İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/422 E. 2021/385 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/422
Karar No
2021/385
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2020/422 Esas KARAR NO : 2021/385 DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/03/2016 KARAR TARİHİ : 30/09/2021 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesin özetle; ... ımo no'lu ... 'a izafeten kendi adına asaleten işleteni/ işvereni ... A.Ş aleyhine İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası ile müvekkillinin alacaklarını tahsili amacıyla menkul rehnin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın haksız olarak borca itiraz ettiğini, her ne kadar borçlu ... AŞ vekilince yapılan itirazda ...gemisi donatanı ...'u temsil etme yetkisi olmadığını, geminin işleteni-işvereni olmadıklarını iddia etmekte ise de kayıtlardan anılan şirketin geminin hem... hem de gemi yöneticisi olarak göründüğünü, müvekkilinin gemide makine lostromosu olarak aylık 1.600 USD maaş karşılığı çalıştığını, müvekkiline ödenmeyen alacaklarının gemi adamı alacağı niteliğinde olduğunu, hizmet sözleşmesinin altı ay olarak belirlendiğini, 30/12/2013 -05/02/2014 tarihleri arasında müvekkilinin fiili çalışması olduğunu, hizmet akdinin davalı tarafından tek taraflı feshedildiğini, müvekkilinin doğmuş ve tarafına ödenmemiş alacak kalemlerinin ödenmeyen maaş alacakları, prim ve izin alacakları ile tek taraflı ve haksız fesih nedeniyle doğan bakiye süre alacağı olduğunu, belirli süreli hizmet akdinin işveren sıfatı ile...Denizcilik ile imzalandığını, ayrılış ordinosunu da imza altına aldığını, ...sözleşmesinin temsile yönelik bir acentalık sözleşmesi olduğunu, bu nedenle donatana karşı izafeten husumet yöneltilebileceğini, müvekkilinin çalıştığı dönemde hizmet akdinden kaynaklanan tüm edimlerini yerine getirdiğini, müvekkilinin alacağı gemi adamı alacağı olduğu için gemi ve teferruatı üzerinde kanuni rehin hakkı bulunduğunu, TBK'nun 393. Maddesinde hizmet sözleşmesinin düzenlendiğini, aynı Kanunun 438. Maddesinde ise haksız fesih halinin düzenlendiğini, bu maddeler kapsamında müvekkilinin sözleşme süresine uyulmuş olsa idi kazanabileceği alacağa hak kazandığını belirterek ilgili takip dosyasına itirazın iptaline, takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın hak düşürcü süre içerisinde açılmadığını, tebligatın usulsüz yapıldığını, davanın müvekkiline değil takip tarihinde gemi maliki olan tüzel kişiye karşı yöneltilmesi gerektiğini, davacının kendi ağır kusuru ve gemi mürettabatına zarar verici eylemleri nedeni ile haklı sebeple sözleşmenin feshedildiğini, dava konusu geminin Malta bayraklı ve Malta Valetta limanına bağlı bir gemi olduğunu, müvekkilinin ... şirketini temsil yetkisinin bulunmadığını, Türk Gemi Siciline kayıtlı olmayan bir gemi hakkında TTK gemi rehni hükümlerinin uygulanamayacağını, davacı tarafa çalıştığı dönemden doğan hak ve alacaklarının ödendiğini, fazlaya dair olan tüm taleplerinin haksız ve kötüniyetli olduğunu, davacının üzerine düşen sorumlulukları yerine getirmekte ağır kusurlu davrandığını, kaptanın emir ve talimatlarının dışına çıktığını, davacının kendisine verilen talimatların aksine davranışlar sergilediğini, davacının keyfi hareket etmesi sonucu 300 Litre ...'in taşarak Parsa gemisinin baca içerisine tazyikli olarak aktığını, tazyik nedeniyle bu maddenin makina dairesine kadar indiğini, gerek gemi gerekse gemi mürettebatının tümünü tehlikeye attığını, müvekkilinin yaşanan vurdumduymazlıklar sonucunda iş akdini tek taraflı, tazminatsız ve bildirimsiz fesih hakkına dayanarak feshettiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddine, davacı aleyhine %20 oranında kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davanın ...Asliye Hukuk Mahkemesi'nde açıldığı, ...Asliye Hukuk Mahkemesince görevsizlik kararı verildiği, bu kararın temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 12/01/2016 tarih 2015/34386 Esas ve 2016/459 Karar sayılı ilamı ile dosyanın onandığı, görevli Mahkemenin mahkememiz olduğunun belirtildiği ve dosyanın mahkememize tevzi edilerek mahkememizden esas aldığı anlaşılmıştır. Dava; davacının, iş akdinin feshi nedeni ile bakiye ücret alacağı, prim alacağı, fazla mesai alacağı ile sair gemi adamı alacaklarının tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup; uyuşmazlığın, davalının pasif husumet itirazının yerinde olup olmadığı, iş akdinin haklı feshedilip edilmediği, bunlara göre varsa davacının alacak miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşılmıştır. İcra dosyasının incelenmesinde İstanbul ...İcra Müdürlüğü... Esas sayılı icra dosyası ile davalı aleyhine davacı tarafça " Taşınır rehninin paraya Çevrilmesi Yoluyla" icra takibine geçildiği, ödeme emrinin davalı tarafa 24/03/2014 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafça yasal 7 günlük süre içerisinde 31/03/2014 tarihinde borca itiraz edildiği ancak bu itirazın davacı tarafa tebliğe çıkarılmadığı anlaşılmakla ve İİK 67 maddesi gereği itirazın iptali davası açma süresi itirazın tebliği tarihinden itibaren 1 sene olarak düzenlenmiş olmakla davacı tarafa borçlu itirazının tebliğ edilmemesi karşısında eldeki davanın yasal hak düşürücü süre içerisinde açıldığı mahkemece kabul edilmiş davalının bu yöndeki itirazının reddi gerekmiştir. Mahkememizin 15/04/2019 tarihli 2016/104 Esas 2019/191 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olduğu, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 21/10/2020 tarih, 2019/2019/2964 Esas 2020/1507 Karar sayılı ilamı ile mahkememiz kararının kaldırılması üzerine dosyanın yukarıdaki esası aldığı anlaşılmıştır. İstanbul BAM 19 Hukuk Dairesi Mahkememiz kararını " Mahkemece dosyada bulunan kaptan raporu baş makinist raporu ve kaptanın davacıya yaptığı ihtar değerlendirerek gerekirse tarafların kusurları hususunda yeniden uzman bilirkişiden rapor alınarak taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin 16/3 maddesindeki hususlar da göz önüne alınarak hizmet akdinin feshinin haklı olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre alacağın oluşup oluşmadığının belirlenmesi gerekmektedir." gerekçesi ile kaldırmıştır. Dosyada bulunan belgelerin incelenmesi sonucunda; M/T Parsa gemisi kaptanı tarafından düzenlenen hizmet belgesi ve Gemiden Ayrılış Ordiosuna göre davacının 30/12/2013 - 05/02/2014 tarihleri arasında Makina Lostromosu olarak çalıştığı ve 05/02/2014 tarihinde gemiden ayrıldığı; taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi gereği aylık 1.600,00 USD maaşla 6 ay süreli ...AŞ. nin işveren olduğu iş sözleşmesinin imzalandığı; ... Gemi İşletmeciliği tarafından davacıya toplam 1.839,00 USD ödeme yapıldığı anlaşılmıştır. İstanbul Liman Başkanlığı yazı cevabında davalı ...AŞ donatan olarak görünmektedir. Bu halde taraflar arasındaki iş sözleşmesi gereği kendisine hem asaleten hem de izafeten husumet yöneltilen ... AŞ mahkemece işveren olarak pasif husumeti haiz olduğu kabul edilmiştir. Ayrıca gemi IMO kaydında davalının ... ve ...olarak isminin geçmesi ve ...sözleşmesinin temsile yönelik bir acentalık sözleşmesi olduğunun mahkemece kabulü ile gemi malikine izafeten de ...AŞ' ye husumet yöneltilmesi mahkemece usule ve yasaya uygun bulunmuş davalının husumete yönelik itirazlarının da açıklanan nedenlerle reddi gerekmiştir. Kaldı ki İstanbul BAM 19 Hukuk Dairesince de, mahkememizin bu tespiti bozma sebebi yapılmamıştır. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 19. Hukuk Dairesinin 21/10/2020 tarih, 2019/2019/2964 Esas 2020/1507 Karar sayılı ilamı doğrultusunda mahkemece, iş akdinin feshi kapsamında tarafların kusur durumlarının değerlendirilmesi bakımından bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. Mahkememizce dosya İstinaf kararı önceki rapor sunan bilirkişi ...'a tevdi edilmiştir. Bilirkişi tarafından tanzim edilen 26/04/2021 tarihli raporda, İstinaf Mahkemesinin yapılmasını istediği kusur tespiti incelemesinin deniz hayatı konusunda bilgi ve deneyimi bulunan bir Uzak Yol Başmühendisi (Çarkçıbaşı) bilirkişi tarafından yapılabileceğinin bildirildiği görülmüştür. Mahkememizce resen seçilen bilirkişi... tarafından tanzim edilen 01/09/2021 tarihli raporda özetle; 07/01/2014 tarihinde Parsa gemisinde yaşanan yakıt taşması ve bunun gemide kirliliğe yol açarak tehlike yaratması hadisesine, Hizmet Akdi ve görev tanımına aykırı hareket etmiş bulunan davacının kusuru ile sebebiyet verdiğine mahkemece kanaat getirilmesi durumunda davacının hizmet akdinin feshedilmesinde davalının haklı bulunduğu yönündeki tespit ve değerlendirmelerimi mahkemenin takdirinde olduğu görüş ve kanaatini bildirildiği görülmüştür. Davacı gemi adamının, ... gemisinde Makine Lostromosu olarak çalıştığı dosya kapsamında sabit olmakla; hizmet sözleşmesi'nde yapacağı işler ve görevleri tanımlanmıştır. Bilirkişi raporunda açıklandığı üzere; Makine Lostromosu, günlük işlerin yürütülmesinde 2. Makinistin yardımcısı ve 2. Makiniste karşı raporlama sorumluluğu bulunan bir gemiadamı olup, başlıca görevleri; -2. Makinistin verdiği emirlere göre makine personelini çalıştırmak, kontrol etmek ve onlarla birlikte belirlenen işleri zamanında ve uygun olarak yapmak/yaptırmak, -Makine personel yerleri, mağazalar, kazan ve makine daireleri ile şaft yolunun temiz bulundurulmasini sağlamak, -Yakıt, yağ ikmalinde ve malzemenin gemiye alınmasında her türlü emniyet tertibatını almak, sevk ve yerleştirilmesini temin etmek, -2. Makinistin verdiği işleri yağcılara uygun olarak dağıtmak -Makinaların bakımı ve yangınla mücadele konularında mürettebatı eğiterek bilgili olmalarını sağlamak, -Makine personelinin vardiyalarını takip etmek şeklinde açıklanmıştır. Dosya kapsamında, Davacı ...'ın 30/12/2013 tarihinde Makine Lostromosu olarak çalışmaya başladığı; 07/01/2014 tarihinde, gemi İspanya'nın Barcelona limanında yakıt ikmali yaparken, Başmakinist tarafından, Yağcı ... ile birlikte geminin makine dairesinde görevlendirildikleri; Başmakinistin kendilerinden alarm sisteminin başında bulunmalarını ve bir alarm çalması durumunda kendisini bilgilendirmelerini istediği; yakıt alımı devam ederken kısa zaman aralıklarında 3 kez alarm çaldığı, Davacı ve ...'nın alarm çaldığı bilgisini Başmakiniste haber vermeden çalan alarmı "reset" ettikleri (susturdukları); o sırada settling tankına alınmakta olan fuel oil'in tankın dreyn devresinden taşarak aktığı ve geminin makine dairesine de sirayet ederek kirliliğe ve yangın tehlikesine yol açtığı anlaşılmaktadır. Bu kapsamda davacıya Başmakinist tarafından verilen görev, onun iş tanımı içinde bulunan ve yerine getirmekle sorumlu olduğu bir görevdir. Uzak Yol Başmühendisi bilirkişi tarafından; Alarm sistemleri, tehlikeli bir durumun ortaya çıkmaması için önceden tedbir almayı sağlayan, uyarıcı ve önleyici bir emniyet sistemi olarak açıklanmakla; uyuşmazlığa konu olayda, geminin settling (dinlendirme) tankına alınmakta olan yakıt, doldurma debisinin, tankın içindeki havanın boşaltım debisinden fazla olması nedeniyle, tankın içindeki hava aynı hızla (doldurma hızıyla) firar edememiş ve içeride sıkışan hava, bu iş için tesis edilmiş alarm sistemini uyararak alarmın çalmasını sağladığı açıklanmıştır . Bu durumda yapılması gereken işin, o esnada makine dairesinde görevli bulunan Davacının durumu derhal Başmakinist'e bildirmesi ve yakıt alımının durdurulması veya alım hızı/debisinin azaltılmasının sağlanmasının olması gerektiği belirtilmiştir. Ancak bu işlem yapılmadan sadece alarmın susturulmuş olması nedeniyle, alınan yakıtın bir kısmı tankın içinde sıkışan hava ile birlikte hava firar borusundan dışarıya taştığı, yakıt alımı yapılırken Başmakinistin Kargo Kontrol Odasında bulunduğu, davacı ve Yağcı ...'ın ise makine dairesinde ve alarm sisteminin başında olduğu anlaşılmakla, alarm sistemini bu iki kişiden hangisinin reset ettiği bilinmemekle birlikte, bu kişinin Davacı olmaması halinde dahi, Davacının yukarıda açıklanan görev tanımı bakımından, sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağı, zira Davacı ... Makine Lostromosu olmakla, Yağcı...'ın da amiri pozisyonunda bulunduğu, böyle bir yanlışlığı Yağcının yapmış olması halinde,davacının ona engel olması gereken kişi olduğu rapor kapsamında açıklanmıştır. Yakıt alımı sırasında yakıtın taşması ve bunun makine dairesine sirayet etmesi, gemi için oldukça tehlikeli bir durumdur. Çevre kirliliğine yol açma riski de bulunmaktadır. Geminin işletilmesi sırasında yaşanan bu boyutta bir olayın makine jurnaline kaydedilmesi zorunludur. Ancak dosyaya bu yönde bir bilgi (jurnal kaydı) sunulmamıştır. Yaşanan hadisesin önemine dair bilgi ve değerlendirmeler, bu hususta dosyaya sunulmuş olan Gemi Başmakinisti ve onu referans alan Gemi Kaptanının raporlarında yer almıştır. 07/01/2014 tarihinde ... gemisinde yaşanan yakıt taşması ve bunun güverte ile makine dairesinde kirlilik yaratması hadisesinde, Davacı gemi adamı Makine Lostromosu ...'ın kusuru ve sorumluluğunun bulunduğu bilirkişi tarafından belirtilmiştir. Dosyaya sunulan bilirkişi raporundaki tespitler mahkemece denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulunmuş ve dayandıkları gerekçeler ile ulaştıkları tespitler ise mahkemece dosya kapsamı ve deliller ile uyumlu bulunduğundan bilirkişi raporu da hükme esas alınarak 07/01/2014 tarihinde PARSA gemisinde yaşanan yakıt taşması ve bunun gemide kirliliğe yol açarak tehlike yaratması hadisesine, Hizmet Akdi ve görev tanımına aykırı hareket etmiş bulunan Davacının kusuru ile sebebiyet verdiği ve buna göre davacının hizmet akdinin feshedilmesinde davalının haklı bulunduğu kanaati ile davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM: 1-Davanın REDDİNE, -Şartları oluşmadığından davalı yanın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harç Tarifesi gereğince peşin alınan 271,97 TL den karar harcı olan 59,30 TL nin mahsubu ile fazla alınan 212,67 TL'nin kesinleşmeye müteakip talep halinde davacıya İADESİNE, 3-Davalı yargı gider toplamı olan 207,00TL'nin davacıdan alınıp davalıya ödenmesine, bakiye giderin davalı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Davalı vekili için takdir edilen 4.080,00 TL red vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya VERİLMESİNE, 5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 6-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara İADESİNE, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 30/09/2021 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/422, K. 2021/385, T. 30.09.2021, www.arakarar.com/karar/istanbul-17-asliye-ticaret-mahkemesi-2020-422-e-2021-385-k-05da95f2bcf1