İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/26 E. 2022/544 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/26
- Karar No
- 2022/544
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/26 Esas KARAR NO:2022/544 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/01/2021 KARAR TARİHİ:27/09/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava dışı sigortalısı ... A.Ş.'nin ... ... isimli firmaya sattığı buzdolabı ve dondurucu emtiasının Almanya'ya kadar deniz yolu ve kara yolu taşıması işini davalının üslendiğini, 15/01/2020 tarihinde alıcı firmanın deposunda yapılan incelemede 8 adet buzdolabının ıslak ve hasarlı olduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin dava dışı sigortalısının zararının tazmin ettiğini, ödenen hasar bedelinin tahsili için davalı aleyhine ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu beyanla ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; aktif husumet itirazlarının bulunduğunu, oluştuğu iddia edilen hasarın ambalaj hasarı olduğunu ve bu hasarın poliçe kapsamında bulunmadığını, milletlerarası yetki itirazlarının bulunduğunu, yetkili Mahkemelerin Londra Mahkemeleri olduğunu, dava konusu edilen hasara ilişkin usulüne uygun bir ihbar yapılmadığını, iddia edilen hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiğinin belli olmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Dava, Tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasardan davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti ile milletlerarası yetki itirazı noktasında toplandığı görülmüştür. ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; alacaklısının davacı ... Sigorta A.Ş. olduğu, borçlunun davalı ... Sa İzafeten ... A.Ş. olduğu, 969,38EURO (7.979,74.TL)'nin tahsili için 29/07/2020 tarihinde takibe geçildiği, ödeme emrinin borçluya 16/08/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu vekilinin 18/08/2020 tarihinde itirazın edildiği, davanın 26/01/2021 tarihinde İİK nun 67.maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü sürede açılmış olduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce resen seçilen bilirkişiler ... ve ... tarafından tanzim edilen 21/09/2021 tarihli raporda; TTK md 1472 düzenlemesine göre, sigortacı sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren kimse yerine geçecek olup, sigorta ettiren kimsenin vaki zarardan dolayı üçüncü şahıslara karşı dava hakkı varsa bu hak da tazmin ettiği bedel nispetinde sigortacıya intikal edeceğinden bu düzenleme çerçevesinde sigortacının kanuni halef sıfatı ile sigortalısı ile arasındaki geçerli bir sigorta ilişkisi çerçevesinde ödediği sigorta tazminatını zamanında ihbar yapılmış olması ve zararın davalı tarafından meydana getirildiğinin ispat edilmiş olması kaydı ile davalıdan talep edebileceği tespit olunmakla, Davacının aktif husumet ehliyetinin bulunduğu, Davalının pasif husumet ehliyetini haiz olduğu, Hasar ihbarının süresinde yapılmamış olması sebebiyle, karine olarak hasarın davalının sorumlu olduğu süre zarfında gerçekleşmediğinin kabul edileceği, Yükte meydana gelen ıslanmanın dava konusu hasarın taşımanın hangi aşamasında meydana geldiği davacı tarafından açıkça ortaya konulamamış olmasına bağlı olarak ıslanma kaynaklı zararın taşıyanın sorumlu olduğu süreçte meydana geldiğinin ispat edilemediği ve bu sebeple davaya konu zarardan davalı taşıyanın sorumlu tutulamayacağı, Sayın Mahkemenin aksi kanaatte olması durumunda, ekspertiz raporunda 958,51 EUR olarak hesaplanan hasar tutarının gerçekçi ve kadri marufunda olduğuna ilişkin görüş ve tespitlerini bildirmişlerdir. Tarafların beyan ve itirazları üzerine dosya bilirkişi kuruluna yeniden tevdi edilmiştir. Bilirkişi kurulu tarafından tanzim edilen 15/06/2022 tarihli ek raporda, kök rapordaki görüş ve tespitlerini yinelemişlerdir. Arabuluculuk tutanağı, dava dilekçesi , cevap dilekçeleri , hasar dosyası , ödeme dekontu , ibrarname ,bilirkişi raporu ile dosya içerisinde bulunan tüm bilgi ve belgeler bir bütün değerlendirildiğinde ; Davanın hak düşürücü süre içerisinde açılıp açılmadığı konusunda incelendiğinde davaya konu hasarın 15.01.2020 tarihinde gerçekleştiği , 29.07.2020 tarihinde icra takibine girişildiği görülmekle TTK 1188 uyarınca davanın hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. Uyuşmazlık konusu istem, ...-0 no.lu konteynerde bulunan 8 adet buzdolabının ambalajlarının ıslaklık sebebiyle hasarlanmış olmasından dolayı davalının sorumlu olduğuna dayanmaktadır. Davaya konu buzdolabı olan emtianın; ... nolu konşimento tahtında ... Limanından Almanya/Antwrep limanına denizyolu ile taşındığı, yükün Yükleyicisi/Gönderenin ... A.ş ,Gönderilen ve ihbar edilecek kişinin ... ... firması olduğu, ... kaydının bulunduğu , buna göre emtianın yüklenmesi istiflenmesi ve sayımının yükleten ... tarafından gerçekleştirildiği, dava konusu taşıma işinin "..." tarafından gerçekleştirildiği görülmekle davalının taşıyan sıfatıyla pasif husumet ehliyetine haiz olduğunun anlaşıldığı, Davacının dava dışı sigortalıya ait emtiayı taşıma sırasında oluşabilecek risklere karşı 16.01.2020 tarihinde ... numaralı poliçe nakliyat sigortası altında sigortaladığı, hasarın sigorta teminatı süresi içerisinde gerçekleştiği , davacının 958,51 Euro hasar bedelini 21.05.2021 tarihinde sigortalıya ödediği anlaşılmakla davacının TTK 1472 gereğince sigortalının haklarına halef olduğu ve iş davada aktif husumet ehliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı , TTK madde 1178/2 uyarınca hasarın eşyanın taşıyanın hakimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla davalı yada davalıların sorumluluğuna gidilebileceği , ekspertiz raporu ve bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde somut olayda ; emtiadaki ıslaklık hasarının, ilk defa konteynerin gönderilenin deposunda yapılan incelemede ortaya çıktığı 15.01.2020 tarihli ara taşıma belgesine düşülen şerhten anlaşıldığı fakat konteynerdeki hasara yol açan olayın taşımanın hangi safhasında meydana geldiğinin tespit edilemediği, söz konusu konteyner üzerinde sigorta eksperi tarafından fiili bir inceleme yapılmadığı, hpasarın deniz suyu olup olmadığını tespit edebilmek adına gümüş nitrat testinin yapıldığını kanıtlar belgenin dosyada bulunmadığı, dolayısıyla hasara sebebiyet veren ıslanmanın deniz suyu kaynaklı olduğunun ispatlanamadığı, Navlun yolu ile yapılan taşımalarda hasar ihbarının 1184 ve 1185 maddelerinde düzenlendiği ,buna göre TTK m. 1184'te tarafların talebi ile resmi makamlarca incelenmesi; m.1185'te ise bu şekilde bir inceleme yapılmamış ve yükte de ziya veya hasar varsa; haricen belli olan (gözle görülen) hasarların en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında; ziya veya hasar haricen belli değilse bu yöndeki bildirimin yük gönderilene teslim edildiği tarihten itibaren aralıksız olarak hesap edilecek üç gün içinde yazılı yapılması gerektiği hüküm altına alınmış olup, somut olayda davaya konu yükün gönderilene 15.01.2020 tarihinde teslim edildiği, hasara yönelik ihbarın ise davalı taşıyana 17.04.2020 tarihinde (yaklaşık 3 ay sonra) yazılı olarak yapıldığı böylece süresinde hasar bildiriminde bulunulmadığı anlaşılmış, TTK m. 1185/4; e göre süresinde hasar bildirimi yapılmadığı durumlarda ;zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiğinin kabul olunduğu, fakat bu karinelerin aksi ispat olunabileceğinin belirtilmesine karşın yukarıda da detaylıca izah edildiği üzere dosyadaki mevcut delillerle hasarın taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten meydana geldiğinin davacı tarafından ispatlanamadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 95,02TL den karar harcı olan 80,70TL nin mahsubu ile fazla alınan 14,32TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davalı vekili için takdir edilen 7.835,91TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davanın reddine karar verildiğinden davacıdan alınarak hazineye gelir KAYDINA, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/09/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır