İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/253 E. 2022/170 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/253
Karar No
2022/170
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2021/253 KARAR NO : 2022/170 DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 14/06/2021 KARAR TARİHİ : 05/04/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili tarafından ... San. Tic. Ltd. Şti'ye ait kuru fasülye emtiasının taşıma sırasında oluşabilecek rizikolara karşı Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile teminat altına alındığını, Müvekkili şirket sigortalısının "... ... S.A." isimli firmadan kuru fasülye emtiası satın adığını, söz konusu emtiaların "..." gemisine hasarsız bir şekilde yüklenerek, ... ve 02.11.2019 tarihli numaralı konşimento tahtında Arjantin'den Türkiye'ye taşındığını, emtiaların Mersin Limanında tahliye edildiğini, söz konusu emtianın tahliye işlemlerinin ardından, ... numaralı konteynerin içerisinde yer alan kuru fasülye emtiasının ıslanarak hasarlandığının tespit edildiğini, hasarın fark edilmesinin akabinde söz konusu hasarla ilgili olarak ekspertiz incelemesinin gerçekleştirildiğini, yapılan incelemeler neticesinde, meydana gelen ıslaklık hasarının ... numaralı konteynerin tavanındaki delikten içeri su girerek emtiaya su sirayet etmesi sonucu oluştuğunun belirtildiğini, meydana gelen ıslanma hasarının fark edilmesinin ardından, sigortalı şirketçe konunun hasara ilişkin olarak davalı şirkete ihbar edildiğini, davalı şirketin taşımaya ilişkin konşimentoları düzenlemek ve taşıma işlemini fiilen gerçekleştirmek suretiyle somut olaya konu taşımada "fiili taşıyan" olarak hareket ettiğini, bu nedenle, hasarsız bir şekilde gemiye yüklenen kuru fasülye emtiasının taşıma sırasında hasar görmesi sebebiyle davalının taşıyan sıfatıyla oluşan zarardan sorumlu olduğunu, müvekkilinin hasar nedeniyle sigortalısının uğradığı zarar ve ziyanı tazmin etmiş olup, 6102 Sayılı TTK'nun 1472. Maddesine göre hukuken sigortalının haklarına halef olduğunu ve "kanuni halef" sıfatını kazandığını, taşıyanın hem kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediğini, hem de hasarın eşyanın kendi hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana geldiğini, dolayısıyla TTK md. 1178 uyarınca taşıyanın sorumluluğunun söz konusu olduğunu, belirtilen tüm bu nedenlerle borçlu aleyhine ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, takibe borçlu/davalı tarafından yapılmış olan itirazın haksız olup, tamamen kötü niyetli olarak alacaklarını sürüncemede bırakmak amacıyla yapıldığını beyanla; itirazın iptali ile takibin devamına; davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket tarafından dava konusu taşıma ile ilgili olarak düzenlenmiş olan konşimentolarda "işbu konşimento tahtında taşıyana karşı doğan tüm talepler ve uyuşmazlıkların Marsilya Ticaret Mahkemeleri tarafından başkaca hiç bir ülke mahkemesi'nin yetkisi olmaksızın münhasıran çözüme kavuşturulacağı" nın öngörüldüğünü, yani Marsilya Mahkemelerinin münhasır yetkisinin kabul edildiğini, müvekkili şirketin ticari merkezi Marsilya'nın Fransa da olup Türkiye'de daimi bir ikametgahının olmadığını, bu nedenle iç hukukun yetki kurallarını belirleyen HMK md. 6 f.1 hükmü uyarınca da taşıyan/donatanın ikametgahı mahkemesi olan Marsilya Ticaret Mahkemeleri'nin yetkili olduğunu, mahkemenin yetkisinin olmadığını, bu nedenle davanın yetkisizlik nedeniyle reddini, mal bedelinin davacının sigortalısı tarafından ödenip ödenmediğinin ve malın hasar ve yararının alıcıya geçip geçmediğinin de davacının sigortalısının ticari defterlerinin incelenmesi suretiyle irdelenmesi gerektiğini, konşimentoda ön görülen süre içerisinde usulüne uygun olarak taşıyan ve taşıyanın tahliye limanı acentesine hasar ihbarında bulunulduğunun ispatlanmadığını, konşimentoda yer alan 7 nolu kloz uyarınca, en geç malların teslim tarihinde hasarın taşıyana yazılı olarak bildirilmesinin zorunlu olduğunu, TTK md 1185 deki düzenleme de konşimentodaki düzenleme ile aynı mahiyette olduğunu, davacının sigortalısının bu ihbar yükümünü yerine getirdiğini kanıtlayamadığını, hasarın ne zaman ve nasıl meydana geldiğini ve zararın nasıl hesaplandığını gösteren ekspertiz raporu ve sigorta poliçesi de ödeme emri ekinde müvekkillerine tebliğ edilmediği gibi, dava dilekçesi ekinde de tebliğ edilmediğini, dava konusu yükte bozulma meydana gelip gelmediğinin tespiti zımnında, tahliye limanında sörvey incelemesinin yapılacağı gün ve saatinin taraflara bildirilerek, tüm tarafların sörvey incelemesine davet edildiğini ve tüm tarafların katılımı ile yükte inceleme yapıldığını ispatlayan bir delilin de taraflarına tebliğ edilmediğini, tek taraflı katılım sonucunda düzenlenen sörvey raporlarının müvekkili açısından bağlayıcı olmadığını, dava konusu taşımaya konu fasülye yükünün nem içeren bir ürün olduğunu, Fasülye yükünün uygun yerde depolanmaması veya ambalajının uygun olmaması halinde içerisindeki nemi dışarıya salması (terleme) nedeni ile yoğuşan nemin su formuna dönüşerek damlama veya akma şeklinde emtia üzerine sirayet etmesinin muhtemel olduğunu, yani emtiadaki nemin buharlaşması ve akabinde yoğuşması sonucu, yani yükün kendi cins ve mahiyetinden kaynaklanan sebeplerle hasarlanmasının söz konusu olduğunu, ayrıca, yükün ambalajının yetersiz olması sonucunda hasar meydana gelmişse, taşıyanın sorunluluğunun söz konusu olmadığını, yükteki ıslaklığın deniz suyundan kaynaklanıp kaynaklanmadığının ancak gümüş nitrat testi yapılarak belirlenebileceğini, konteynerler ve emtia üzerinde yapılan gümüş nitrat testi sonucunun ıslaklığın deniz suyundan kaynaklandığı ispatlanmadıkça taşıyanın bir sorumluluğunun olmadığını, ayrıca Nakliyat Emtia Sigortaları Genel şartları 4.md uyarınca tatlı sudan/yağmur suyundan kaynaklanan hasarların teminat dışı olduğunu beyanla; Milletlerarası yetki itirazlarının kabulüne ve davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dava, davacı sigortalısına ait emtiların davalı sorumluluğunda hasarlandığı iddiası ile sigortalıya ödenen hasar tazminatının davalıdan rücuen tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup, uyuşmazlığın konusunun; davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının yerinde olup olmadığı, davalı adına ... ... Deniz Acentiğine husumet yöneltilip yöneltilemeyeceği, tarafların aktif ve pasif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı, sigorta sözleşmesinin geçerli olup olmadığı, geçerli bir sözleşme uyarınca ödemenin yapılıp yapılmadığı, hasara ilişkin süresinde ve geçerli bir ihbarın bulunup bulunmadığı ve hasarın deniz taşıması esnasında meydana gelip gelmediği, hasarda davalının sorumlu olup olmadığı ve hasarın miktarının tespiti noktasında toplandığı görülmüştür. ... İcra Müdürlüğü'nün 2020/... Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı borçlu aleyhine 16/06/2020 tarihinde icra takibine başlandığı, ödeme emrinin davalı borçluya 24/06/2020 tarihinde tebliğ edildiği, davalı borçlunun 29/06/2020 tarihli borca itiraz dilekçesi ile takibin durduğu ve eldeki davanın 14/06/2021 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Davalı vekilince davaya konu taşımanın icra edildiği konşimentoda bulunan yetki kaydı nedeniyle mahkememizin Milletlerarası yetkisizliği itirazında bulunulmuş olmakla; MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilir. MÖHUK 47. madde hükmüne göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması, uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekir. Davalı vekilince cevap dilekçesi ile her ne kadar müvekkili ... ... AŞ'nin davaya konu taşımaya aracılık etmemiş olması nedeni ile TTK 105 maddesi gereğince kendisine izafeten husumet yöneltilmesinin mümkün olmadığı savunulmuşsa da; davacı vekilince sunulan e-posta yazışmaları ile Mersin Gümrük Müdürlüğü'ne yazılan müzekkereye verilen cevap ve ... ... A.Ş'nin davalının Türkiye genel acentesi olduğu, icra takip dosyasına da bu sıfatla itiraz edildiği dikkate alındığında, izafeten davalı görülen ... ... A.Ş'nin taraf teşkilinin sağlanması bakımından acentelik yaptığı kabul edilerek davalının aksi yöndeki beyanı dikkate alınmamıştır. Dosya kapsamından, dava dışı sigortalı ... SAN ve TİC LTD ŞTİ tarafından yurtdışından ithal edilen kuru fasulye emtiasının dava dışı ... SAN ve TİC LTD ŞTİ 'ye teslimi hususunun davacı sigorta şirketi nezdinde 01/11/2019 tanzim tarihli ve ... numaralı nakliyat sigorta poliçesi ile sigortalandığı, Arjantin Buenos Aires Limanı'ndan Türkiyi Mersin Limanına taşımasının davalı ... ...'ya ait ... numaralı konşimento tahtında ... isimli gemi ile yapıldığı, taşımaya ilişkin düzenlenen konişmentonun taşıyıcı ... ...adına acente olarak ... ... Argentina tarafından imzalandığı, davalı ... ...'nın yabancı bir şirket olduğu, taşıyıcı şirket ile geminin yabancı olması ve emtiaların yurt dışından ithal edilmesi nedeniyle uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, konişmentonun arka sayfasında Yetkili Mahkeme başlıklı 31. bölümünde yer alan yetki klozu ile taşıma sözleşmesinin uygulanmasından kaynaklanan uyuşmazlıklarda yetkili mahkemenin Marsilya Ticaret Mahkemeleri olduğunun kararlaştırıldığı anlaşılmaktadır. Yabancı unsur taşıyan uyuşmazlıkların çözümünde yetkili kanunun tayininden önce çözümü gereken sorun açılan davada mahkemenin milletlerarası yetkisinin bulunup bulunmadığı hususuna ilişkin olduğundan (Aysel Çeliker/Bahadır Erdem, Milletlerarası Özel Hukuk, Sayfa 19) uygulanacak hukuktan önce yetki konusunun karara bağlanması gerekmektedir. MÖHUK 47.maddesinde yer itibari ile yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşma yapılması mümkündür. Yetki şartı taraflar arasındaki ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye ayrı bir madde olarak konulabileceği gibi ayrı bir sözleşme olarak da düzenlenebilecektir. Anılan hükme göre yetki şartının geçerli olması için uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıması, Türk Mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmemiş olması ile uyuşmazlığın borç ilişkisinden doğması gerekmektedir. Eldeki dosyada somut uyuşmazlığın yabancılık unsuru taşıdığı, dosyaya sunulan sigorta poliçesi kapsamında sigortalı hak sahibinin dava dışı ... SAN ve TİC LTD ŞTİ olduğu, yetki kaydının bulunduğu konşimento tahtında emtiaların sigortalıya teslim edildiği ve hasar tazminatı ödemesinin de buna göre yapıldığı, dava konusunun Türk mahkemelerinin yetkisinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, (Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin, 22/06/2020 tarihli, 2019/3799 Esas ve 2020/3051 Karar sayılı ilamına karşılık taşıma akdine davalının Türkiye acentesinin aracılık ettiğine ilişkin dosyada herhangi bir delil bulunmadığından) deniz taşımasından yani akdi ilişkinden kaynaklandığı, konişmentonun arka yüzünde bulunan yetki klozunun halefiyet hükümlerine göre davacı sigorta şirketini bağladığı, konişmentodaki yetki şartına göre somut uyuşmazlık yönünden Hamburg Mahkemesinin yetkili olduğu kanaatine varıldığından, davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazının kabulü ile davanın yetkisizlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-Davalı vekilinin milletarası yetki itirazını kabulü ile mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 156,53 TL den karar harcı olan 80,70 TL nin mahsubu ile fazla alınan 75,83 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı vekili için takdir edilen 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, Dair,Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde ... Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 05/04/2022 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/253, K. 2022/170, T. 05.04.2022, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-253-e-2022-170-k-b137381e45df