İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/117 E. 2022/88 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/117
- Karar No
- 2022/88
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2021/117 Esas KARAR NO :2022/88 DAVA:Alacak (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:26/03/2021 KARAR TARİHİ:02/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili firmanın ... isimli firmadan 3 ayrı yükleme ile mal satın aldığını, malların müvekkili firmaya tesliminin deniz yolu taşımacılığı ile gerçekleştirildiğini, 3 ayrı yükleme ve konişmento ile malların gönderiminin sağlandığını, davalı ... Şirketinin taşıyan konumunda, ... Şirketinin ise acente şirketi olup, taşınan mallardan doğan birlikte sorumluluklarının mevcut olduğunu, ... Şirketi ile ... ... Şirketinin ortaklık yapısında çalıştıklarını, ithalatı tamamlanan ... numaralı konşimentoda yurtdışından hazırlanan evraklarda yükleyicinin beyan ettiği kilo 46.000 kg olmasına rağmen müvekkili fabrikada yapılan tartımda 22.300 kg çıktığını, ... ... numaralı konşimentoda yurtdışından hazırlanan evraklarda yükleyicinin beyan ettiği 72.700 kg olmasına rağmen müvekkili fabrikada yapılan tartımda 20.520 kg çıktığını, ... numaralı yurtdışından düzenlenen konşimento ve yük teslim formunda beyan edilen 22.200 kg olmasına rağmen limanda yapılan tartım ve denetim sonucunda malların dara düşülmemiş hali ile 11.100 kg çıktığını, ... konişmento nolu yükün ithalatı, kap farı nedeniyle hala tamamlanamadığını, ... Gümrük Müdürlüğü tarafından davalı ... şirketine yazı gönderilerek müdürlüklerince yapılan tetkikte 40 kap eşya fazla olduğunun tespit edildiğini, kap fazlalık nedeninin üç ay içerisinde izah ve ispat edilmesi gerektiği denilerek malların teslimi gerçekleştirilemediğini, zararlarına ilişkin ilk etapta ihtiyati haciz taleplerinin bulunduğunu, İcra ve İflas Kanununun 258/1 hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin "alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması" yeterli olduğunu, mahkemenin "alacağın varlığına kanaat getirmesinden" anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmadığını, bu hükme göre alacaklının alacağının varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin şekilde ispat etmesi aranmadığını, bu konuda mahkemeye kanaat verecck delilleri göstermesi yeterli kabul edildiğini, ihtiyati haciz karan verilebilmesi için "alacağın yargılamayı gerektirmemesi" şeklinde bir koşul da kanunda öngörülmediğini, davalılara karşı dava şartlarından biri olan zorunlu arabuluculuk başvurusunda bulunulmuşsa da, anlaşma sağlanmadığını beyanla davanın kabulüne, ... ve ... nolu konşimentolardan eksik çıkan yükün bedeli, eksik çıkmasından dolayı ödenen fazla vergi, liman ardiyesi, demuraj ve iç nakliye farkı ile limanda kilo farkından dolayı bekletilen ... konşimento numaralı yükün söz konusu gümrük tamamlanana kadar geçecek süre zarfında oluşacak demuraj, liman ardiyesi, gümrük ceza işlemleri ve bu yükteki eksiklikten kaynaklı olarak mal bedellerinin bilirkişi raporu ile tespiti yapılacak rakam üzerinden davalılardan müştereken ve müteselsilen avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı müvekkili şirketlerin merkezinin .../ Türkiye olduğunu, davaya konu icra takibine de bu yönde itiraz edildiğini, dosyanın yetkisizlik ... Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesini, ...’ye ait 18.06.2020 tarih, ... nolu konşimento, 28.06.2020 tarih, ... nolu konşimento ve 18.06.2020 tarih, ... nolu konşimentolardan kaynaklanan huzurdaki dava doğrudan ...A.Ş. aleyhine açıldığını, ancak müvekkili şirketin, ...’nin Türkiye acentesi olduğunu, söz konusu taşımada, ...’ye adına acente sıfatıyla hareket ettiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan mübrez konşimentolar ve gümrük beyannameleri kapsamında sabit olmasına rağmen, davacı tarafından TTK madde 119’a aykırı olarak doğrudan acente olan müvekkili şirket ... A.Ş adına dava açıldığını, acente aleyhine ancak izafeten dava açıldığını, davacının müvekkili şirket ... A.Ş.’nin taşıyan, diğer müvekkili şirket ... A.Ş.’nin ise; “acente” olduğunu iddia etmiş olup, taraflara ait tüm hukuki nitelendirmeleri hatalı yaptığını, müvekkili ... A.Ş.'nin dava konusu taşımayı yapan ...’nin acentesi değil, mezkur taşımalar kapsamında yalnızca gümrük işlemlerine ait özet beyan işlemlerini gerçekleştirdiğini, dava konusu taşımalara ilişkin konşimentoların en alt kısmında belirtilen, “... (Amerıca) ... (...)" şeklinde taşıyan ve acentesi belirtildiğini, müvekkil ...A.Ş. yönünden davanın pasif husumet nedeniyle reddini talep ettiklerini, müvekkili ... A.Ş.’nin acentesi olduğu armatör ...’ye ait 18.06.2020 tarih, ... nolu konşimento, 28.06.2020 tarih, ... nolu konşimento ve 18.06.2020 tarih, ... nolu konşimentolar, dava dışı yükleyici firma “....” firması tarafından gönderilen yükleme talimatları kapsamında hazırlandığını, dava dışı yükleyici firma, elektronik sistem üzerinden kendisine ait verilen şifre ile giriş yaparak, kayıt oluşturulduğunu, taşıyıcı firmaların, yükleyici firmalar tarafından gönderilen yükleme talimatları kapsamında, konşimentoyu hazırladığını, taşıyan ve dolayısıyla taşıyanın acentesi konteynerin içinde ne olduğundan ancak gönderenin kendisine yaptığı beyana göre bilgi sahibi olmakta ve ayrıca bunun gerçek olup olmadığını kontrol etme yetkisi olmadığı gibi böyle bir yükümlülüğü de bulunmadığını, dava dışı yükleyici firmanın beyanları doğrultusunda, hazırlanan konşimentolar kapsamında eksik çıkan emtialardan ve bunlardan doğan masraflardan müvekkili şirketler değil, dava dışı yükleyici firma sorumlu olduğunu, konşimentolardaki “...’s ..., ..., ...count” klozu uyarınca, istifleme, sayma ve tartım işlemlerinin dava dışı yükleyici tarafından tarafından yapıldığını, müvekkili ... A.Ş arafından orijinal manifestoya istinaden özet beyan verildiğini, özet beyan orijinal gemi manifestosundaki ve konşimentolardaki bilgilere tamamen uygun olarak tescil edildiğini, konşimentoların en alt kısmında belirtilen, “... (Amerıca) ... (...)" şeklinde taşıyan ve acentesi belirtildiğini, davacı, talep ettiği ardiye ücreti, iç nakliye farkı ve gümrük müdürlüğü’ne ödeyeceği ücretleri ödemediğinden, işbu masrafları talep etmesi hukuken mümkün olmadığını, bununla birlikte, demuraj ücreti, TTK madde 1203 uyarınca, davacı alıcı firmanın alacak kalemi değil, taşıyan armatör ...’nin alacağı olduğunu, Türkiye acentesi sıfatıyla müvekkili ... A.Ş.’nin talep edebileceği alacak olup, demuraj alacağı talebinin de bu kapsamda hukuken reddi gerektiğini, dava konusu konşimentolar incelendiğinde de, ad valorem navlun uygulaması yapılmadığının görüleceğini, davacının iddiaları ve dosyaya sunduğu taşıma belgeleriyle, ihtiyati haciz şartının yerine getirdiği iddia etmesi abesle iştigal olduğunu, işbu iddialarının yaklaşık ispat kuralını dahi karşılamadığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Dava; deniz taşımacılığından kaynaklanan tazminat alacağının tahsili istemine ilişkin olup; davacı vekili tarafından, ... ve ... nolu konşimentolara konu yükteki eksiklik nedeniyle, eksik çıkan yük bedeli ile fazladan ödenmek zorunda kalınan vergi, liman ardiyesi, demuraj ve iç nakliyat fiyat farkının, ayrıca ile kilo farkından dolayı limanda bekletilen ... nolu konişmentoya konu yükün gümrük işlemlerinin tamamlanmasına kadar geçecek süre zarfında doğacak demuraj ve lokal masraflardan oluşan zararın davalılardan tahsili talep edilmektedir. Davalılar vekili cevap süresi içerisinde HMK 6.maddesine dayanarak yetki itirazında bulunmuştur. Uyuşmazlık konusu taşıma ile ilgili konişmentoların ... ... acentesi tarafından yükleme limanında düzenlendiği, yükün ise ... Limanından İstanbul'a gemi ile taşındığı görülmektedir. Buna göre sözleşmenin ifa yerinin İstanbul olduğu belirlidir. HMK 10.maddesine göre sözleşmeden doğan davalar bakımından borcun ifa yeri mahkemesi yetkilidir. Somut olaydaki taşıma ilişkisinde sözleşmenin ifa yeri İstanbul olduğundan, TTK m.5/2 ve HMK'nun 10.maddesine göre mahkememiz yetkilidir. Konişmentolar ...adına acentesi tarafından düzenlendiğinden, TTK'nun 1238.maddesine göre ... ... taşıyan konumundadır. Davalı ... A.Ş.'nin ise taşıyanın Türkiye acentesi olduğu tarafların beyanlarından anlaşılmaktadır. Konişmentolar yurt dışında ... Limanından düzenlenmiş olup yüklemeye aracılık eden yabancı acentedir. TTK'nun 105/2 maddesinde acentenin aracılık yaptığı sözleşmelerden doğacak uyuşmazlıklardan dolayı acentenin müvekkili adına dava açabileceği, kendisine karşı da aynı sıfatla dava açılabileceği hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda davalı ..., taşımayı firma ...'ın Türkiye acentesi olduğundan TTK'nın 105/2 maddesine göre bu davalıya doğrudan husumet yöneltilemeyeceği değerlendirilmiştir. Diğer davalı ... A.Ş'nin ise taşıma gerçekleştikten sonra ... Limanında gümrük işlemlerini gerçekleştirdiği, dolayısıyla tahliye limanı acentesi olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda TTK 105/2 maddesine göre bu davalıya karşıda doğrudan husumet yöneltilmesi mümkün olmadığı gibi dava konusu zararın davalıların şahsi kusuruyla meydana geldiği idda ve ispat olunmuş değildir. Açıklanan tüm bu nedenlerle, iş bu davada davalıların pasif husumet ehliyetlerinin bulunmadığı kanaatine varıldığından, davalılar hakkında açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle REDDİNE, 2-Peşin alınan 170,78 TL harçtan, karar harcı olan 80,70 TL'nin mahsubu ile fazla alınan 90,08 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya iadesine, 3- Davalılar vekil ile temsil olunduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince tayin olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 4-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 5- Taraflarca yatırılan gider avansı bakiyesinin karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.02/03/2022 Başkan .... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır