İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/268 E. 2025/19 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/268
Karar No
2025/19
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2019/268 Esas KARAR NO : 2025/19 DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2019 KARAR TARİHİ : 08/01/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirket Gümrük ve Ticaret Bakanlığı Gümrük Müdürlüğü'ne bağlı olarak genel antrepo ve serbest depo hizmeti vermekte olduğunu, davalı borçluya ...'de bulunan anlreposunda 30.03.2016 Tarihli Antrepo Hizmet Sözleşmesine bağlı olarak ardiye hizmeti verdiğini ve bu sebeple aralarında cari hesap ilişkisi kurulduğunu, Davalı borçlu şirketin ... Müdürlüğü'nün 23.08.2016 Tarihli ... tescil sayılı antrepo beyannamesi kapsamında 178 kaptan oluşan 9782.00 kg brüt ağırlığındaki bulaşık ve çamaşır makinesi cinsi eşya Müvekkil antrepoya, davalının nakliyecisi olan ... ... Nakliyat ve Tic, A.Ş tarafından getirildiğini, Davalının nakfiyecisi ... Şti. antrepoya eşyaları İndireceği esnada tır İçerisinde bazı makinelerin yan yatmış olduğu ve istifin kaydığı Görüldüğünü ve derhal davalı borçlunun çalışanlarına (... ...) ve yetkili gümrük firmasına bilgi verildiğini, Davalı ve gümrük işlemlerini yapan ... Ltd. Şti. Tarafından beyanname ve İlgili evraklar gönderilerek, muayene Memuru ile görüşüldüğü ve aracın boşaltılması talimatı verildiğini, Davalı tarafın talimatı üzerine 25.08.2016 günü nakliye aracı boşaltıldığını, bu esnada ambalaj üzerinden tespiti mümkün olan ve görülen hasarlar sayım tutanağına ve CMR'ye yazılarak tutanak altına alındığını, ... Gümrük Müdürlüğü'nün 23.08.2016 Tarihll ... tescil sayılı anltepo beyannamesi (EK 5) kapsamında 31.08.2016 tarihinde 24 Kap, 05.09.2014 tarihinde 74 Kap ve 23.09.2016 tarihinde 80 Kap eşyanın gümrük işlemleri tamamlanarak yine sayım tutanağına bağlanarak davalıya ... Mevkii Eski ... Asfalti No:2 ... ... Mevkiinde eksiksiz olarak 178Kap eşya teslim edildiğini, davalının, söz konusu eşyaları müvekkiline ait antrepoya geldiği aşamada kendisine yapılan sözlü ve yazılı bildirime rağmen herhangi bir işlem yapmadığını ve eşyaların antrepoya indirilmesini talep ettiği gibi teslim aldıktan sonra da kanuni süre içerisinde davacı alacaklıya herhangi bir hasar bildiriminde bulunmadığını, tespit yaptırılmadığını, sigorta firmasına başvuruda bulunmadığını ve iddia edilen hasar sebebiyle sigorta işlemlerini yapması için davacıya bir talep de iletilmediğini, nitekim davalı, dava konusu eşyaları teslim aldıktan sonra da müvekkili şirketle çalışmaya devam ettiğini, Herhangi bir işlem yapmayan ve hasar bildiriminde bulunmayan davalı borçlu, aradan dört aya yakın bir zaman geçtikten sonra 33.784,04 TL miktarlı mesnetsiz faturayı düzenleyerek davacıya gönderdiğini ve davacının faturayı kabul etmemesi üzerine ... Noterliği'nin 20.12.2016 Tarih ... Yevmiye numaralı İhtarnamesini keşide ederek hasar bildiriminde bulunduğunu, Ancak bu afaki hasar bildirimi ve ekindeki fatura hakşız ve mesnetsiz olduğunu, hasarın mevcut olup olmadığı, kaç üründe hasar olduğu, hasar miktarı vs gibi unsurların tespiti ve denetimi de mümkün olmadığını, Bunun üzerine davacı alacaklı ... Noterliği'nin ... Yevmiye 27.12.2016 Tarihli ihtarnamesini keşide ederek 30.11.2016 Tarih ... sıra no.lu faturayı İade ettiğini, Davalı İse bu İhtarmnameye cevaben ve 30.03.2016 Tarihli Antrepo Hizmetleri Sözleşmesini feshettiği ... Noterliği 16.01.2017 Tarih ... Yevmiye numaralı ihtarnamesini keşide ettiğini ve takas hakkını kullandığını beyan ettiğini, Ancak müvekkili şirketin davalı borçluya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi takas hakkının kullanılmasının haksız olduğunu, Davalı borçlu mahkeme aracılığı ile herhangi bir tespit yaptığını, tarafımıza hasar ihbarında bulunmadığını, bilgi ve veri sunmamış, buna karşın Antrepo Hizmet Sözleşmesini feshetmiş ve cari hesabındaki, 33.934,77 TL (dava konusu eşyalardan başka eşyalara ait ardiye bedeli olduğunu, borcunu haksız ve hukuka aykırı şekilde ödenmediğini, bu sebeple müvekkili şirket alacağının tahsili için ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. sayılı icra takibi tarafımızca başlatıldığını, Davalı borçlu haksız ve kötüniyetli olarak borcunu ödemediğini gibi bu icra takibine de itiraz ettiğini, İtiraz neticesinde İstanbul Arabulucu bürosuna başvuru yaptıklarını arabuluculuk sonucu anlaşamadıklarını, İtirazının İptalini, takibin devamını, %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ile yargılama giderleri, ve vekalet ücretinin haksız itiraz eden borçlu davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Davacı bu husus ile ilgili Müvekkili Şirket’e gerekli açıklamaları yaptığını ve fotoğraf ve video ile durumu izah ettiğini iddia etse de, belirtmek gerekir ki, Müvekkili Şirket’e herhangi bir video gönderilmediğini, gönderilen fotoğraflar da tek açıdan çekilen ve ihmal edilebilecek kadar az sayıda ürünün yatık olduğunu gösteren fotoğraflar olduğunu, Davacı Şirket tarafından müvekkili Şirket’e bu fotoğraflar ile Sayım Tutanağı ve CMR belgesi gönderilmiş ve ek bir açıklama yapılmadığını, Bu kapsamda CMR üzerinde belirtilen “4 kap hasarlı, 1 kap çizik teslim alınmıştır.” İbaresi haricinde tutanağa ürünlerin yüklendiği şekliyle teslim alınmadığı, birçok ürünün yatık vaziyette olduğuna dair herhangi bir kayıt düşülmediğini, davacı, müvekkili şirketin herhangi bir işlem yapmadığını, hasar bildiriminde bulunmadığını, tespit yaptırmadığını, sigorta firmasına başvuruda bulunmadığını ileri sürüyor olsa da, bu işlemler davacının eksik bilgi vermesi ve hasara ilişkin tutanakları gerektiği gibi tutmamasından kaynaklandığını, müvekkili şirket davacı ile arasındaki sözleşmeyi, sözleşmede yer alan fesih maddesine dayanarak hukuka uygun şekilde feshettiğini, Sayın Mahkemeniz dosyasına ibraz edilen ihtarname ve yazışmalardan da anlaşılacağı üzere, uyuşmazlık konusu tutar ile ilgili olarak müzakere süreci bir süre devam ettiğini, bu süre içerisinde müvekkili Şirket ile davacı arasındaki iş ilişkisi devam ettiğini, müvekkili Şirket, Davacının özen yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle ortaya çıkan hasara ilişkin tutarın Davacının müvekkili Şirket’ten alacaklarından takas edilmesinin ardından kalan tutarların vadesi geldiğinde ödemeleri gerçekleştirildiğini, Davacının müvekkili Şirketten herhangi bir nam altında alacağı kalmadığını, müvekkili Şirket Davacı ile arasındaki sözleşmeyi, sözleşmenin 6. Maddesinde yer alan önel vererek ve resmi kanalla bildirimde bulunarak feshettiğini, Sözleşmede bu hak her iki tarafa da sağlanmış olup, sözleşmenin feshinde hukuka aykırı herhangi bir husus bulunmadığını, davacının müvekkili şirketten herhangi bir alacağının bulunmadığını, bu sebeple huzurda görülmekte olan kanuna ve hukuka aykırı davanın reddini talep ettiklerini, müvekkili Şirket lehine %40’tan aşağı olmamak üzere davacı tarafından haksız icra takibi başlatıldığını bu nedenle tazminata hükmedilmesini, Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılması ile vekâlet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmişledir. DELİLLER: ... İcra Müdürlüğünün 2019/... Esas sayılı dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmıştır. Bimeks Bilgi İşlem'e yazılan müzekkereye bila ikmal yanıt verildiği görüldü. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememizde görülmekte olan dava; İİK 67. maddesine dayalı başlatılan .... İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. Mahkememizce dava konusu .... İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ... ... Anonim Şirketi tarafından davalı ... Aş aleyhine asıl alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı 11/02/2019 tarihinde 33.934,77 TL faturaya dayalı asıl alacak ve 9.077,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.012,09 TL alacak üzerinden ilamsız takip başlatıldığı, davalının yasal süresi içerisinde takibe ve borca itirazı ile takibin durduğu ve akabinde iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır. Huzurdaki davada uyuşmazlık; taraflar arasındaki antrepo hizmetleri sözleşmesi gereğince davalı yanın emtiaları taşıdığı esnada hasar görmüş olması nedeniyle davacı yanın uygun hasar bildirimde bulunup bulunmadığı, hasar gören emtia bedellerinin davacı yandan tahsili amacıyla düzenlenen faturanın haklı olup olmadığı, bu fatura bedelinin tahsili istemi ile davacı yanın .... İcra Dairesinin 2019/... Esas sayılı dosyasında başlattığı icra takibine davalı yanın itirazının haklı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. Mahkememizce tespit edilen uyuşmazlık noktalarında iki farklı bilirkişi heyetinden aşağıda belirtile kök ve ek raporlar dosyamız arasına alınmıştır. Bilirkişiler Mali Müşavir ... ve Lojistik Uzmanı ... ... tarafından hazırlanan 03/01/2020 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle;"... Sayın mahkeme görevlendirme kararı kapsamı ve sunulan dava dosyası ile ekleri ve taraflara ait Ucari defter kayıt ve belgeleri üzerinden yukarıda yapılan inceleme ve değerlendirmeler sonucunda; Karşılıklı ve birbirine uyumlu içeriği ile taraf defterlerinde tespit edilen davacı alacağının 33.784,04 TL hesaplandığı, Davalının düzenlediği 30.11.2016 tarihli faturanın bir iş görme veya mal satışına dair değil, zarar yansıtma amacı ile düzenlendiği ve mutabakat olmadığı sürece hesaplamada dikkate alınmayacağı, Davacının ticari saklama bedeli alacağına karşın, davalının davacı tarafından sorumlu olunduğu iddia edilen zarar ve davacının sorumlu olduğunun sabit olmadığı, Davacı lehine tespit edilen 33.784,04 TL ticari saklama faturalarından bakiye alacak aslına takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsil talep edebileceği, Talep edilen inkar tazminatı ve sair talepler bakımından her türlü hukuki niteleme ve takdirin yüce mahkemeye ait olduğu, Davalının ... İcra Müdürlüğü'nün 2019/... E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın belirlenen miktar açısından yersiz olduğu Şeklinde oluşan sonuç ve kanaatimizi içeren işbu (11 ) sayfadan 1 Ekten oluşan Raporumuz, nihai takdiri ve hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile sunulur. 03.01.2020...." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler Mali Müşavir ... ve Lojistik Uzmanı ... ... tarafından hazırlanan 06.10.2020 tarihli bilirkişi ek heyet raporundan özetle;"...Sayın mahkeme görevlendirme kararı kapsamı ve surlulan dava dosyası ile ekleri ve taraflara ait ticari defter kayıt ve belgeleri üzerinden yukarıda yapılan EK inceleme ve değerlendirmeler sonucunda ; a) Karşılıklı ve birbirine uyumlu içeriği ile taraf defterlerinde tespit edilen davacı alacağının 33.784,04 TL hesaplandığı, davacının bu alacak için en geç 16.01.2017 tarihinden itibaren 8.871,09 TL ticari temerrüt faizi ile takip ve dava hakkını haiz olduğu, b) Davalının düzenlediği 30.11.2016 tarihli faturanın bir İş görme veya mal satışına dair değil, zarar yansıtma amacı ile düzenlendiği ve, mutabakat olmadığı sürece hesaplamada dikkate alınmayacağı, davalının meydana gelen zararı ve bu zararın davacı sorumluluk sürecinde olduğunu gereği gibi ortaya koyamadığı, bu hususta ayrı dava veya hukuki yolla tespit edilen bir tazminat değerlendirmesi de dosyada bulunmadığı, c) Sair hususlarda KÖK rapor değerlendirme ve kanaatlerimizin aynen devam ettiği, Şeklinde oluşan EK sonuç ve kanaatimizi içeren Ba (6 ) sayfadan oluşan EK mahkemeye ait olmak üzere saygı Raporumuz, nihai takdiri ve uki değerlendirmesi Sayın M: ile sunulur. 06.10.2020...." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler Mali Müşavir... ve Lojistik Uzmanı ... ... tarafından hazırlanan 23.02.2021 tarihli bilirkişi 2. Ek heyet raporundan özetle;"....Sayın mahkeme 2.ek görevlendirme kapsamı gözetilerek yapılan inceleme ve değerlendirmeler neticesinde, 1- Davalı yanın rapora itirazlarından bildirimin mail yolu ile yapıldığına ilişkin itirazı irdelendiğinde, mail yazışmasının davacı deposundan dava dışı ... deposuna taşıması süreci sonunda tutanak tutulamamasına karşın TTK m.889 kapsmaında hasar ihbarı şeklinde değerlendirilebileceği, zira davacınn da yükü tam ve hasarsız teslim ettiğini ispat etmediğinin gözetilmesi gerektiği, 2- Kullanılan e-posta yazışma adresleri ve yapılan bildirimlere davacı yanın da itirazının olmadığı,3- Davacının kendi antreposu yükleme ve boşaltma süreçleri ve antrepo saklama sürecinde sorumluluğunun taraflar arası sözleşme ile teyit edildiği, bu nedenle uluslararası taşıma sonrası 5 adet ürün hasar tespiti dışında hasardan sorumlu olduğunun değerlendirilebileceği,4- Davacının toplam 5 adet imhaya sebebiyet verebilecek hasar tespitine karşın, davalı yanca 52 adette hasar tespiti gözetilerek, aradaki fark 47 adetten davacının sorumlu tutulabileceği, 5- Dvalı yanın diğer itirazları değerlendirilmekle, nihai takdir mahkememize ait olmakla aleternatifli olarak zıyaa uğradığı iddia edilen emtia bedeline ilişkin davalı faturasının kadri marufundalığı bakımından bilirkişi heyetimiz uzmanlık alanı dışında kaldığı, 6- Esasen gönderen ve gönderilenin davacının Polonya ve Türkiye şirketleri olduğu için fatura kıymetlerinden ziyade, toptan tedarik ithalat fiyatlarının belirlenmesi gerektiği,7- 52 adet ve 47 adedin her biri marka-model-makine cinsine göre tasnif edilerek, gümrüklenmemiş ithalat fiyatlarının tespiti bakımından emtia uzmanı teknik bilirkişi incelemesi ile kadri marufundalık denetimi yaptırılabileceği, EK görüş ve kanaatlerine ulaşılmıştır. Nihai takdiri ve hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkemeye ait olmak üzere saygı ile sunulur. 23.02.2021..." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler elektrik elektronik mühendisi ... Ve Karayolları Taşımacılığı Uzmanı ... ... tarafından hazırlanan 06/12/2021 tarihli bilirkişi raporundan özetle;"....Dosya kapsamında yapılan incelemeler neticesinde ve heyete katılan bilirkişilerin katkılarıyla davacı alacağının 33.784,04 TL. hesaplandığı, davacı tarafın bu alacak için detayları diğer raporlarda verildiği şekliyle 16.01.2017 — 11.02.2019 tarihleri arası için temerrüd faizi talep edebileceği, bu faizinde 8.871,09 TL. hesaplandığı, davalı tarafın ise düzenlediği 30.11.2016 tarihli faturanın bir iş görme veya Mal satışına ilişkin fatura olmayıp beyaz eşyalarının zararını kapatmak amacı ile düzenlediği bir fatura olduğu, söz konusu zararın meydana gelmesinde davacı tarafın herhangi bir taksirli eylemi olmadığı, depo alanı içinde davacı taraf elemanlarının beyaz eşyaları gelişigüzel amatörce tırdan indirmeleri ve bu şekilde daha önceden oluşmuş zararın artmasına sebebiyet verildiği şeklinde, hukuki sorumluluğuna dahi gidilecek kesin bir görüşe ulaşmanın dosyadaki bilgilerden mümkün olmadığından anılan faturadan davacı tarafın sorumlu tutulamayacağı, neticede, dosyada bulunan 03.01.2020 tarihli kök rapor ve 06.10.2020 tarihli 1. ek rapordaki kanaatlerin bilirkişi heyetimiz tarafından aynen benimsendiği ve geçerli olduğu kanaatlerine varılmıştır. Gerekçeli raporumuzun Takdiri Sayın Mahkemeye aittir. 06.12.2021..." Şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler elektrik elektronik mühendisi ... Ve Karayolları Taşımacılığı Uzmanı ... ... tarafından hazırlanan 03/04/2022 tarihli bilirkişi ek raporundan özetle;"...Davalı tarafın bilirkişi raporumuza itirazları okunmuş bazı kısımlar yukarıda verilmiştir. İtirazlarında dosyadaki çelişkilerin devam ettiği, bilirkişi heyetimiz üyelerinin hasar uzmanı olmadıkları hakkında ciddi şüpheler olduğu şeklinde ibarelerin olduğu görülmüştür. Davacı taraf raporumuza itiraz etmemiştir. Önceki raporları düzenleyenler uzmanlık alanları gereği hasarlı oldukları tutanaklarla kanıtlanmış elektrik elektronik ürünlerin iç elektronik devre ve bağlantılarında olabilecek hasarlar hakkında görüş bildirmeleri mümkün değildir, zaten bildirmemişlerdir. Son raporda buna ait görüşler bildirilmiş olup, davalı tarafın itirazları kendilerinin devam ettirdiği çelişkiler olduğu görülmüştür. Takdiri Sayın Mahkemededir. Bilirkişi heyetimize göre son rapor.yerindedir ve raporda değiştirilecek herhangi bir husus yoktur. Neticede, Davalının düzenlediği 30.11.2016 tarihli faturanın bir iş görme veya mal satışına dair değil, zarar yansıtma amacı ile düzenlendiği ve mutabakat olmadığı sürece hesaplamada dikkate alınmayacağı, davalının meydana gelen zararı ve bu zararın davacı sorumluluk sürecinde olduğunu gereği gibi ortaya koyamadığı, karşılıklı ve birbirine uyumlu mali belgelerin içeriği ile taraf defterlerinde tespit edilen davacı alacağının 33.784,04 TL. hesaplandığı, Vergi Takdir Komisyonu hasarlı ürünler üzerinde herhangi bir hurda bedel hesaplatmaksızın doğrudan hasarlı ürünlerin imhasına karar vermiştir. Bu bakımdan davacı alacağı 33.784,04 TL. olup, davacı tarafın bu alacak için detayları diğer raporlarda verildiği şekliyle 16.01.2017 — 11.02.2019 tarihleri arası için temerrüd faizi talep edebileceği, bu faizinde 8.871,09 TL. hesaplandığı, davalı tarafın ise düzenlediği 30.11.2016 tarihli faturanın bir iş görme veya mal satışına ilişkin fatura olmayıp beyaz eşyalarının zararını kapatmak amacı ile düzenlediği bir fatura olduğu, söz konusu zararın meydana gelmesinde davacı tarafın herhangi bir taksirli eylemi olmadığı, depo alanı içinde davacı taraf elemanlarının beyaz eşyaları gelişigüzel amatörce tırdan indirmeleri ve bu şekilde daha önceden oluşmuş zararın artmasına sebebiyet verildiği şeklinde, hukuki sorumluluğuna dahi gidilecek kesin bir görüşe ulaşmanın dosyadaki bilgilerden mümkün olmadığından anılan faturadan davacı tarafın sorumlu tutulamayacağı, neticede, 03.01.2020 tarihli kök rapor ve 06.10.2020 tarihli 1. ek rapordaki kanaatlerin bilirkişi heyetimiz tarafından aynen benimsendiği ve geçerli olduğu kanaatlerimizi bir kez daha sayın Mahkemenin Takdirlerine sunarız. (03.04.2022)..." şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler Mali Müşavir ... ve Lojistik Uzmanı ... ... Elektrik Elektronik Mühendisi ... Ve Karayolları Taşımacılığı Uzmanı ... ... tarafından hazırlanan 03.04.2022 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle; Yukarıda arz ve izah edilen ve resen dikkate alınacak sebeplerle, bilirkişilerin hazırladıkları raporun tarafımızca itiraz edilen kısımlarının da gözönünde bulundurularak haklı beyanlarımızın kabul edilmesi ile birlikte;- 23.02.2021 tarihli 2.Bilirkişi Heyeti Ek Raporu çerçevesinde karar verilerek haksız ve hukuka aykırı işbu davanın REDDİNE; - Sayın Mahkeme aksi kanaatte ise, bilirkişilerin dosyada yer alan raporlar arasındaki çelişkiyi ortadan kaldırmak yerine sıfırdan bir rapor hazırlaması ve dosyada yeni çelişkiler ortaya çıkarması sebepleriyle yeni bir bilirkişi heyetinden yeni bir bilirkişi raporu alınmasına, yeni bilirkişi raporunu hazırlayacak heyet içerisinde hukukçu bilrikişinin de bulunmasına ve hazırlanacak raporun dosyada yer alan raporlar arasındaki çelişkiyi ortadan kaldıracak mahiyette olmasına karar verilmesinin talep edildiği görülmüştür. Davalı tarafın bilirkişi raporumuza itirazları okunmuş bazı kısımlar yukarıda verilmiştir. İtirazlarında dosyadaki çelişkilerin devam ettiği, bilirkişi heyetimiz üyelerinin hasar uzmanı olmadıkları hakkında ciddi şüpheler olduğu şeklinde ibarelerin olduğu görülmüştür. Davacı taraf raporumuza itiraz etmemiştir. Önceki raporları düzenleyenler uzmanlık alanları gereği hasarlı oldukları tutanaklarla kanıtlanmış elektrik elektronik ürünlerin iç elektronik devre ve bağlantılarında olabilecek hasarlar hakkında görüş bildirmeleri mümkün değildir, zaten bildirmemişlerdir. Son raporda buna ait görüşler bildirilmiş olup, davalı tarafın itirazları kendilerinin devam ettirdiği çelişkiler olduğu görülmüştür. Takdiri Sayın Mahkemededir. Bilirkişi heyetimize göre son rapor. yerindedir ve raporda değiştirilecek herhangi bir husus yoktur. Neticede, Davalının düzenlediği 30.11.2016 tarihli faturanın bir iş görme veya mal satışına dair değil, zarar yansıtma amacı ile düzenlendiği ve mutabakat olmadığı sürece hesaplamada dikkate alınmayacağı, davalının meydana gelen zararı ve bu zararın davacı sorumluluk sürecinde olduğunu gereği gibi ortaya koyamadığı, karşılıklı ve birbirine uyumlu mali belgelerin içeriği ile taraf defterlerinde tespit edilen davacı alacağının 33.784,04 TL. hesaplandığı, Vergi Takdir Komisyonu hasarlı ürünler üzerinde herhangi bir hurda bedel hesaplatmaksızın doğrudan hasarlı ürünlerin imhasına karar vermiştir. Bu bakımdan davacı alacağı 33.784,04 TL. olup, davacı tarafın bu alacak için detayları diğer raporlarda verildiği şekliyle 16.01.2017 — 11.02.2019 tarihleri arası için temerrüd faizi talep edebileceği, bu faizinde 8.871,09 TL. hesaplandığı, davalı tarafın ise düzenlediği 30.11.2016 tarihli faturanın bir iş görme veya mal satışına ilişkin fatura olmayıp beyaz eşyalarının zararını kapatmak amacı ile düzenlediği bir fatura olduğu, söz konusu zararın meydana gelmesinde davacı tarafın herhangi bir taksirli eylemi olmadığı, depo alanı içinde davacı taraf elemanlarının beyaz eşyaları gelişigüzel amatörce tırdan indirmeleri ve bu şekilde daha önceden oluşmuş zararın artmasına sebebiyet verildiği şeklinde, hukuki sorumluluğuna dahi gidilecek kesin bir görüşe ulaşmanın dosyadaki bilgilerden mümkün olmadığından anılan faturadan davacı tarafın sorumlu tutulamayacağı, neticede, 03.01.2020 tarihli kök rapor ve 06.10.2020 tarihli 1. ek rapordaki kanaatlerin bilirkişi heyetimiz tarafından aynen benimsendiği ve geçerli olduğu kanaatlerimizi bir kez daha sayın Mahkemenin Takdirlerine sunarız. (03.04.2022)...Şeklinde görüş bildirmişlerdir. Bilirkişiler Elektrik ve Elektronik Mühendisi ... ve Mülkiyet Hukuku Uzmanı ... Ve Ulaştırma Ve Lojistik Uzmanı ... tarafından hazırlanan 05/11/2024 tarihli bilirkişi heyet raporundan özetle;"...Davalı taraf Elektrik Elektronik Mühendisliği açısından yeni çelişkiler ortaya konulduğu, bu çelişkilerle hükme esas rapor oluşturulamayacağından bahsetmekte işi raporunda söz konusu makinelerin sürekli olduğu anlaşılan darbelerden nasıl etkilenebileceği detaylı bir şekilde açıklanmıştı. 52 Adet olduğu tespit edilen makinelerin bu haliyle basit bir gözle veya test masasında inceleme ve testlerden sonra satışa sunulmaları mümkün değildir. Bu ürünleri imal edildikleri Polonyadaki fabrikalerda ancak oradaki komisyon kararıyla nasıl müdahale yapılabileceği belirlenir. Türkiye'den oradaki işleyişe görüş bildirmenin doğru olmadığını düşünmekteyiz. Söz konusu makineler Vergi Mahkemesinde yapılan Elektrik Mühendisi bilirkişi incelemesiyle çöp oldukları şeklinde rapor verilmiştir. Bu şu anlama gelir ki hiçbir parçası herhangi bir cihaz içinde kullanılamaz, ancak geri dönüşüme tabi tutulabilir. Lojistik ve taşıma süreçleri açısından irdelendiğinde; davacı ile davalı arasında yazılı Antrepo Sözleşmesi olduğu, bu sözleşme uyarınca davacı yanın Antrepo Hizmeti Sunan; davalı ... işletmesinin Hizmeti Alan taraf olduğu; Söz konusu Antrepo Sözleşmesi içeriğindeki Genel Şartlar altında iç nakliye süreci için ...'ün ayrıca ödeme yapmayacağı, sözleşmedeki fiyatların iç nakliye ücretini de kapsadığına ilişkin hüküm olduğu; Bu yazılı sözleşme doğrultusunda, davacı yanın sunduğu antrepo hizmetler sözleşme şartları ile uygun ücreti talep edebilecej doğrultusunda Dosyaya sunulan beyanlar ve davalı yanın itirazları gözetildiğinde; ödeme yapılmamasının sebebinin davacı yanca iç nakliyesi yapılan ürünlerde meydana gelen bir hasarlanma zarar iddiasına dayandırıldı; ilgili zararın davacı sorumluluğunda meydana geldiği iddiasının olduğu, Bu doğrultuda ilgili zarar iddiası detayları irdelendiğinde; CMR Senedindeki 4 hasarlı ambalaj * 1 çizim ambalajlı ürünün kayıtlı olduğu, bu CMR Senedine kaydı işleyenin davacı Antrepo yetkilileri olduğu, ilgili 4H1'lik hasar ve bundan doğacak masrafların muhatabının dava dışı ... olması gerektiği, Davalı yanın iddia ettiği mail yazışmaları ve şoför imzası olmayan hasar tutanağı detayları irdelendiğinde ... plakalı araç ile ... depoya geldiği beyan edilen sevkiyatta toplamda 52 (5042) emtianın hasarlandığının belirtildiği, ancak şoför imzasının yer almadığı, davacı yana atılan atılan mail detaylarında ise davalı-... yetkilisinin ıslanma-delinme-ezilme kaynaklı hasarlar olduğunun beyan edildiği, görüşümüzce zararın davacının tek taraflı bilgilendirmelerine ve tespitlerine dayandığı ve iddiaları doğrultusunda hasar detaylarını ortaya koyacak herhangi bir fotoğraf, eksper raporu vb. somut verilerin gözlenememesi sebebiyle zararın sabit olmadığı ve ispata muhtaç kaldığı sonucuna varıldığı, İddia edilen zararın meydana geldiği varsayımında lojistik aşama ve süreçlerin hangi kısmında meydana geldiği yönündeki incelemeler neticesinde, görüşümüzce kuvvetle muhtemel Antrepo ve ... Depo arasındaki iç nakliye sırasında iddia edilen zararın meydana gelmiş olabileceğinin değerlendirildiği, Ayrıca 06.09.2016 tarihinde ... plakalı aracın ANTREPO'dan yükleri sorunsuz aldığının antrepo çıkış fişi ile ortaya koyulduğu, Davalı yanın tek taraflı hasar tutanağı ve 06.09.2016 tarihinde ... ... tarafından davacı tarafa atılan mail içeriği (C6 başlığı altında gösterilmiştir.) uyarınca; Antrepoya giriş aşamasında tespiti yapılan (4*1'lik zarar) miktarından daha fazla bir zararın söz konusu olduğunun davacı tarafa bildirildiği, Davacı tarafın Antrepo sözleşmesi içerisinde iç nakliye ücretine ilişkin ilgili hüküm ve davalı -...'e 5042 adet hasarlı ürün iddiasına ilişkin 20.10.2016 tarihli cevap maili (C6 başlığı altında gösterilmiştir.) içeriğinde açık şekilde ... depoya gelen araçlarından bahsedildiğinin görüldüğü, iç nakliye sürecinin taşıma işinin davacı yanca üstlendiği kanaatinin oluştuğu, takdirin sayın mahkemede olduğu, Bu doğrultuda 06.09.2016 tarihli davacı mail içeriği gözetildiğinde, görüşümüzce iç nakliyeci olarak da hizmet veren davacı-... işletmesine Antrepo giriş aşamasında kayıt altına alınan 441 tutarlık zarardan daha fazla hasarlanmanın olduğu bildirimi yapıldığı, miktar-tutarın 06.09.2016 tarihli mailde belirtilmese de, mail içeriğinde hasarlanma miktarının beklenenden yüksek olduğu değerlendirmesinin yapılabildiği, bu bilgiler doğrultusunda TTK Md.889 uyarınca olası zarar-hasar iddiasının taşıyıcıya bildiriminin yapıldığı, V Tüm bu detaylar karşısında ilgili zararın sabit olmaması ve varlığının ispata muhtaç olduğu değerlendirmeleri doğrultusunda davalının ilgili zarar iddiasına ilişkin kestiği 30.11.2016 tarihli fatura konusu 33.784,04 TL'lik tazmin etmeye çalıştığı tutarın ispata muhtaç kaldığı, tutarı davacıya yansıtılamayacağının değerlendirildi Neticede, davacı tarafın dava dilekçesinde belirttiği şekilde davalı ... firmasına sözleşmeye dayalı Antrepo hizmeti vermiş olup davalı tarafa gönderdiği ihtarnameler ile davalı taraf ödeme yapmadığından temerrüde düşmüş olup, davalı taraf sözleşmeyi olay sonrasında feshettiğinden, davacı tarafın ticari kayıtlarındaki karşılıklı ve birbirine uyumlu mali belgelerin içeriği ile taraf defterlerinde tespit edilen davacı alacağı 33.934,77 TL.'yi davalıdan talep edebileceği görüşüne varılmıştır. Davacı tarafın bu alacak için davalıya gönderdiği 27.12.2016 tarihli ihtarname ile davalı taraf herhangi bir işlem yapmadığından dolayı davalı 27.12.2016 tarihi itibariyle temerrüde düştüğünden, davacının 27.12.2016 — 11.02.2019 (icra takip tarihi) tarihleri arası için temerrüd faizi talep edebileceği görüşüyle, faiz aşağıda detayı verildiği şekilde 9.077,32 TL. Hesaplanmıştı 27.12.2016-29.06.2018 tarihleri arası; 547 gün x 9,75/3650(29.06.2018-11.02.2019 tarihleri arası; 227 gün x 19,5/36501İşlemiş avans faizi : 0,26749 x 33.934,77 TL - 9.077,32 TL. Davacı tarafın itirazın iptali davasında haklı olduğu, icra takip tarihi itibariyle toplamda 33.934,7749.077,32<43.012,09 TL. talep edebileceği kanaatine varıldığını Sayın Mahkemenin Takdirlerine Saygılarımızla arz ederiz. 05.11.2024..."şeklinde görüş bildirmişlerdir. Yukarıda yapılan açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; taraflar arasında 30/03/2016 tarihli antrepo hizmet sözleşmesinin mevcut olduğu, işbu sözleşmeye göre davacının davalının talimatı ile davalıya ait ürünlerin gümrükten depolanmasını üstlendiği, davalının ise ücret ödeme yükümlülüğünü üstlendiği görülmüştür. Davacı ürünlerin gümrükten davalının nakliyecisi olan dava dışı ... tarafından depolarına getirildiğini, ürünler geldiğinde bazılarının hasarlı olduğunun davalıya bildirildiğini ve CMR'ye yazılarak tutanak altına alındığını, davalının kendisine bir ayıp ihbarı olmamasına rağmen antrepo hizmet bedelini ödemediğini ileri sürerek faturaya dayalı alacağı için takip başlattığını beyan etmiştir. Davalı ise sözleşme gereği depolama alanına kadar olan taşımanın ve depolamanın davacı tarafından gerçekleştirildiğini, davacının CMR tutanağında beyan ettiği üzere 5 ürünün değil 52 ürünün ayıplı bulunduğunu buna ilişkin davalıya bildirim yapıldığını, sözleşmenin 6. Madde uyarınca haklı olarak fesheldiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkememizce ilgili kayıtların celbi sonrası iki farklı bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alınmış olup nihayetinde tüm raporların tetkik edilmesi sonucu bilirkişiler mali müşavir ... ve lojistik uzmanı ... ... tarafından hazırlanan 03/01/2020 tarihli kök ve 06/10/2020 tarihli ek raporlar ile bilirkişiler ... ve ... ... tarafından hazırlanan 06/12/2021 ve 03/04/2022 tarihli raporların dosya kapsamına uygun, ayrıntılı, gerekçeli düzenlenmekle hükme esas alınmaya elverişli olduğu saptanmıştır. Buna göre somut olay bakımından, emtiaların gümrük müdürlüğünden depoya kadar dava dışı ... tarafından taşındığı, taşımaya konu emtialardan 5 tanesinin depoya alınmadan önce hasarlandığının sabit olduğu ve bunun tutanak altına alındığı ve taraflarca da kabul edildiği anlaşılmıştır. Davalı yan kalan 47 ürünün de davacının sorumluluğunda hasarlandığını ve ayıplı hale geldiğini ileri sürmüş olup bu konudaki iddiasını ispatla mükelleftir. Hükme esas alınan raporlardan anlaşıldığı üzere 47 adet ürünün hangi anda hasarlanarak ayıplı hale geldiği tespit edilememiş olup davalı yanca TTK 889. maddesi uyarınca da usulüne uygun bir hasar bildirimi yapılmamıştır. Davalı tarafından ve mahkememizce alınan 05/11/2024 tarihli raporda her ne kadar 06/09/2016 tarihli mailde davacıya usulüne uygun bildirimde bulunduğunu ileri sürmüş ise de söz konusu mail incelendiğinde sadece emtianın yan yatırılmış olduğunun beyan edildiği görülmüş olup davalının usulüne uygun hasar ve zarar bildiriminde bulunduğunu kabul etmek mümkün olmamamıştır. Açıklanan bu nedenlerle davacının depolama hizmetini yerine getirmiş olmasına karşın, davalının hizmet bedelini ödemediği, hasarın hangi anda kimin kusuru ile meydana geldiğinin tespit edilemediği, davalının usulüne uygun hasar ihbarında bulunmadığı ve iddialarını ispatlayamadığı, davacının ihtarnameler ile davalıya temerrüte düşürdüğü tespit edilmiş olup son raporda da tespit edilen bedel üzerinden davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. Alacağın varlık ve miktarının yargılamayı gerektirdiği anlaşılmakla likit ve belirlenebilir olmayan asıl alacak yönünden icra inkar tazminatının reddine karar vermek gerekmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle davanın kabulü ile, .... İcra Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 33.934,77-TL asıl alacak ve 9.077,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.012,09 TL alacaklı olduğunun tespiti ile davalının bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda faiz uygulanmak sureti ile diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, alacağın varlık ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ İLE, .... İcra Dairesi'nin 2019/... Esas sayılı dosyasında, takip tarihi itibari ile davacının davalıdan 33.934,77-TL asıl alacak ve 9.077,32 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 43.012,09 TL alacaklı olduğunun tespiti ile davalının bu miktara vaki itirazının iptaline, takibin asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda faiz uygulanmak sureti ile diğer kayıt ve şartlarla aynen devamına, 2-Alacağın varlık ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine, 3- Kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 2.938,16 TL karar-ilam harcından, davacı tarafça peşin yatırılan 519,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.418,68 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacı tarafça peşin yatırılan 519,48 TL ve başvurma harcı olan 44,40 TL toplam ‭563,88‬ TL'nin karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 5-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve takdir olunan 30.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 6-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 7-Dava tam kabul ile sonuçlandığından, davacı tarafça yapılan 4.223,00 TL yargılama giderinin, davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 8-Davalı tarafından yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılan avansların kullanılmayan kısmının, karar kesinleştiğinde, istek halinde ilgili tarafa iadesine, 10-Yargılama giderlerinden sayılan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, verilen karara ilişkin gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere istinaf dilekçesi sunulmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. .08/01/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/268, K. 2025/19, T. 08.01.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-16-asliye-ticaret-mahkemesi-2019-268-e-2025-19-k-0af2e711e25d