İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/341 E. 2022/101 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/341
- Karar No
- 2022/101
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO:2019/341 KARAR NO :2022/101 DAVA:İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:22/10/2019 KARAR TARİHİ:08/03/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı aleyhine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından işbu takibe yetki ve asıl alacak ve tüm ferileri yönünden itiraz edildiğini, müvekkili şirketin uluslararası taşımacılıkla iştigal ettiğini, müvekkili şirketin davalıya ait elma emtiasının Türkiye'den Hindistan'a denizyolu ile taşınması işini üstlenerek taşımaları gerçekleştirdiğini, davalının müvekkili şirketin davalı şirket için yaptığı taşımadan kaynaklanan bedelleri ödemediğini, davalı/borçlu şirket tarafından taşınması talep edilen malların davalıya teslimi için yapılan taşımaya ilişkin olarak 13 fatura düzenlendiğini ve davalı/borçluya tebliğ edildiğini, İşbu faturaların ödenmemesi üzerine .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, davalı şirketin itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, takipten sonra 23.11.2018 tarihli I ... numaralı 4.100 USD bedelli faturanın müvekkili şirkete iade edildiğinden işbu itirazın iptali davasının 19.137 USD üzerinden açıldığını beyanla; itirazın iptaline, takibin devamına, davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İhracatını yaptıkları yaş elma ürününün Mersin'den Hindistan'a FOB şeklinde taşınması için davacı ile anlaştığını, davacının yaş elma ürününü doğrudan kendisinin taşımayıp, ... Denizcilik A. Ş.'ye taşıttığını, taşınan yaş elmanın taşıma esnasında zayi olduğunu, faaliyet adresinin Karaman / ... olması, yükleme limanının Mersin olması sebebi ile, alacaklının icra takibi başlattığı ... İcra Müdürlüğü'nün ve mahkemenin yetkili olmadığını, olayda yabancılık unsuru olduğunu, konşimentoya göre dava konusu olayda yetkili mahkemenin Hong Kong mahkemeleri olduğunu, taraflar arasında açık bir anlaşma olmadığı için başka mahkemenin girişimde bulunamayacağını, davacı tarafın taşıma sırasında, taşınan ürünleri saklama koşullarına uygun sıcaklık ve şartlarda nakletmediğini ve nakliyeyi geç yaptığı için, ürünlerin bozulmasına neden olduğunu, bozulan ürünlerin ülkeye sokulmadığını, yaş elma emtiasının 45-50 günde Hindistan limanına aktarma yaparak ulaştığını, aslında bu sürenin 26 gün olduğunu, gecikmenin olumsuz hava koşulları nedeni ile 20 gün olduğunu, taşıma sıcaklığının 0,8 C olması gerekirken, sıcaklığın 21 C ye çıktığını, Umman Salalah limanında elektrik verilemediği için kaldığı 10 gün boyunca soğutmanın sağlanamadığını, sonuçta elmaların bozulduğunu ve imha edildiğini, bu nedenle 240.000,00 USD zarara uğradığını, bu nedenle davacıya borcu olmadığını, davacının fatura tutarına hak kazanabilmesi için, taşımayı eksiksiz ve hasarsız gerçekleştirmesinin şart olduğunu, 13.07.2018 tarihli ... numaralı sörvey raporunda dutumun tespit edildiğini, navlun bedelinden fazla tutarda ürünün hasara uğraması nedeni ile alacağı olduğunu, bu nedenle ihtarname keşide edildiğini, taşınan elmaların taşınma esnasında ve deniz taşıyanının sorumluluğunda hasara uğraması nedeni ile davacıya nakliye ve benzeri ad altında herhangi bir borcunun olmadığını, taşıma edimini yerine getirmeyen, navlun bedelinden fazla zarara sebep olan davacının yasa gereği navlun ücretine hak kazanamayacağını ifade ederek, davacının davasının hukuken mesnetsiz olduğunu beyanla davanın reddini talep etmiştir. Dava; taraflar arasındaki deniz taşıma ilişkisinden kaynaklanan alacağın tahsili talebi ile başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali davası olup; uyuşmazlığın, taraflar arasındaki taşımanın sözleşmeye uygun olarak ifa edilip edilmediği davalının emtiaların hasarlı teslim edildiği iddiası nedeniyle davacının navlun alacağının hak kazanıp kazanamayacağı icra dairesi ile mahkememizin yetkili olup olmadığı ve bunlara göre varsa davacı alacağının miktarının tespiti hususların toplandığı anlaşılmıştır. ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı tarafça davalı aleyhine 28/12/2018 tarihinde takibe başlanrığı, ödeme emrinin davalı borçluya 09/01/2019 tarihinde tebliği edildiği, davalı borçlunun 15/01/2019 tarihli borca ve icra dairesi yetkisin yönelik itirazı üzerine takibin durduğu ve eldeki dvanın da 22/10/2019 tarihinde İİK 67 maddesi gereğince yasal 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. 09/02/2022 havale tarihli bilirkişi raporunda; Takip bilgileri ve taşıma süresi boyunca konteyner sıcaklık derecelerinin dosyaya sunulmuş bir veri olmadığını , incelemenin 13.7.2018 tarihli sörvey raporu ve taraflar arasındaki elektronik yazışmalar tahtında yapıldığını, mal bedelinin davalıya ödenip ödenmediği konusunda mali incelemeyi yapacak uzmanın heyetlerinde yer almadığını, taraflar arasında navlun sözleşmesi kurulduğunu, davacının akdi taşıyanın davalı taşıtan sıfatına haiz olduğunu, TTK'nun 1182. maddesi uyarınca, mekuna fırtası ve limanda elektrik kesintisi olaylarının muhtemel sorumsuzluk hallerine girdiğinden davacı taşıyanın lehine sorumsuzluk karinesinin doğduğunu, bu sonuca bağlı olarak, TTK'nun 1199/1. maddesi uyarınca, eşyanın zıyaının navlun alacağını etkilediğini, davalının navlun ödemeden imtina etmesinin mümkün olduğunu beyan etmişlerdir. ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2021/85 talimat sayılı bilirkişi raporunda; Ekspertiz Raporundan ve dosyada yer alan diğer belgelerin incelenmesi neticesinde, taşıması yapılan elmanın taşıma şartlarına uygun olmaması (taşıma ambalajı, teslim süresi, ürün ısı değeri vs) sebebiyle (alıcı) müşteriye teslim edilemediğini, ürünlerin zayii oldugunu, işbu sebeple davalının zararının bulunduğunu, davalının dava konusu mallara ilişkin olarak, ödeme şekline bağlı olarak %35 nin kısmı tahsil ettiğini ancak %65 lik kısma denk gelen mal bedelini tahsil etmediğini beyan etmiştir. Davalı vekilince icra müdürlüğüne sunulan borca itiraz dilekçesi ile icra dairesi yetkisine, mahkememize sunulan davaya cevap dilekçesi ile de mahkememizin milletlerarası yetkisine itiraz ettiği anlaşılmakla öncelikle bu hususların değerlendirilmesi gerekmiştir. Davaya ve takibe konu alacak faturaya dayalı bir para alacağı olmakla, BK 89 maddesi kapsamında alacaklının yerleşim yerinde ödenmesi gerektiğinden, davacının yerleşim yeri itibarı ile Küçükçekmece İcra Müdürlüğü'nün yetkili olduğu anlaşıldığından bu itiraz ile aynı nedenle ileri sürülen mahkememiz yetkisine yönelik itirazın reddine karar vermek gerekmiştir. Davalı vekili her ne kadar cevap dilekçesi ile alacağa konu olan konşimentoda bulunan milletlerarası yetki kaydına istinaden Hong Kong Mahkemelerinin yetkili olduğunu savunmuşsa da, davalının Türkiye de mukim bir şirket olduğu gözetildiğinde, yerleşik Yargıtay uygulamaları da dikkate alınarak MK 2 maddesi gereğince bu itirazın da reddine karar vermek gerekmiştir. Davaya konu edilen fatura içeriği hizmetlerin davacı yanca ifa edildiği ve navlun faturalarının davalı yanca ödenmediği hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık esasen, taşımaya konu elma emtialarının hasarlanması nedeni ile davalının kusur ve sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ve buna göre de davacının navluna hak kazanıp kazanmadığı noktasında toplanmıştır. Dosyaya sunulan taşıma belgeleri, e posta yazışmaları, ekspertiz raporu ve celp edilen gümrük kayıtlarına göre, dava konusu, 15 konteyner taze elmanın 20 Haziran 2018 tarihinde ... limanında boşaltıldığı, varıştaki gecikme nedeni ile alıcının yükte hasar olduğundan şüphelenmesi üzerine ekspertiz çalışması yapıldığı, 15 konteynerin tamamından rastgele alınan kartonlardaki elmaların büyük çoğunluğunun çürümüş, küflenmiş olduğunun tespit edildiği, konteynerlerden alınan numunelerin, Hindistan Gıda Güvenliği ve Standardlar Otoritesi tarafından analiz edildiği ve sonuçta, elmaların 2006 Gıda Güvenliği ve Standardlar Kanununa (FSS) uygun bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava konusu 15 konteyner yaş elma emtiasının, ülke çıkışında gerekli onayları alarak yola çıktığı, varış limanındaki kasırga nedeni ile geminin zamanında limana yanaşamadığı, limanda sistemlerin çökmesi, elektriklerin kesilmesi ile konteynerlerin soğutma sistemleri çalışmadığı için sıcaklığın yükseldiği ve elma emtiasının bozularak zayi olduğu bilirkişilerce açıklanmıştır. Kasırga nedeni ile limanda sorun yaşandığı, elektriklerin kesildiği ifade edildiği için, limanda bekleme sırasında konteyner sıcaklığının yükselmesinin kaçınılmaz olduğu, sorunun, limana girişte, bekleme sırasında, kasırga nedeni ile gemide de yaşanma ihtimalinin değerlendirebilmesi için data logger verilerine ihtiyaç olduğu da belirtilmiştir. Bu kayıtların celbi için fiili taşıyan ... firmasına yazılan müzekkereye verilen cevapta, taşımaların 2018 yılına ati olduğu ve müzekkere tarihine kadar ... ye hasar başvurusu da yapılmadığından kayıtların saklanmadığı bildirilmiştir. Buna göre esasen davalının 240.000 USD hasar iddiasına karşılık herhangi bir başvurusunun bulunmadığı da anlaşılmıştır. TTK'nun 1199 maddesi uyarınca, boşaltma süresinin sonuna kadar bir kaza sonucunda bir başka ifade ile taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten dolayı eşya zayi olursa navlun ödenmez, peşin ödenmiş ise geri alınır. Bu durumda, eşyanın zıyanın Davacı taşıyanın sorumlu olduğu bir sebepten ileri gelip gelmediğinin irdelenmesi gerekmiştir. TTK'nun 1178. Maddesi uyarınca, taşıyan eşyanın hakimiyetinde bulunduğu sürede meydana gelen bir olgu sonucu eşyanın zıya ve hasara uğramasında ileri gelen zararlardan sorumludur. Taşıyan sorumluluktan kurtulmak için zıyaa sebebiyet veren olgunun meydana gelmesinde kendisinin ve adamlarının kusuru bulunmadığını ispat etmek zorundadır. Olayda emtialar gemiye 10/05/2018 tarihinde yüklenmiş, 20/06/2018 tarihinde limana boşaltılmış, gümrüklü konteyner alanında 29.6.2018 tarihinde ekspertiz. incelemesi yapılmıştır. 13/07/2018 tarihli Sörvey Raporunda konteynerlerin sağlam olduğu ancak içlerinin açıldığında çürümüş olduğu tespit edilerek Hindistan Gıda Güvenliği ve Standartları Kurumu, ... tarafından test edilerek analiz ve numunenin 2006 tarihli Gıda Güvenliği ve Standartları Kanunu (FSS) şartnamelerine uygun olmadığına karar verilmiştir. Dosya içerisinde emtianın imha edildiğine dair resmi bir belge bulunmamaktadır. Dosyaya sunulan ve taraflar arasında gerçekleştiği anlaşılan yazışmalar incelendiğinde, ... fırtasının olduğu kötü hava koşullarının oluştuğu ve malların tesliminin geciktiği, ... limanında10 gün süre ile elektriklerin olmadığının bildirildiği görülmektedir. Yukarıda da açıklandığı üzere hasarın kasırga nedeni ile yaşanan aksaklıklardan kaynaklandığı kabulü doğrultusunda, hasar nedeni ile davacının kusurunun bulunmadığı mahkemece kabul edilmiştir Zira, TTK'nun 1182. Maddesi uyarınca, zıya, hasar veya gecikmeye sebebiyet verecek bazı haller sayılarak bu hallerde taşıyan ve adamlarının kusursuz sayılacağı hüküm altına alınmıştır. Bu hallerde birisi denizin veya geminin işletilmesine elverişli diğer suların tehlike ve kazaları bir diğer ise, çalışma engelleridir. Davacı taşıyan lehine sorumsuzluk karinesinin doğduğu kabul edilmiştir. Zira aksi durum dosya kapsamı itibariyle ispatlanmış değildir. Bu nedenle davalının TTK 1199 maddesi gereğince navlun borcundan sorumlu olmadığı hususu mahkemece kabul edilmemiştir. Dosyaya sunulan, emtia satış faturası incelendiğinde satımın FOB teslim ile gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Davalı vekilinin cevap dilekçesinde kendi kabulünde de olduğu hali ile, FOB teslim nedeni ile, yaş elma emtiasının Mersin Limanında gemiye teslimi ile hasar ve yararın dava dışı alıcıya geçmiştir. Ancak navlun ödeme borcu ise davacı üzerindedir. Bu kapsamda hasar nedeni ile davalının herhangi bir zararının bulunup bulunmadığını tespit edebilmek adına , davalıya ait ticari defter kayıtları üzerinde inceleme yapılması için ... Asliye Hukuk Mahkemesi'ne talimat yazılmıştır. Talimat mahkemesince aldırılan bilirkişi raporu neticesinde, davalının dava konusu mallara ilişkin olarak, ödeme şekline bağlı olarak %35 nin kısmı tahsil ettiğini ancak %65 lik kısma denk gelen mal bedelini tahsil etmediği tespit olunmuştur. Her ne kadar davalı yanca bu hasar ve zarar nedeni ile takas - mahsup defisinde bulunulmuşsa da, yukarıda açıklandığı hali ile, FOB teslimde, göndericinin sorumluluğu yükleme limanında, yüklemenin tamamlanması ile sona ereceğinden ve dolayısıyla tüm risk de dava dışı alıcıya ait olduğundan dosya kapsamında takas- mahsup şartlarının oluşmadığı mahkemece kabul edilmiştir. Açıklanan nedenlerle, davaya konu navlun bedelinin davalı yanca ödenmediği de sabit olduğundan, her ne kadar alacak faturaya dayanmaktaysa da davacının kusur ve sorumluluğu ile buna göre navluna hak kazanıp kazanamadığı hususu yargılama neticesi anlaşıldığından icra inkar tazminatı talebinin reddi ile davanın kabulüne dair aşağıdaki hali ile karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM 1-Davanın KABULÜ ile ....İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasına yönelik itirazın İPTALİNE, takibin 19.137,00 USD bakımından devamına, asıl alacağa icra takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/A maddesi uyarınca USD faizi uygulanmasına -Şartları oluşmadığından icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE, 2-Karar harcı olan 6.906,45 TL'den peşin alınan 1.292,01 TL'nin mahsubu ile bakiye 5.614,44 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama gideri olan (1.342,81 TL ilk harç 215,50 TL posta ücreti ve 4.350,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam) 5.908,31 TL'nin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 4-Davacı vekili için takdir edilen 13.554,94 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, 5-Tarafların dava şartı olan Arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, Arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00.-TL Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 6-Bakiye gider avansının kesinleşmeye müteakip talep halinde taraflara iadesine, Dair,Taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf nezdinde temyizi kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.08/03/2022 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır