İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/301 E. 2022/401 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2018/301
- Karar No
- 2022/401
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ (DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ SIFATIYLA) ESAS NO : 2018/301 Esas KARAR NO : 2022/401 DAVA : İtirazın İptali (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 17/08/2018 KARAR TARİHİ : 22/06/2022 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin sigortalısı ... A.Ş tarafından Japonya’daki ... ünvanlı firmadan satın alınan ve alacaklı müvekkili şirketçe ... nolu ve 29.09.2015-03.11.2017 dönemli poliçe ile sigortalanmış olan “makine izleme sistemi ve aksesuarları” cinsi emtianın sigortalı alıcıya teslim edilmek üzere nakliyesi, davalı taşıyan tarafından üstlenilmiş bulunduğunu, sigortalı emtia, borçlu taşıyan sorumluluğu altında iken hasarlandığını, işbu hasar sebebiyle müvekkili sigorta şirketinin, sigortalısına 17.03.2017 tarihli ve ... nolu ekspertiz raporu doğrultusunda 29.03.2017 tarihinde 90.050,00 USD hasar tazminatı ödediğini, yapılan işbu 90.050,00 USD tutarlı tazminat ödemesi, müvekkili şirketin % 25 oranda sigortacı olması sebebiyle bu orana isabet eden tutar olduğunu, sigortalı şirkete davadışı diğer hissedar sigorta şirketleriyle birlikte toplamda 360.200,00 USD hasar tazminatı ödendiğini, 90.050,00 USD tutarlı tazminat ödemesi sebebiyle TTK 1472. maddesi/alacağın temliki hükümleri ve de müvekkili şirketin sigortalısı ile davalı arasında akdedilen sözleşme çerçevesinde müvekkilinin sigortalısının haklarına halef olduğunu ve bu sebeple, sigortalı firmaya ödenen 90.050,00 USD tazminatın davalı taşıyandan tahsili amacıyla ... İcra Müdürlüğü 2017/... esas sayılı dosyası ile tarafımızca davalı aleyhinde icra takibine girişildiğini, davalı tarafın borca itiraz ederek icra takibinin durdurduğunu beyanla davalının yapmış olduğu itirazının iptali ile takibin devamına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının sigortalısı ... AŞ.’nin Japonya’daki ... firmasından satın aldığı "makina izleme sistemi ve aksesuarları" cinsi emtianın Singapur'dan Türkmenistan'ın ... şehrine havayolu ile ...'tan ... 'ta bulunan şantiye sahasına karayolu ile taşınmasının müvekkili şirket tarafından üstlenildiğini, emtianın müvekkilinin sorumluluğundayken hasara uğradığının tespit edildiğini, bu nakliyat hasarı nedeniyle sigortalısına 29.03.2017 tarihinde 90.0.50 USD ödediklerini, ödenen meblağın tahsili için açılan icra takibine itiraz edilmesinin haksız olduğunu ileri sürerek TTK’nun halefiyet hükümleri gereği itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiğini, TTK ve uluslararası konvansiyonlarda hasar ve kısmi ziya açısından bildirim süreleri öngörülmüş ve bu sürelere uyulmaması taşıyıcı lehine eşyanın tam teslimine ilişkin karine kabul edildiğini, söz konusu taşıma, farklı taşıma modellerinin kullanıldığı multimodel bir taşıma olup, FİATA kurallarına tabi olduğunu, FİATA Kurallarının 12. maddesine göre, emtiadaki görünür kayıp ve hasarın derhal, görünmeyen hasar ve kayıplar içinse teslimatı takip eden altı (6) gün içinde taşıyıcıya ihbar zorunluluğu getirildiğini, uluslararası karayolu ile eşya taşımaları bakımından CMR md.30’da gönderilenin eşyayı kontrol etmeden ya da hasar ve/veya zıyaın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında yahut açıkça tespit edilemeye hasar veya zıya halinde teslim anında itibaren 7 (yedi) gün geçmekle herhangi bir bildirim yapmazsa eşyanın taşıma senedine göre teslim alındığı kabul edildiğini, somut olayda, davacının sigortalısı tarafından müvekkili şirkete yasal süresi içerisinde hasar ihbarı yapılmadığını, şu halde gönderilenin eşyayı sağlam durumda teslim aldığı karinesi geçerli olup, davacının bu karinenin aksini somut deliller ile ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafından dosyaya sunulan 16/03/2017 tarihli Ekspertiz Raporunda; eşyanın hatalı yüklendiği ve yol stresine / darbelere dayanamayarak hasara uğradığı iddia edilmişse de, teslimden yaklaşık 5 ay sonra yapılan ekspertiz raporu kesinlikle dikkate alınamayacağını, dava konusu taşımayı gerçekleştiren araçla ilgili herhangi bir kaza kaydı, hız limiti aşımı kaydı bulunmadığını, yükleme ve istifleme taşıyıcı tarafından değil, gönderici tarafından yapıldığını beyanla davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesiniz talep etmiştir. Dava; nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin davalıya rücu edilmesi için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafça, davacının sigortalısı ... AŞ.’nin Japonya’daki ... firmasından satın aldığı "makina izleme sistemi ve aksesuarları" cinsi emtianın Singapur'dan Türkmenistan'ın ... şehrine havayolu ile ...'tan ... 'a karayolu ile taşınmasının davalı şirket tarafından üstlenildiği, emtianın davalının sorumluluğundayken hasara uğradığı, nakliyat hasarı nedeniyle davacının, sigortalısına 90.0.50 USD ödediği, ödenen meblağın tahsili için açılan icra takibine itiraz edilmesinin haksız olduğunu ileri sürülerek, TTK’nun halefiyet hükümleri gereği itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi talep edilmektedir. Mahkemenin görevi HMK'nun 114.maddesi gereğince kamu düzeni ile ilgili bir dava şartı olduğundan, HMK'nun 115.maddesine göre yargılamanın her aşamasında resen gözetilmesi gerekmektedir. Mahkememiz Deniz Hukukuna ilişkin ihtilaflara bakmak üzere Denizcilik İhtisas Mahkemesi adıyla kurulmuş olup, 01/07/2012 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu 1.Dairesinin 10/07/2012 tarih ve 1888 sayılı kararıyla Türk Ticaret Kanunundan ve diğer kanunlardan doğan Deniz Ticaretine ve Deniz Sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiştir. Bu nedenle, 6102 sayılı TTK'nun 5.maddesi gereğince mahkememizin görevini tayin için öncelikle davanın TTK'nun 5.kitabında yer alan Deniz Ticaretine ilişkin ihtilaflardan olup olmadığı, bunun için davacı ile davalı arasındaki ilişkinin tespit edilmesi gerekmektedir. 6102 sayılı TTK nun 4 ve 5. maddeleri gereğince mahkememizin görevinin tayini için öncelikle davanın 6102 sayılı TTK dan veya diğer kanunlardan doğan deniz ticaretine veya deniz sigortasına ilişkin bir dava olup olmadığının saptanmalıdır. TTK'nun 5.maddesinde de ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi kurumundan hareket ederek Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğu dava ve işler düzenlenmiştir. TTK nun 5.maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir. Yine özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere Asliye Ticaret Mahkemesi bakmakla görevlidir. Dava ve takibe konu alacak nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücu edilmesi istemine ilişkindir. Dava, sigorta şirketi ile sigortalısı arasında görülen bir dava değildir. Davacı sigorta şirketi bu davayı TTK 1472.maddesine göre sigortalısının halefi olarak açtığına göre görevli mahkemenin tayininde sigortalı ile davalı taşıyan arasındaki ilişkinin hukuki mahiyeti nazara alınmalıdır. (Bkz.Yargıtay 17.Hukuk Dairesinin 2020/1024 esas ve 2020/5802 karar sayılı ilamı). Dava konusu taşımanın havayolu + karayolu taşıması şeklinde gerçekleştiği dosya kapsamına göre sabittir. Bu sebeple taraflar arasındaki uyuşmazlığın TTK'nın 850 ve 902. ve devamı maddelerine göre çözümlenmesi gerekmektedir. Mahkememizin görevi, deniz ticareti ve deniz sigortasından kaynaklanan davalara ilişkin olduğundan, işbu dava bakımından mahkememizin görevsizdir. Davanın her iki tarafı da tacir olup, TTK'nun 4/1.maddesine göre dava konusu uyuşmazlık ticari dava niteliği taşıdığından, görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu kanaatine varılmakla, açıklanan nedenlerle mahkememizin görevsizliğine, karar kesinleştiğinde süresinde talep halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM/Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere, 1-Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesinin görevli bulunduğuna, karar kesinleştiğinde, süresinde ve talep halinde dosyanın görevli bulunan İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, 2-HMK 'nun 331/2.maddesi gereğince yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususunun görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (... Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/06/2022 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır