İlk Derece Mahkemesi · Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/85 E. 2025/1072 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/85
Karar No
2025/1072
Karar Tarihi

TÜRK MİLLETİ ADINA T.C. BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2025/ KARAR NO : 2025/ HAKİM : KATİP : DAVACI : 1- DAVACI : 2- VEKİLİ : Av. DAVALI : VEKİLİ : Av. DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 24/01/2025 KARAR TARİHİ : 14/10/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/11/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin oğlu ... kimlik numaralı, ... Uyruklu muris 25.06.2018 tarihinde ... kara yolu ... kavşağı mevkinde meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralanmış ve hastaneye kaldırıldığını, Kazanın meydana gelmesinde davalı sigorta şirketi tarafından sigortalanan ... plakalı araç sürücüsü % 100 kusurlu olduğunu, müvekkillerinin oğlu kaza neticesinde ağır ve ciddi bir şekilde yaralandığını ve ... Devlet Hastanesi'ne kaldırıldığını, Muris ... kaza neticesinde önce yatalak hale geldiğini ve daha sonra 11/08/2023 tarihinde vefat ettiğini, Kaza yapan ve sürücüsü kusurlu olan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle Trafik (ZMMS) Sigortası, davalı ... Sigorta Anonim Şirketi tarafından yapıldığından, adı geçen şirketten sorumluluk sınırı içerisinde maddi tazminat talep ettiklerini, Sigorta şirketine dava açılmadan önce başvuru yapılmış ancak sigorta şirketi tarafından tarafımıza ... bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin bedensel zararlarının tazmini için arabuluculuk bürosuna başvuru yapıldığını ancak arabuluculuk görüşmelerinin sonuç vermediğini, müvekkillerinin murisin desteğinden yoksun kalmasından dolayı uğradığı zararın tazmini davanın kabulünü talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetki itirazında bulunduklarını, Sigorta bir zenginleşme aracı olmayıp sigorta şirketi sigortalısının, kaza nedeniyle oluşan maddi zararlarını tazmin etmekle yükümlü olduklarını, Sigortalı aracın sebep olduğu riziko sebebiyle üçüncü kişilere ait mal veya bedeni zarardan ötürü sigortacı poliçede gösterilen limit meblağın tamamını değil, üçüncü kişilerin maruz kaldığı gerçek zarar miktarını araştırıp saptayarak ödemesi gerekli olduğunu, davacılar tarafından elde edilen miras menfaatinin bakım ihtiyacını ortadan kaldırdığı oranda destekten yoksun kalma tazminatının da ortadan kalkacağı göz önünde bulundurulması gerektiğini, Zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi gerçek ve doğrudan olan zarar kalemleri için teminat verdiğini, davacı tarafın taleplerinin bu kapsamda değerlendirilmesi gerektiğini, ayrıca müvekkili şirketin sorumluluğu teminat limitleri ile sınırlı olduğunu, somut olayda davacının zararın artmasında müterafik kusuru dikkate alınarak kabul manasında olmamak üzere yapılacak hesaplama sonucunda belirlenecek tazminattan indirim yapılması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: mahkememizde açılan işbu dava trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. Kusur durumunun ve alacağın varlığının tespiti amacıyla dosya bilirkişiye tevdi edilmiş ve rapor tanzim edilmiştir. Düzenlenen 13/07/2025 tarihli raporda "Dava konusu olay sebebiyle ... ... 25.06.2018 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonrası 11.08.2023 tarihinde vefat ettiği, davacının taleplerinin destek tazminatı olduğu, Müteveffanın kusursuz olduğu, gelirinin asgari ücret olarak kabul edildiği, hesaplamada TRH 2010 yaşam tablosunun ve 2025 yılı bilinen son asgari ücretin esas alındığı, Mahkemenizce müterafik kusur İndirimi yapılması halinde dahi davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun değişmeyeceği, Dosya kapsamına göre ... 1.SHM alınan mirasçılık belgesine göre 05/01/1993 doğumlu, ... kimlik numaralı, muris ... geriye mirasçı olarak ... ile anne ... kaldığı bildirilmiş olmasına karşın ... İl ... İdaresi tarafından dosyaya sunulan 25.06.2025 tarihli belgede müteveffanın ... isimli eşi ile ... isminde çocuğunun bulunduğu bildirildiği, her iki belge arasında çelişki mevcut olup takdir sayın mahkemeye ait olmak üzere ikili hesaplama yapıldığı, Davacıların zararından davalı sigorta şirketinin 360.000 TL den sorumlu olması sebebiyle sorumluluk miktarının garemeten pay edildiği, sorumluluk miktarının müteveffanın evli ve çocuklu olması durumuna göre davacı ... yönünden 31.512,95 TL, davacı ... yönünden 59.696,34 TL olarak, müteveffanın bekar olarak kabul edilmesi durumuna göre davacı ... yönünden 126.815,78 TL, davacı ... yönünden 233.184,22 TL olarak" tespit edilmiştir. Trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat taleplerinde tazminat alacağından söz edilebilmesi için, hukuka aykırı eylem, kusur, zarar ve bu kusurlu eylem ile zarar arasında bir illiyet bağının bulunması gerekmektedir. Bu açıklamalar ışığında somut duruma bakıldığında, meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumunun tespiti ve aktüer hesaplamanın yapılması amacı ile dosya bilirkişi tevdi edilmiş olup, 13/07/2025 tarihli bilirkişi raporunda davacının gerçekleşen trafik kazasında kusurunun bulunmadığı rapor edilmiş olup, iş bu raporda belirlenen kusur durumu ile kaza tespit tutanağında belirlenen kusur durumu arasında çelişki bulunmadığından bu raporda belirlenen kusur durumuna itibar etmek gerekmiştir. Davacıların talep edebileceği tazminat miktarı açısından yapılan hesaplamada davalı sigorta şirketinin 360.000 TL den sorumlu olması sebebiyle sorumluluk miktarının garemeten pay edildiği, sorumluluk miktarının müteveffanın evli ve çocuklu olması durumuna göre davacı ... yönünden 31.512,95 TL, davacı ... yönünden 59.696,34 TL olarak, müteveffanın bekar olarak kabul edilmesi durumuna göre davacı ... yönünden 126.815,78 TL, davacı ... yönünden 233.184,22 TL olarak hesaplandığı görülmüştür. Davacı tarafça davacı ... yönünden 126.815,78 TL, davacı ... yönünden 233.184,22 TL üzerinde ıslah yapılmış ise de mirasçılık belgeleri aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgeler olup, maddi hukukta kesin hüküm teşkil etmeyeceğinden, dosya kapsamına göre ise ... İl ... İdaresi tarafından mahkememize verilen müzekkere cevabında müteveffanın eşi ve çocuğunun bulunduğu anlaşılmış olup, mirasçılık belgesinin aksinin kamu kurumu tarafından verilen resmi belge niteliğindeki müzekkere cevabı ile sabit olduğu anlaşıldığından mirasçılık belgesine ve bu belgeye göre yapılan hesaplamaya itibar edilmemiş, müteveffanın evli ve çocuk sahibi olduğunun kabulüne göre hesaplanan miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.(Arabuluculuk giderinden tarafların sorumluluğu yönünden ise ... 4. Hukuk Dairesinin 2022/ E, 2024/ K sayılı ilamında ''...Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir. Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.Bölge Adliye Mahkemesince, davalı tarafın davada haksız olduğu dolayısıyla zorunlu arabuluculuk masraflarından davalının sorumlu olacağı gerekçesiyle arabuluculuk giderlerinin davalıdan tahsiline şeklinde hüküm kurulmuş ise de yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir...'' şekli ile belirtildiği üzere trafik kazalarından doğan tazminat davalarında zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanmayacağı, bu sebeple dava kabul edilmiş olsa dahi bu bedelden davalının sorumluluğu olmayacağı gerekçesi ile arabuluculuk ücretinden davacının sorumlu tutulmasıan karar vermek gerekmiştir.) HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, davacı ... yönünden 31.512,95 TL, davacı ... yönünden 59.696,34 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketinden arabuluculuk son tutanak tarihi olan 19/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Davacıların bu dava sebebiyle yaptığı toplam yargılama gideri 8.083,50 TL'nin kabul edilen miktar üzerinden hesaplandığında 2.020,87 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 3-Alınması gereken 6.230,50 TL karar harcından peşin alınan 615,40 TL ve 1.227,00 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 4.388,10 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 4-Peşin harç 615,40 TL ve ıslah harcı 1.227,00 TL ve 615,40 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 2.457,44 TL'nin davalıdan alınarak davacılar tarafına verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan taraftan alınarak davacılar tarafına verilmesine, 6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre hesaplanan 43.006,50 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalı tarafa verilmesine, 7-Arabuluculuk Ücret Tarifesi kapsamında ... Hazinesinden karşılanan arabuluculuk ücreti olan 3.800,00 TL'nin davacılardan alınarak hazineye irad kaydına, 8-Taraflarca yatırılan gider avansının bakiye kısmının karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333 maddesi uyarınca taraflara iadesine, Dair 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 345. maddesi uyarınca gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize sunulacak veya mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye verilecek bir dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesinde ... açık olmak üzere karar verildi.14/10/2025 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/85, K. 2025/1072, T. 14.10.2025, www.arakarar.com/karar/bursa-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-85-e-2025-1072-k-01aebe89a008