İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/380 E. 2023/760 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/380
- Karar No
- 2023/760
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/380 Esas KARAR NO : 2023/760 DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ : 05/06/2023 KARAR TARİHİ : 27/12/2023 Mahkememizin yukarıda esas numarası yazılı dosyasının mahkememizde yapılan yargılaması sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu ... Mah. ... Sok. ... adresinde bulunan taşınmazın sigorta konusu Bina, Makine, ... 20.03.2021-20.03.2022 tarihleri arasında ... numaralı Geniş Kapsamlı Makine Kırılması Sigorta Poliçesi ile dava dışı ... Enerji Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. adına kayıtlı olduğunu, 10.08.2021 tarihinde dava konusu hasarın meydana geldiği tesiste elektriksel nedenlerden dolayı inverter (evirici parçalarında) hasar meydana geldiğinin öğrenildiğini, sonuç olarak şebeke tarafında oluşan dalgalanma sonucunda invertörlerin arızaya geçtiğini, bunu gösteren en belirgin etkenin ... çalışmaması şebeke tarafından da ... ya gelen yüksek voltajın haberleşme kablosu üzerinden aktarılarak invertörlerin haberleşme kartlarını bloke edip hasara sebep olduğunu, hasar sonrası tanzim edilen ekspertiz raporu uyarınca 04.02.2022 tarihinde müvekkil şirket sigortalısına 15.750,00-USD hasar ödemesi gerçekleştirildiğini, bu ödemeden sonra TTK m. 1472 gereği, sigortalıya halef olunduğunu ve ayrıca sigortalı tarafından kazaya ilişkin olarak kendisine ait tüm hakların müvekkil şirkete devir ve temlik edildiğini, müvekkil şirketin ödeme sonrası halef olmasına istinaden, gerçekleştirilen ödeme sonrasında davalıdan rücu talebinde bulunulduğunu, davalı tarafından herhangi bir ödemenin gerçekleşmediğini, bu nedenle .... İcra Müdürlüğü'nün 2022/... E. Sayılı dosyası ile davalı borçlu aleyhine icra takibi başlatıldığını, işbu takibe ve yetkiye davalı borçlu tarafından 24.05.2023 tarihinde itiraz edildiğini, ancak itiraz taraflarına tebliğ edilmediğini, tesadüfi olarak 22.09.2022 tarihinde öğrenildiğini, bu sebeple 1 yıllık sürenin öğrenme tarihlerinden itibaren başladığını beyanla başlatılan takibe davalının haksız ve kötü niyetli itirazının iptaliyle takibin devamına ve davalının kötü niyetli itiraz nedeniyle %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle yetki itirazlarının bulunduğunu, müvekkil şirket merkezinin Kahramanmaraş olduğunu, İstanbul Mahkemelerinin yetkisiz, ... mahkemelerinin yetkili olduğunu, dava konusu zararlar ile müvekkil şirketin illiyet bağının bulunmadığını, davacının talep ettiği icra inkar tazminatının ve ticari temerrüt faizinin de yasal bir dayanağının bulunmadığını beyanla davanın reddini savunmuştur. DELİLLER VE GEREKÇE: Dava; haksız fiile dayalı meydana gelen zararın rücuen tazmini amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali isteminden ibarettir. Mahkemelerin yetkisine ilişkin kanuni düzenleme noktasında HMK'nın 6/1. maddesi; "(1) Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." şeklinde düzenlenmiş olup HMK'nın 19. maddesinde belirlenen süre ve yöntemle yetkisizlik itirazında bulunulmaz ise davanın açıldığı mahkemenin yetkili hale geleceği, Kanunun 19/2. maddesinin; "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmünü içerdiği, birden fazla mahkemenin yetkili olması hallerinde davacıya seçimlik hak tanınmış olması göz önüne alındığında, davacının, bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahip olduğu, davacının, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmadığı ve yetkisiz bir mahkeme de açtığı taktirde seçme hakkının davalı tarafa geçeceği anlaşılmıştır. Dava, rücu talebine dayanmakta olup, rücu ve halefiyet Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22/03/1944 Tarih E. 37, K. 9, R.G. 03/07/1944 sayılı kararında "Sigortacının sorumlu kişi aleyhine açacağı dava, sigorta poliçesinden doğan bir dava olmayıp; aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur." şeklinde vurgulanmaktadır. 6102 sayılı TTK'nun "Halefiyet" başlığı altındaki 1472.maddesinde ise "Sigortacı, sigorta tazminatını ödediğinde, hukuken sigortalının yerine geçer. Sigortalının, gerçekleşen zarardan dolayı sorumlulara karşı dava hakkı varsa bu hak, tazmin ettiği bedel kadar, sigortacıya intikal eder." hükmüne yer verilmiştir. 6100 sayılı yasanın haksız fiilden doğan davalarda yetki başlıklı 16. maddesine göre; haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir. Yukarıda anılan kanun maddeleri ve yapılan açıklamalar ışığında somut olay incelendiğinde; davalı vekili tarafından cevap dilekçesi ile yetkili mahkemelerin Kahramanmaraş Mahkemeleri olduğu belirtilerek yetki itirazında bulunulmuştur. Yetkili mahkemenin belirlenmesinde HMK'nın 16. maddesi gereği uyarınca incelenme yapılmış olup dava konusu olayın yani haksız fiilin işlendiği yerin, zararın meydana geldiği yerin ve dava dışı zarar görenin yerleşim yerinin de Kahramanmaraş olduğu tespit edilmiştir. Dava konusu rücuen tazminat isteminin haksız fiil temelli olduğu ve haksız fiilin gerçekleştiği yer itibariyle Kahramanmaraş mahkemelerinin yetkili olduğu anlaşıldığından davanın usul yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan gerekçe ve nedenlerle; 1-Mahkememizin YETKİSİZLİĞİNE nedeniyle DAVANIN USULDEN REDDİNE, 2-HMK'nın 20/1. maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık hak düşürücü süre içerisinde taraflarca mahkememize başvurularak talep edilmesi halinde dava dosyasının yetkili Kahramanmaraş Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesine, 3-HMK'nın 331/2. maddesi uyarınca yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususlarında yetkili mahkemece karar verilmesine, mahkememizce ek karar ile davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde yargılama gideri, harç ve vekalet ücreti hususunda da karar verilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/12/2023 Katip ... e-imza Hakim ... e-imza