İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/561 E. 2024/86 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/561
Karar No
2024/86
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/561 Esas KARAR NO : 2024/86 DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ : 28/08/2023 KARAR TARİHİ : 06/02/2024 Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda: GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; 30/06/2019 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul araçın geri manevrası esnasında yaya olan ...'ya çarpması neticesinde trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkil ... yaralandığını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsü 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusurlu olduğunu, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta Poliçesi kapsamında Plakası tespit edilemeyen araç ... Hesabı'nın sorumluluğundad olduğunu, müvekkili tarafından davalıya başvuru yapılmış olup davalı ... hesabı tarafından herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkilinin söz konusu trafik kazası nedeniyle, ... Üniversitesi Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nden 26/11/2019 tarihinde alınan maluliyet raporuna göre %10 oranında malul kaldığını, davanın Belirsiz Alacak Davası olarak kabulünü, maluliyet oranı dahil olmak üzere fazlaya ilişkin tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 500 TL Sürekli iş göremezlik, 250 TL Tedavi Gideri, 250 TL Geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere şimdilik toplam 1.000 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının sakatlığına sebep sürekli sakatlık tazminat istemli olarak Sigorta Tahkim Komisyonu’na... sayılı dosyası ile başvuru yapıldığını, Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından verilen karara karşı itiraz hakem heyetine başvuru yapıldığını, İtiraz Hakem Heyeti ... sayılı kararı ile bozma kararına uygun olarak davacının kazayı ispat edememesi nedeniyle başvurunun reddine karar verildiğini, İtiraz Hakem Heyeti kararına karşı temyiz yoluna başvuru yapılmamış olması nedeniyle söz konusu kararın kesinleştiğini, açılan davada yargıtayın artık içtihad oluşturacak nitelikte çok sayıda ilamı göz önünde bulundurulduğunda plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın neden olduğu iddiası ile açılan davalarda ... hesabının herhangi bir sorumluluğu söz konusu olmadığı açıkça ortaya konulduğunu, 30/05/2019 tarihinde meydana gelen kaza ile ilgili olarak kaza gününde herhangi bir tutanak düzenlenmediğini ve hiçbir mercie müracaatta bulunulmadığını, talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla, başvuran için maluliyet tazminatı hesaplaması yapılmasına karar verilmesi halinde 26.04.2016 tarihinde yürürlüğe giren düzenleme göz önünde bulundurulmasını, kusur oranlarının atk tarafından tespit edilmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik talepleri sosyal güvenlik kurumunun sorumluluğunda olup, ... hesabının sorumlu olmadığını, haksız açılan davanın tümden reddini, poliçe teminatına girmeyen geçici iş göremezlik tazminatı, kazanç kaybı, tedavi gideri, diğer dolaylı zararların tümden reddini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde; Dava, trafik kazasından kaynaklı olarak cismani zarar sebebiyle tazminat istemine ilişkindir. Somut olayda davacı vekili tarafından mahkememize sunulmuş olan dava dilekçesinde özetle; 30/06/2019 tarihinde sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen faili meçhul araçın geri manevrası esnasında yaya olan davacı ...'ya çarpması neticesinde meydana gelmiş olan trafik kazası sebebiyle davacının yaralandığından bahisle belirsiz alacak davası niteliğinde olmak kaydıyla şimdilik 500,00 TL sürekli iş göremezlik, 250,00 TL geçici iş göremezlik, 250,00 TL Tedavi gideri olmak üzere toplam 1.000,00 TL'nin (belirsiz alacak davası olarak) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ve dava etmiş olduğu görülmüştür. Davalı vekili tarafından mahkememize sunulan cevap dilekçesinde özetle davacının talepleri bakımından Sigorta Tahkim Komisyonu'nun ... sayılı dosyasının kesin hüküm niteliğinde olduğuna yönelik usuli itirazlarının HMK m.114 ve 115 hükümleri uyarınca dava şartlarını oluşturması sebebiyle öncelikli olarak irdelenmesi gerekmekte olup dosya arasına celp edilmiş olan Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde yapılan 23.07.2020 tarihinde davalı aleyhine yapılan başvuru akabinde komisyonun ... sayılı dosyasına kayıt yapılmış olduğu, yapılan inceleme neticesinde hakem heyeti tarafından 30.10.2020 tarihinde ...Karar sayısı ile "1) Başvuranın talebinin kabulüyle, sürekli iş göremezlik zararı 33.933,25 TL, geçici iş göremezlik zararı 14.096,78 TL ve geçici bakıcı gideri zararı 4.547,03 TL olmak üzere toplam 52.577,06 TL maddi tazminatın 16.04.2020 tarihinden itibaren işleyen yasal faiziyle birlikte davalı sigortacıdan alınarak başvurana verilmesine," dair karar verilmiş olduğu, işbu karara karşı davalı ... Hesabı tarafından itiraz edilmekle itiraz üzerine itiraz hakem heyeti tarafından...tarihinde ... sayısı ile itirazın reddine karar verilmiş olduğu, Sigorta tahkim komisyonu tarafından hakem/hakem heyeti kararının dosyası ile birlikte mahkeme arşivinde saklanması talep edilmesi üzerine ... 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin ...D.İş dosyası üzerinden 15/01/2021 tarihinde talebin kabulüne karar verilmiş olduğu, işbu kararın akabinde davalı vekili karara karşı temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2021/15700 Esas, 2022/9340 Karar Sayılı, 23.06.2022 Tarihli "1-Dava, trafik kazası sonucu gerçekleştiği iddia edilen yaralanma nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının yaralanmasına ilişkin olayın ve davacının olay sonrası tespit edilen yaralanmasının ne şekilde meydana geldiğinin belirlenmesi noktasında toplanmaktadır. Somut olayda, davacı kazanın 30.05.2019 tarihinde meydana geldiğini iddia etmiş, beyanına göre düzenlenen 30.05.2019 tarihli hastane evrakında da olay araç dışı trafik kazası olarak kayıt edilmiştir. Yaralanmaya sebep olduğu iddia edilen olayın 2918 sayılı KTK kapsamında trafik kazası şeklinde gerçekleştiğini ve kazanın 5684 sayılı Kanun’un 14. maddesi uyarınca davalı ... Hesabının sorumluluğunu gerektirtiğini ispat külfeti TMK m. 6 ve HMK md. 190 gereğince davacıya aittir. Ne var ki davacı anılan maddeler uyarınca ispat külfetini yerine getirememiş, olaya ilişkin kaza tespit tutanağı, tanık beyanı, kamera kaydı gibi vesair delilleri dosyaya sunamamış, hayatın olağan akışına uygun düşmeyecek şekilde soruşturma makamlarına da geç başvurmuştur. Hal böyle olunca, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle itirazın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki ilamı ile hakem kararının bozulmasına karar verilmiş olduğu, işbu bozma ilamı üzerine hakem heyeti tarafından ... tarihinde - ...sayısı ile Başvuru sahibinin talebinin reddine, karar verildiği ve kararın taraflara tebliğ edilmiş olmasına rağmen yasa yoluna başvurulmaksızın işbu davanın açılmış olduğu görülmüştür. 6100 Sayılı HMK'nın "Dava şartlarının incelenmesi" başlığını taşıyan 115. Maddesinin 1. Fıkrası "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler." uyarınca yargılamanın her aşamasında dava şartlarının bulunup bulunmadığının re'sen incelenmesi gerektiğinden aynı kanunun "Dava şartları" başlığını taşıyan 114. Maddesi uyarınca " (1) Dava şartları şunlardır: ... i) Aynı davanın, daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması. (2) Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır." Kesin hüküm HMK’nın 303. maddesinde düzenlenmiştir. Şekli ve maddi olarak ikiye ayrılır. Verilen bir hükme karşı Kanun yolları kapalı ise veya Kanun yolları açık olsa bile süresinde gidilmemişse veya tüm Kanun yolları tükenmişse hüküm şeklen kesinlik kazanmıştır. Maddi anlamda kesin hükümde ise, dava sebebinin (maddi vakıaların), taraflarının ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Önemle vurgulanmadır ki, maddi anlamda kesinlik, yalnız hüküm fıkrası için söz konusudur. Hüküm fıkrası, davada (veya karşı davada) istenen hususlar (talep sonucu) hakkında mahkemece verilen kararı (hükmü) gösterir. Hükmün gerekçesinin kesin hüküm gücü bulunmamaktadır. Bununla beraber, gerekçe maddi anlamda kesinlikten tamamen soyutlanmış da değildir. Maddi anlamda kesinlik, yalnız hüküm fıkrasına ilişkin olduğundan hükümde tarafların talep sonuçları (veya talep sonuçlarının bazı kalemleri) hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemişse, hakkında karar verilmemiş olan hususlar bakımından maddi anlamda kesin hüküm söz konusu olmaz. Mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2020/1084 Esas, 2022/1996 Karar Sayılı, 16.11.2022 Tarihli " Dava, trafik kazasından kaynaklanan kazanç kaybı tazminatı istemine ilişkindir. ... Türk Ticaret Kanunu'nun 1401-1520. maddelerinde Sigorta Hukuku, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesinde ise sigortacılıkta tahkim düzenlenmiş olup, sigorta ettiren veya sigorta sözleşmesinden menfaat sağlayan kişiler ile riski üstlenen taraf arasında sigorta sözleşmesinden veya Hesaptan faydalanacak kişiler ile Hesap arasında doğan uyuşmazlıkların çözümü için dava açılabileceği gibi sigorta tahkim komisyonuna da başvuru yapılabilir. Davacı eldeki davayı açmadan önce Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvuruda bulunmuş, uyuşmazlık hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'ndaki usul ve esaslara göre inceleme yapılarak karar verilmiştir. Bilindiği üzere dava şartları, mahkemece davanın esası hakkında yargılama yapılabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları, dava açılabilmesi için değil, mahkemenin davanın esasına girebilmesi için aranan “Kamu Düzeni” ile ilgili zorunlu koşullardır. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, incelemek durumunda olup; bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. (6100 sayılı HMK'nun 114-115.maddeleri) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun "Dava şartlarının incelenmesi" başlıklı 115. maddesi "(1) Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. (2) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Ancak, dava şartı noksanlığının giderilmesi mümkün ise bunun tamamlanması için kesin süre verir. Bu süre içinde dava şartı noksanlığı giderilmemişse davayı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddeder. (3) Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez." hükmünü amirdir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-ı bendiyle "aynı davanın daha önceden açılmış ve halen görülmekte olmaması" ve aynı maddenin (i) bendiyle "aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması" dava şartı olarak kabul edilmiştir. Bu itibarla, eldeki davanın açıldığı tarih itibariyle eldeki dava hakkında kesin hüküm bulunduğu gözetildiğinde, bu kararın eldeki dava yönünden maddi anlamda kesin hüküm niteliğinde olduğu açıktır. Bu itibarla mahkemece, dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır." şeklindeki ilamı, benzer mahiyette bulunan ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2021/2404 Esas, 2022/1942 Karar Sayılı, 09/12/2022 Tarihli ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/4920 Esas, 2022/10222 Karar Sayılı, 14/09/2022 Tarihli ilamı, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 2021/17082 Esas, 2021/3724 Karar sayılı ilamı, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 2016/4385 Esas, 2016/11059 Karar sayılı ilamı da göz önünde bulundurulduğunda davacının talepleri bakımından daha önce Sigorta Tahkim Komisyonu nezdinde nihai karar verilmiş olması sebebiyle kesin hüküm teşkil eden dosya bakımından HMK m.114/1-i hükmü bakımından dava şartı yokluğundan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklanmış olduğu üzere; 1- Davacının davasının dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL karar ilam harcından başlangıçta peşin olarak alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye eksik kalan 157,75-TL karar ilam harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun'un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 3.120,00-TL'nin yargılamaya sebebiyet verdiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerine bırakılmasına, 5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca dava değeri göz önünde bulundurularak hesap ve takdir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmı karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine, 7-Davalı tarafından yapılan bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda hüküm tesis edilmesine yer olmadığına, Dair, davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 06/02/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır * İş bu karar 5070 Sayılı Kanun hükümlerine göre güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/561, K. 2024/86, T. 06.02.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-18-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-561-e-2024-86-k-7506c7a2f1e4