olarak açılmış olduğu, davalı ...'ın icra müdür yardımcısının takibin kesinleştirilmesi işlemine istinaden haciz işlemlerine başladığı, bu kapsamda haciz kararının verilmesinde yetkisinin ve sorumluluğunun bulunmadığı anlaşıldığından davalı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının reddine karar verilmiştir. Haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu nedenle de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz. Haksız haciz nedeniyle manevi tazminata hükmedilebilmesi için davalının kötüniyetinin ve ağır kusurunun varlığı gereklidir. Her ne kadar davacı haksız işlemden dolayı manevi tazminat talep etmişse de davalıların takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğunun davacı tarafça ispat edilemediği anlaşılmakla davalılara yönelik olarak açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı tarafça davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile; davacının 2.136,11 TL haksız hacizden kaynaklı maddi tazminatının, 1.000,00 TL'sinin 02/01/2023 tarihinden itibaren, 1.136,11 TL'sinin 11/12/2024 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı Adalet Bakanlığından tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 2-Davacı tarafça davalı ... yönünden açılan manevi tazminat davasının koşulları oluşmadığından REDDİNE, 3-Davacı tarafça davalı ... yönünden açılan maddi ve manevi tazminat davasının REDDİNE, 4-Davalı ... harçtan muaf olduğundan bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.200,00-TL'nin kabul red oranına göre ‭42,56-TL'sinin davalı Adalet Bakanlığından tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 3.157,44-TL'sinin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Maddi tazminat yönünden; Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/2 maddesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 2.136,11-TL nisbi vekalet ücretinin davalı Adalet Bakanlığından tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 7-Maddi tazminat yönünden; Davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/3 maddesi gereğince reddedilen kısım üzerinden hesaplanan 2.136,11 TL nisbi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı Adalet Bakanlığına verilmesine, 8-Manevi tazminat yönünden Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden AAÜT (Madde 10/3) göre hesaplanan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 9-Maddi tazminat yönünden; Davalı ... lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 13/4 maddesi İkinci Kısım İkinci Bölüm ve 3/2 maddesi gereğince ret sebebi ayrı olan davalı yönünden hesap olunan 30.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'a verilmesine, 10-Davacı tarafça yatırılan 269,85-TL başvuru harcı, 1.015,57-TL ıslah harcı ve 1.724,83-TL peşin harç olmak üzere toplam ‭3.010,25‬-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 11-Davacı tarafından yatırılan 12.000,00-TL Bilirkişi ücreti ve 707,75-TL posta giderinden ibaret toplam 12.707,75-TL yargılama giderinin kabul red oranına göre 169,01-TL'sinin davalı Adalet Bakanlığından tahsili ile davacı tarafa verilmesine, kalan kısmın davacı taraf üzerinde bırakılmasına, 12-Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekili, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin yüzüne karşı HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 18/02/2025 Katip ... e-imzalı* Hakim ... e-imzalı*

Atıf: İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/497, K. 2025/92, T. 18.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-20-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-497-e-2025-92-k-dafe8c5c55ff