İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/433 E. 2025/437 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/433
Karar No
2025/437
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL ASLİYE 2.TİCARET MAHKEMESİ DOSYA NO : 2025/433 KARAR NO : 2025/437 DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (Haksız Eylemden Kaynaklanan Rücu) DAVA TARİHİ : 17/01/2025 KARAR TARİHİ : 23/06/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında görülen İTİRAZIN İPTALİ davasının mahkememizde yapılan yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Sigorta A.Ş. Tarafından ... poliçe no.lu ... Poliçesi ile 09.02.2024 - 09.02.2025 tarihleri arasında sigortalı bulunan, ...'ın ikamet ettiği "..." adresindeki konut, 07.06.2024 tarihinde, ...'ye ait ana hat borusunun patlaması sonucu suların sirayeti nedeniyle hasara uğradığını, dava konusu olay ilgili sigortalının başvurusu üzerine müvekkil şirket nezdinde açılan hasar dosyasından görevlendirilen sigorta eksperince düzenlenen ekspertiz raporunda; ana şebeke borusunun patlaması sebebiyle oluşan hasarlarda ...'nin sorumluluğu bulunduğu, toplam tazminat tutarının 11.200,00.-TL olduğu şeklinde tespitlerde bulunulduğunu, müvekkili ... Sigorta A.Ş.'nin davaya konu olay nedeniyle sigortalısına 05.07.2024 tarihinde 11.200,00.-TL sigorta tazminatı ödediğini, müvekkilinin davalı tarafın sorumluluğunu karşılayan 11.200,00.-TL alacak için davalıya rücu hakkı doğduğunu, müvekkilinin ...A.Ş. tarafından sigortalı konutta meydana gelen hasar için ödenen 11.200,00.-TL sigorta tazminatı ve fer’ilerinin tazmini için davalı/borçlu aleyhine ... 27. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile yapılan icra takibine karşı davalının haksız itirazı üzerine, müvekkil şirketin alacağının davalıdan tahsili için dava açılmasının zaruri olduğunu, dava konusu olaydan dolayı sorumluluğu aşikar olmasına karşın, davalı/borçlunun aleyhine ... 27. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı herhangi bir haklı sebep göstermeksizin itiraz etmiş olması davalı/borçlunun kötü niyetini ortaya koyduğundan, davalı/borçlu aleyhine % 20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmolunması gerektiğini, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydı ile davalının ... 27. İcra Müdürlüğünün ...E. Sayılı ilamsız icra takip dosyasına karşı yaptığı tüm haksız itirazının iptalini, takibin devamını, %20 'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE HUKUKİ NİTELENDİRME: Dava; sigortacının dava dışı sigortalısına aralarındaki sigorta poliçesine gereğince ödediği hasar bedelinin 6102 Sayılı TTK'nın 1472.maddeleri (halefiyet) uyarınca sorumlulardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesi 20.02.2025 tarih ve ... E. ... K.sayılı kararı ile davacı sigorta şirketi ile davalı ...'nin tacir olması nedeniyle davanın ticari bir dava olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı vermiş, dosya tevzi sonucunda mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 1/1. maddesi uyarınca mahkemelerin görevi kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenine ilişkindir. Bu nedenle yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınması zorunludur. Yargıtay 13.Hukuk Dairesinin 19/02/2019 tarih ve... E. ...K. Sayılı ilamı ile benzer içtihatlarında da işaret edildiği üzere: 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesine göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğmuş bulunması veya anılan yasa maddesinde sayılan mutlak ticari davalardan sayılması gerekir. Kanunun 5. maddesi uyarınca ticari davalarda görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi olup, dava tarihi itibariyle de Asliye Hukuk Mahkemesi ile Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişki görev ilişkisidir. Bir davanın Ticaret Mahkemelerinde görülebilmesi için açılan davanın mutlak veya nispi ticari davalardan olması gerekmektedir. Mutlak ticari davalar 6102 sayılı TTK'nun 4. Maddesi uyarınca TTK'nda düzenlenmiş olan bütün hususlardan doğan davalar ile TTK'nun 4. Maddesinde belirtilen özel kanunlardaki davalardır. Huzurdaki dava; Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde, 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde, Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde yer alan mutlak ticari dava değildir. Nispi ticari davalar ise her iki tarafın tacir olduğu ve dava konusu uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesi ile ilgili olduğu davalardır. Davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına TTK..nun 1472.maddesi gereğince yasal halefi konumunda olduğu açıktır. Bu nedenle görev hususu belirlenirken sigortalının hukuki durumu incelenmelidir. ... tarihli Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun... E. İle ... K. sayılı kararında da işaret edildiği üzere, davada, dava dışı sigortalı ...'ın sahip olduğu tüm haklara halefiyet gereği davacı da sahiptir. Huzurdaki dava, dava dışı sigortalı ... tarafından davalı aleyhine açılmış olsa idi nasıl aradaki ilişkinin ticari bir iş olmadığını ve sorunların çözüm yerinin de Asliye Ticaret mahkemelerinin olmadığını, görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu söyleyebiliyorsak, halefiyet prensibi gereği de aynı şeyi düşünmek zorunludur. Değişen tek şey davacının taraf sıfatındadır. Bu da halefiyet prensibi gereği davada davacıya aktif husumet ehliyeti tanımaktadır. Diğer bir anlatımla sırf davanın taraflarına bakarak her iki tarafın da ticaret şirketi olmasından dolayı davanın ticari nitelikli bir dava olduğu kabul edilemeyeceği gibi, taraflar arasında da zaten meydana gelmiş bir haksız fiil ilişkisi yoktur. Diğer bir anlatımla davacı taraf kazanın tarafı değildir. Davacı sıfatını yasal halefiyet (TTTK.nun 1472.maddesi) gereği taşımaktadır. Bu nedenle dava dışı sigortalı ...'ın tacir olup olmadığı ve davacı ile aralarındaki sigorta poliçesi yönünden değerlendirme yapılmalıdır. Davacı sigorta şirketi tarafından ... poliçe no.lu ...Sigorta Poliçesi ile 09.02.2024 - 09.02.2025 tarihleri arasında sigortalı bulunan, dava dışı ...'ın ikamet ettiği "..." adresindeki konut sigorta güvencesi altına alınmıştır. Güvence altına alınan yer iş yeri değildir, konuttur. Bu nedenle taraflar arasındaki dava, nispi veya mutlak bir ticari dava değildir. Davaya bakmaya Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir (Emsal; İstanbul BAM 17. HD.nin 29.12.2022 tarih ve ,,, E. ,,,K.). 6335 Sayılı Yasanın 2. Maddesi ile 6102 Sayılı TTK'nun 5. Maddesinin 3 ve 4 nolu fıkraları değiştirilerek Ticaret Mahkemeleri ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki iş bölümü ilişkisi görev ilişkisine dönüştürülmüştür ve görev hususu HMK'nun 114/c maddesi uyarınca dava şartlarından olup yargılamanın her aşamasında re'sen dikkate alınır. Açıklanan nedenlerle huzurdaki dava, davacı sigorta şirketine sigortalı yerin konut olduğu, işyeri olmadığı, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısının haklarına halef olduğu anlaşıldığından huzurdaki davada, mahkememiz görevli olmayıp, genel mahkemeler görevli olduğundan karşı görevsizlik kararı verilerek dosyanın ... 23. Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan gerekçelerle; Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, Açılan davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle HMK.114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden REDDİNE, 6100 sayılı HMK.nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra iki haftalık süre içerisinde talep edilmesi halinde dosyanın görevli ... 32. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 6100 sayılı HMK.nun 331.maddesi gereğince harç, vekalet ücreti ve yargılama giderlerin görevli mahkemece, davaya bir başka mahkemede devam edilmemesi ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde ise yargılama giderlerinin mahkememiz dava dosyası üzerinden KARARA BAĞLANMASINA, Varsa artan gider avansının dosyasına AKTARILMASINA, Sair işlemlerin yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE, Görevsizlik kararımızın İSTİNAF edilmeksizin kesinleşmesi halinde; ... 32. Asliye Hukuk Mahkemesi ile mahkememiz arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından, görev uyuşmazlığının giderilmesi için dosyanın merci tayini ile görevli olan İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 37. HUKUK DAİRESİ BAŞKANLIĞI'NA GÖNDERİLMESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK.nun 345.maddesi gereğince, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 23/06/2025 KATİP HAKİM

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/433, K. 2025/437, T. 23.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-433-e-2025-437-k-2bbb589b11e7