İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/714 E. 2024/800 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/714
Karar No
2024/800
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/714 Esas KARAR NO : 2024/800 DAVA : İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/11/2024 KARAR TARİHİ : 20/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müteveffa ...'nin 19/04/2022 tarihinden öncesinde 1967 yılında kurulan ve 1971 yılındaki unvan değişikliği ile şimdiki unvanını kullanmaya başlayan ... A.Ş.'nin yönetim kurulu başkanı olduğunu, murisin 19/04/2022 tarihinde vefat etmesi üzerine geriye varis olarak 36 yıllık eşi davalı ... ve ilk evliliğinden olan kızı dava dışı ...'e kaldığını, murisin vefatından sonra şirketin organsız kalmaması ve piyasaya yönetim sorunu olmadığının izahı için 25/04/2022 tarihli karar uyarınca varisler dava dışı ... ve davalı ... kendilerine intikal eden 636.900 adet şirket payını miras paylarına göre TTK. 493/4 ve 494/2 hükümleri uyarınca oybirliği ile paylaşıldığını, mirasın külliyen intikali akabinde muris ...'nin müvekkile şirkete olan ortaklar cari hesap borcunun da her iki mirasçı ortağa geçtiğini, bu kapsamda müvekkili şirket tarafından 22/11/2023 tarihinde ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından muris ...'nin şirkete olan borcunun davalı borçlu ortak hissesine tekabül eden kısmı ile (986.575,64 TL), ... (199.804,87-TL) ve ... (271.423,81-TL) numaralı ortak borcu faiz faturalarındaki meblağlardan teşekkül eden 1.457.804,32-TL asıl alacağın takip talebinde belirtilen esaslar çerçevesinde tahsil edilmesi amacıyla cebri icra yoluna gidildiğini, davalı tarafından murisin şirkete borcu olduğunun tevsik edilmediğinden bahisle takibe itiraz edilerek takibin durulduğunu, ... 7. Noterliği'nin ... tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile pay sahibi eski yönetim kurulu başkanı murisin şirkete borcu noktasında 22/05/2023 tarihinde saat 15.00 itibariyle müvekkili şirket merkezinde inceleme yapılmasının ihtar edildiği, ancak 22/05/2023 tarihinde saat 17.00'a kadar davalı ortak / borçlunun beklenilmesine rağmen davalının yahut yetkilendirdiği bir kişinin inceleme yapmak üzere şirkete gelmediğini, davalı borçlunun itiraz sebepleri asılsız, yersiz ve mesnetsiz olup yalnızca alacağın tahsil edilmesini sürüncemede bırakma amacı taşıdığını, ... 23. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı derdest tereke dosyasının davalı borçlunun şirket hissesini miras yolu ile intikali sonrası murisin şirkete olan borcundan kaynaklanan sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, zira müvekkili şirkete ait hisseleri, miras payı oranında iktisap eden davalı ortağın/ borçlunun aktiflerden istifade edip pasiflere dair sorumluluk üstlenmemesi mümkün olmadığını, arabuluculuk görüşmeleri sonucunda tarafların anlaşamadığını, bu nedenle davalının ... 25. İcra Dairesinin ...Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve mesnetsiz itirazın iptali ile takibin takip talebindeki esaslar çerçevesinde aynen devamına, borçlunun, huzurdaki davanın konusunu teşkil eden itiraz başvurusu bakımından kötü niyeti sabit olduğundan yasa gereği takip konusu alacağın %20’ sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Dava, davacı şirket tarafından muristen intikal eden şirket payları sebebiyle davalı ortağa yönelik ve ortaklık ilişkisi kapsamında davacı şirkete olan "ortaklar cari hesap" alacağının tahsili amacıyla açılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Esas sermaye payının, miras, eşler arasındaki mal rejimine ilişkin hükümler veya icra yoluyla geçmesi hâllerinde, tüm haklar ve borçlar, genel kurulun onayına gerek olmaksızın, esas sermaye payını iktisap eden kişiye geçer (TTK 596/1). Bir payın miras yoluyla iktisabı için aranan herhangi bir şekil şartı bulunmadığı gibi, iktisap için diğer ortakların iznine de gerek yoktur. Bu nedenle, murisin ölümü üzerine paylar hiçbir işleme gerek kalmaksızın mirasçılarına intikal ettiğinden, iştirak halinde mülkiyet hükümlerinin uygulanmasına gerek bulunmamaktadır. Bu itibarla, murisin paylarının gerçek kişi davalı ve dava dışı diğer ortaklar olan mirasçılara, miras payları oranında intikal ettiğinin kabulü zorunludur. (Yargıtay 11. HD. ... E. ... K. ; İstanbul BAM 12. HD. ... E....K. İstanbul BAM 14. HD. ... E. ... K.) Öte yandan, payların miras, mirasın paylaşımı, eşler arasındaki mal rejimi hükümleri veya cebrî icra gereği iktisap edilmeleri hâlinde, bunların mülkiyeti ve bunlardan kaynaklanan malvarlığına ilişkin haklar derhâl devralana geçmektedir. (TTK 494/2). Nitekim, davacı anonim şirket tarafından sunulan dava dilekçesinde de, ...'nin ölümü üzerine mirasçıları ... ve ...'nin kendileri intikal eden (636.900 adet) şirket paylarını, miras paylarına göre 25/04/2022 tarihli oy birliği ile alınan karar sonucunda paylaşıp iktisap ettikleri beyan ve ikrar edilmiştir. Bu çerçevede, muris ...'nin ölümü sebebiyle mirasını reddetmeyen mirasçısı davalı ...'nin davacı şirketin ortağı / hissedarı olduğu ve iktisap ettiği şirket payları ve terekede yer alan taşınır, taşınmaz vs.. malların yanı sıra, murisin borçlarında da sorumlu olduğu açıktır. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. maddesinin 1. fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır: a) Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunması. b) Yargı yolunun caiz olması. c) Mahkemenin görevli olması. ç) Yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması. d) Tarafların, taraf ve dava ehliyetine sahip olmaları; kanuni temsilin söz konusu olduğu hâllerde, temsilcinin gerekli niteliğe sahip bulunması. e) Dava takip yetkisine sahip olunması. f) Vekil aracılığıyla takip edilen davalarda, vekilin davaya vekâlet ehliyetine sahip olması ve usulüne uygun düzenlenmiş bir vekâletnamesinin bulunması. g) Davacının yatırması gereken gider avansının yatırılmış olması. ğ) Teminat gösterilmesine ilişkin kararın gereğinin yerine getirilmesi. h) Davacının, dava açmakta hukuki yararının bulunması. 1) Aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması. i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." HMK'nın "Tüzel kişilerle ilgili davalarda yetki" başlığını taşıyan 14. maddesinin 2.fıkrasının "(2) Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir.” şeklindedir. Yukarıda anılan Yasal hükümler ve Mahkememizce varılan sonuç çerçevesinde, Somut olay bakımından yapılan değerlendirmede; Davacı ... Şirketi'nin ticaret sicil kayıtları celp edilerek yapılan incelemede ...'nin şirketin eski yönetim kurulu başkanı olduğu, aynı zamanda ...'nin pay sahibi yönetim kurulu üyesi olduğu, ...10. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı veraset ilamı uyarınca ...'nin 19/04/2022 tarihinde vefat ettiği, geriye mirasçı olarak kızı dava dışı ... ve davalı ...'yi bıraktığı, dava dilekçesinde davacı şirket tarafından beyan ve ikrar edildiği üzere pay sahibi yönetim kurulu başkanı ...'nin ölümü üzerine mirasçıları olan ... ve ...'nin 6102 s. TTK 493/4. ve 494/2. maddesi uyarınca muristen intikal eden şirket paylarını 25/04/2022 tarihli oy birliği ile alınan karar çerçevesinde miras payları oranında paylaştıkları, bu suretle pay sahibi eski yönetim kurulu başkanı muristen intikal eden şirket paylarının paylaşımı ile davalının davacı şirketin ortağı olduğu noktasında duraksama bulunmadığı, esasen davacı şirket tarafından dava dilekçesinde bu durumun beyan ve ikrar edildiği, hasılı davalının şirket ortağı olduğu noktasında çekişme bulunmadığı, diğer taraftan davalı ...'nin pay sahibi eski yönetim kurulu üyesi olduğu, muristen intikal eden terekenin küll halinde mirasçılara intikal ettiği, bu itibarla mirasçıların terekenin aktiflerini iktisap etmekle birlikte borçlarından da sorumlu oldukları, dava dilekçesinde iddianın ileri sürülüş biçimine göre ...'nin pay sahibi eski yönetim kurulu başkanı olarak görev yaptığı dönemde davacı şirketten nakit borçlanma yaptığı, bu borcun şirketin "ortaklar cari hesap" borcunda kayıtlı olduğu, murisin ölümü neticesinde davalının şirket paylarını iktisap etmekle şirket borçlarından da sorumlu olduğu ileri sürülerek işbu itirazın iptali davasının açıldığı, açıklanan nedenlerle eldeki davanın hukuki mahiyeti itibariyle davacı anonim şirket tarafından ortaklık ilişkisine bağlı olarak pay sahibi olan davalı ortaktan yine şirkete olan ortaklık borcuna ilişkin açılan itirazın iptali davası olduğu, 6100 s. HMK 14/2. maddesinin "Özel hukuk tüzel kişilerinin, ortaklık veya üyelik ilişkileriyle sınırlı olmak kaydıyla, bir ortağına veya üyesine karşı veya bir ortağın yahut üyenin bu sıfatla diğerlerine karşı açacakları davalar için, ilgili tüzel kişinin merkezinin bulunduğu yer mahkemesi kesin yetkilidir." şeklinde düzenlendiği, anılan Yasa hükmünün lafzı uyarınca somut olay bakımından davacı şirketin merkezinin bulunduğu yer mahkemesinin kesin yetkili olduğu, 6100 s. HMK 114/1-ç. maddesi hükmü uyarınca kesin yetki halinde Mahkemenin yetkili olması dava şartı olduğundan taraflarca her zaman ileri sürülebileceği gibi Mahkemenin de yargılamanın her aşamasında resen nazara almak zorunda olduğu, bu çerçevede hem dosya içerisinde bulunan vekaletname sureti hem dava dilekçesinde bizatihi davacı tarafından davacı şirket için gösterilen adres hem de davacı şirketin celp edilen ticaret sicil kayıtları uyarınca davacı şirketin merkezinin ...adresi olduğu, ... ilçesinin ise HSK kararları uyarınca ... Asliye Ticaret Mahkemesinin yargı çevresi içinde kaldığı anlaşılmakla, dava konusu uyuşmazlığın çözümünde kesin yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan, Mahkememizin yetkisiz olması nedeniyle, 6100 s. HMK 114/1-ç. madde yollaması ve HMK 115/2. maddesi hükmü uyarınca davanın kesin yetki dava şartı yokluğundan usulden reddine, dosyanın kesin yetkili mahkeme olan ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : (Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere); 1-Mahkememizin yetkisiz olması nedeniyle, HMK m.114/f.1-bent (ç) ve HMK m.115/f.2 hükmü uyarınca davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE, 2-HMK md. 20'ye göre talep halinde, dava dosyasının kesin yetkili ... (Nöbetçi) Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 3-HMK md. 20 uyarınca, karara karşı kanun yoluna başvurulmuş ise bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren iki hafta içinde; karar kanun yoluna başvurulmayarak kesinleştirilmiş ise kararın tebliğ edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde taraflardan birinin mahkememize başvurarak dava dosyasının yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmeleri durumunda dosyanın kesin yetkili olan ... Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 4-HMK 331/2. maddesi uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretlerinin yetkili mahkemece hüküm altına alınmasına, 5-Taraflarca yasal sürede dosyanın kesin yetkili mahkemeye gönderilmesi için mahkememizden talepte bulunulmaz ve bu nedenle kesin yetkili mahkemede davaya devam edilmezse, HMK md 20 uyarınca mahkememizce dava açılmamış sayılarak HMK md 331/2. gereği tüm harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükleneceğine karar verileceğinin davacı vekiline ihtarına, Dair, tarafların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda karar verildi. 20/11/2024 Katip E- İmza Hakim E- İmza

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/714, K. 2024/800, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-714-e-2024-800-k-a8e9350ce17a