İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/222 E. 2024/257 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/222
- Karar No
- 2024/257
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/222 Esas KARAR NO : 2024/257 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 06/04/2023 KARAR TARİHİ : 22/03/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 06/04/2023 tarihli dava dilekçesinde özetle; Davacı şirkete ... nolu poliçe ile trafik sigortalı 9625 kusurlu ... plakalı araç ile ... A.Ş'ne ... poliçe ile trafik sigortalı 9675 kusurlu ... plakalı araç 16.05.2011 tarihinde kazaya karıştığını, kaza neticesinde ... plakalı araç sürücüsü ... ... vefat ettiğini, gerçekleşen kazaya istinaden davacı şirket sorumluluk çerçevesinde karşı tarafın 9675'lik kusuruna takebül eden 92.537,39 TL destekten yoksun kalma tazminatı ödediğini, davacı şirket tarafından ilgilisine ödenen toplam tutarın davalı taraftan TBK'nun sebepsiz zenginleşme ilkesi uyarınca rücuen tahsili amacıyla davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğünün 2022/... E. sayılı dosyası ile yasal takip başlatılmış ise de davalının itirazı ile takip durduğunu, açıklanan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir. CEVAP : Davalı ... vekili tarafından sunulan 10/05/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; 16.05.2011 tarihinde Konya İli Ilgın ilçesinde meydana gelen trafik kazasında ... Sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortalı ... ... sevk ve idaresindeki aracın karıştığı kazada davalının murisi ... ... vefat ettiğini, açılan maddi tazminat davası sonucu ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/... E. 2021/93 K. sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiğini, verilen karar davalı ... şirketi tarafından temyiz edildiğini, dosya yargıtay aşamasında olup derdest olduğunu, bu aşamada iş bu davanın açılması hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, esasa girilmesi halinde davacının davalıdan bu alacağı talep etmesi hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava konusu alacak murisin aracının sigorta şirketinin sorumluluğunda olup davalının sorumluluğu olmadığını, davacı sigorta şirketinin davalıya rücu hakkı olmadığını, dava konusu talep mahkeme kararı ile iki sigorta şirketinin müşterek ve Müteselsil sorumluluğu belirtilerek davalıya ödenmesine karar verildiğini, mahkeme kararı kesinleşmediğini, mahkeme kararı ile hüküm altına alınan bedelin davalıdan talebinin hukuki dayanağı olmadığını, mahkeme kararı gereği hükmedilen alacak icra takibi yapılarak icranın hesapladığı miktarda tahsilat yapıldığını, davalının asal hakkından fazla herhangi bir tahsilat olmadığını, açıklanan nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmişlerdir. DELİLLER : Sigorta poliçesi, .... İcra Dairesi 2022/... Esas sayılı dosyası, araç tescil bilgileri, hasar dosyası, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/... Esas sayılı dosyası, Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesi (Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla) 2013/... Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. .... İcra Dairesinin 2022/... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlular hakkında 11/10/2022 tarihinde 92.537,39TL rücu kaynaklı asıl alacak ve 11.865,07TL işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçlulara tebliğ edildiği, davalı borçluların süresi içinde borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte haklarındaki takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Bilirkişi ... ... tarafından hazırlanan 19/01/2024 tarihli bilirkişi raporunda; "... Dava konusunun, 16.05.2011 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde davacı şirket müteselsil sorumluluk çerçevesinde karşı tarafın %75'lik kusuruna tekabül eden 92.537,39 TL destekten yoksun kalma tazminatı adı altında ödenen bedelin davalı şirketten rücuen tahsili amacıyla yürütülen takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davalılardan ... tarafından davacı ve davalı ... Sigorta A.Ş. (yeni unvan: ... Sigorta A.Ş.) aleyhine ikame edilen maddi tazminat davasında ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/... Esas 2015/443 K. numaralı 10.09.2015 tarihli gerekçeli kararında hükmedilen tutarın her iki sigorta şirketi tarafından ödenmesi şeklinde karar verildiği, ilgili dosyada yer alan ATK ... İhtisas Dairesi kusur raporuna göre ... plakalı ... Sigorta A.Ş. (yeni unvan: ... Sigorta A.Ş.) tarafından sigortalanan aracın şoförünün ölen ... olduğu ve kazada kusurunun %75 olduğu, karşı tarafta kazaya karışan ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan ... plakalı işletenin ... olduğu şoförünün ... olduğu ve kusurun 9625 olduğu belirlendiği, davacı sigorta şirketi tarafından Ilgın İcra Dairesi hesabına 04.05.2021 tarihinde icra masrafları da dahil olmak üzere toplamda 123.383,19 TL ödeme yapıldığı görülmekle bu ödemenin 9475'lik kısmına tekabül eden tutarın 92,537,39 TL olduğu ve davacı tarafından esas dosyaya konu icra takibine iş bu tutar konu edildiği anlaşılmış olup durumun hukuki değerlendirmesi ve Takdir Mahkemenize ait olacağı, Neticeten; Rapor içeriğinde yapılan tespitler doğrultusunda, Mahkemece davacı yanın davasında haklı görülmesi halinde/olasılığında, davacı yanın 16.05.2011 tarihinde gerçekleşen kaza neticesinde sebebiyle ödemiş olduğu tutarlardan kaynaklı olarak -hangi davalıdan tahsili gerekeceği konusunda Takdir Mahkemeye ait olmak üzere- davalı yanlardan takip tarihi (11.10.2022) itibariyle 92.537,39 TL asıl ve 11.865,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 104.402,46 TL rücuen alacaklı olabileceği..." görüş ve kanaatini bildirmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇE Dava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz görevli ve birden fazla olan davalılardan bir kısmı için mahkememiz yetkili olduğundan HMK 7 gereği yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır. İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür. İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. 2017/19-1634 Esas - 2018/633 Karar sayılı ilamı). Davacı alacaklı sigorta şirketi ... plakalı araç ile davalı ... Sigortanın sigortalısı ... plakalı aracın karıştığı, kazada vefat eden ... ... eşi ...'a destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğini ve davalıların ... plakalı aracın kusuru oranında zarardan sorumlu olduklarından sebepsiz zenginleşme ilkesi uyarınca rücuen tazminine dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçlulara tebliğ edilmiştir. Davalı borçlular yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır. Uyuşmazlık, davacı alacaklı sigorta şirketinin yapmış olduğu ödeme sebebi ile ... plakalı aracın sigortalısından ve mirasçılarından sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinden talepte bulunup bulunamayacağı, alacağın miktarına ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (Fikret Eren, Borçlar Hukuku, 9. Bası, s. 631 vd.; Ahmet Kılıçoğlu, Borçlar Hukuku, Genişletilmiş 10. Baskı, s. 264 vd). 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir. Kanun koyucu, açıklanan düzenlemeler yanında 2918 sayılı KTK’nun 91. maddesiyle de; işletenin Aynı Kanunun 85. maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası (Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası) yaptırma zorunluluğunu getirmiştir. Hemen belirtmelidir ki, işletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının ve güvence hesabının 91.maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Öyle ise, hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğundan, uyuşmazlığın bu çerçevede ele alınıp, çözümlenmesi gerekmektedir. Davacı taraf tam teselsülde olduğu gibi, zararının tümünün tazminini müteselsil borçluların hepsinden isteyebileceği gibi, birisinden de isteyebilir. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 145. maddesi (T.B.K. 166. md.) hükmüne göre, sorumlulardan birinin zararı ödemesi halinde, diğerleri bu oranda borçtan kurtulurlar. Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur. Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Borçlar Kanunu'nun 147. maddesinde (T.B.K. 166.), rücu hakkından yararlanan müteselsil borçlulardan her birinin ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği düzenlenmiştir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 06/03/1978 tarihli ve 1/3 sayılı kararının gerekçesinde; "Destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp, ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşamının, desteğin ölümünden önceki düzeyde tutulması amacına yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat olduğu” hususu vurgulanmıştır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 22/06/2018 tarih 2016/5 E - 2018/6 sayılı kararında, ana ve/veya babanın çocuğunun haksız fiil ve veya akde aykırılık sonucu ölmesi nedeniyle açtığı destekten yoksun kalma tazminatı davalarında, destek ilişkisinin varlığının ispatı için SGK'dan gelir bağlanması şartının aranmayacağı, destekten yoksun kalma tazminatı davalarında çocukların ana ve/veya babaya destek olduklarının karine olarak kabulünün gerektiği kabul edilmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatı; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesinin 3. bendinde düzenlenmiş olup, “Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalan kişilerin bu sebeple uğradıkları kayıpların tazmini gerekmektedir”. Bu maddeye göre, haksız fiilin doğrudan doğruya muhatabı olmayan, ancak bu haksız fiil nedeniyle ortaya çıkan ölüm olayından zarar gören ya da ileride zarar görmesi güçlü olasılık içinde bulunan kimselere tazminat hakkı tanınmıştır. Sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak iade isteminde bulunulabilmesi için, bir tarafın malvarlığının diğer tarafın malvarlığı aleyhine çoğalması gerekir. Buna göre sebepsiz zenginleşmeden söz edilebilmesi için bir taraf zenginleşirken diğerinin fakirleşmesi, zenginleşme ve fakirleşme arasında uygun nedensellik bağının bulunması ve zenginleşmenin hukuken geçerli bir nedene dayalı olmaması gerekir. Zenginleşen, başkasının malvarlığından veya emeğinden haklı bir sebep olmaksızın elde ettiği zenginleşmeyi geri vermek zorundadır (TBK m.77/1). Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; uyuşmazlığın, 16.05.2011 tarihinde gerçekleşen kaza sebebi ile davacı şirket müteselsil sorumluluk çerçevesinde karşı tarafın %75’lik kusuruna tekabül eden 92.537,39 TL destekten yoksun kalma tazminatı adı altında ödenen bedelin davalılardan sebepsiz zenginleşme ilkesi uyarınca rücuen tazminine dayalı icra takibi başlatmış olup davalılardan ... tarafından davacı ve davalı ... Sigorta A.Ş. (yeni unvan: ... Sigorta A.Ş.) aleyhine ikame edilen maddi tazminat davasında Ilgın Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/... Esas 2015/... K. numaralı 10.09.2015 tarihli gerekçeli kararında hükmedilen tutarın her iki sigorta şirketi tarafından ödenmesi şeklinde karar verildiği, ilgili dosyada yer alan ATK Trafik İhtisas Dairesi kusur raporuna göre ... plakalı ... Sigorta A.Ş. (yeni unvan: ... Sigorta A.Ş.) tarafından sigortalanan aracın şoförünün ölen ... ... olduğu ve kazada kusurunun %75 olduğu, karşı tarafta kazaya karışan ... Sigorta A.Ş. tarafından sigortalanan ... plakalı aracın kusurun %25 olduğu belirlendiği, davacı sigorta şirketi tarafından Ilgın İcra Dairesi hesabına 04.05.2021 tarihinde icra masrafları da dahil olmak üzere toplamda 123.383,19 TL ödeme yapıldığı, davacının kendi kusurunu aşan miktarda ödeme yaptığı, TBK 77 gereği davalıların sebepsiz zenginleşmiş olduğu, TBK 167 kapsamında yaptığı fazla ödemeyi talep edebileceği anlaşılmakla yapılan ödemenin %75’lik kısmına tekabül eden tutarın 92.537,39 TL olduğu, 11.865,07TL işlemiş faizi ile birlikte davalıların davacıya toplamda 104.402,46-TL tutarında alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA, b) Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 18.507,47TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 7.131,73-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.260,93TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 5.870,80-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafından yapılan toplam 4.956,93-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 4-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesaplanan 16.704,39TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri ve vekalet ücretinin üzerlerinde bırakılmasına, 6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa re'sen iadesine, 7-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.280,00TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine, Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. 22/03/2024 Katip ... ¸e-imzalı Hakim ... ¸e-imzalı Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.