İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/537 E. 2025/326 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/537
Karar No
2025/326
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/537 Esas KARAR NO : 2025/326 DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) DAVA TARİHİ : 30/09/2020 KARAR TARİHİ : 30/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Dava : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili Bankanın ... Şubesi müşterisi ...Lid. Şti. lehine diğer davalılar ... Tic. Ltd. Şti., ... Tic. Ltd. Şti., ... ve ...'nın müşterek borçlu müteselsil kefaletlerini ihtiva eden Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesine istinaden ... Karlı verilerek kullandırıldığı. borcun ödenmemesi üzerine hesap katedilerek borcun ödenmesini içeren ... 6.Noterliği ... tarih ... yevmiye nolu ihtarı gönderilmesine rağmen borcun ödenmediğini, borçlular hakkımda ... 14.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile genel haciz yoluyla takibe geçildiğini, borçlularca itiraz üzerine takibin durduğunu, bunun üzerine arabuluculuk müracaatı yapılmış ise de uzlaşma sağlanamadığını ve bu davanın açılma gereğinin doğduğunu, davalıların genel kredi sözleşmesinin ilgili hükümleri karşısında borca, ferilerine ve tememül faizine itirazlarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, temerrüt faizinin sözleşmenin 11. maddesi ile belirlendiğini, bu nedenle bankanın tespit ettiği akdi faiz oranı ve talep edilen %30 temerrüt faiz oranlarının yasal olduğu, davalılar imzaladıkları 22.09. 2014 tarihli Genel Kredi Sözleşmesi uyarınca bu sözleşme ile belirlenen 1.000.000 TL limitle sınırlı olarak tüm borçtan sorumlu olduklarını, müvekkili kayıtlarının sözleşmenin 12.2.b maddesi kapsamında münhasır delil olduğunu ve borçluların itirazları kötü niyetli olduğundan, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, açıklanan nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla: davalıların haksız ve hukuki dayanaktan yoksun itirazların iptali ile ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esasa sayılı takibinin borçlular yönünden devamına, davalılar aleyhine alacağın %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir Cevap: Dava dilekçesi ve ekleri davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalılar tarafından yasal süre içinde herhangi bir cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ; ... 14. İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı takip dosyası, taraflar arasında imzalanan 22/09/2014 tarihli ve 1.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi, ... 6. Noterliğinin... tarihli ve ... yevmiye numaralı hesap kat ihtarnamesi ve tebliğ şerhleri, davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları, banka kayıtları, takip tarihinden sonra ve dava tarihinde önce yapılan kısmi ödemelere ilişkin dekont suretleri, nüfus kayıtları, ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...E. ...K. sayılı veraset ilamı, ...13. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E.... K. sayılı ve ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı mirası ret kararları, ... 48. Noterliğinin ... tarihli alacağın temliki sözleşmesi celp edilmiş incelenmiştir. Dosya, alacak miktarının tespiti ve hesaplanması amacıyla rapor alınmak üzere Emekli Banka Müdürü ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 24/02/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak; "... 1- Davacı bankanın davalılardan 01/02/2019 takip tarihi itibarıyla itibarıyla 49 098,60 TL asıl alacak, talebiyle bağlı olarak 225,04 TL işlemiş Faiz ve yine talebiyle bağlı olarak 11,25 faizin %5 gider vergisi ve 1.050,72 TL ihtar gideri olmak üzere toplam 50.391,61 TL alacaklı olduğu, 2- Takip tarihinden horç tamamen ödeninceye kadar 49.098.60 TL Matrah üzerinden %33 temerrüt faizi ile bunun %5'i gider vergisinin istenebileceği. 3- Takip tarihi ile dava tarihi arasında yapılan 3 adette 12.435.-TL lik ödeme ile takip tarihi itibarıyla hesaplanan 50.391,61 TL borcun tamamen tasfiyesi söz konusu olamayacağından bu ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğimce dikkate alınmasının uygun olacağı, 4- Ayrıca, takip tarihi 01.02.2019 ile dava tarihi 30.09.2020 arasında yapılanı 3 adette toplam 12.435, TL'lik kısmi ödemeler: öncelikle faiz ve ferilerden tenzil edilmek suretiyle yaptığımız hesaplamalar sonucunda davacı bankanın tüm davalılardan 43.415,48 TL asıl alacak 13.3202,50 TL temerrüt faizi, 665,12 TL'da gider vergisi olmak üzere toplam 57.383,10 TL alacaklı olduğu ve dava tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar 43.415,48 TL matrah üzerinden %18 temerrüt faizi ile bunun %5'i gider vergisinin istenebileceği, Sonuç ve kanaatine varılmıştır ..." şeklinde tespit edilmiştir. Denetime açık ve gerekçeli bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Dava, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın asıl borçlu ve müteselsil kefillerden tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalılardan Mehmet Kınalı yargılama sırasında 29/05/2022 tarihinde vefat etmiştir. ... 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin ...E. ...K. sayılı veraset ilamı uyarınca mirasçı olarak ..., ..., ..., ..., ...'ı bırakmıştır. Mirasçılardan ... ... 13. Sulh Hukuk Mahkemesinin ... E. ... K. sayılı kararı mirasçılardan ... ve ... ... 2. Sulh Hukuk Mahkemesi ... E. ... K. sayılı kararı uyarınca muristen intikal eden mirası kayıtsız ve şartsız olarak reddetmiş, işbu kararlar kesinleşmiştir. Bu suretle halihazırda davalı ... mirasçıları ... ve ... olup adı geçen mirasçılar için ayrı ayrı davetiye tebliğ edilmiştir. Bu suretle usuli noksanlık tamamlanmış ve taraf teşkili sağlanmıştır. Mirası reddeden mirasçıların, ret sebebiyle borçtan hukuken sorumlulukları bulunmamaktadır. ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası celp edildip incelendiğinde, takip alacaklısının ... Bankası A.Ş., takip borçlularının ... Ltd. Şti, ... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti, ... ve ... olduğu, takip alacaklısının 49.098,60 TL Asıl Alacak, 225,04 TL İşlemiş Faiz, 1.056,72 TL ihtar gideri ve 11,25 TL Bsmv olmak üzere toplam 50.391,61TL alacak için takip borçluları hakkında icra takibinde bulunmuştur. ... Bankası A.Ş. ile davalı ... Ltd. Şti. arasında 22/09/2014 tarihli ve 1.000.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmmıştır. İşbu genel kredi sözleşmesine diğer davalılar limit tutarının tamamı kadar müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla kefil olmuştur. Genel kredi sözleşmesi kapsamında davalı asıl borçluya ticari kredi kartı tahsis edilmiş, ancak asıl borçlu tarafından sözleşmede kararlaştırılan şekilde kredi kartı borçları bankaya ödenmemiştir. Alacağı temlik eden banka ... 6. Noterliğinin ... tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile 10/01/2019 tarihi itibariyle hesabı kat etmiş, ticari kredi kartı sebebiyle bankaya olan toplam 49.098,60 TL borcun 24 saat içinde ödenmesini talep etmiştir. Kat ihtarı davalı asıl borçlu ...Ltd. Şti. davalı kefil ...ve davalı kefil ... Ltd. Şti.ye 15/01/2019 tarihinde, davalı kefil ... Ltd. Şti ve davalı kefil ...'ya 16/01/2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmiştir. Banka tarafından verilen atıfet süresine rağmen borç bankaya ödenmemiştir. Bu durum üzerine banka tarafından takip borçluları olan davalılar hakkında ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası icra takibi başlatılmıştır. Davalıların ilamsız icra takibine itirazları üzerine takip durdurulmuş, takibe devam edilmesi amacıyla işbu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, ... Bankası A.Ş. yazılı şekilde düzenlenen alacağın temliki sözleşmesi ile dava konusu alacağı ... A.Ş.ye temlik etmiştir. Davacı varlık yönetim şirketinin yazılı şekilde düzenlenen alacağın temliki sözleşmesi uyarınca dava konusu alacağın takip ve dava edilmesi noktasında aktif husumetinin varlığı tartışmasızdır. Genel kredi sözleşmelerinden kaynaklanan alacakların hesabın kat edildiği tarih itibariyle muaccel hale gelecekleri, muacceliyet için kat ihtarının tebliğine gerek olmadığı, kat ihtarının tebliğinin ancak muhatap borçlu ya da kefiller için takip öncesi temerrüt durumunu etkilediği, öte yandan genel kredi sözleşmesine müteselsil kefil sıfatıyla kefil olan kişilerin asıl borçlu gibi kredi borcundan kefalet ettikleri tutar kadar hukuken sorumlu bulundukları, bu bağlamda asıl borçlunun genel kredi sözleşmesindeki kredi borçlarını ödeyememesi halinde, alacaklının müteselsil kefilleri takip ve dava edebileceği konusunda duraksama yoktur. Esasen, genel kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzalayan davalıların imza inkarı bulunmadığından, kefalet sözleşmesi uyarınca davacıya karşı hukuken sorumludur. Uyuşmazlığın temeli, genel kredi sözleşmesi kapsamında tahsis edilen ticari kredi kartı sebebiyle alacağı temlik alan davacının asıl borçlu ve müteselsil kefil olan davalılardan alacaklı olup olmadığı, varsa alacağının miktarı konusunda olduğu görülmektedir. Öncelikle belirtmek gerekir ki, eldeki itirazın iptali davası 30/09/2020 tarihinde açılmış olup, icra takibinden sonra ancak işbu itirazın iptali davasından önce takip borçluları 29/03/2019, 08/05/2019 ve 31/05/2019 tarihlerinde 12.435,00 TL kısmi ödeme yaptığından dava dilekçesinde dava değeri 37.956,61 TL olarak gösterilmiştir. Bilindiği üzere, icra takibinden sonra ancak itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan kısmi ödemelerin TBK 100. maddesi uyarınca hesaplanacak alacak miktarından öncelikle işlemiş faiz ile takip harç ve giderlerinin mahsup edilmesi, akabinde davacının dava tarihi itibariyle itirazın iptalini talep edebileceği alacak miktarının hesaplanması - tespit edilmesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. HD 2014/17299 E, .... K; Yargıtay 11. HD.... E. ... K; İstanbul BAM 12. HD. ... E. ... K. ) Meselenin halli, teknik bilgi ve nitelikli hesaplama gerektirdiğinden banka kayıtları üzerinde bankacılık alanında uzman bilirkişi vasıtasıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bankacı bilirkişi 24/02/2023 tarihli raporunda, alacağı temlik alan davacının takip tarihi itibariyle davalılardan hesaplanan miktarlardan daha az tutarda talepte bulunulması sebebiyle talep bağlılık ilkesi uyarınca icra takibinde yer alan 50.391,61 TL alacaklı olduğunu, ancak takip tarihinden sonra ve fakat itirazın iptali davası açılmadan önce 29/03/2019, 08/05/2019, 31/05/2019 tarihlerinde yapılan 12.435,00 TL kısmi ödemenin TBK 100. maddesi uyarınca öncelikle işlemiş faiz ve takip masraflarından düşülmek suretiyle dava tarihi itibariyle alacak miktarının hesaplanması gerektiği, bu çerçevede yapılan hesaplama uyarınca davacının dava tarihi itibariyle davalılardan 43.415,48 TL asıl alacak, 13.302,50 TL işlemiş faiz, 665,12 TL Bsmv olmak üzere toplam 57.383,10 TL alacaklı olduğu, TBK 100. maddesi uyarınca dava tarihi itibariyle bu tutar üzerinden davacının takibe devam edebileceği belirtilmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki; bankacı bilirkişinin 24/02/2023 tarihli raporunun, hem ticari krediler hem de genel kredi sözleşmesi kapsamında tahsis edilen kredi kartı yönünden gösterilen yasal geciktirici nedenlerin yerinde olduğu, rapor içeriğinde kat ihtarı, kat ihtarının tebliğ tarihi ve atıfet süresine göre temerrüt tarihinin doğru olarak tayin edildiği, ayrıca hesaplamada uygulanan akdi ve temerrüt faiz oranlarının sözleşme hükümleri nazara alınarak isabetli şekilde belirlendiği, bu noktada raporda akdi ve temerrüt faizi oranları için bilimsel yönden yapılan açıklamaların isabetli olduğu, asıl alacak, işlemiş faiz, BSMV ve masraf hesabı yönünden yapılan hesaplamaların doğru olarak takdir ve tayin edildiği, takip tarihinden sonra ve fakat itirazın iptali davası açılmadan önce yapılan kısmi ödemenin TBK 100. maddesi uyarınca öncelikle işlemiş faiz ve takip masraflarından düşülmek suretiyle dava tarihi itibariyle alacak miktarının hesaplanması yerleşik içtihatlara uygun olduğu, ayrıca hesaplamalarda herhangi bir maddi hatanın bulunmadığı, nihayetinde banka kayıtları üzerinde ve yerinde yapılan inceleme sonucunda oluşturulan raporun kapsamlı, gerekçeli, denetime elverişli ve uyuşmazlığı giderici mahiyette olduğu görülmüş, rapor içeriği denetlenerek hükme esas alınmıştır. Ne var ki, eldeki itirazın iptali davası 30/09/2020 tarihinde açılmış olup icra takibinden sonra ancak işbu itirazın iptali davasından önce takip borçlularınca 29/03/2019, 08/05/2019 ve 31/05/2019 tarihlerinde yapılan 12.435,00 TL kısmi ödemeler sebebiyle dava dilekçesinde dava değeri 37.956,61 TL olarak gösterilmiştir. Davacı tarafça işbu dava değeri üzerinden harç yatırılmıştır. Bu halde, davacının dava dilekçesinde gösterdiği ve harçlandırdığı dava değeri aşılamaz. Nitekim, taleple bağlılık esastır. Hakim, talepten fazlasına karar veremez (HMK 26/1). Mahkememizce, bu durum gözetilerek davacının talebiyle bağlı kalınarak ve talep aşımı yapılmadan (İstanbul BAM 13. HD.... E....K.) davanın kabulüne davalıların ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış oldukları itirazın iptali ile takibin 37.956,61 TL alacak üzerinden; 37.956,61 TL alacak miktarına dava tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %18 oranında ve değişen oranlarda temerrüt faizi ile bu tutarın %5'i oranında gider vergisi uygulanmak suretiyle devamına karar verilmiştir. Ayrıca, nakdi alacak yönünden alacak likit ve muayyen olduğu için İİK 67/2. maddesindeki yasal koşullar oluştuğundan davalılar aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere); Davanın KABULÜ ile, 1-Davalıların ... 14. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına yönelik yapmış oldukları İTİRAZIN İPTALİ ile, takibin 37.956,61 TL alacak üzerinden; 37.956,61 TL alacak miktarına dava tarihinden itibaren borç tamamen ödeninceye kadar yıllık %18 oranında ve değişen oranlarda temerrüt faizi ile bu tutarın %5'i oranında gider vergisi uygulanmak suretiyle DEVAMINA, 2-Alacağın likit ve muayyen olduğu anlaşılmakla hükmedilen alacağın ( 37.956,61 TL ) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 3-Kabul edilen dava değeri (37.956,61 TL) üzerinden alınması gereken 2.592,81 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 396,25 TL harcın mahsubu ile eksik kalan bakiye 2.196,56 TL harcın davalılardan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan 396,25 TL peşin harç, 1.160,00 TL posta ve tebligat masrafı ile 3.050,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.606,25 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 5-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesi uyarınca maktudan az olmamak koşulu ile belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya VERİLMESİNE, 6-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.302,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin davalılardan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 7-HMK' nın 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan anacak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgili tarafa veya vekiline İADESİNE, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, HMK 341/2 maddesi uyarınca miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 30/04/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/537, K. 2025/326, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-2-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-537-e-2025-326-k-07039116add3