İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/650 E. 2025/589 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/650
Karar No
2025/589
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/650 Esas KARAR NO : 2025/589 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/09/2025 KARAR TARİHİ : 18/09/2025 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket ile ... Şirketi arasında ticari ilişkinin mevcut olduğunu, müvekkili şirket tarafından aradaki mal alışverişi dolasıyla gelecekte teslim edilecek malların karşılığı olarak ... Şirketi'ne avans çeki verildiğini, müvekkili şirket avans olarak söz konusu çeki davalıya teslim etmiş ise de davalı türlü bahanelerle edimini yerine getirememesine rağmen davacı müvekkili tarafından teslim edilen çekin geri alınmasının mümkün olmadığını beyan ederek iadeden kaçındığını, davacı müvekkili şirket tarafından avans olarak verilen çekin konusunu oluşturan alacak fatura ve irsaliye dayanmamakta olduğunu, davalı ... Şirketi dava konusu çeki teslim etme borcunu yerine getirmemiş hem de edimini yerine getirememesine rağmen davacı müvekkili tarafından keşide edilen çeki faktoring şirketine kırdırdığını ve geri alınmasının mümkün olmadığını beyan ederek iadeden kaçındığını, keşidecisi müvekkili şirket olan ...bank ... Şubesi ... Seri Numaralı 23.09.2024 vadeli 700.000TL bedelli çekin davalı ...'a avans olarak verildiğini ve bu çekin davalı ... Şirketi'ne alacağın temliki hükümleri kapsamında devredildiğini, bilindiği üzere ticari ilişkinin tarafı şirkete karşı ileri sürülebilecek defiler, alacağı temlik suretiyle kambiyo devralanlara karşı da ileri sürülebileceğini, faktoring şirketlerinin kuruluş ve çalışma esaslarını düzenleyen yönetmeliğin 22.md. 2.fıkrasının " Birinci fıkrada belirtilen hususlara ilave olarak faktoring şirketleri kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş veya doğacak fatura veya benzeri belgelerle tevsik edilemeyen alacakları satın alamazlar veya tahsilini üstlenemezler." şeklinde olduğunu, davalı faktoring şirketinin keşidecisi müvekkili şirket olan çeki ellerinde bulundurmalarının haksız olduğunu, 6361 Sayılı Kanun'un 9/2 maddesinde "Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. " hükmünün yer aldığını, faktoring şirketinin faktoring işlemi ile devraldığı bu tür alacak, alacağın temliki hükmüne tabi olduğunu, 6361 Sayılı Kanun'un 9/2 ve TBK 188/1 maddesi hükümleri göz önünde bulundurulduğunda faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyi niyetli ya da kötü niyetli olmasının sonuca etkisinin bulunmadığı ve bedelsizlik iddiasının gerek ciro eden şirket gerekse de ciro alan faktoring şirketine karşı yöneltilmesinin mümkün olduğunu, somut olayda da müvekkili şirkete ait çekin davalı ... Şirketi tarafından diğer davalı faktoring şirketine yapılan cironun alacağın temliki hükümlerine tabi olacağı bu sebeple lehdara karşı yöneltilebilecek her türlü itiraz ve def'inin faktoring şirketlerine karşı da ileri sürülebileceğini, tedbir taleplerinin kabulü ile dava konusu çekin icra takibine konu edilmesinin engellenmesi amacı ile ihtiyati tedbir kararı verilmesini, davacı müvekkilinin dava konusu çek nedeni ile davalılara borçlu olmadığının tespitine ve çeklerin istirdadına yargılama gideri ve ücreti vekaletin davalılara ayrı ayrı tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 1.maddesi gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflarca yargılamanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de res'en dikkate alınmak zorundadır. Yargıda ihtisaslaşmaya ilişkin olmak üzere Yargıda Reform Stratejisi belgesinde yer alan "ihtisas mahkemelerine ve uzmanlaşmaya yönelik uygulamalar arttırılacaktır" ve yine İnsan Hakları Eylem Planı belgesinde yer alan "İhtisas Mahkemelerinin Güçlendirilmesi" başlıklı hedefler kapsamında HSK'nın 25/11/2021 tarihli kararına istinaden finansal uyuşmazlıklarla ilgili finans davalarına bakmak üzere ticaret mahkemelerinin HSK tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin, İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin ... tarihli ... sayılı kararı ile; "Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi hususu görüşülerek; 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı, b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı, c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı, d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı, e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere; f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine, 25.11.2021 tarihinde karar verildi" dair karar verilmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulu'nun 25/11/2021 tarihli 1232 sayılı kararıyla; 6361 Sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nu ilgilendiren Uyuşmazlıkların, 15/12/2021 tarihinden itibaren ihtisas mahkemesi olarak finans mahkemelerinde bakılacağı ve borçlu olmadığının tespiti talep edilen çekin davalı faktoring şirketinde olduğu anlaşıldığına göre, anılan HSK kararı uyarınca belirlenen iş dağılımı gereği davanın finans ihtisas mahkemesinde görülmesi gerektiği, usul ve esasa ilişkin değerlendirmenin ihtisas mahkemesinde yapılması gerekmektedir (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37.Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar 17/06/2025 tarih). Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığının 25/11/2021 tarih ve 1232 sayılı kararı gereğince 15.12.2021 tarihinden sonra açılan eldeki davada, finans ihtisas mahkemeleri görevli olduğundan, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği ihtisas sıfatı buluan İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna iadesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere ); 1-HSK Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih 1232 kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna iadesine, 2-Esasın bu şekilde kapatılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın niteliği gereği kesin olarak karar verildi. 18/09/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/650, K. 2025/589, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-650-e-2025-589-k-8b531e584a22