İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/688 E. 2024/661 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/688
- Karar No
- 2024/661
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/688 Esas KARAR NO : 2024/661 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/12/2019 KARAR TARİHİ : 02/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Borçlu ... Ltd. Şirketinin, müvekkili şirkete olan borcu sebebiyle .... İcra Müdürlüğünün 2018/... E. sayılı dosyası ile icra takibi açıldığını, borçlunun şirket tarafından 05.02.2019 tarihinde takibe itiraz olunduğunu ve takibin durduğunu, borçlu şirket vekilinin itiraz dilekçesinde, müvekkil şirkete herhangi bir borçları olmadığını belirttiğini, alacağın tamamı ile tüm ferilerine, faiz oranına ve yetkiye itiraz ettiğini, ancak müvekkili alacaklı şirketin, bir perakende satış şirketi olup faaliyetlerini şahıslara veya şirketlere elektrik aboneliği ve enerji satışı yaparak yürüttüğünü, bu kapsamda davalı/borçluya abonelik verilerek enerji satışı yapıldığını, ... abone numaralı borçlu/davalı şirket tarafından alınan enerjiye karşılık ödenmesi gerekip de ödenmeyen 30.10.2018 son ödeme tarihli 13.583,80 TL ve 03.12.2018 son ödeme tarihli 4.438,00 TL faturalar olmak üzere toplam 2 adet faturanın mevcut olduğunu, bu faturaların borçlu/davalı şirket tarafından ödenmemesi üzerine, ödenmeyen gecikmiş enerji bedeli olarak 18.021,80 TL, 596,25 TL gecikmiş gün faizi ve 107,32 TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 18.725,37 TL tutarında icra takibi başlatıldığını beyanla davanın kabulü ile borçlu şirketin icra takibine karşı yapmış olduğu itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı tarafa usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen cevap dilekçesi sunulmamıştır. Mahkememizin 18/09/2020 tarihli celsesinde dosyanın elektrik tarifeleri tüketim alanında uzman olan bilirkişiye tevdi ile uyuşmazlık noktasında rapor alınmasına karar verilmiş olup 17/10/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Sonuç olarak 2019/ ... Esas sayılı dava dosyası için tüm bilgi ve belgelerin tarafımdan incelenip değerlendirilmesi sonucunda, ... ... ... A.Ş. Tarafından ... turizm kafeterya işletmeleri TİC.LTD.ŞTİ tarafına gönderilen ve süresi içinde ödenmeyen iki adet Elektrik tüketim faturalarının yasal faiz tutarları ile birlikte hesapları tarafımdan yapılmıştır. Yapılan bu hesaplamalar sonucunda (20.184,22TL) bedelin ... TİC.LTD.ŞTİ tarafından, ... ... ... A.Ş. tarafına ödemesi gerekmektedir kanaatindeyim." şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememizin 13/01/2021 tarihli celsesinde Davacının itirazlarının değerlendirilmesi ve gecikmiş gün faiz hesabının dava tarihi yerine icra takip tarihi olan 27/12/2018 tarihine kadar hesaplaması hususunda ek rkapor düzenlenmesi için dosyanın bilirkişiye tevdine karar verilmiş olup 17/02/2021 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle: "Sonuç olarak: 2019/ ... E sayılı dava dosyasına konu olan Elektrik tüketim faturalarından kaynaklanan alacağın, DAVALI ... turizm kafeterya işletmeleri ve TİC.LTD.ŞTİ, tarafından, DAVACI: ... ... ... A.Ş. Tarafına hesaplanan yasal faiz ile birlikte 16.305,28 TL olarak ödemesi gerekmektedir kanaatindeyim." şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememizin 03/11/2021 tarihli celsesinde ... Bepsaş'tan gelen yazı cevabı göz önünde tutulmak suretiyle davacının itirazının değerlendirilmesi noktasında bilirkişi ek raporu alınmasına karar verilmiş olup 15/02/2022 tarihli bilirkişi 2. Ek raporunda özetle: "1 Sonuç olarak: 2019/... E sayılı dava dosyasına konu olan Elektrik tüketlm faturalarından kaynaklanan efacağın, DAVALI ... TİC.LTD.ŞTİ, tarafından, DAVACI: ... ... ... A.Ş. tarafına hesaplanan yasal faiz le birlikte 18.725,37 TL olarak ödemesi gerekmektedir kanaatindeyim, ancak taraflar arasında imzalanmış olan ve bu dava dosyasında de bulunan sözleşmenin son intza sahifesinde davacı tarafından belirtilen benimde bu raporumun 2. Maddesinde belirttiğim: a-) Güvence bedeline esas güç....................... 30 KW. b-) Güvence birim bedeli..........................67,30 TL bedeller göz önüne alarak güncellenip davalı tarafına ödenmesi gerekmektedir, raporumun 7. Maddesinde belirttiğim gibi GÜVENCE BEDELİ HESABI: 30 KW için 30x67,30 = 2.019,00 TL + Güncelleme TL" şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememizin 09/11/2022 tarihli celsesinde Dosyanın rapor düzenleyen bilirkişi haricinde elektrik tüketim hesabından anlayan elektrik mühendisi bilirkişiye tevdii ile raporlara karşı beyan ve itirazlar değerlendirilerek ve güvence bedeli hesaplanarak, davacı alacağının miktarının tespiti hususunda rapor alınmasına karar verilmiş olup 18/01/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "a) İşbu rapor, dosya içeriğindeki tüm bilgi ve belgeler ile, bilirkişi raporu ve davacının bilirkişi raporuna itirazları değerlendirilerek hazırlanmıştır. b) Davaya konu ödenmemiş faturaların toplam bedelinin 18.021,80 TL, iki faturanın son ödeme tarihleri ile icra takip tarihine kadar işlemiş gecikme zammı toplamlarının KDV dahil 599,93 TL, yönetmeliğin ilgili maddesi uyarınca güncellenmiş gecikme bedelinin 2.407,76 TL olduğu asıl alacak ile gecikme zamları toplamının 18.621,73 TL, güncellenmiş güvence bedeli düşüldüğünde; davacı kurumun davalıdan toplam alacağının 16.213,97 TL olduğu tespit ve mütalaa edilmiştir. " şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir. Mahkememizin 12/05/2023 tarihli celsesinde Dosyanın daha önceden rapor düzenleyen bilirkişiler haricinde elektrik tüketim hesabından anlayan elektrik mühendisi bilirkişiye tevdii ile dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişki giderilerek tarafların rapora karşı beyan ve itirazları değerlendirilerek davacı alacağının tespiti hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup 14/11/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Dosyada yer alan tüm bilgi, belge ve yukarıda yer alan değerlendirmeler sonucunda: Davalı tüketici tarafından ödenmeyen 2 adet faturaya ilişkin yapılan icra takibinin uygun olduğu, Tarafımızca yapılan hesaplamada, iki adet fatura için (gecikme bedelleri ve KDV'leri ile tenzil edilen güvence bedeli olmak üzere) davalı tüketicinin, davacı kuruma ödemesi gereken bedelin (icra takibi tarihine kadar) 18.122,17 TL olduğu, davalının itirazlarının yerinde olmadığı," görüş ve kanaatinde bulunmuştur. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE HUKUKİ GEREKÇE: Dava; davacı tarafından ödenmeyen fatura alacaklarının tahsili için davalı aleyhine başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı dava dilekçesinde; davalı tarafından alınan enerjiye karşılık davacı tarafından düzenlenen fatura bedellerinin davalı tarafça ödenmediğini, ilgili fatura bedellerinin davalıdan tahsiline ilişkin olarak davalı aleyhine başlatılan takibe haksız olarak itiraz edildiğini beyan etmiş itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminde bulunmuştur. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. İtirazın iptali davalarında alacaklının, İİK m.67 uyarınca borçlunun süresi içerisinde icra dosyasına yapmış olduğu itirazının, kendisine tebliği tarihinden itibaren bir sene içerisinde genel mahkemelere yapacağı başvuru üzerine genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu süre hak düşürücü nitelikte olup sürenin başlaması için borçlunun itirazının alacaklıya tebliği zorunludur. İşbu davanın süresinde olduğu kabul edilmekle yargılama yapılmıştır. Davalı tarafça öncelikle icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş olması sebebiyle mahkememizce bu husus öncelikli olarak incelenmiş olup; İcra takiplerinde yetki hususu, 2004 sayılı İİK’nın 50. maddesi yollaması ile usul Kanunu hükümlerine göre yapılmaktadır. İİK’nın 50. maddesi; "(Değişik: 3/7/1940-3890/1 md.) Para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. Yetki itirazı esas hakkındaki itirazla birlikte yapılır. İcra mahkemesi tarafından önce yetki meselesi tetkik ve kati surette karara raptolunur. İki icra mahkemesi arasında yetki noktasından ihtilaf çıkarsa Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 25 inci maddesi hükmü tatbik olunur." düzenlemesini içermektedir. HMK'nın 6. maddesine göre genel yetkili icra dairesi, davalı gerçek veya tüzel kişinin takibin yapıldığı tarihteki yerleşim yeri icra dairesidir. Birden fazla davalının bulunması halinde takip yahut dava davalılardan birisinin yerleşim yeri adresinde başlatılabilir. Ayrıca 6098 sayılı TBK'nın 89. maddesine göre, borcun ifa yeri konusunda aksine bir anlaşma yoksa, para borçları, alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde; parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde; bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ifa edilir. Bu sebeple kanunda yetkinin kamu düzenine ilişkin olmadığı ve birden fazla yetkili mahkemenin kabul edilmiş olması halinde, yetkili mahkemenin belirlenmesinde seçim hakkı davacıya ait olup, davacı kanunda öngörülen yetkili mahkemelerin birisinde davasını açabilir. Dosya kapsamında davalı borçlular tarafından icra müdürlüğüne hitaben sunulan borca itiraz dilekçesinde yetkili icra dairelerinin Küçükçekmece İcra daireleri olduğunu beyan etmeleri üzerine yapılan incelemede, davacının TBK m.89 hükmü uyarınca adresinin bulunduğu İstanbul İcra Dairelerinde takip başlatabileceği anlaşılmakla davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlarının reddine karar verilerek yargılama yapılmıştır. Davacı tarafından sunulan deliller, davacı kuruma yazılan müzekkere cevapları bir bütün olarak değerlendirilmek sureti ile rapor tanzimi için dosyanın alanında uzman elektrik mühendisi bilirkişisine tevdine karar verilmiş ve dosya kapsamında birden fazla bilirkişiden rapor alınmıştır. Dosya safahatinde bilirkişi Ferudun Dündar tarafından hazırlanan 17/10/2020 tarihli raporda 20.184,22-TL alacağın davalı tarafından davacıya ödenmesi gerektiği kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Taraf itirazların da dikkate alınarak dosya yeni bir rapor tanzim edilmesi için bilirkişi ... 'e tevdi edilmiş bu bilirkişi tarafından yapılan hesaplamalar neticesinde; davalı tarafından ödenene güncellenmiş güvence bedeli de düşüldüğünde davacının davalıdan 16.213,97-TL alacaklı olduğunun tespit edildiği bildirilmiştir. Mahkememiz 10 no.lu celsesinde dosyanın daha önceden rapor düzenleyen bilirkişiler haricinde elektrik tüketim hesabından anlayan elektrik mühendisi bilirkişiye tevdii ile dosyada mevcut raporlar arasındaki çelişki giderilerek tarafların rapora karşı beyan ve itirazları değerlendirilerek davacı alacağının tespiti hususunda rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş ve bilirkişi ... tarafından yapılan değerlendirmede özetle " Dosyada yer alan tüm bilgi, belge ve yukarıda yer alan değerlendirmeler sonucunda: Davalı tüketici tarafından ödenmeyen iki adet faturaya ilişkin yapılan icra takibinin uygun olduğu, Tarafımızca yapılan hesaplamada, iki adet fatura için (gecikme bedelleri ve KDV leri ile tenzil edilen güvence bedeli olmak üzere) davalı tüketicinin, davacı kuruma ödemesi gereken bedelin (icra takibi tarihine kadar) 18.122,17 TL olduğu, Davalının itirazının yerinde olmadığı, " şeklinde değerlendirme yapıldığı görülmüştür. Dosya kapsamında hazırlanan 14/11/2023 tarihli bu raporda , daha önce dosya kapsamında farklı bilirkişiler tarafından hazırlanan raporların da birbiri ile mukayesesi yapılmış, davalı tarafından abonelik yapılırken alınan güvence bedeli güncellenerek davacı alacağından mahsup edilmiş ve nihayetinde davacının ilgili icra takibindeki toplam alacak miktarı 18.122,17-TL olarak hesaplanmıştır. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirmede; davalının elektrik tüketimine esas teşkil eden ve yönetmelik kapsamında hesaplanan fatura bedelini ödemekle yükümlü olduğu, ancak davalının davacı kuruma ödediği güvence bedelinin bu bedelden mahsubunun gerektiği, davaya konu icra takibinin 18.021,80-TL asıl alacak, 596,25-TL gecikmiş gün faizi ve 107,32-TL faizin KDV si olmak üzere toplam 18.725,37-TL alacak üzerinden başlatıldığı, bilirkişi tarafından hesaplanan tutarın 18.524,26-TL olduğu ve bu bedelden de davalının ödediği güvence bedelinin mahsubu sonucunda davacının toplam alacağının 18.122,17-TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin 07/02/2023 tarihli dilekçesi ile güvence bedelinin fatura bedelinden tenzil edildiğinin bildirildiği ancak dosyaya sunulan takip talebi ve bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar dikkate alındığında davacının mahsup iddiasının ne şekilde yapıldığı hususunun anlaşılabilir olmadığı dikkate alınarak davacı vekiline takip talebine konu alacakların kalem kalem hangi fatura için ne miktarda asıl alacak, Faiz, KDV talep edilerek takip talebinin oluşturulduğu ve tenzil edildiği beyan edilen kısmın hangi faturaya ilişkin hangi alacak kaleminden düşüldüğü hususunda detaylı açıklamalarını yapması için 1 ay süre verilmesine karar verilmiş, davacı vekili tarafından 07/06/2024 tarihli beyan dilekçesi sunulmuştur. Dosya kapsamında hazırlanan ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda mahsup işlemi yapılırken bilirkişinin hesaplanan toplam alacak üzerinden , davalı tarafça ödenen güvence bedelinin güncellenmiş halini mahsup ettiği ancak ilgili icra takibinin üç kalem alacaktan oluştuğu, davacı tarafça her ne kadar mahsup yapılarak takibin başlatıldığı iddia edilmiş ise de bilirkişi raporunda yapılan hesaplamalar dikkate alındığında davacı tarafından ilgili icra takibinde talep edilen tutarların, hükme esas alınan raporda yapılan hesaplamalardan daha fazla miktarda olduğu, bu kapsamda mahkememizce bilirkişi raporunda mahsubuna karar verilen bedelin ne kadarının hangi alacak kaleminde düşüleceğinin de hesaplanması gerektiği fakat dosya kapsamında birden fazla kez bilirkişi raporu alındığı ve dosyanın bu hususta hesaplama yapılması için yeniden bilirkişiye ek rapora gönderilmesinin usul ekonomisine uygun olmayacağı kanaatine varıldığından bu husustaki hesaplama mahkememizce yapılmış, borçlar kanunu hükümleri gereğince mahsup işlemi yapılırken öncelikle işlemiş faizden mahsup işlemi yapılmış, davacı tarafça sunulan beyan dilekçesi ve takip talebindeki tutarlar dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda takibin 18.021,80-TL Asıl alacak/enerji bedeli, 85,11 TL gecikmiş gün faizi ve 15,32-TL faizin KDV si olmak üzere toplam 18.122,23-TL üzerinden devamına fazlaya ilişkin istemin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacının dava dilekçesi ile borçlunun %20'den aşağıda olmamak üzere inkar tazminatı ödemesine hükmedilmesi yönündeki talebi değerlendirildiğinde İİK m. 67 hükmü uyarınca davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksızlığına karar verilmiş olması ve alacağının likit olması gerekmekte, kural olarak davalı borçlunun kötü niyetli olması şartı aranmamaktadır. Somut olayda dava konusu alacak fatura alacağından kaynaklanmış olup likit ve belirlenebilir olduğundan icra inkar tazminatı isteminin kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; davalının.... İcra Müdürlüğünün 2018/... Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİ ile takibin 18.021,80-TL Asıl alacak/enerji bedeli, 85,11 TL gecikmiş gün faizi ve 15,32-TL faizin KDV si olmak üzere toplam 18.122,23 TL üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya dair istemin reddine, 2-Davalının haksız itirazları nedeniyle asıl alacak tutarı olan 18.021,80-TL'nin %20'si oranında olan 3.604,36-TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3 - Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 1.237,93 TL harçtan peşin alınan 319,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 918,14 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına. 4- Davacı tarafından yatırılan 319,79 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 5- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 6- Davacı tarafça yapılan 50,80 TL ilk masraf (başvuru + vekalet harcı), 398,30 TL müzekkere ve tebligat gideri, 3.600,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.049,10 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 3.918,68 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına, 7- Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine, 8 - Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 42,52 TL'sinin davacıdan, 1.277,48 TL'sinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına. Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 02/10/2024 Katip ... (e-imza) Hakim ... (e-imza)