İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/55 E. 2025/165 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/55
Karar No
2025/165
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2025/55 KARAR NO : 2025/165 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 23/01/2025 KARAR TARİHİ : 24/02/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından dava dışı ... Bank A.Ş.'ten temlik alınan icra dosyalarından kaynaklı borçlar nedeniyle taraflar arasında haciz ve satış baskısı sebebi ile zarureten akdedilen borç tasfiyesine ilişkin protokol imzalandığını, ... 10. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip, ... Gayrimenkul Satış İcra Müdürlüğü ...Esas sayılı dosyası ile yapılan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip ve ... 31. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyası ile yapılan haciz yolu ile takip dosyalarından kalan bakiye borcun bütün ferileri ile birlikte 23.000.000,00.-TL olduğunu ve bu bedelin 12.04.2023 tarihine kadar ödenmesi halinde belirtilen dosyalardan kaynaklı hiçbir hak ve alacak kalmayacağı, dosyaların kapatılacağı, hacizlerin fekkedileceği, dosyalara feragat gönderileceği, ipoteklerin/şerhlerin kaldırılacağı (terkin edileceği) ve sair hususlarıh hüküm altına alındığını, Protokol hükümlerine uygun olarak mutabık kalınan bakiye borç toplamı 23.000.000,00-TL'nin (YirmiüçmilyonTL) süresinde ödendiğini ve borcun tamamen tasfiye edildiğini ancak borç tamamen ödenerek tasfiye edildikten sonra ... 31.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından davalı şirket vekili ... hesabına 26.04.2023 tarihinde 422.805,92-TL ödeme/reddiyat yapıldığını, bu bedelin müvekkillere iadesinin gerek şifahi gerekse yazılı (mail, mesaj vs) defaatle talep edilmesine rağmen hiçbir haklı ve hukuki gerekçeleri olmadan bu taleplerinin reddedildiğini, ... 56.Noterliği nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, talebe dahi mahal kalmadan bedel iadesinin zaruri olduğunu, evvelinde borcun tasfiye edilmiş olduğu sabit olmasına ve talep edilmesine rağmen iade edilmemesini iyiniyetle yorumlamanın mümkün olmadığını, ayrıca gerek hacizlerin, şerhlerin kaldırılması, gerekse dosyalardan feragatlerin gönderilerek kapatılması ve ipoteklerin terkin edilmesi sürecinde gerekli hassasiyetin gösterilmemesi, ağır kalınması, işlemlerin, terkin ve feklerin olması gerekenden çok uzun zaman alması ağır ihmal ve belki de kastın göstergesi olduğunu, açıklanan sebeplerle, söz konusu 422.805,92-TL ödeme/reddiyatın iade edilmemesi sebebi ile davalı şirket aleyhine ... 2.İcra Müdürlüğü nün ... E sayılı icra dosyası ile takip başlatıldığını, takip dosyasına haksız itiraz üzerine takibin durduğunu, takibin durduğunu, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını belirterek, itirazın iptali ile davalı aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinin HMK’nın emredici hükümleri gereğince usulüne uygun olmadığını, davacılar tarafından müvekkili şirkete 12.04.2023 tarihinde ödeme yapıldığını ancak haksız bir şekilde icra dosyasından 422.805,92-TL daha ödendiği iddia edilmişse de, taraflar arasında imzalanan protokol iş bu ödemeler de göz önüne alınarak imzalanmış olup davacıların davasında haksız olduğunun sabit olduğunu, söz konusu ödenen bedele ilişkin tahsilatın ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı icra dosyasından yapılan satışlar neticesinde icra dosyasına 01.02.2023 tarihinde yapıldığını, yine işbu tahsilata ilişkin olarak ... 31. İcra Müdürlüğü'nün ...E. sayılı dosyasından 06.04.2023 tarihinde sıra cetveli ve derece kararı düzenlenmiş olup müvekkili şirket tarafından icra dosyasında bulunan ödemeler değerlendirilerek davacılara indirim yapıldığını, devamında protokolün imza altına alındığını, bu kapsamda davacıların davalarında haksız olduğunu, taraflar arasında düzenlenen protokole rağmen davacıların müvekkili şirketten haksız bir şekilde kazanç elde etmeye çalıştığının sabit olup haksız ve dayanıksız davalarının reddini talep ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; taraflar arasındaki borç ödeme protokolü gereğince yapılan ödeme haricinde fazladan tahsilat yapıldığı iddiasıyla, fazla yapılan ödemenin geri alınması amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Yargıda ihtisaslaşmaya ilişkin olmak üzere Yargıda Reform Stratejisi belgesinde yer alan "ihtisas mahkemelerine ve uzmanlaşmaya yönelik uygulamalar arttırılacaktır" ve yine İnsan Hakları Eylem Planı belgesinde yer alan "İhtisas Mahkemelerinin Güçlendirilmesi" başlıklı hedefler kapsamında HSK'nın 25/11/2021 tarihli kararına istinaden finansal uyuşmazlıklarla ilgili finans davalarına bakmak üzere ticaret mahkemelerinin HSK tarafından belirlenmesi öngörülmüştür. Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin, İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine ilişkin 25/11/2021 tarihli 1232 sayılı kararı ile; "Finans ile ilgili açılacak davalara bakacak mahkemeler nezdinde ihtisas mahkemelerinin belirlenmesi hususu görüşülerek; 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun’un 5. maddesinin beşinci fıkrasında, özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla, gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hâkimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Asliye ticaret mahkemelerine gelen işlerin vasıf ve mahiyeti itibarıyla çeşitli olması, bu çerçevede finans davalarının yoğunluğu ve niteliklerinin farklı olması göz önünde bulundurularak, gerek uygulama birliğinin sağlanması, gerekse etkinlik ve verimliliğin artırılması ile ihtisaslaşmanın önemi nazara alınarak, finans davalarında iş dağılımı bakımından iki veya daha fazla dairesi bulunan mahallerde ihtisaslaşmaya gidilmesinde fayda olacağı değerlendirilmiştir. Kanuni düzenlemelerden ya da Hâkimler ve Savcılar Kurulunun kararlarından kaynaklı olarak, asliye ticaret mahkemesinin hangi dairelerinin iflâs ve konkordato, deniz ticareti ve deniz sigortaları gibi davalar dolayısıyla gelecek işlere ilişkin ihtisas mahkemesi sıfatıyla bakacağı gözetilerek, aynı dairelerde iş yoğunluğu oluşmaması bakımından finans davalarına olabildiğince farklı dairelerde bakılmak üzere ihtisas mahkemeleri belirlenmiştir. Bu itibarla; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. Maddelerinden, 3) 19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. Maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5) 21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere; a) İki veya üç asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 2 numaralı, b) Dört veya beş asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 4 numaralı, c) Altı veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 numaralı, d) On veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6 ve 7 numaralı, e) On dört veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7 ve 8 numaralı, f) Yirmi veya daha fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına, (Örneğin asliye ticaret mahkemelerine bu kapsamda gelecek dava ve işlere; a) Kayseri’de iki asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 2 numaralı, b) Konya’da dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 4 numaralı, c) İzmir’de yedi asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 numaralı, d) İstanbul Anadolu’da on üç asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6 ve 7 numaralı, e) Ankara’da on dört asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7 ve 8 numaralı, f) İstanbul’da yirmi bir asliye ticaret mahkemesi bulunması nedeniyle 6, 7, 8 ve 9 numaralı asliye ticaret mahkemelerinin bakmasına) Bu kapsamda görülmekte olan dava ve işlerin iş bölümüne dayanılarak mezkûr mahkemelere gönderilmemesine, 15.12.2021 tarihinden itibaren gelecek yeni dava ve işlerin ise anılan ihtisas mahkemelerine tevzi edilmesine ve dosya sayısına göre genel tevziden de iş verilmeye devam edilmesine, 25.11.2021 tarihinde karar verildi" dair karar verilmiştir. Adı geçen HSK kararı uyarınca 15/12/2021 tarihinden itibaren, adı geçen kararda belirtilen kanuni düzenlemelerden kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere sadece yukarıda anılan mahkemelerce bakılacaktır. Somut olaya bakıldığında; davacıların dava dışı ... BANk A.Ş.den asıl borçlu ve kefil olarak imzaladıkları Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca kullandıkları kredilerin tasfiyesi için başlatılan icra takipleri nedeniyle, borcun tasfiyesi için protokol yapıldığı ve bu protokol gereği borcun tamamının ödendiği ancak buna rağmen ... 31.İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasından davalı şirket vekili ...hesabına 26.04.2023 tarihinde 422.805,92-TL ödeme/reddiyat yapıldığını, bu ödemenin fazla yapıldığı savunulmaktadır. Davalı ise söz konusu ödemenin borç tasfiye protokolüne uygun olarak alındığını savunmaktadır. Dava konusu temel ilişkinin Genel Kredi Sözleşmesine dayandığı, tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilerek davacı tarafın borcunun bulunup bulunmadığının, borç tasfiye protokolünün yerine getirilip getirilmediğinin takdir ve değerlendirmesinin temel ilişkiye göre belirlenmesi, sözleşme hükümlerinin uygulanıp yorumlanması gerekmektedir. Bu nedenle uyuşmazlığın temelinin 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinde belirtilen uyuşmazlıktan kaynaklandığı anlaşılmakla Hakimler ve Savcılar Kurulu Başkanlığı'nın 25/11/2021 tarihli ve 1232 sayılı İhtisas Mahkemelerinin belirlenmesine yönelik kararı uyarınca, finans ihtisas davalarına bakmakla belirlenmiş İstanbul 6, 7, 8. ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerince bakılması gerekmektedir. Yine 1957 yılında yürürlüğe giren 6762 sayılı TTK ile asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemeleri arasında iş bölümü ayrımının getirildiği, iş bölümüne dayalı olarak hukukumuzda sadece adı geçen mahkemeler arasında gönderme kararı verilmesinin mümkün hale geldiği açık ise de 01/07/2012 tarihinde 6102 sayılı TTK'nın yürürlüğe girmesiyle beraber bu mahkemeler arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüşmüş, usul hukuku tekniği anlamında artık "gönderme kararı" verilebilmesi de mümkün olmaktan çıkmıştır. Gönderme kararı hukukumuzda, 6762 sayılı TTK döneminde iş bölümü itirazı üzerine ve yasal koşulların oluşması durumunda, asliye hukuk mahkemesi ile asliye ticaret mahkemeleri arasında ancak verilebilen ve bağlayıcılığı olan bir karardır. Bu nedenle ihtisas mahkemesi olmayan asliye ticaret mahkemesinin, ihtisas mahkemesi sıfatı olan asliye ticaret mahkemesine yönelik olarak bir "gönderme kararı" verebilmesi artık usul hukuku tekniği açısından mümkün değildir (Emsal; Mahkememizin 01/11/2024 tarih ve... D.İş K., 26/04/2024tarih ve ... E. ... K.) Taraflar arasındaki ilişkinin temel niteliği, nedenleri, adı geçen kanun hükümleri çerçevesinde tarafların lehine veya aleyhine sonuç doğup doğmadığı, hangi çerçevede sonuç doğduğu, bankacılık sözleşmesi nedeniyle temlik olan davalı varlık şirketinin alacaklı olup olmadığı, hususlarının tartışılması, yargısal yoruma tabi tutulması, bu konuda bilirkişi incelemesi yapılması gerekliliği, ancak finans davalarına bakan mahkemece takdir olunabilecektir. Yapılan açıklamalar karşısında Hakimler ve Savcılar Kurulu Birinci Dairesinin ... tarih ve ... sayılı kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için görevsizlik kararı verilerek dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HSK Birinci Dairesinin 25/11/2021 tarih 1232 kararı gereği 15.12.2021 tarihinden sonra açılan davanın, HSK kararında anılan "iş dağılımı" gereği İstanbul 6., 7., 8., 9. numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinden birine tevzi edilmesi için dava dosyasının İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna İADESİNE, 2-Esasın bu şekilde KAPATILMASINA, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, kararın niteliği gereği kesin olmak üzere karar verildi. 24/02/2025 KATİP HAKİM

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/55, K. 2025/165, T. 24.02.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-55-e-2025-165-k-932c06d5c569