İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/609 E. 2024/883 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/609
Karar No
2024/883
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/609 Esas KARAR NO:2024/883 DAVA:İtirazın İptali DAVA TARİHİ :06/06/2012 KARAR TARİHİ:11/12/2024 KANUN YOLU:TEMYİZ Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı vekili, dava şirket ile ... A.Ş arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerine diğer davalıların müteselsil kefil sıfatıyla imza attıklarını, davalı şirkete kullandırılan teminat mektubu kredisinden kaynaklanan borçların ödenmemesi üzerine davalılara 17.03.2011 tarihli ihtarname gönderildiğini, ihtarname sonuç vermeyince ....İcra Müdürlüğünün ... sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalıların itirazları ile takibin durduğunu, icra dairesinin yetkisine ve borca itirazların haksız olduğunu öne sürerek, itirazın iptali % 40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Cevap: Davalılara dava dilekçesi ve ekleri usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldü. Davalı ... vekili , davanın görülmesinde ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, alacağın zamanaşımına uğradığını, davacının alacaklı sıfatının bulunmadığını, zira alacağın ... tarafından ... A.Ş.'ne devredilmiş olduğunu savunarak , davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi, ... ve ... vekilinin cevap dilekçesinde özetle; Kendilerinin ... Bankasına hiçbir borçlarının bulunmadığını, ...ile yapılan kredi sözleşmesinden doğan borcun ... A.Ş.'ye devredildiğini, her ne kadar ... ile ... Bankası birleşmiş ise de alacağın başka bir kuruma devredilmesi nedeniyle artık ... Bankasının alacak İddiasında bulunamayacağını, bu nedenle borca itiraz ettiklerini, Genel Kredi Sözleşmesi yükümlerine göre kredi sözleşmesi imzalanan banka şubesinin bulunduğu yer mahkemelerinin yetkili olduğunu, ilgili banka şubesinin ... adresinde bulunduğunu bu nedenle yetkiye de itiraz ettiklerini, alacağın 10 yıllık zaman aşımı süresince gerekli işlemlere konu edilmediğinden zaman aşımına uğradığını bu nedenle zaman aşımı itirazlarının bulunduğunu, tüm bu nedenlerle; yetki itirazının kabulü ile dosyanın ... Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, davacının alacaklı sıfatı olmaması ve söz konusu borcun zaman aşımına uğramış olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Delillerin Değerlendirilmesi, Tartışılması, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; Mahkememizce bozma ilamı öncesinde; ".......İcra Müdürlüğünün ... sayılı takip dosyası celbedilip incelenmiştir. Davalılar hakkında teminat mektubu komisyonlarından kaynaklanan asıl alacak ve eklentileri ile birlikte toplam 6.222,10.TL nakti alacağın, asıl alacak 5.603,09.TL'sına takip tarihinden itibaren işletilecek % 44 temerrüt faizi ve faizin % 5 gider vergisi ile tahsili için ; ayrıca mer'i gümrük teminat mektupları bedeli l.610,00.TL 'nin takip tarihi itibariyle güncel bedeli 14.789,31.TL 'nin depo ettirilmesi için takip başlatıldığı, davalıların yasal süresi içerisinde İcra Dairesinin yetkisine ve borca itirazları ile takibin durduğu , itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Davacı vekilince alacağa dayanak Genel Kredi Sözleşmeleri , davalılara gönderilen ihtarnameler, faiz oranlarına ilişkin belgeler, hesaplama tabloları ve teminat mektubu fotokopileri dosyaya sunularak bilirkişi incelemesi yaptırılması talep edilmiştir. Taraflar arasıdaki imzalanan sözleşmenin 54.maddesi gereğince İstanbul Mahkeme ve İcra Dairelerinin yetkili olacağı kararlaştırılmış olduğundan , davalıların yetkiye ilişkin itirazlarının reddine karar verilerek tefhim olunmuştur. Davacı bankanın aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı öne sürülmüş ise de; BDDK'nun 09.07.2001 tarihli kararı ile ... A.Ş. 'nin Yönetim ve Denetimi ... Fonuna devredilmiştir. ... Fonu'da önce Bayındırbank A.Ş bünyesinde birleştirilmiş , daha sonra Fona devredilmiştir. Bu nedenle kural olarak bu alacaklar ... Bankasına geçmiştir. ... tarafından bu devir işleminden önce temlik edilen alacaklar bunun dışındadır. Dava, takip tarihi itibariyle mer'i olan teminat mektubu komisyonlarından ve teminat mektubu bedellerinden kaynaklanmakta olup, ... Şubesinden kullandırılan nakti ve gayri nakti kredilerden kaynaklanan alacaklar ... Fonuna temlik edilmiş olmakla birlikte , ... tarafından 10 Mart 2006 tarihinde ... A.Ş 'ne temlik yapılırken gayrinakti kredilere ilişkin ... tarafından tahsil edilecek komisyon tutarları ve teminat mektubu bedelleri ayrık tutularak temlikler yapıldığı anlaşılmıştır. Nitekim ... A.Ş.'nin 28.08.2012 tarihli cevabi yazısından gayrinakit risklerin ve ihracaat taahhütlerinden kaynaklanan müeyyidelerin devir ve temlik edilmediği açıkça anlaşılmıştır. Bu nedenle davalıların aktif husumete ilişkin itirazları da yersiz bulunmuştur. 5411 sayılı Bankacılık Yasasının 141.maddesi gereğince Fon alacaklarında zaman aşamı süresi 20 yıldır. Aynı yasanın geçici 16.maddesine göre bu hüküm geçmişe etkili olarak uygulanması gerekmektedir. Alacağın muaccel olduğu tarih ile takip tarihi arasında 20 yıllık zamanaaşımı süresinin geçmesi söz konusu olmadığından, davalıların zamanaşımı itirazının reddi gerekmiştir. Gümrük teminat mektubu muhatabından sorulmuş ve mer'i olduğu anlaşılmıştır. Teminat mektuplarının işi bittiğinde çıkış işlemlerinin ve bankaya iadesini gerçekleştirme sorumluluğu krediyi kullanan borçluya aittir. Teminat mektubu garanti akdi niteliğinde olup, teminat mektubunu düzenleyen banka , lehtar ile muhatap arasındaki hukuki ilişkinin dışındadır. Teminat mektuplarının mer'i olduğu dönemlere ilişkin davacı bankanın sözleşme kapsamında asıl borçlu ile birlikte davalı kefillerden de tahsilde tekerrür etmemek üzere komisyon talep etme hakkı mevcuttur. Gümrük teminat mektupları için davacının ayrıca işlemiş gecikme zamları ile birlikte Gümrük Müdürlüğün'den sorulacak güncel bedelinin ödenmesini üstlendiğinden , tespit edilecek bu miktarın deposunu talep etme hakkı vardır. Komisyonların ve faizlerinin hesabı ile ayrıca depo edilecek gümrük teminat mektubu güncel bedelinin belirlenmesi bakımından emekli banka müdürü bilirkişi ile inceleme yaptırılarak 11.11.2013 tarihli rapor alınmıştır. Rapora taraf vekillerince itiraz edilmiş ise de, bu itirazların hukuki nitelikte olduğu, zira düzenlenen bilirkişi raporunda denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun hesaplamaların yapıldığı, bu nedenle hükme esas alınacak nitelikte olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan deliller ve alınan bilirkişi raporuna göre, taraflar arasında 1997 ve 1998 yılında toplam 291.610,00.TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmelerinin imzalandığı, talep edilen miktarların kefalet limitleri kapsamında kaldığı , asıl borçlu şirkete bu sözleşmeler nedeniyle 10.06.1998 tarihli muhatabı ... Tır Gümrük Müdürlüğü olan 1.610,00.TL bedelli teminat mektubunun verildiği, teminat mektubunun halen mer'i olduğu, risk devam ettiğinden ve 4458 Sayılı Gümrük Kanununun 107.maddesine göre 6183 Sayılı Yasaya uygun olarak işletilecek gecikme zammı ile birlikte güncel bedelinin talep edilmesi mümkün olduğundan, diğer bir deyişle bankanın Gümrük Müdürlüğüne karşı bu miktar üzerinden tazmin yükümlülüğü devam ettiğinden , bilirkişi raporunda da hesaplanan 14.789,31.TL 'nin bankanın faizsiz bir hesabında depo ettirilmesi yönündeki talebin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir. Bilirkişi raporunda teminat mektubu komisyonları denetime elverişli olarak hesaplanmıştır. Taahhuk eden komisyon ücretlerinin ödenmemesi üzerine 17.03.2011 tarihli ihtarname gönderilmiştir. Sözleşmede davalılardan ...'nun adresi yazılı değildir. Bunun dışındaki davalılara ihtarnameler usulüne uygun olarak gönderilmiş olup 01.04.2011 tarihi itibariyle temerrüdü düşmüşlerdir. Davalı ... ise İcra takip tarihi itibariyle temerrüde düşmüştür. Temerrüt tarihine kadar değişen oranlardaki akdi faiz oranı üzerinden, temerrüt tarihinden sonra ise yıllık % 44 oranı üzerinden temerrüt faizi hesaplanmıştır. Zira temerrüt tarihi itibariyle akdi faiz oranı yıllık % 22 olup, taraflar arasındaki sözleşmenin 44.2 maddesi gereğince bu orana 40 puan ilavesiyle yıllık % 65 oranında temerrüt faizi istenebileceği kararlaştırılmıştır. Ancak davacı banka yıllık % 44 oranında temerrüt faizi talep etmiş olup, hesaplamalar buna göre yapılmıştır. Bilirkişi raporunda hesaplanan komisyon alacağı ile davacı bankanın talep ettiği komisyon alacağı arasında önemli miktarda farklılık mevcuttur. Zira davacı banka üçer aylık her devre için 30.TL maktu komisyon ücreti talep etmiştir. Oysa bilirkişi raporunda belirtildiği üzere bankaların genel uygulaması her devre için % 1 oranında komisyon ücreti alınması yönündedir. Bu durumda her devre için 16,10.TL komsiyon ücreti talep edilmesi mümkündür. Zira davalılara 30,00.TL maktu ücret talep edileceğine dair bir bildirim yapılmamıştır. Bu nedenle bilirkişi raporundaki hesaplama doğru bulunmuştur. Yapılan hesaplamaya göre davacı bankanın talep edebileceği asıl alacak tutarının davacı ... yönünden takip tarihi itibariyle 3.441,63.TL olduğu, bu miktara takip tarihinden itibaren 01.07.2012 tarihine kadar yıllık % 44 oranında temerrüt faizi ve faize % 5 gider vergisinin talep edilebileceği anlaşılmıştır. Diğer davalılar yönünden ise takip tarihi itibariyle masraflarla birlikte 3.613,21.TL asıl alacak +357,50.TL işlemiş faiz + 17,88.TL faizin % 5 gider vergisi olmak üzere toplam 3.988,59.TL üzerinden kısmen iptali ile , asıl alacak 3.613,21.TL'sına 01.07.2012'ye kadar yıllık % 44 oranında temerrüt faizi , sonrasında ise % 44 oranı aşılmamak kaydıyla avans faizinin iki katı oranında temerrüt faizi ve faizlere % 5 gider vergisi uygulanması gerekmiştir. İşleyecek faiz yönünden 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanununun 88 ve 120.maddeleri genel ve emredici hüküm niteliğindedir. Hernekadar Türk Ticaret Yasasının 8.maddesinde " Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir. " düzenlemesi mevcut ise de, daha sonra yürürlüğe giren Türk Borçlar Kanununun 120.maddesinde "Sözleşme ile kararlaştırılacak yıllık temerrüt faizi oranı birinci fıkra uyarınca belirlenen yıllık faiz oranının yüzde yüz fazlasını aşamaz. " denilmiştir. Bu hüküm, Sosyal Hukuk Devletinin bir gereği olarak konulmuş olup, Borçlar Kanununundaki bu genel sınırlama Türk Ticaret Yasasına da kapsamaktadır. Türk Ticaret Kanunundaki serbestlik kuralının bu oranın altında olmak kaydıyla tanınmış olduğu Kabul edilmelidir.Yasa koyucunun amacı da bu yönde olup, faizle ilgili üst sınır uygulamasının zorunlu ve adalete uygun bir uygulama olduğu kuşkusuzdur. Açıklanan nedenlerle 01.07.2012 tarihinden itibaren Türk Borçlar Kanununun 120.maddesi gereğince belirlenecek ticari temerrüt faizinin üst sınırının ( avans faizi oranının iki katı ) uygulanması gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur..." şeklinde karar verilmiş, işbu karara karşı davacı vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Yargıtay 11.Hukuk Dairesi'nin 13/06/2023 tarih ve 2023/2896 Esas 2023/3708 Karar sayılı ilamında; "...C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakti banka teminat mektubu komisyon alacağının tahsili ve gayrınakdi banka teminat mektubu bedelinin deposu için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 5411 sayılı Kanun'un 141 inci ve geçici 16 ncı maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1.Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalılar ... ve ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. 2.DAVACI VEKİLİNİN temyiz itirazlarına gelince; dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakti banka teminat mektubu komisyon alacağının tahsili ve gayrınakdi banka teminat mektubu bedelinin deposu için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi ticari nitelikte olduğundan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 8 inci maddesinin birinci fıkrasına göre ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebileceğinden, mahkemece taraflar arasındaki ilişkide uygulama imkanı bulunmayan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88 inci ve 120 nci maddelerine göre, 01.07.2012 TARİHİ SONRASINDA ASIL ALACAĞA %44 ORANI AŞILMAMAK KAYDIYLA AVANS FAİZİNİN İKİ KATI ORANINDA TEMERRÜT FAİZİ İŞLETİLMESİ DOĞRU OLMAMIŞ, hükmün davacı yararına bozulması gerekmiştir. 3.DAVALI ... VEKİLİNİN VE DAVALILAR ... VE ... VEKİLİNİN temyiz itirazlarına gelince; davacı banka ile davalı şirket arasında düzetdlenen kredi sözleşmesinde diğer davalılar kefil olup,imzaladıkları SÖZLEŞMEDE gerçekleşecek NAKİT BORÇ NEDENİYLE KEFALETLERİ SÖZ KONUSUDUR. DAVALI KEFİLLERİN GENEL KREDİ SÖZLEŞMESİNDE GAYRİ NAKDİ KREDİLERE YÖNELİK DEPO SORUMLULUĞU BULUNMAMAKTADIR. Gayrınakdi kredilerin nakde dönüşme riski nedeniyle bedelinin bankaya nakit olarak depo edilmesi talebi ilave teminat borcuna dayanmakta olup bu sorumluluk sadece kredi müşterisine aittir. BU DURUMDA DEPOYA İLİŞKİN TALEBİN DAVALI KEFİLLER YÖNÜNDEN REDDİNE KARAR VERİLMESİ GEREKİRKEN genel kredi sözleşmesi hükümlerinin yanlış yorumlanarak davalı kefillerin teminat mektubunun deposundan sorumlu tutulmaları doğru olmamış, hükmün davalı kefiller yararına bozulması gerekmiştir.." denilerek Mahkememiz kararı bozulmuş, dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydedilmiştir. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan nakdi banka teminat mektubu komisyon alacaklarının tahsili ve gayri nakdi banka teminat mektubu bedelinin deposu için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Bozma ilamı öncesinde Mahkememizce verilen karara yönelik kapsamlı bir gerekçe yazılmıştır. İşbu karara karşı, davacı vekili ile davalılar ..., ... ve ... vekilleri tarafından ayrı ayrı temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Yargıtay bozma ilamının C.3.1. maddesinde belirtildiği üzere davacı vekilinin (maktu komisyon oranı, davalı ... için takip öncesi temerrüt düştüğü) ve davalılar ..., ... ve ... vekillerinin (zamanaşımı, sıfat yokluğu, kefalet şartları) ilişkin sair tüm temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir. Mahkememizce, bozma ilamına uyulmakla artık reddedilen bu temyiz sebepleri yönünden bir araştırma yapılması mümkün değildir. Öte yandan; Yargıtay ilamında C.2.madde ile davacının kabul edilen temyiz sebebi ve C.3. madde ile davalıların kabul edilen temyiz sebebi ayrı ayrı gösterilmiştir. Mahkememizce, bozma ilamına uyulmuştur. Bu çerçevede, bozma ilamına uygun şekilde hareket edilmesi ve karar verilmesi zorunludur. Yargıtay ilamındaki bozma sebepleri nazara alındığında, mahkememizce yeniden tahkikat ve araştırma yapılmasına yönelik bozma bulunmadığı / gerek olmadığı, bu kapsamda tahkikat eksikliğinin bulunmadığı, önceki hükümdeki hataların giderilerek bozma ilamındaki sebeplerin karşılanabileceği belirlenmiş, bu itibarla önceki gerekçe benimsenerek bozmaya uygun yeniden hüküm oluşturulmuştur. Yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan banka teminat mektubu komisyon alacağının tahsili ve gayrınakdi banka teminat mektubu bedelinin deposu için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasında, taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi ticari nitelikte olduğundan ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 8/1. maddesine göre ticari işlerde faiz oranı sözleşme ile serbestçe belirlenebileceğinden bozma ilamına uygun olarak taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesinde belirlenen faiz oranları esas alınarak yeniden hüküm kurulmuş, önceki hükümde yer alan ve bozmaya konu olan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 88. ve 120. maddelerinin uygulamasına son verilmiştir. Diğer taraftan, davacı banka ile davalı asıl borçlu şirket arasında düzenlenen genel kredi sözleşmesinde diğer davalılar ..., ... ve ... kefil olup, imzaladıkları sözleşmede gerçekleşecek nakit borç nedeniyle kefaletlerinin söz konusu olduğu, başka bir anlatımla davalı kefillerin genel kredi sözleşmesindeki gayrinakdi kredilere yönelik depo sorumluluğunun bulunmadığı, gayrinakdi kredilerin nakde dönüşme riski nedeniyle bedelinin bankaya nakit olarak depo edilmesi talebinin kefiller için ilave teminat borcuna dayanmakta olup bu sorumluluk sadece kredi müşterisi davalı asıl borçlu şirkete ait olduğundan depoya ilişkin talebin davalı kefiller yönünden reddine karar verilmiş, nihayetinde bozma ilamına uygun olarak aşağıdaki şekilde yeniden hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; (TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDIYLA), 1.NAKDİ ALACAK TUTARI BAKIMINDAN; a)Davalı asıl borçlu (Tasfiye Halinde) ... San. Tic. Ltd. Şti. ile davalı müteselsil kefiller ... ve ... yönünden işbu davalıların .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik ayrı ayrı yapmış oldukları İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin bu davalılar bakımından: 3.613,21 TL Asıl Alacak, 357,50 TL İşlemiş Faiz ve 17,88 TL BSMV olmak üzere toplam 3.988,59 TL tutar üzerinden; takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar asıl alacak tutarı ( 3.613,21 TL) üzerinden yıllık % 44 oranında temerrüt faizi ve bu tutarın %5'i oranında BSMV gider vergisi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, b)Davalı müteselsil kefil ... yönünden davalının .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin bu davalı bakımından 3.441,63 TL Asıl Alacak üzerinden; takip tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar asıl alacak tutarı ( 3.441,63 TL) üzerinden yıllık % 44 oranında temerrüt faizi ve bu tutarın %5'i oranında BSMV gider vergisi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE, 2. GAYRİ NAKDİ ALACAK TUTARI BAKIMINDAN; a)Davacı tarafından icra takibine konu edilen Gümrük Teminat Mektubundan kaynaklanan (10/06/1998 tarihli ... seri numaralı ve 1.610 TL bedelli teminat mektubu) 28/06/2011 takip tarihi itibariyle güncel bedeli toplam 14.789,31 TL gayrinakdi alacağın davalı asıl borçlu asıl borçlu (Tasfiye Halinde) ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davacı banka nezdinde açılacak olan faizsiz bir hesaba DEPO EDİLMESİNE, ayrıca takip sırasında teminat mektubunun tazmin edilmesi halinde tazmin bedeli üzerinden ve tazmin tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık % 44 oranında temerrüt faizi ve bu tutarın %5'i oranında BSMV gider vergisi uygulanmasına, b)Davacının, davalı müteselsil kefiller ..., ... ve ... yönünden gayri nakdi alacağın depo edilmesi yönündeki talebinin REDDİNE, 3-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla, nakdi alacak bakımından hükmedilen alacağın (3.988,59 TL) % 40'ı oranındaki 1.595,43 TL icra inkar tazminatının tüm davalılardan (davalı ...'nun ise bu tutarın 1.376,65 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE, 4-Gayri nakdi alacak bakımından, alacağın likit olmaması sebebiyle davacının icra inkar tazminatı talebinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE, 5-Davalılar kötü niyet tazminatı taleplerinin yasal koşullar oluşmadığından REDDİNE, 6-Kabul edilen dava değeri (3.988,59 TL Nakdi Alacak + 14.789,31 TL Gayri Nakdi Alacak = 18.777,90 TL ) üzerinden alınması gereken 1.282,71 TL harcın davalılardan (davalı müteselsil kefiller ... ve ...'nun bu tutarın 272,46 TL'sinden sınırlı sorumlu olmak kaydıyla, davalı müteselsil kefil ...'nun bu tutarın 235,09 TL'sinden sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla) alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 1.276,70 posta ve tebligat masrafı ile 500,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.776,70 TL yargılama giderinden davanın kabul ve ret oranına göre hesaplanan 1.587,83 TL yargılama giderinin davalılardan (davalı müteselsil kefiller ... ve ...'nun bu tutarın 337,27 TL'sinden sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla, davalı müteselsil kefil ...'nun bu tutarın 291,02 TL'sinden sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE, bakiye kalan yargılama giderinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 8-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (nakdi alacak 3.3988,59 TL + gayri nakdi talebi yönünden 14.789,31 TL = 18.777,90 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/2. maddesi uyarınca hükmedilecek vekalet ücretinin kabul edilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 18.777,90 TL vekalet ücretinin davalılardan (davalı müteselsil kefiller ... ve ...'nun bu tutarın 3.988,59 TL'sinden sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla, davalı müteselsil kefil ...'nun bu tutarın 3.441,63 TL'sinden sınırlı ve sorumlu olmak kaydıyla) alınarak davacıya VERİLMESİNE, 9-Davalılar (Tasfiye Halinde) ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ... yargılama sırasında kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (nakdi alacak 2.232,51 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. ve 13/2. maddeleri uyarınca ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücreti verilmesi ve hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 2.232,15 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar (Tasfiye Halinde) ... San. Tic. Ltd. Şti., ... ve ...'na VERİLMESİNE, 10-Davalılar ... ve ... yargılama sırasında kendilerini bir vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (gayri nakdi alacak 14.789,31 TL) üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3/2. ve 13/2. maddeleri uyarınca ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek vekalet ücreti verilmesi ve hükmedilecek vekalet ücretinin reddedilen dava miktarını geçmemek koşulu ile belirlenen 14.789,31 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar ... ve ...'na VERİLMESİNE, 12-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin, davalılar ... ve ... vekillerinin yüzlerine karşı, diğer davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 günlük yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 11/12/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/609, K. 2024/883, T. 11.12.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-609-e-2024-883-k-74fa05cf612e