İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/335 E. 2024/441 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/335
Karar No
2024/441
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/335 Esas KARAR NO : 2024/441 DAVA : Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) DAVA TARİHİ : 17/05/2022 KARAR TARİHİ : 03/07/2024 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Abone Sözleşmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının , dava dışı ...'ın ... hizmet nolu Tesisat No lu sözleşmeli abonesi olduğunu, davalı kurum tarafından davacının iş yerinde yapılan kontrolde kaçak elektrik kullanım bahsiyle düzenlenen 28.03.2022 tarihli 12.182,12 TL lik kaçak tüketim faturası ile aynı tarihli 94.465,56 TL bedelli kaçak ek tüketim faturası olmak üzere toplam 106.647,68 TL kaçak elektrik kullanım borcu tahakkuk ettirildiğini, davacı tarafından ilgili kuruma itiraz edildiyse de kurum tarafından laboratuvar incelemesi sonucuna göre itirazın reddedildiğini, sayaca hiçbir fiziki müdahalenin olmadığını, EPTHY 42-1-c kapsamında hiçbir eylemin gerçekleştirilmediğini, tutanağın ve sayaç muayene raporunun tek taraflı düzenlendiğini, hesaplamalarda tüketim bedelinin hesaplanmasında yönetmeliğin 42-49 hükümlerine göre fazla hesaplama yapıldığını, beyan ile davacının adına tahakkuk ettirilen toplam 106.647,68 TL lık bedelli faturalar bakımından borçlu olmadıklarının tespitini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kurumlarınca yapılan hesaplamalarda herhangi bir yanlış bulunmadığını, kullanım tespiti ve yapılan tahakkukların mevzuata uygun olduğunu, davacı tarafın kaçak elektrik kullanımına ilişkin davalı şirket yetkililerince düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanakları dikkate alındığında sayacın zorla açıldığı ve fazlara yapılan müdahale ile kaçak elektrik kullanıldığının hususunun kolaylıkla anlaşılabileceğini, bu hususun laboratuvar muayene sonuçları ile de sabit olduğunu, bu laboratuvarın Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığınca yetkilendirilmiş bir laboratuvar olduğunu, test cihazları kalibrasyonlarının yıllık periyotlarla düzenli olarak ... dan aktredite firmalarca yapıldığını, ayrıca yine aynı Bakanlıkça kontrol edilerek ” Elektrik Sayaçları Tamir ve Ayar İstasyonu Sicil ve Muayene Kartı” düzenlendiğini, bu bakımdan kaçak elektrik tutanağının düzenlenmesine yapılan haksız iddiaların dikkate alınmasının mümkün olmadığını beyan ile davanın reddini talep etmiştir. DELİLLER: Davacı yönünden tacir araştırması yapılması amacı ile vergi müdürlüğü ve ticaret sicil müdürlüğüne müzekkere yazılmış olup, ... vergi müdürlüğü ile ... Ticaret sicil müdürlüğünün 23/05/2022 tarihli müzekkere cevapları dosyamız arasına alınmıştır. Davalı tarafa müzekkere yazılmış olup, davaya konu abonelik sözleşmesi ile tahakkuklara konu fatura, tüketim föyü ve işlem dosya sureti dosyamız arasına alınmıştır. ... polis merkezi amirliğinin 31/03/2023 tarihli müzekkere cevabı dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler elektrik mühendisi ..., elektrik mühendisi ..., elektrik mühendisi ... tarafından hazırlanan 22/05/2023 tarihli bilirkişi raporu dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler elektrik mühendisleri ..., ..., ... tarafından hazırlanan 05/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporu dosyamız arasına alınmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE; Mahkememizde görülmekte olan dava; taraflar arasındaki abonelik sözleşmesi gereği davacının kaçak elektrik kullanılması iddiasına dayalı menfi tespit istemine ilişkindir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-b, 114/1-c ve 115. maddeleri gereğince yargı yolu ve görev hususu; kamu düzenine ilişkin dava şartlarından olmakla; mahkememizce davanın her aşamasında resen nazara alınması gerektiğinden dava dosyası öncelikle bu noktalarda incelenmiştir. TTK'nın 4 ve 5. maddeleri ile ticari davaların; '' Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın; a) Bu Kanunda, b) Türk Medeni Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ila 969 uncu maddelerinde, c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ila 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ila 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ila 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ila 554, havale hakkındaki 555 ila 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ila 580 inci maddelerinde, d) Fikri mülkiyet hukukuna dair mevzuatta, e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde, f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde, öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır.'' şeklinde tanımlandığı görülmüştür. Anılı kanuni düzenlemeye göre, bir uyuşmazlığın ticari dava sayılması için TTK 4/1.maddesine göre her iki tarafında tacir olması ve ticari işletmeleri ilgili hususlardan doğması, yahut tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın "a-f" bentlerinde sayılan hususlardan doğmasının gerektiği açıktır. Yukarıda açıklanan hususlarda yapılan incelemede; huzurdaki davanın 6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinin "a-f" bentlerinde sayılan mutlak ticari davalardan olmadığı, nispi ticari dava niteliğinin bulunup bulunmadığı hususunda ise her iki tarafın tacir olması ve uyuşmazlığın tarafların ticari işletmesi ile ilgili olması kriterinin bulunması gerekmekle davacı hakkında yazılan müzekkereye dava tarihi itibarıyla davacı ...'in 01/02/2021 tarihi itibariyle mükellefiyetinin 107102 - Fırın Ürünleri İmalatı (Ekmek, Sade Pide, Simit Vb. Dahil, Taze Pastane Ürünlerinin İmalatı Hariç), 107101 - Taze Pastane Ürünleri İmalatı (Yaş Pasta, Kuru Pasta, Poğaça, Kek, Börek, Pay, Turta, Waffles Vb.), 561019 - Yiyecek Ağırlıklı Hizmet Veren Kafe Ve Kafeteryaların Faaliyetleri'nden dolayı başladığı, mükellefin işletme hesabına göre defter tutan ikinci sınıf tacir olduğu, 11/04/2022 tarihi itibariyle mükellefiyetinin sona erdiği yanıtı verildiğinden davacının tacir sıfatının bulunmadığı, yine ilgili ticaret sicil müdürlüğüne yazılan müzekkereye davalının gerçek kişi ticari işletme kaydının bulunmadığı cevabının verildiği, böylece eldeki davanın nispi ticari dava da olmadığı ancak davacının abone grubunun "ticarethane-pastane" iş yeri olduğu anlaşılmakla, davacının tüketici olmadığı görüldüğünden dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK'nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre davanın Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın, HMK'nun 115/2. maddesi uyarınca aynı Kanunun 114/l-(c) maddesinde belirtilen dava şartı noksanlığı nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarında açıklandığı üzere; 1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince görev dava şartı noksanlığından DAVANIN USULDEN REDDİNE,MAHKEMEMİZİN GÖREVSİZLİĞİNE, görevli Mahkemenin ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ OLDUĞUNA, 2-HMK'nun 20. Maddesindeki yasal şartlar yerine getirildiğinde dosyanın görevli İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesi'ne GÖNDERİLMESİNE, 3-HMK 20.maddesi uyarınca süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak karar kesinleşmişse kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde taraflardan birinin Mahkememize başvurarak dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesini talep etmesi aksi takdirde Mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin İHTARINA, 4-Yargılama giderlerinin HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca görevsizlik kararından sonra davaya devam edecek olan İstanbul Asliye Hukuk Mahkemesince hükmedilmesine, görevsizlik kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmez ise talep halinde yargılama giderleri hakkında Mahkememizce karar verilmesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, HMK 345/1. maddesi uyarınca tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 03/07/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/335, K. 2024/441, T. 03.07.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-335-e-2024-441-k-a2a10edbd837