İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/295 E. 2024/24 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/295
- Karar No
- 2024/24
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/295 Esas KARAR NO : 2024/24 İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'NİN ...ESAS... KARAR SAYILI 10/01/2022 TARİHLİ BİRLEŞTİRME KARARI İLE GELEN DOSYADA; DAVA : Tazminat (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2021 KARAR TARİHİ : 15/01/2024 GEREKÇELİ KARARIN Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan), Tazminat (Vekalet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Asıl Davada Dava Dilekçesi: Davacı vekili dava dilekçesinde; ...'ın uzun yıllardır büyük inşaatların cephe kaplamaları işlerini yapmakta olduğunu, Davalının ise ...Ticari İşletmesi ile Alüminyum kalıp ve doğrama işlerinde hizmet verdiğini, ...'ın yüklenici sıfatıyla 187.000,00 TL + Kdv bedelini ödeyeceği ve karşılığında alt yüklenici sıfatıyla ...'in Alimünyum Doğrama Montajı, Cam montajı ve izolasyon montajı vb. edimlerini ifa edeceği şekilde taraflar arasında “... PROJESİ” ile ilgili olarak 18/06/2014 imza tarihli sözleşme imzalanarak ticari ilişki kurulmuş olduğunu, ... tarafından yapılan işlere ilişkin bedeller ... tarafından önce avans olarak ödenmekte ve sonrasından ... tarafından fatura düzenlenmekte olduğunu, sözleşmede belirtilen bedel ...tarafından ödenmiş olsa da edimin ifası için sözleşme kapsamından başkaca çeşitli işlerin ihtiyacı vuku bulduğunu ve hak edişlere göre ilgili diğer işlerin ilişkin bedellerinde ...'e ödenmiş olduğunu, tüm ödemelere ilişkin dekontların mevcut olduğunu ve ek.2 olarak dilekçe ekinde sunduklarını ayrıca iş ilişkisi kapsamında ... tarafından ödenmesi gereken çeşitli giderlerin, kendisi tarafından ödenmeyeceğinin anlaşılması üzerine yapılan işin aksamaması için üçüncü kişilere ... adına ödemelerin kendileri tarafından yapıldığını ve bu ödemelerin yansıtma faturalarıyla cari hesaba kaydedilerek muhasebeleştirildiğini, İş bitimi sonrasında 2021 yılı başında yapılan muhasebe kontrollerinde ... tarafından düzenlenen ek.4'te ki faturalar ile kendisine yapılan ödemeler, yansıtma faturaları, stopaj kesintisi (ek5) karşılaştırıldığında davalıya 52.337,11 TL fazla ödeme yapılmış olduğu ve davalının fazla ödemeleri iade etmediğinin anlaşıldığını ve bunun üzerine yasal yollara başvurulduğunu, İstanbul ... İcra Dairesi Müdür ün ...E. numarasında kayıtlı icra takibindeki ödeme emrine Borçlu ... tarafından itiraz edilmekle başlatılan icra takibinin durdurulmuş olduğunu, ... tarafından yapılan ödemelere ilişkin dekontlar, yansıtma faturaları, iade bedel, stopaj kesintisi ile 2016 yılından sonra yapılan ödemeler incelendiğinde, 521.072,80 TL ödeme yapıldığı dolaylı harcamalardan stopaj ödemesinin 7.282,04 TL olduğu, dolaylı olarak yapılan diğer ödemeler ile 42.129,44 TL yansıtma faturası kesilmesi ve ödenen 1.000,00 TL'nin iade olarak düşülmesiyle davalıya toplamda 569.484,04 TL ödenmiş olmasına rağmen, davalı tarafından kesilen faturaların toplam tutarının 517.146,80 TL olduğunu ve dolayısıyla davalıya 53.337,11 TL fazla ödeme yapıldığının anlaşıldığını, İcra takibi başlatılırken daha önce iade edilmiş olan 1.000,00 TL'lik tutar sehven gözden kaçmış olması nedeniyle ve takipte asıl alacak 53.337,11 TL olarak belirlendiğini, tüm kanuni hakların saklı tutarak, asıl alacak olarak 52.337,11 TL bu asıl alacağın ferileri ve bu tutar üzerinden hesaplanacak faizinin ödenmesini sağlayacak şekilde müddeabihin 52.337,11 TL olduğu kısmi bir dava olduğunu ve icra takibine yapılan itirazın iptali gerektiğini, davanın kabulünü, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Asıl Davada Cevap Dilekçesi: Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinin süresinde olmadığı anlaşıldı. Birleşen Davada Dava Dilekçesi: Dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı... Ataköy projesinin dış cephe yapımı konusunda anlaşıldığını, davacının işlerini yaparken sebepsiz bir şekilde şantiyeye alınmayıp kovulduğunu, akdin davalı tarafından fiilen feshedildiğini, davacının kovularak akdin feshi nedeniyle işçilere bu iş için alınan işçilere lüzumsuz maaş ve sigorta paralarının ödendiğini, anlaşma gereği alacağı paranın ödenmediğini, davalı şirketin İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile yanlışlıkla fazla ödeme yaptığını iddia ettiğini ileri sürerek alacak davası açmış ise de bu parayı... projesine mahsuben avans şeklinde ödeme yaptığını, bu dosya ile açılan ... Asliye Ticaret... esas sayılı dosya doğrudan ilişkili olup birleştirilmesi gerektiğini belirterek davanın kabulü ile fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak kaydıyla şimdilik 180.000,00 TL kar mahrumiyeti alacağının vadesiz mevduata uygulanan en yüksek banka faizi, avukatlık ücreti vekaleti ve mahkeme masrafları ile birlikte davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen Davada Cevap Dilekçesi: Birleşen dosyada davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin davacı tarafından haksız olarak feshedildiğini, ödenen bedeller için fatura düzenlenmediğini, talebin zamanaşımına uğradığını ve açılan asıl davadaki hukuki durumu örtmek için böyle bir dava açıldığını öne sürerek davanın reddini savunmuştur. DELİLLER: ...Ticaret Odası Başkanlığı'na müzekkere yazılarak Davalı ... (VN:...)'un tebligata yarar adresinin Mahkememize gönderilmesi istenilmiştir. İstanbul ... Asliye Ticaret Mahkemesi'ni... esas ...karar sayılı 10/01/2022 tarihli birleştirme kararı ile dosyamızla birleştirildiği anlaşıldı. Davacı Tanığı ... mahkememize getirtilip yemini yaptırılarak olay hakkındaki görgü ve bilgisi sorulmuştur. Davacı Tanığı ... mahkememize getirtilip yemini yaptırılarak olay hakkındaki görgü ve bilgisi sorulmuştur. Davalı Tanığı ... mahkememize getirtilip yemini yaptırılarak olay hakkındaki görgü ve bilgisi sorulmuştur. 30/01/2022 tarihinde Maliyeci Bilirkişi vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır. 12/06/2023 tarihinde Nitelikli hesaplama uzmanı, Mali müşavir ve İnşaat mühendisi bilirkişisi heyeti vasıtası ile bilirkişi raporu alınmıştır. GEREKÇE: Asıl dava, itirazın iptali istemine; birleşen dava ise, haksız fesih sebebiyle kâr mahrumiyeti zararının tazmini istemine ilişkindir. Davacı birleşen davalı yüklenici ile davalı birleşen davacı taşeron arasında...Projesi’nin alüminyum doğrama işlerinin yapılması için 18/06/2014 tarihli ve ...Projesi’nin alüminyum doğrama işlerinin yapılması için 25/06/2016 tarihli sözleşme bulunmaktadır. Taraflar arasındaki ihtilafa konu hukuki ilişki bu iki sözleşmeden kaynaklanmaktadır. Asıl davada davacı birleşen davalı, taşerona avans niteliğinde ödediği fazla paranın iadesi için başlattıkları icra takibine yapılan itirazın iptalini talep etmiştir. Birleşen davada davalı birleşen davacı ise, ... Projesi’nde şantiye alanına alınmadığı gerekçesi ile sözleşmenin haksız olarak feshedildiğini öne sürerek mahrum kaldığı kâr kaybının tazminini talep etmiştir. İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir. İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir. İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır. Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir. Asıl davada dava konusu takip dosyasının incelenmesinde, takibin usul ve yasaya uygun olduğu, takipte yapılan itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki iki sözleşmenin de incelenmesinde taşeronun ücretinin hak ediş usulüne göre ödeneceği, her ay yapılacak kontrol üzerine düzenlenecek olan fatura karşılığı ödemelerin yapılacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Sözleşme bedellerinin incelenmesinde...Projesi için kararlaştırılan bedelin 220.810,78 TL, ... Projesi için kararlaştırılan bedelin 729.732,39 TL olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan bilgi ve belgeler ile tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile hazırlanan 09/06/2023 tarihli bilirkişi raporu uyarınca davalı birleşen davacı taşeronun...Projesi için toplamda 218.810,78 TL tutarında, ... Projesi için toplamda 298.254,22 TL tutarında fatura düzenlediği tespit edilmiştir. Proje bedelleri ile düzenlenen faturaların karşılaştırılması sonucu...Projesi işinin tamamlandığı, ancak... Projesi işinin tamamlanmadığı kanaatine varılmıştır. Davacı birleşen davalı yüklenicinin yaptığı ödemelerin tespitinde, tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olmasına rağmen birbirlerini doğrulamaması sebebiyle tek başına ticari defterlerin iddiaları ispatlama kuvvetinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu sebeple davacı birleşen davalı tarafından dosyaya ibraz edilen ödeme belgeleri ile yansıtma faturaları gözetilerek yapılan ödemelerin tespiti yoluna gidilmiştir. Davacı birleşen davalı yüklenicinin dosyaya sunduğu ödeme belgelerine göre yaptığı toplam ödeme miktarı 521.073,26 TL’dir. İki proje için düzenlenen fatura toplamı olan 517.065,00 TL’nin bu meblağdan mahsubu ile davacı birleşen davalı şirketin 4.008,26 TL fazla ödeme yaptığı kabul edilmiştir. Davacı birleşen davalı yaptığı fazla ödeme dışında, alacaklı olduğu yansıtma faturaları da dosyaya ibraz etmiştir. Sunulan 6 adet faturanın incelenmesinde fatura konularının işçilik kalemlerine ilişkin olduğu ve sözleşme gereği bunlardan davalı birleşen davacı taşeronun sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır. Dolayısıyla davacı birleşen davacının bu yansıtma faturalar sebebiyle alacak talebi haklıdır. Dosyada mevcut 6 adet faturanın toplam bedeli 42.129,44 TL’dir. Asıl dava konusu takipte davacı birleşen davalının yaptığı fazla ödeme ve fatura alacağı olarak toplam 46.137,70 TL alacaklı olduğu; takip öncesinde davalı birleşen davacı borçluyu usulüne uygun bir şekilde temerrüde düşürmediği için işlemiş faiz talep edemeyeceği kanaatiyle asıl davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Alacağın likit olmaması sebebiyle şartları oluşmayan icra inkâr tazminatı talebi de mahkememizce kabul edilmemiştir. Birleşen davada davalı birleşen davacı... Projesi işinde şantiye alanına alınmadığını iddia etmiştir. TBK’nin eser sözleşmelerine ilişkin hükümlerinin incelenmesinde iş sahibinin yasal olarak tek borcunun ücret ödeme borcu olduğu, işin yapılmasını engellememe gibi bir borcunun bulunmadığı görülmektedir. Ancak çoğu zaman eser sözleşmelerinin iş sahibinin arsasında veya sorumluluğundaki bir alanda gerçekleşmesi sebebiyle eseri meydana getirecek kişinin inşaat alanına alınmaması alacaklı temerrüdüne sebep olur. İş sahibinin, eseri meydana getirecek kişiyi inşaat alanına almamasının yanında onunla çalışmak istemediğini beyan etmesi karşısında artık iş sahibinin TBK md. 484 uyarınca tazminat karşılığı (keyfi) fesih hakkını kullandığının kabulü gerekir. Somut olayda dosya kapsamındaki belgelerin incelenmesinde davalı birleşen davacı taşeronun inşaat alanına alınmadığına dair tanık beyanları dışında ihtar, tutanak vb. bir belgenin olmadığı, sonuçta davalı birleşen davacı taşeronun usulüne uygun bir fesih işleminde de bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı birleşen davalı yüklenici ise, davalı birleşen davacı taşeronun iş yerine gelmediğine dair tutmuş olduğu tutanaklar dosyada bulunmaktadır. Dosyadaki tüm delillerin değerlendirilmesi sonucu... Projesi’nde davalı birleşen davacı taşeronun işi bıraktığı, şantiyeye alınmama iddiasının ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır. Zira davalı birleşen davacının basiretli bir tacir gibi davranarak şantiyeye alınmaması durumunda bunu tutanak ile tespit etmesi ve gerekirse ihtarda bulunması beklenirdi. Bunun yanında davacı birleşen davalı tarafından dosyaya sunulan yazılı belgeler karşısında, davalı birleşen davacının dayandığı tanık anlatımları iddiaları ispata yeter değildir. TBK md. 473’e göre eseri meydana getirecek olan kişinin işe başlama ve işi yürütme yükümlülüğü bulunmaktadır. İşin kararlaştırılan tarihte bitirilemeyeceğinin anlaşılması halinde de sözleşmeden dönme hakkı ortaya çıkar. Somut olayda... Projesi’nin tamamlanmadığı teknik bilirkişi incelemesi sonucu tespit edilmiştir. Buna rağmen taraflar usulüne uygun bir şekilde fesih bildiriminde bulunmamıştır. TBK md. 473’e göre yasal olarak sözleşmeden dönme hakkı mevcut olup, sözleşmeden dönme ile birlikte taraflar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre birbirlerine verdiklerini geri isteyebilirler. Davalı birleşen davacının yaptığı iş karşılığı düzenlediği faturaların karşılığının davacı birleşen davalı tarafından ödendiği, ödenmeyen faturanın bulunmadığı tespit edilmiştir. Dolayısıyla davalı birleşen davacının yaptığı iş sebebiyle herhangi bir alacağının kalmadığı ve kendi kusuruyla sözleşmenin sona ermesine sebep olması nedeniyle mahrum kaldığı kâr talebinin yerinde olmadığı kanaatiyle birleşen davanın reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden; A-Asıl dava yönünden: 1-Davanın kısmen kabul kısmen reddine, -İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün... Esas sayılı takip dosyasında davalı-birleşen davacı borçlu tarafından yapılan itirazın 46.137,70 TL’lik kısmının iptaline; takibin, 46.137,70 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık ticari temerrüt faiziyle birlikte devamına, -Fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-İcra inkâr tazminatı talebinin reddine, B-Birleşen İstanbul... ATM 2021/830 Esas sayılı dava yönünden: 1-Davanın reddine, Asıl dava yönünden 1-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 3.151,67-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 3.110,65-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 41,02-TL harcın davalı - birleşen davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, 2-Davacı - birleşen davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL maktu vekalet ücretinin davalı - birleşen davacıdan alınarak davacı - birleşen davalıya verilmesine, 3-Davalı - birleşen davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 17.900,00-TL vekalet ücretinin davacı - birleşen davalıdan alınarak davalı - birleşen davacıya verilmesine, 4-Davacı - birleşen davalı tarafından yapılan; 59,30-TL Başvuru Harcı, 3.073,95-TL Peşin/nisbi Harcı, 36,70-TL Tamamlama Harcı, olmak üzere toplam 3.169,95TL harcın davalı - birleşen davacıdan alınarak davacı - birleşen davalıya verilmesine, 5-Davacı - birleşen davalı tarafından yapılan; 7.050,00-TL Bilirkişi ücreti, 253,35-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 7.303,35-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 4.339,06-TL lik kısmının davalı - birleşen davacıdan alınarak davacı - birleşen davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı - birleşen davalı üzerinde bırakılmasına, 6-Davalı - birleşen davacı tarafından yapılan; 6.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 320,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 6.320,00-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.565,28-TL lik kısmının davacı - birleşen davalıdan alınarak davalı - birleşen davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davalı - birleşen davacı üzerinde bırakılmasına, 7-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 784,24-TL lik kısmının davalı - birleşen davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, kalan 535,76-TL lik kısmın ise davacı - birleşen davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 8-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, Birleşen dava yönünden 1-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 427,60-TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 466,19-TL'nin davalı - birleşen davacıya iadesine, 2-Davacı - birleşen davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 28.800,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalı - birleşen davacıdan alınarak davacı - birleşen davalıya verilmesine, 3-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.320,00.-TL arabuluculuk ücretinin davalı - birleşen davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/01/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır