İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/79 E. 2025/630 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/79
Karar No
2025/630
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/79 Esas KARAR NO :2025/630 DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:31/01/2025 KARAR TARİHİ:30/09/2025 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle;Davacı şirket ...’de yapımı devam eden yazlık villa inşaatının ana giriş kapısının yapımı ve montajı konusunda davalı şirket ile temasa geçilerek davalı şirket yetkilileri ... ve... WhatsApp yoluyla “bina ana giriş kapı modeline ilişkin model ve fiyat teklifinde” bulunduklarını, model ve fiyat teklifi önerileri davacı şirket yetkilileri tarafından olumlu olarak değerlendirilmiş ve taraflar seçilen kapının davalı şirket tarafından 668.000,00 TL + KDV proje bedeli karşılığında üretilmesi ve montajı konusunda ana noktalarda mutabık kalındığını, karşılıklı mutabakat sonrası davalı şirketin avans talebi üzerine davacı şirket cari hesap ekstresinden de anlaşılacağı üzere 162.000,00 TL avans ödemesi yaptığını, ödeme sonrası davalı şirket yetkilileri ile davacı şirket yetkilileri arasında sipariş edilen kapının modeline, montajına ve iş süresine dair teknik ayrıntılarda uyuşmazlıklar çıkması üzerine anlaşma iptal edildiğini, ancak avans ödemesinin müvekkiline iade edilmediğini, bunun üzerine davalı şirket aleyhine .... İcra Müdürlüğü’nün 2024/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının ödeme emrine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu beyan ederek; itirazın iptali ile takibin devamına ve davalı aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalıya usulüne uygun olarak dava dilekçesi tebliğ edilerek taraf teşkili sağlanmış olup davalı tarafından süresi içerisinde dosyaya herhangi bir cevap dilekçesi verilmediği anlaşılmakla HMK M.128 hükmü uyarınca davalının dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaları inkar etmiş sayılmasına karar verilerek yargılama yapılmıştır. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, eser sözleşmesi kapsamında ödenen bedelin iadesi için başlatılmış olan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Somut olayda; Davacı şirketin ...’de yapımı devam eden yazlık villa inşaatının ana giriş kapısının yapımı ve montajı konusunda davalı şirket ile sözlü olarak anlaşmış olması sebebiyle davalıya ödenen 162.000,00 TL avans bedelinin eserin alımından vazgeçilmiş olması üzerine sebepsiz zenginleşme hükümleri uyarınca davalıdan tahsili istemiyle davalı aleyhine başlatılmış olan.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesi istemiyle işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu dava dosyasının temelini teşkil eden icra dosyasında yapılan kontrolde borçlunun süresi içerisinde icra dosyalarına yapmış olduğu itirazın alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Bu nedenle davacının açmış olduğu davasının süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. İcra dosyası celp edilip incelendiğinde davacının takip öncesi işlemiş faiz alacağından feragat etmiş olduğu nitekim bu davayı da asıl alacak miktarı üzerinden açmış olduğu görülmekle dava değerinin 162.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki sözleşme, dava tarihinde yürürlükte bulunan TBK'nın 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi niteliğindedir. Eser sözleşmeleri niteliği gereği tam iki tarafa borç yükleyen sözleşmelerden olup, sözleşme gereğince yüklenici bir eser meydana getirmeyi, iş sahibi de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi taahhüt eder. Bu haliyle uyuşmazlığın, sözleşmenin yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan, 6098 sayılı TBK'nın 470 v.d. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesi hükümleri gereğince çözümlenmesi gerektiği anlaşılmaktadır. Her iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olan eser sözleşmesinde “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsur vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp zamanında tamamlayarak teslim etmeyi, iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemeyi üstlenmektedir. Somut olay bakımından tarafların tacir olmaları sebebiyle defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucunda hazırlanan bilirkişi raporunda özetle; 08.04.2025 Tarihli Ara Kararın 4. Bendinde davacı vekiline ve davalı tarafa 2 HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde (duruşmada hazır bulunan taraf bakımından duruşma tarihinden / hazır bulunmayan taraf bakımından işbu duruşma zaptının tebliği tarihinden itibaren başlamak kaydıyla) TTK'nın 64-88-83/son maddeleri ve HMK'nın 216-222-220/son maddeleri gereğince 2024- 2025 yıllarına ait ticari defter ve belgelerinin eksiksiz bir şekilde mahkememize ibraz edilmesi veya bulunduğu yerlerin açıklanması, aksi halde bunları ibrazdan kaçınmış sayılacağının ve mazeretsiz ibraz edilmemesi halinde bir daha ibraz edemeyeceğiniz ve davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin incelenmesi sonucu bunların usul ve yasaya uygun tutulmuş olması halinde hasmının ticari defter ve belgelerinin sonucuna göre işlem yapılacağı hususu ile ayrıca davadaki hasmının ticari defter ve belgelerinin usulsüz olması, incelenmemesi, incelettirilmemesi, incelenememesi, ibraz edilmemesi, usulüne uygun olmasına rağmen kendisi lehine delil teşkil etmemesi hallerinde mahkemenin duruma göre ibraz etmekten kaçındığı ticari defter ve belgelerinin içerikleri konusundaki hasmının beyanlarını doğru olarak kabul edebileceği ve belirtilen sürenin kesin süre olduğunun ihtar edildiği, davalı vekilinin duruşmada hazır bulunduğu halde davalı şirketin ticari defterlerini mahkemeye ibraz etmediği gibi bulunduğu yeri de açıklamadığı, bu nedenlerle davalı şirket ticari defterleri üzerinde inceleme yapılamadığı, Davacı şirketin 2024 Yılında ticari defterlerini TTK 64/3 hükümleri doğrultusunda zamanında tasdik ettirildiği, defterlerin usulüne uygun tutulduğu ve birbirini doğruladığı davacı şirket ait 2024 Yılı ticari defterlerin HMK 222/2 hükümlerine göre delil teşkil ettiği, ... Vergi Dairesi Müdürlüğü 12.02.2025 tarih 211005 Sayılı yazısına ekli davalı şirkete ait karşılaştırmalı BS BA formlarına göre; davalı şirketin, davacı şirkete 2024 Yılında herhangi bir mal/hizmet faturası düzenlemediği, ... İhtisas Vergi Dairesi Müdürlüğü 26.02.2025 tarih 45889 Sayılı yazısına ekli davacı şirkete ait karşılaştırmalı BS BA formlarına göre; davacı şirketin, davalı şirketten 2024 Yılında herhangi bir mal/hizmet faturası almadığı, Davacı şirket ticari defterleri ile dava konusu muhasebe hesap ve kayıtlarına göre davacı şirketin davalı şirkete 08.11.2024 tarihinde 162.000,00.-TL tutarında EFT gönderdiği 08.11.2024 tarihinden itibaren davalı şirketten 162.000,00.-TL cari hesap alacağının olduğu, Kanaatine varıldığı mahkememize bildirilmiştir. Yargılama esnasında dinlenen tanık beyanında davalının herhangi bir şekilde edimini ifa etmediği beyan edilmiş olup davalı tarafça aksini ispatlar mahiyette herhangi bir delilin dosya ibraz edilmemiş olması, alınan hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporu kapsamında davacı tarafın ödemiş olduğu kapı ücreti kadar davalının sebepsiz zenginleştiği kanaatine varılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda davacının davasında haklı olduğu, dava konusu asıl alacağın ödenen bedelin iadesi isteminden kaynaklı olması sebebiyle likit olduğu ve davalının haksız olarak takibe itiraz etmiş olduğu anlaşılmakla davacının icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilmekle bu davaya konu edilen ve mahkememizce kabulüne karar verilen asıl alacak tutarı olan 162.000,00 TL 'nin %20'si oranında olan 32.400,00 TL'nin icra inkar tazminatı olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1-Davacının DAVASININ KABULÜ ile; davalının.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı icra takip dosyasına vaki 162.000,00 TL asıl alacağa yönelik itirazının iptali ile takibin bu miktar üzerinden kaldığı yerden devamına, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 162.000,00 TL 'nin %20'si oranında olan 32.400,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli olan 11.066,22-TL karar ilam harcından dava açılırken başlangıçta peşin olarak alınan 1.937,41-TL harcın mahsubu ile eksik kalan 9.128,81-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından sarf edilen dava açılış gideri: 2.640,31-TL (başvurma, vekalet harcı ve peşin harç) davetiye, posta gideri: 640,00-TL, bilirkişi ücreti: 5.000,00-TL olmak üzere toplam: 8.280,31-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 4.600,00-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan gider avansın arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/79, K. 2025/630, T. 30.09.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-79-e-2025-630-k-9c52f60e80f9