İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/71 E. 2024/622 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/71
- Karar No
- 2024/622
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/71 Esas KARAR NO : 2024/622 DAVA : Tazminat (3.Şahsın açtığı tasfiye memurunun sorumluluğuna dayalı açtığı sorumluluk davası ) DAVA DEĞERİ : 200.113,92 TL DAVA TARİHİ : 31/01/2023 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde,:müvekkilinin ...'nın tasfiye memuru sıfatıyla yetkilisi ve pay sahibi olduğu ... Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti. bünyesinde 10 yıl boyunca takı tasarımcısı olarak çalıştığını, müvekkilinin iş akdini 4.1.2021 tarihinde haklı nedenle feshetmesi üzerine işçilik alacaklarının tahsili amacıyla .... İş Mahkemesi'nin 2021/... E. Sayılı dosyası(EK-1) ile dava ikame ettiğini, davalının şirket kurucularından ... ... ...'nın kardeşi ve aynı zamanda tasfiye memuru sıfatıyla yetkilisi olduğu ... Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti.'nin mal kaçırma amacıyla girişimi ve bu doğrultuda tasfiyeye girmesi sebebiyle yargılama sonunda alacaklarını tahsil edememe ihtimali nazara alınarak mal kaçırmanın önüne geçilmesi adına taraflarınca mahkemeden ihtiyati haciz talep edildiğni ve mahkemece, müvekkilinin ihtiyati haciz talebinin kabulü ile 31.8.2021 tarihinde ihtiyati haciz kararı verildiğini, bahse konu ihtiyati haciz kararının .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, dava dışı ... Sanayi Ve Ticaret Ltd. Şti., müvekkilinin alacaklarını tahsil etmesi amacıyla dava ikame etmesinin ardından, alacaklarını ödememek amacıyla 1.3.2021 tarihinde tasfiyeye girdiğini, tasfiyeye girmiş ve şirket ortaklarından davalı ... tasfiye memurluğu görevini üstlendiğini, tasfiyenin açılmasını müteakip alacaklıların alacağını bildirmesi amacıyla üç kez ilan yapıldığını ve Ticaret Sicil Gazetesi'ne verilen 1.4.2021 tarihli üçüncü ve son ilanda yer alan "... Mh. ... Sk. No: 21/201 .../İstanbul" adresine 9.9.2021 tarihinde alacak kaydı dilekçesi "... " barkod numarası ile iadeli tahühütlü gönderildiğini ancak dilekçe, adresin değişmesinden bahisle iade edildiğini, bu kez davalı tasfiye memuru ... ile iletişime geçildiğini fakat taraflarına alacak kaydı dilekçesini ulaştırabilecekleri hiçbir güncel adres bilgisi verilmediğini, alacak kaydı süresini kaçırmamak ve davalı yanın kötü niyetli girişimini bertaraf etmek adına alacak kaydı dilekçesini bu kez davalının aynı zamanda ikamet adresi de olan tasfiye memurluğu adresine alacak kaydı dilekçesi "... " barkod numarası ile 11.09.2021 tarihinde iadeli taahhütlü gönderildiğini fakat yine aynı şekilde tanınmadığından bahisle iade edildiğini, müvekkili ile davalının tasfiye memuru olduğu şirket arasında devam eden bir dava varken, davalının müvekkilinin alacağını bildirmesi için davet etmemesi, bu davaya konu alacağın notere tevdi edilmeksizin tasfiyenin tamamlanması TTK'ya aykırılık oluşturmakta olduğunu, davalının müvekkili ile uzun yıllar çalıştığını, işverenin sırf müvekkilinin işçilik alacağını ödememek adına tasfiyeye girdiğine şahit olduğunu, tasfiye memuru olarak süreci bizzat yürüttüğünü, alacak kaydı dilekçesini almaktan imtina ettiğini, kendi ikamet adresine gönderdikleri dilekçeyi de almaktan kasıtlı olarak imtina ederek müvekkilini zarara uğrattığını, diğer yandan davalının, işyeri sahibi ... ... ...'nın kardeşi ve aynı zamanda tasfiye memuru ve ortak oluşu nazara alındığında, müvekkilinin alacak kaydını yapmaktan imtina etmesi gayet doğal ancak hukuka aykırı bir eylem ve kötü niyetin tezahürü olup oluşan bu zarardan bizzat sorumluluğu doğduğunu, tasfiyenin dahi usulüne uygun yürütülmediğinin yapılacak bilirkişi incelemesi ile sübuta ereceğini, davalı yanın kast ve kusuruyla TTK'dan doğan yükümlülüğünü ihlal etmesi sebebiyle müvekkilinin .... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... E. dosyasına konu işbu dava tarihi itbariyle 200.113,92 TL(EK-9) zarara uğradığını, şirket yönünden kanunda öngörülen sona erme sebeplerinden birisinin gerçekleşmesinin en önemli hüküm ve sonucu olarak ortaklık tasfiye aşamasına gireceğini, tasfiyede belirleyici amaç, ortaklığın çözülmesiyle birlikte girilen tasfiye aşamasının alacaklıları tehdit etmesine karşın alacaklıların korunması ve ortaklıktan olan alacaklarının ödenmesi olduğunu, tüm tasfiye sürecinin bu temel üzerine inşa edilmiş olduğunu, nitekim kanun koyucunun da tasfiye sürecini yönetmek için atanan tasfiye memuruna alacaklıların haklarının korunması bakımından birtakım yükümlülükler ihdas ettiğini, tasfiye memurlarının sorumluluğu 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununda, 2004 sayılı İcra İflas Kanununda, 213 sayılı Vergi Usul Kanununda, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’da açıkça düzenlendiğini, Limited ortaklıkta tasfiye memurlarının sorumluluklarına ilişkin olarak TTK m. 644/f.1 uyarınca tasfiye memurlarının sorumluluğunu düzenleyen TTK m.553 hükmünün uygulanacağının düzenlendiğini, müvekkilinin, davalının tasfiye memuru olduğu şirketteki iş akdini feshettikten sonra başka işte çalışamadığını, düzenli bir gelire kavuşamadığını, halihazırda boşandığını ve çocuğuyla geçinmek zorunda olan müvekkilinin kirada oturmakta ve geçimini sağlamakta zorlanmakta olduğunu, mevcut ekonomik durumu değil dava masraflarını karşılamaya, ekonomik ihtiyaçlarını dahi karşılamaya yetmediğini, müvekkilinin ekonomik güçlük içinde olduğunun ispatı açısından müvekkilinin SGK hizmet dökümü, üzerine kayıtlı taşıt olmadığına dair e-devlet ekran görüntüsünün ekte sunulduğunu, davanın kabulüne, adli yardıım taleplerinin kabulüne, terkin edilen ... Ltd. Şti.nin Tasfiye memuru olanda davalının görev ve sorumluluklarını kast ve kusuruyla ihlali nedeniyle oluşan fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik; 200.113,92 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yüklenmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin, dava dışı ... san. ve tic. ltd. şti. adlı şirketin tasfiye memuru olarak üstlendiği görevini, türk ticaret kanunu çerçevesinde yürüttüğünü herhangi bir usulsüz işlemi bulunmadığını, davalı tarafça, her ne kadar tasfiye sürecinin usule aykırı yürütüldüğü iddia edilmekte ise de, iş bu iddialar temelden yoksun ve dayanaksız olduğunu, davacı vekilince, dava dışı ... ltd. şti'nin sırf davacının işçilik alacaklarını ödememek adına tasfiye sürecine girdiğini ve mal kaçırmak adına alacak kaydının davalı müvekkilce yapılmadığının iddia edildiğini, Ancak işbu iddiaların hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının işçilik alacakları için dava yoluna başvurmasından kaynaklı olarak bir şirketin tasfiye sürecine girmesinin mümkün olmadığını, şirketin tasfiye evrakları da incelendiği, gelir gider dengesinin sağlanamadığı ve bu nedenle tasfiye kararı alındığını, davacı tarafça, alacak kaydı yapılması için davalı müvekkile herhangi bir tebligat yapılmadığını, bu nedenlerle dava şartlarını taşımayan ve haksız olan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememiz tarafından deliller toplanılmış, ilgili belgeler celp edilerek dosya içerisine alınmıştır. Mahkememizde açılan işbu dava, davacının şirketten işçilik alacağı bulunduğundan bahisle davalı tasfiye memuru ... aleyhine dava dışı tasfiye halinde tasfiyesi esasen dava tarihinde kapatılmış ... Ltd.Şti'nden tasfiye memuru olarak şirketi zarara uğrattığı iddiasına dayalı şirket yöneticilerinin sorumluluğu gibi, şirketi yöneten tasfiye memurundan, şirket zararının tazmin ve şirkete ödenmesi istemine ilişkin tazminat davasıdır. Mahkememiz tarafından taraf delilleri toplatıldıktan sonra özellikle davacının alacaklı olduğu, icra dosyası ve mahkeme kararları dosya içerisine getirildikten sonra mahkememizce incelenmiştir. ... İş Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; mahkememiz dosyasındaki davacı ... tarafından davamız dışı ... aleyhine 08/03/2021 tarihinde kıdem tazminatı, yıllık izin, fazla mesai ücreti ile ulusal bayram ve genel tatil alacağı istemli dava açıldığı, dosyanın 29/09/2021 tarihinde karara çıktığı, davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verildiği, dosyanın istinaf incelemesine gönderildiği, istinaf talebinin reddine karar verildiği ve dosyanın 04/04/2024 tarihinde kesinleştiği görülmüştür. İşbu ilamın icra takibine konu olduğu, ... İcra Müdürlüğü'nün 2021/... esas sayılı icra dosyası kapsamında incelenmesinden, davacı ...'ın dava dışı Tasfiye halinde ... ..Ltd.Şti aleyhine yaptığı ilamlı takip dosyasında 12/01/2023 tarihinde yapılan kapak hesabı ile 200.113,92-TL alacaklı olduğu belirlenmiştir. Mahkememiz tarafından dosya içerisine celp edilen Ticaret Sicil Kayıtları ile dava dışı , Tasfiye halinde borçlu şirketin ...'nün ... sicil nolu şirketi olup ortaklarının ... ... ... ve ... olduğu, dava dışı ... 'un 01/03/2021 tarihinde tasfiyeye sokulduğu ve tasfiye memuru olarak davalı ... 'nın atandığı, tasfiye memuru tarafından ticaret sicil gazetesine ilanlar yapılmış ve son ilanın yapıldığı 01/04/2021 tarihinden önce davacının dosyadaki delil ve belgelere göre ilanda bildirilen adrese alacak kaydının yapılması bakımından iadeli taahhütlü mektup gönderilmiş, ancak iadeli taahhütlü mektup iade edildiği görülmüştür. Mahkememiz tarafından dosyada alınan bilirkişi raporları ile; A-07/12/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Davalı tasfiye memurunun dava konusu borcun ödenmemesi yönünden TTK 543. Maddesi gereği kusurlu olduğu, TTK 553. Maddesi gereği dava konusu edilen ve davalıdan talep edilen zararlardan davalının sorumlu olduğu, Temerrüt tarihinin .... İş Mahkemesi'nin 2021/... E sayılı dosyası kararının kesinleştiği tarih olması gerektiği, Davalının temerrüt tarihinden itibaren davacının kesinleşmiş işçi alacağı ve ferilerinden sorumlu olduğu," şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. B-06/05/2024 tarihli ek raporda özetle; "Davalı tasfiye memurunun dava konusu borcun ödenmemesi yönünden TTK 542, 543. Maddesi gereği kusurlu olduğu, TTK 553. Maddesi gereği dava konusu edilen ve davalıdan talep edilen zararlardan davalının sorumlu olduğu, a- Temerrüt tarihinin .... İş Mahkemesi'nin 2021/... E sayılı dosyası kararının kesinleştiği tarih olması gerektiği b- Davalının temerrüt tarihinden itibaren davacının kesinleşmiş işçi alacağı ve ferilerinden sorumlu olduğu, " şeklinde mütalaada bulunulduğu görülmüştür. Mahkememiz tarafından alınan bilirkişi raporları ve dosya içerisine celp edilen belgelerden, dava dışı Tasfiye Halinde ... Ltd. Şirketi tasfiye memuru ve ortağı olan Davalı ... 'nın, davacının alacak kaydının yapılmasına ilişkin talebini, ilanda belirtilen adrese tebliğine rağmen ilanın yapılmadığı, davacının alacaklı olduğu ....İş Mahkemesi'nin kesinleşen kararı ile sabit olup yapılan icra takibi ile alacağın miktarının belirlenmiş olduğu, davalı tasfiye memurunun TTK 540 ve 341,542 mad gereğince düzenli ve özenle üstlendiği görevi ifa etmesi ve şirketin ve alacaklıların haklarını koruması gerektiği halde raporda belirtildiği gibi görevini gereği gibi ifa etmediği, TTK 539/4.mad ve 543/2 mad. gereğince şirketle birlikte müteselsil sorumlu olduğu, esasen açılan davanın TTK 644.mad göndermesiyle TTK 553 ve 541/3 mad.dayalı sorumluluk davası niteliğinde bulunduğu, davacı alacaklının bilirkişi raporları ile belirlendiği gibi TTK 542 ve 543 mad uygun hareket etmediğinden, TTK 553.mad gereğince şirketle beraber davacı alacağından sorumlu olduğu mahkememizce benimsenmiş ve davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki gibi hüküm tesis etmek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile; 200.113,92 TL 'nin taleple bağlılık kuralı gereği dava tarihi olan 31/01/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak dava dışı Tasfiye Halinde ... Sanayi ve Ticaret Ltd. Şirketi'ne ÖDENMESİNE, 2- Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 13.669,78 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 3.417,45 TL harcın mahsubu ile bakiye 10.252,33 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNE'YE GELİR KAYDEDİLMESİNE, 3-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 404,25 TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE, 4- Davanın tam kabul ile sonuçlanması nedeni ile davalı tarafından yapılan 4.500 TL yargılama giderinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 5- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 32.018,23 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp DAVACIYA ÖDENMESİNE, 6- Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine YEROLMADIĞINA, 7- Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı Yasanın 333. maddesi ile Yönetmeliğin 207. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra hesap numarası bildirilmiş ise elektronik ortamda hesaba aktarmak suretiyle; hesap numarası bildirilmemiş ise masrafı kalan paradan karşılanmak suretiyle PTT merkez ve işyerleri vasıtasıyla adreste ödemeli olarak yazı işleri müdürü TARAFINDAN İADESİNE, 8-Devlet hazinesinden karşılanan 12.000,00 TL bilirkişi ücretinin dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı taraftan tahsil edilerek HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 9- Davacı tarafça yatırılan 3.417,45 TL peşin harç ile 179,90 TL başvuru harcı olmak üzere toplam 3.597,35 TL'nin davalıdan tahsili ile DAVACIYA ÖDENMESİNE, 10-Devlet hazinesinden karşılanan 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ... Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.10/10/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır