İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/357 E. 2023/117 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/357
Karar No
2023/117
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2021/357 Esas KARAR NO : 2023/117 DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 03/09/2021 KARAR TARİHİ : 15/03/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilim ... tarafından davalı ... Ltd. Şti.'nin ...'dan ...'ne deniz yoluyla yapılması planlanan nitril eldiven emtiasının taşıması işi için 30 adet konteynerin temini işinin üstlenildiğini, görüşmelerin müvekkili ile ... arasında yürütüldüğünü, ... tarafından verilen teyit akabinde iş ve işlemlere başlandığını ve müvekkili tarafından üstlenilen yükümlülükler gereği gibi ifa edildiğini, konteynerler kiralandığını ve ... tarafından talep edilen yerlere sevki de organize edildiğini, ... ile diğer ilgili üçüncü kişiler arasında yaşanan sorunlar nedeniyle sevkiyatın yapılmasında müvekkilinden kaynaklanmayan gecikmeler yaşandığını ve bu gecikmelere ilişkin ... müvekkilinden rezervasyonu yapılan nakliyenin sair kereler ertelenmesi de dahil sair taleplerde bulunduğunu, iptal etmeyerek konteynerlerin iadesini de geciktirdiğini, önceki rezervasyonların birçok kez ertelenmesine sebebiyet veren ..., 15.01.2021 tarihinde siparişin iptal edildiği, konteynerlerin dava dışı ...'ye iadesi hususunda müvekkiline talimat verdiğini, dava dışı ... şirketi tarafından demuraj bedeli ödemesi yapılmaksızın konteynerlerin iade alınmayacağı bildirildiğinden ve bu husus müteaddit kereler ...'a iletildiğinden, sürecin uzaması, konteyner ve sair masraflarının doğması /artması dolayısıyla müvekkilinin demuraj bedelini dava dışı ... şirketine ödediğini ve konteynerleri iade ettiğini, müvekkilinin 18.01.2021 tarihli faturayı düzenleyerek ...'a ilettiğini, dava dışı ...'nin faturasını da 20.01.2021 tarihinde ... ile paylaştığını, ..., ... tarihli e-postası ile müşterilerine karşı hukuki yola başvurduklarını ve tahsilatı ... ile paylaşacaklarını da ikrar ettiğini, müvekkilinden sadır 08.02.2021 tarihli yazı ile 18.01.2021 tarihli fatura ödemesinin 15.02.2021 tarihine kadar yapılması aksi halde yasal yollara başvurulacağı konusunda ... son kez uyarıldığını, müvekkili tarafından iyi niyetle hareket edilerek ...'a ... 6.Noterliği aracılığıyla ... tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilerek ve ekinde yer alan fatura ile bir kez daha ödeme yapılması ihtar edildiğini, ihtarname 12.04.2021 tarihinde ...'a tebliğ edildiğini, ... tarafından Türk Ticaret Kanunu'nun 21/2 maddesi gereği sekiz gün içerisinde itirazda bulunulmadığından, faturadaki miktar kesinleştiğini, söz konusu faturanın ödenmemesi nedeniyle ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası tahtında 70.402,89-USD tutarın faizi ile birlikte tahsili gayesi ile icra takibi başlatıldığını, icra takibi ...'un haksız ve mesnetsiz itirazı neticesinde durdurulduğunu beyanla fazlaya ilişkin her türlü haklar saklı kalmak kaydıyla davalı ...'un ... 13. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına vaki haksız ve mesnetsiz itirazının iptali ile icra takibinin devamına, borçlunun takip konusu borcu takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesine, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu deniz hukukunu ilgilendiren bir husumetten değil, davacı tarafından dava dışı ... şirketine sağlanan konteyner tedariki hizmetinden kaynaklandığını, huzurdaki dava konusu ihtilaf konteyner tedariki hizmetinden kaynaklanmakta olup, deniz ticaretini yahut deniz sigortalarını ilgilendiren bir durum bulunmadığını, görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemelerine tevdiini talep ettiklerini, davacının alacağı ileri sürme hakkının zamanaşımına uğradığını, davacı huzurdaki davayı yasal süresi içinde ikame etmediğini, davanın pasif husumet yokluğu sebebiyle reddi gerektiğini, müvekkili şirketin iddia konusu konteyner tedariki ile ilgili herhangi bir taraef sıfatı bulunmadığını, müvekkilinin davacı şirketin konteyner tedarik ettiği ... şirketi ile bahse konu konteyner tedariki hizmeti tahtında herhangi bir ticari ilişkisi söz konusu olmadığını, müvekkili şirket müşterisi ...'de mukim ...isimli şirket olup, müvekkilinin davacının sağladığı hizmetteki tek dahili kendi müşterisinden gelen talebi davacı ...'ye iletmek olduğunu, müvekkili ile davacı şirket arasındaki yazışmalarda, müvekkilinin davacı tarafından konteyner tedariki hizmeti verilen .... isimli şirketi tanımadığını ve herhangi bir şekilde... 'nın yükümlülüklerini yerine getireceğine ilişkin kefil olmasının mümkün olmadığını ve hizmet öncesinde ödeme talebinde bulunup bulunmamanın tamamen davacının ticari kararı olduğunu, satışın da ... şartları dahilinde yapıldığını, davacı ... tarafından ilgili konteynerlerle ilgili rezervasyon teyidi de doğrudan dava dışı ... şirketine verilidğini, davacı ... tarafından düzenlenen taslak konişmento da müvekkili şirketin hiçbir şekilde taraf olarak yer almadığını, satım sözleşmesine konu 267,300 kg ve toplamda 30 konteyner rezervasyona sahip nitril eldiven emtiasının ...'ın ...'nin ... Limanına taşıtılmasına ilişkin, taşıma işini fiilen gerçekleştirecek olan ... Şirketi ile yapılan görüşmeler sonucunda ... isimli gemide ... tarihi için ... rezervasyon numarası ile ... Şirketi tarafından rezervasyon yapıldığını ve gönderici ... Şirketinden onay alındığını, söz konusu yazışmalar ... ve ... şirketleri arasında yapılmış olup, müvekkili şirketin bu sürece dahil edilmediğini, yalnızca bilgi verildiğini, 12/03/2020 tarihinde pandemi ilan Covid-19 salgını gözönünde bulundurulduğunda, nitril eldiven emtiasının taşımanın gerçekleştirilmesinin planlandığı 2020 yılının Kasım ve Aralık aylarında temininin son derece güç olduğunu, 24/11/2020 tarihli mail yazışmaları incelendiğinde, ... şirketinin genel müdürü konteynerlere ilişkin rezervasyon işlemlerini gerçekleştirirken ... hükümetinin doğrudan söz konusu nitril eldiven emtiasının ihracına ilişkin yasaklar getirdiğini, emtianın temin edilmemesi dolayısıyla konteynerlerin ve geminin beklemesi riskine rağmen işlemlere devam ettiğini, talep edilen demuraj bedelinin hukuki niteliği ceza koşulu olduğunu, müvekkili şirketin konteyner teslimine ilişkin sözleşmenin tarafı olmadığından kendisini ifaya zorlamak amacıyla herhangi bir ceza koşulu talep edilebilmesi de mümkün olmadığını, davacının davaya konu bedeli ödediğini ispat edemediğini, davaya konu ticari ilişkiye konu satış sözleşmesi ... biçiminde oluşturulmuş olup, yük gemi bordasına yüklenene kadar doğacak her türlü sorumluluk satıcı/yükleme limanı ilgilileri sorumluluğunda olduğunu beyanla fazlaya ilişkin her türlü haklar saklı kalmak kaydıyla davanın reddine, İİK 67/2 madde uyarınca, red olunan dava değerinin %20'sinden az olmamak şartı ile kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; Navlun sözleşmesinden kaynaklanan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davası olup takibin dayanağı olan ... sayılı 18.01.2021 tarihli 70.402,89 USD bedelli faturada alacak kalemleri ardiye, konteyner alım masrafı, demuraj, teslim masrafı idari giderler ve nakliye şeklinde belirtilmiştir. ...'nin davacı adına düzenlediği 15/01/2021 tarihli fatura tutarı 1.550.800 Baht(Taylant Bahtı) olup söz konusu faturanın demuraj ücreti için düzenlendiği görülmektedir. 1.550.800 Baht 15.01.2021 tarihindeki dolar kuru üzerinden (1 USD = 30.0700 Baht) 51.572,99 USD'ye tekabül ettiğinden takibe konulan fatura tutarından 51.572,99 USD'yi aşan kısmın ardiye ücreti, konteyner alım masrafı, idari giderler vs.'ye ilişkindir. Dava konusu olan ... 13.İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası örneğinin incelenmesinden, davacı şirketin 18/01/2021 tarihli faturadan kaynaklanan 70.402,89 USD asıl alacak ile 1.028,85 USD işlemiş faizden oluşan toplam 71.431,74 USD'nin tahsili için Borçlu/Davalı aleyhine 16/06/2021 tarihinde ilamsız icra takibi başlattığı, davalının borca ve faize itirazı nedeni ile takibin durdurulduğu, takibe itiraz ile davanın İİK 67.maddesine göre süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesindeki beyanlardan davacının fiili taşıma konusunda anlaşmaya vardığı ...'ye ödediği ileri sürülen ücretlerin davalıya rücu edilmek istendiği anlaşılmaktadır. Davacı taraf iddialarında; davalı ile ...'dan ... 'ne deniz yolu ile yapılması planlanan ... eldiven cinsi emtianın taşınması için anlaşma yapıldığını taşımada kullanılacak 30 adet konteynerin fiili taşıma yapacak olan ... firmasından tedarik edilerek Herfurt tarafından bildirilen yerlere sevkinin organize edildiğini ancak rezervasyonu yapılan nakliyenin müteaddit kereler ertelendiğini, sonuçta da iptal edildiğini, iade edilen konteynerler için ...'nin müvekkilinden demuraj ücreti tahsil ettiğini ileri sürerek ...'ye ödenen demuraj bedelinin davalıya rücu edilmesi istenmektedir. Bu durumda husumet ehliyetinin kazanılması davacının fiili taşıyana ödeme yaptığını ispatlanması halinde mümkündür. Mahkememiz tarafından bu konuda verilen ara karardan sonra davacı vekilinin 01/04/2022 tarihli dilekçesi ekinde ...'nin düzenlendiği 19/01/2021 tarihli fatura ile 18/01/2021 tarihli ödeme belgesi örneği dosyaya sunulmuştur. Faturada alacağın kaynağı olarak demuraj, para biriminin 1.550.800 Baht(... para birimi) gösterildiği, ödeme dekontu olarak sunulan belgede de 1.536.332 Bahtın ...'nin ... şubesine ödendiği görülmektedir. Fatura ve ödeme dekontu ile armatör firmaya ödemenin yapıldığı ispatlanmış olduğundan bu şekilde davacının aktif dava ehliyetine haiz olduğu kabul edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde davalının konteyner tedariki ve taşıma ilişkisinde herhangi bir taraf sıfatının bulunmadığını, verdiği hizmetlerin sadece aracılıktan ibaret olduğunu ileri sürülerek pasif husumet itirazında bulunulmuş olup HMK'nın 114.maddesine göre husumet dava şartlarından olduğundan öncelikle bu hususun değerlendirilmesi gerekmektedir. Dosya kapsamına göre, fiili taşımanın gerçekleşmediği sabit olduğundan armatör tarafından düzenlenen bir konşimento dosyaya sunulamamıştır. Ancak emtianın ... isimli gemi ile yapılmasına dair konşimento talimatı mevcuttur. Söz konusu konşimento talimatında ki bilgilerden davacı ile dava dışı ... şirketi arasında bir navlun sözleşmesi akdedildiği anlaşılmaktadır. Taşımaya konu emtianın dava dışı ... ile ... firmaları arasında satım konusu edildiği, davalı ... yetkilisi ... tarafından ...'ye gönderilen 25/11/2020 tarihli e-posta ile Herfurt şirketinin satım sözleşmesinin alıcısı olan ... karşı taşıma işinin organizasyonunu üstlendiği anlaşılmaktadır. Satıma ilişkin bilgilerden eşyanın Free on board teslim şekli ile satımının yapıldığı, dolayısıyla yükün taşıtanının alıcı firma olduğu, davalının alıcıya karşı taşıma işinin organizasyonu üstlendiği söylenebilir ise de, hukuken taşıtan ya da taşıyan sayılması sonucunu doğuracak herhangi bir belge örneğin davalının düzenlenmiş olduğu navlun sözleşmesi dosyaya sunulamamıştır. Ayrıca ...'nin düzenlenmiş olduğu konşimentoda davalıya ait herhangi bir kayıt yer almayıp yükleten olarak satıcı ... şirketi gösterilmiştir. Söz konusu belgelerden davalının, sonradan iptal edilen navlun sözleşmesinin kurulmasına aracılık ettiği anlaşılmaktadır. Dosyaya örneği sunulan, davacı ...'nin düzenlenmiş olduğu konşimento taslağında ise davalıyla ilgili herhangi bir kayıt yer almamaktadır. Buna karşın dava dilekçesi ekinde sunulan mail yazışmaları incelendiğinde; taraflar arasında deniz yolu ile bir taşıma sözleşmesi yapılması konusunda müzakereler yapıldığı görülmektedir. Zira bu yazışmalarda ... yetkilisi ... isimli kişinin taşıma teklifi için ... yetkilisi ... isimli ve .... kişilerle görüşmeler yaptığı, bu görüşmelerden mail yazışmaları yolu ile davacı ile davalı arasında bir alt navlun sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu anlaşılmaktadır. Davacı ise davalıya karşı üstlendiği taşımayı dava dışı ... şirketi ile yaptığı anlaşmaya ile ... gemisi ile ifa etmeyi planlamıştır. Dolayısıyla davalının söz konusu taşıma ilişkisinde alt taşıtan konumunda konumunda olduğu değerlendiridiğinden iş bu davada pasif husumetine haiz olduğu kabul edilmiştir. Dava ve takibe konu alacak navlun sözleşmesi ilişkisinden kaynaklandığından HMK'nın 1246.maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresine tabidir. Davacı ...'ye ödediği demuraj bedelinin davalıdan tahsilini talep ettiğinden, alacağın muaccel olma tarihi ödeme tarihi olmalıdır, dosyaya sunulan ödeme belgesi 18/01/2021 tarihli olduğundan, icra takibinin TTK 1246.maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığı anlaşıldığından davalının zamanaşımı itirazı yerinde görülmeyerek davanın esastan incelenmesine geçilmiştir, Uyuşmazlığın çözümü açısından konusunda uzman bilirkişilerden alınan 05/10/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalı şirket tarafından davacıya ait herhangi bir hesap hareketi olmadığından bahisle muavin kayıtlar ibraz edilmemiş olup, talep ile sunulan 2021 yılı BA / BS formlarının tetkikinde, davaya konu davacı tarafından davalı adına tanzim edilen 18.01.2021 tarihli, ... seri nolu, 70.402,89 USD bedelli fatura bedeli faturanın bağlı bulunulan ... Vergi Dairesine bildiriminin 2021 yılında yapılmamış olduğu, dolaysıyla davalının söz kunusu faturayı kayıtlarına yansıtmamış olduğu, davaya konu satım ve taşıma ilişkisinde davacı ile davalı arasında doğrudan sözleşmesel bir ilişki bulunmadığı, davalının taşıma işinin organizasyonunu üstlenerek davacı asıl taşıyan ile satıcıyı bir araya getirdiği, buna bağlı olarak davacının icra takibine konu bedeli davalıdan talep edemeyeceği, kaldı ki davacının talep ettiği esas alacak kalemlerinin dayanağının da dosyadan tam olarak anlaşılamadığı yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. 10/02/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da özet olarak; Davacı ile davalı taraf arasında alt navlun sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu ve bu kapsamda davacının alt taşıyan davalının ise alt taşıtan sıfatlarını haiz oldukları, esasen alt taşıyan sıfatını haiz davacının asıl taşıma sözleşmesinde ödemek zorunda kaldığı demuraj bedelini sorumluluğu nispetinde akidi alt taşıtana yansıtması kural olarak mümkün olduğu, ancak bu durum en başta navlun sözleşmesinin ifa edilmiş olmasına ve keza alt taşıtanın da demuraj ücretinin doğumunda kusurunun bulunmasına bağlı olduğu, huzurdaki dava konusu taşımanın alt taşıyan davalının kusuru dışında ...'tan ... taşınacak nitlit eldivenin ihracına ... hükümetinin Covid- 19 pandemi savaşı nedeniyle sınırlamalar getirmiş olmasından kaynaklanmakla davalının kusuru olmayan bir sebepten doğduğu dikkate alınarak TBK'nın yukarıda verilen hükümleri uyarınca, gerek tazminat yükümlülüğünün olup olmadığı gerekse miktarı hususunda takdir yetkisinin mahkeme'ye ait olacağı belirtilmiştir. Dava faturaya dayanmış olduğundan davalı şirketin ticari defter kayıtlarında inceleme yapılmış olmasında karar verilmiş olup, davalı şirket vekili herhangi bir hesap hareketi olmadığından bahis ile muavin kayıtlarını ibraz etmemiştir, ancak dosyaya sunulan 2021 yılı BA/BS formlarının incelenmesinden davaya konu davacının davalı adına düzenlediği, 18.01.2021 tarihli ... numaralı 70.402,89 USD bedelli faturanın davalı tarafından vergi dairesine bildiriminin yapılmamış olduğu dolayısıyla davalının sözkonusu faturayı kayıtlarına yansıtmamış olduğu tespit edilmiştir. Davalı vekili savunmalarında Covid-19 salgın hastalığı nedeni ile ... hükümetinin taşıma için öngörülen tarihlerde nitril eldiven emtiasının ihracatına yasak getirdiği, bu nedenle taşımanın iptal edilmek zorunda kalındığını ileri sürülmektedir. Dosyaya sunulan 24/11/2020 tarihli mail yazışmalarından ... otoritesi tarafından nitril eldiven için getirilen ihracat yasağının ... şirketi yetkilisinin bilgisi dahilinde olduğu anlaşılmaktadır. TTK'nın 1218.maddesinde yolcululuğun başlamasını veya devamına engel olan sebepler yüzünden tarafların fesih hakkı düzenlenmiştir. TTK'nın 1218 hükmü ile, gemiye ambargo veya devlet hizmeti için el konulması, varma limanı ülkesi ile ticaretin yasaklanması yükleme veya varma limanının abluka altına alınması, sözleşme gereğince taşınacak olan eşyanın tamamının yükleme limanından ihracatının veya varma limanına ithalatının yahut transit geçişinin yasaklanması gibi bir kamu tasarrufu yüzünden sözleşmenin ifasının engellenmiş olması halinde her iki tarafa herhangi bir tarafa herhangi bir tazminat vermek ile yükümlü olmaksızın sözleşmeyi fesih etme hakkı tanınmıştır. Somut olayda taşınacak olan nitril eldivenin ihracatı COVİD-19 salgını nedeni ile ihracatına Tayland hukümeti tarafından ihracat yasağı getirilmiş olduğundan, bu durum davalıya TTK madde 1218 gereğince fesih hakkı vermektedir. Bu sebepten kaynaklanan feshin sonucunda davalının herhangi bir tazminat ödeme yükümlülüğü de bulunmamaktadır. Diğer yandan genel hükümlere göre de değerlendirme yapılacak olur ise, dava konusu borcun ifasında davalının kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından TBK'nın 485.maddesine göre de ifa imkansızlığından dolayı davacının tazminat yükümlülüğünün doğmayacağı sonucuna varılmış olduğundan açıklanan tüm bu nedenlerle davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın REDDİNE, 2-Koşulları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 3-Peşin alınan 7.117,43 TL harçtan, karar harcı olan 179,90 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 6.937,53 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 4- Davalı vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 83.088,73.- TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5- Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.15/03/2023 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/357, K. 2023/117, T. 15.03.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-357-e-2023-117-k-7e7631ad78dd