İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/349 E. 2024/956 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/349
- Karar No
- 2024/956
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2020/349 Esas KARAR NO : 2024/956 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/07/2020 KARAR TARİHİ : 25/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 13/04/2019 günü ...ün yönetimindeki... plakalı araçla Merkez Mah. ...Sok. Üzerinde seyir halindeyken işyerinin kapısını açmış ve içeri girmekte olan müvekkili ...'a ve yine yanında olan Ahmet Kara'ya çarparak yaralanmasına ve yaşam boyu fiilen beden gücü kaybına uğramasına neden olduğunu, trafik kazası tespit tutanağında sürücü ...'ın asil kusurlu olduğunu, ...Cumhuriyet Başsavcılığının ... esas sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin ...Hastanesi Sağlık Kurulunca 09/03/2020 günlü beden gücü kayıp oranının %0 olarak saptandığını, bu rapora itiraz ettiklerini, müvekkilinin vücudundan halen cam parçaları çıktığını, ayağının eski gücü ile kullanamadığını, kulağında işitme kaybının olduğunu, müvekkilinin kaza sonrası 3 ay hastanede kaldığını, bir dizi ameliyat geçirdiğini, kaza sonrasında işini yapamadığını belirterek müvekkilinin kaza sonrası maddi zararı için şimdilik 100,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, diğer davacılar yönünden uğranılan her türlü kaza nedeniyle şimdilik 400,00 TL maddi tazminatın, müvekkili ...yönünden 100,00 TL işgücü kaybı alacağının, müvekkili ...'ın kazanç kaybına uğradığı için şimdilik 100,00 TL, müvekkilinin 50.000,00 TL, eşi... için 20.000,00 TL, kızları...ve ... için ayrı ayrı 5.000,00 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz baz alınmak suretiyle davalılar Eren ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... Sigorta Anonim Şirketi vekilinin cevap dilekçesinde özetle; davacının kazadan kaynaklı maluliyetinin bulunmadığını, heyet raporu ile sabit olduğunu, bu yüzden müvekkili şirketinin herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, tedavi giderleri ve tedavi süresince ortaya çıkan diğer masrafların mevzuat gereği SGK tarafından karşılanması gerektiğini, bu yüzden müvekkili şirketinin sorumluluğunun bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte kusur oranının tespiti için dosyanın ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmesinin gerektiğini, davacı tarafça somut belgeye dayandırılmayan tedavi giderlerinin talebinin kabulünün mümkün olmadığını, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatlarının mahsubunun gerektiğini belirterek davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılara yükletilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkememiz dosyasının 01/12/2021 tarihli celsesinin 3 numaralı ara kararı uyarınca dosyasının ATK'ya gönderilmesine karar verilmiş olup, 25/02/2022 tarihli, 2022-2395 numaralı ATK raporunda özetle; A-)Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre; Orhan oğlu 1975 doğumlu ...'ın 13.04.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 03/08/2013 tarih ve 28727 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile bu yönetmelik kapsamında yer almayan bölüm, cetvel ve listeler için 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kullanılarak ve mesleği bildirilmemekle Grup 1 kabul olunarak: Gr1 XII (32a……………….1)A%5 E cetveline göre: %5.2 (yüzdebeşnoktaiki) oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, 2.İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, B-)Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre; Orhan oğlu 1975 doğumlu Ahmet Daş'ın 13.04.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 20/02/2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliği, Tablo 3.10 ……………….%7, Tablo 3.2:%4 (yüzdedört) olduğuna göre; 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %4 (yüzdedört) olduğu, 2.İyileşme ( iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 11/01/2023 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca dosyasının bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;" Kusur Yönünden 1) Davalı ...SİGORTA A.Ş. ye poliçeli ... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'ın %100 (yüzdeyüz) oranında ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu, 2) Davacı yaya ... ve dava dışı yaya ... için atfı kabil bir kusur bulunmadığından KUSURSUZ oldukları, Tedavi Giderleri Yönünden Davacı ...'ın, 13.04.2019 tarihli araç dışı trafik kazası sonrası BELGELİ TEDAVİ GİDERİNİN BULUNMADIĞI ve toplam 3.250,00 TL BELGESİZ TEDAVİ GİDERİ harcaması yapmış olduğu, Geçici ve Sürekli İş Göremezlik Maddi Zararı Yönünden 1) Davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 377,44 TL olduğu, 2) Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 116.734,21 TL olduğu, 3) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 14.07.2020 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 13.04.2019 kaza tarihi, ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, 4) Davacının ekonomik geleceğinin sarsıldığına dair dosyada veri mevcut olmadığı; davacının zaten asgari ücret ile çalışmakta olup asgari ücretin altında bir ücret ile çalışması mümkün olamayacağından ekonomik geleceğin sarsılması maddi zarar hesabının yapılamayacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulmuştur. Mahkememiz dosyasının 20/01/2024 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararı uyarınca dosyasının ek rapor alınmak üzere bilirkişiye verilmesine karar verilmiş olup, 03/04/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle;" Kusur Yönünden 1) Davalı ... SİGORTA A.Ş. ye poliçeli ...plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...'ın %100 (yüzdeyüz) oranında ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu, 2) Davacı yaya ... ve dava dışı yaya ... için atfı kabil bir kusur bulunmadığından KUSURSUZ oldukları, Tedavi Giderleri Yönünden Davacı...'ın, 13.04.2019 tarihli araç dışı trafik kazası sonrası BELGELİ TEDAVİ GİDERİNİN BULUNMADIĞI ve toplam 3.250,00 TL BELGESİZ TEDAVİ GİDERİ harcaması yapmış olduğu, Geçici ve Sürekli İş Göremezlik Maddi Zararı Yönünden 1) Davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 377,44 TL olduğu, 2) Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 224.616,29 TL olduğu, 3) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 14.07.2020 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 13.04.2019 kaza tarihi, ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu, 4) Davacının ekonomik geleceğinin sarsıldığına dair dosyada veri mevcut olmadığı; davacının zaten asgari ücret ile çalışmakta olup asgari ücretin altında bir ücret ile çalışması mümkün olamayacağından ekonomik geleceğin sarsılması maddi zarar hesabının yapılamayacağı,..." şeklinde görüş ve kanaatinde bulunulduğu görüldü. Mahkememiz dosyasının 13/11/2024 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararı uyarınca beyanda bulunmak üzere davacı vekiline kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı vekilince beyanda bulunulduğu, beyan gereği 50,00 TL geçici iş göremezlik ve 550,00 TL sürekli işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 600,00 TL'nin tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilin, 700,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ...yönünden 50.000,00 TL, eşi ... yönünden 20.000,00 TL, kazları... ve... için ise ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere manevi tazminatın davalılardan ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiğini beyan etmiştir. Davacı vekilinin 04/12/2024 tarihli dava değeri arttırım dilekçesi ile 50,00 TL olan geçici işgörmezlik bedelinin 377,44 TL olarak tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, 550,00 TL olan maddi zararın 224.616,29 TL olarak tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ... tarafından yapılan tedavi, ulaşım giderleri olan 100,00 TL masrafın 3.250,00 TL olarak tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen olmak üzere toplam 228.243,73 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, ... yönünden 50.000,00 TL, eşi ... yönünden 20.000,00 TL, kazları ... ve... için ise ayrı ayrı 5.000,00 TL olmak üzere manevi tazminatın davalılardan ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ettiğini beyan etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacılar dava dilekçesinde; 13/04/2019 günü ... adlı sürücü yönetimindeki ... plakalı aracın; o esnada çalışmış olduğu işyerinin kapısını açmış içeri girmekte olan davacı Ahmet Daş’a çarparak yaralanmasına ve yaşam boyu fiilen beden gücü kaybına uğramasına neden olduğunu, bu nedenle davacı ...'ın maddi tazminat isteminde bulunduğunu ayrıca meydana gelen kaza nedeniyle kazaya uğrayan davacı ...'ın, eşi ... 'ın ve davacı çocuklarının da manevi olarak zarara uğradıklarını beyan etmiş ve zararın giderilmesi isteminde bulunulmuştur. Mahkememizce davacının dava dilekçesinde maddi tazminat isteminde bulunurken maluliyet nedeniyle 100,00-TL maddi tazminat, 400,00-TL kaza sonrası ulaşım ve ekonomik geleceğin sarsılmasından kaynaklı kayıp, 100,00-TL işgücü kaybı, 100,00-TL kazanç kaybı olmak üzere tazminat talebinde bulunduğu, alacak kalemlerine bakıldığında maddi tazminat talebine konu alacak kalemi ile iş gücü kaybı ve kazanç kaybı taleplerinin aynı alacak kalemine ilişkin olup olmadığı hususunda beyanlarını sunmak ve talebe konu alacak kalemlerini tereddüte yer vermeyecek şekilde açıklamak üzere süre verilmesine karar verilmiş, davacı tarafça sara karar doğrultusunda beyanda bulunulduğu görülmüştür. Mahkememiz 11 no.lu celsesinde , davacı vekili tarafından sunulan beyan dilekçesinde; 21/10/2024 havale tarihli dilekçede maddi tazminat talebinin ; 50,00-TL geçici işgöremezlik, 50-TL sürekli işgöremezlik , 400-TL kaza sonrası ulaşım giderleri ve sair masraflara ilişkin olduğunun açıklandığı ancak dava dilekçesinde 700,00-TL maddi tazminat isteminde bulunulduğunun bildirildiği davacı vekilinin açıklama dilekçesi ve dava dilekçesi karşılaştırıldığında açıkta kalan kısım olan 200,00-TL lik miktarın hangi alacak kalemine ilişkin olduğunun anlaşılamadığı, öte yandan hangi tazminat talebinin hangi davalıya yöneltildiğinin de belli olmadığı, mahkememizin tarafların talebi ile bağlı olduğu ancak davacının iş bu davadaki talebinin hüküm kurmaya elverişli şekilde açıklanmadığı görülmekle davacı vekiline, dava dilekçesinde talep ettiği 700,00-TL lik maddi tazminata ilişkin alacağının ne kadarının hangi alacak kalemine ilişkin olduğu, hangi talebin hangi davalıya yöneltildiği hususunda dava dilekçesindeki miktar ve alacak kalemleri ile çelişmeyecek şekilde beyanını dosyaya sunması için 1 hafta kesin süre verilmesine, verilen süre içinde beyan dilekçesi sunulmadığı takdirde dava dilekçesi içeriği dikkate alınarak dosyadaki mevcut duruma göre değerlendirme yapılacağının davacı vekiline ihtarına karar verilmiş ve davacı vekili tarafından dosyaya 14/11/2024 havale tarihli açıklama dilekçesi sunulmuştur. Haksız Fiillerden doğan borç ilişkileri Türk Borçlar Kanununun 49. Ve devamı hükümlerinde düzenlenmiş olup 49. Maddenin "(1)Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür. (2)Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür." şeklindeki düzenlemesi ve aynı kanunun Zararın ve kusurun ispatı başlıklı 50. Maddesinin "(1) Zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. (2)Uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirler." şeklindeki düzenlemesi uyarınca bir haksız fiil sonucunda zarar görenin tazminat isteminde bulunabilmesi için ortada haksız fiilin bulunması, failin kusurlu olması, talepte bulunan şahısta zararın meydana gelmiş olması ve zarar ile fiil arasında illiyet bağının olması gerekmektedir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir. Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür. Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54. maddesinde, bedensel zarar kapsamına giren zarar türleri sayılmış olup bu maddeye göre vücut bütünlüğünün ihlali halinde mağdurun malvarlığında meydana gelmesi muhtemel olan azalmanın ve dolayısıyla maddi zararın türleri; tedavi giderleri, kazanç kaybı, çalışma gücünün azalmasından ya da yitirilmesinden doğan kayıplar ve ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar şeklinde düzenlenmiştir. Yargılama esnasında davacı ...'ın tedavi evrakları celp edilerek ATK'dan davacının maluliyetinin bulunup bulunmadığına ilişkin olarak rapor tanzim edilmesi istenilmiş olup dosyaya ibraz edilen 12/04/2022 tarihli raporda " 1.Kişinin tüm vücut engellilik oranının %4 (yüzdedört) olduğu, 2.İyileşme ( iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Alınan maluliyet raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olması sebebiyle mahkememiz 11/01/2023 tarihli celsesinde dosyanın bir aktüerya, bir doktor ve bir trafik kazalarında kusur tespiti alanında uzman bir bilirkişi heyetine tevdii ile davacının geçici ve sürekli maluliyet zararı ile belgelendirilemeyen tedavi giderlerinin tespiti, kazanın meydana gelmesinde tarafların kusur oranının belirlenmesi noktasında rapor aldırılmasına karar verilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından sunulan 20/03/2023 tarihli raporda yapılan değerlendirmede ; " Kusur Yönünden 1) Davalı... SİGORTA A.Ş. ye poliçeli... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...’ın % 100 (yüzdeyüz) oranında ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu, 2) Davacı yaya ... ve dava dışı yaya ... için atfı kabil bir kusur bulunmadığından KUSURSUZ oldukları, Tedavi Giderleri Yönünden Davacı...’ın, 13.04.2019 tarihli araç dışı trafik kazası sonrası BELGELİ TEDAVİ GİDERİNİN BULUNMADIĞI ve toplam 3.250,00 TL BELGESİZ TEDAVİ GİDERİ harcaması yapmış olduğu, Geçici ve Sürekli İş Göremezlik Maddi Zararı Yönünden 1) Davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 377,44 TL olduğu, 2) Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 116.734,21 TL olduğu, 3) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 14.07.2020 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 13.04.2019 kaza tarihi, ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, 4) Davacının ekonomik geleceğinin sarsıldığına dair dosyada veri mevcut olmadığı; davacının zaten asgari ücret ile çalışmakta olup asgari ücretin altında bir ücret ile çalışması mümkün olamayacağından ekonomik geleceğin sarsılması maddi zarar hesabının yapılamayacağı " kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Mahkememizce Sgk ya müzekkere yazılarak davacıya rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı, davacıya yapılan 5.800,40-TL lik geçici iş göremezlik ödemesinin rücuya tabi bir ödeme olup olmadığının sorulmasına karar verilmiş ve müzekkere cevabı dosyaya kazandırılmıştır. SGK tarafından müzekkeremize cevap verilmesine müteakip dosyanın tarafların rapora itirazlarının değerlendirilmesi, SGK yazı cevabının değerlendirilmesi ve güncel asgari ücrete göre yeniden rapor tanzimi için dosyanın ek rapor alınmak üzere bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş ve 04/04/2024 tarihli bilirkişi raporu dosyaya kazandırılmıştır. 04/04/2024 tarihli ek bilirkişi raporunda " Kusur Yönünden 1) Davalı ... A.Ş. ye poliçeli... plaka sayılı araç sürücüsü davalı ...’ın % 100 (yüzdeyüz) oranında ASLİ ve TAM KUSURLU olduğu, 2) Davacı yaya ... ve dava dışı yaya ... için atfı kabil bir kusur bulunmaduğından KUSURSUZ oldukları, Tedavi Giderleri Yönünden Davacı...’ın, 13.04.2019 tarihli araç dışı trafik kazası sonrası BELGELİ TEDAVİ GİDERİNİN BULUNMADIĞI ve toplam 3.250,00 TL BELGESİZ TEDAVİ GİDERİ harcaması yapmış olduğu, Geçici ve Sürekli İş Göremezlik Maddi Zararı Yönünden 1) Davacının geçici iş göremezlik maddi zararının 377,44 TL olduğu, 2) Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararının 224.616,29 TL olduğu, 3) Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 14.07.2020 dava tarihi; davalı sürücü ve işleten yönünden 13.04.2019 kaza tarihi, ve faiz nev’inin yasal faiz olduğu, 4) Davacının ekonomik geleceğinin sarsıldığına dair dosyada veri mevcut olmadığı; davacının zaten asgari ücret ile çalışmakta olup asgari ücretin altında bir ücret ile çalışması mümkün olamayacağından ekonomik geleceğin sarsılması maddi zarar hesabının yapılamayacağı " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Davacının maddi tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; davacının, davalı araç sürücüsünün kusurlu davranışı sonucu meydana gelen trafik kazası neticesinde yaralandığı, meydana gelen zarardan davalı araç sürücüsü, araç maliki-işleteni ve araç sigortalısının müşterek müteselsilen sorumlu olduğu, davacının geçici ve sürekli olarak maluliyetinin bulunduğunun dosya kapsamında alınan ATK raporu ile sabit olduğu, dosyaya sunulan raporda belirtilen maluliyet oranı ve iyileşme süresi dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davacının; 377,44-TL geçici iş göremezlik, 224.616,29-TL sürekli iş göremezlik alacağına hak kazandığı anlaşılmakla bu tutarlar üzerinden davalı sigorta yönünden (poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 07/08/2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 13/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine karar vermek gerekmiştir. Davacının tedavi gideri alacağına ilişkin talebi yönünden yapılan değerlendirmede; mahkememizin dosyası ile benzer mahiyette olan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2020/10 E., 2020/284 K. Sayılı emsal mahiyetteki kararında " .. Buna karşın belgesiz tedavi giderlerinden sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün sorumlulukları devam etmektedir. Genel olarak sağlık hizmeti giderleri, fatura ile ispat edilmelidir. Ancak bazı giderlerin belge ile ispatlanması zordur. Biz bunlara faturalandırılmayan giderler olarak adlandırıyoruz. Örneğin yol giderleri gibi. Bu gibi giderler için hakimin belgelendirilmediği gerekçesi ile reddedilmesi doğru değildir. Çünkü TBK 50/2 maddesi gereği uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hâkim, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyecektir. Bu nedenle kişinin haksız eylemden zarar gördüğünün ve bedensel zarara uğradığının ispatlaması yeterli olup, ayrıca iyileşme harcamaları için fatura ve makbuz gibi belgeler bulup getirmesi şart değildir. Hiçbir belge sunulmasa bile, hakim, görevlendireceği uzman bilirkişilere tedavi ve tüm iyileşme giderlerini hesaplatmakla ve hüküm altına almakla yükümlüdür. (HGK.26.04.1995, E. 1995/11-122 K.1995/430)" şeklinde düzenleme yapıldığı görülmüştür. Mahkememizce davacının tedavi giderlerinin hesaplanması için hesap bilirkişi raporunun alındığı bilirkişi heyetine doktor bilirkişi de eklenerek rapor tanzim edilmesi istenildiğinden ve bilirkişi heyeti tarafından yapılan hesaplama sonucu davacının 3.250,00-TL tutarında tedavi gideri alacağının bulunabileceği rapor edildiğinden davacının bedel artırım dilekçesi doğrultusunda bu alacak kalemine ilişkin isteminin kabulüne karar vermek gerekmiştir. Davacıların manevi tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56/1. maddesine göre, hakimin olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi tazminat adı ile hak sahibi yararına takdir edeceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde, takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar açıkça gösterilmiştir. Bunlar, her olaya göre değişebileceğinden; hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. TBK’nun 56/2. maddesinde, ağır bedensel zarara uğrayan kişinin yakınlarının uğradıkları zararlar düzenlenmiştir. Bu gibi kimselerin, yakınlarına duygusal bağları açısından, bir yakının bedensel bütünlüğünün ihlalinde, doğrudan doğruya kendi kişilik hakkı açısından saldırıya uğradığı ve bu nedenle manevi tazminat isteyebileceği kabul edilmiştir. Bir kimsenin cismani zarara maruz kalması durumunda kişinin kendisi yanında, onun (ana, baba, eşler, kardeş, nişanlı gibi) yakınlarından birinin aynı eylem nedeniyle hukuken korunan ruhi ve asabi sağlık bütünlüğü ağır bir şekilde haleldar olmuşsa, onlar da manevi tazminat talep edebilirler. Çünkü bu durumda onların zararları ile haksız eylem arasında illiyet bağı vardır ve zararlarının niteliği itibariyle onların da ihlal edilen normun (56. maddenin) koruma alanı içinde bulunduklarının ve hukuka aykırılık bağının gerçekleştiğinin ve manevi tazminat talep edebileceklerinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca; kazanın meydana geldiği tarih, olayın oluş şekli, kusur durumu (-kazanın oluşumunda davalı sürücünün tam kusurlu oluşu, davacıya ise atfedilebilecek herhangi bir kusurun bulunmayışı), kazazedenin yaralanmasının niteliği, böyle bir kazanın ve sonuçlarının davacının kalan yaşamındaki yaratacağı etki, kaza tarihindeki paranın alım gücü, talep edilen tazminat miktarları, taraflar dosyaya yansıyan sosyo-ekonomik durumları, kazaya sebebiyet veren aracın niteliği ve manevi tazminatın bir sebepsiz zenginleşme aracı olmaması ancak tatmin duygusuna ulaşılacak kadar olması gereği ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde; ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2024/1348 E., 2024/1470 K.) davacı ... yönünden 35.000,00-TL, Davacı ...yönünden 10.000,00-TL, Davacı ...yönünden 5.000,00-TL, Davacı ... yönünden 5.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacılara verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı ...'ın Maddi Tazminat Davasının KABULÜ ile; 377,44-TL geçici iş göremezlik, 224.616,29-TL sürekli iş göremezlik ve 3.250,00-TL tedavi gideri zararı olmak üzere toplam 228.243,73-TL nin davalı sigorta yönünden (poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere) temerrüt tarihi olan 07/08/2019 tarihinden, diğer davalılar yönünden kaza tarihi olan 13/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile bu davacıya ödenmesine, 2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile; a) Davacı ... yönünden 35.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, b) Davacı ... yönünden 10.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, c) Davacı ... yönünden 5.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, d) Davacı ... yönünden 5.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 13/04/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 3-Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE, 4- Maddi tazminat yönünden harçlar kanunu gereğince alınması gereken 15.591,33-TL harçtan peşin alınan 4.023,70 TL harcın ( 137,82 TL dava açılırken + 3.885,88 TL ıslah harcı olmak üzere ) mahsubu ile bakiye 11.567,63-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 5-Manevi tazminat yönünden harçlar kanunu gereğince alınması gereken 3.757,05-TL harcın davalılar ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak tahsili ile hazineye irat kaydına, 6- Davacı tarafından yatırılan 4.023,70 TL harcın ( 137,82 TL dava açılırken + 3.885,88 TL ıslah harcı olmak üzere ) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7-Maddi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 36.519,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp bu davacıya verilmesine, 8-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T göre hesaplanan 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 9-Manevi tazminat yönünden davalılardan ... ve... kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T göre hesaplanan 15.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak bu davalılara verilmesine, 10-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 11-Manevi tazminat yönünden davalılardan ... ve... kendilerini vekil ile temli ettirdiğinden, A.A.Ü.T göre hesaplanan 10.000,00 TL vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak bu davalılara verilmesine, 12-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T göre hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve...'dan müştereken müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 13-Manevi tazminat yönünden davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, A.A.Ü.T göre hesaplanan 5.000,00-TL vekalet ücretinin davalılar ... ve ...'dan müştereken müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, 14-Davacı tarafça yapılan 817,75 TL müzekkere ve tebligat gideri, 820,00 TL Adli Tıp Kurumu faturası, 5.400,00 TL bilirkişi ücreti ile 62,20 TL ilk masraf (54,40 TL başvurma harcı + 7,80 TL vekalet harcı) olmak üzere toplam 7.099,95 TL yargılama giderinin (davalılar ... ve ... yönünden 6.517,75-TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 15-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendisine iadesine, 16-Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen (davalılar Eren Durbal ve ... yönünden 1.211,76-TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e duruşma ile) gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen arar açıkça okunup usulen anlatıldı. 25/12/2024 Katip . E¸ Hakim . E¸