İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/486 E. 2025/532 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/486
Karar No
2025/532
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/486 Esas KARAR NO :2025/532 DAVA:Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:10/12/2024 KARAR TARİHİ:03/07/2025 Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle;Müvekkilinin yurtdışı kurumsal kaynaklardan uzun vadeli yatırım sermayesi sağlayarak ülkemizin orta ölçekli ve alanında başarılı seçkin şirketlerinin kurumsallaşmasına, teknolojisinin yenilenmesine, kapasitesinin ve ihracatının artırılmasına, uzun vadeli finansmanla daha verimli yatırımlar yapmasına, yurtdışına açılmasına ve de ilave istihdam sağlamasına destek olacak şekilde özsermaye yatırımları yapan ve bu yatırımların yönetilmesinde yönetim kurulu seviyesinde rol oynayan bir yatırım ve yönetim şirketi olduğunu, Müvekkilinin, aralarında ... Bankası ve ... Sigorta gibi kamu menfaati için çalışan büyük kurumsal kaynaklardan da benzer amaçla uzun vadeli yatırım sermayesi sağlayarak bu sermayeyi orta ölçekli şirketlerin gelişmesi için yatırıma dönüştürdüğünü, Müvekkilinin yeni yatırımlar yapmak üzere araştırmalar yürüttüğü dönemde; davalılardan ...’nın danışmanlığı ve aracılığı ile davalı ... tarafından davalı ...’in %45,0 oranındaki hisselerinin müvekkiline devrine yani ...’nın ...’a yatırım yaparak %45 oranındaki hissesinin satın alınmasına ilişkin projenin müvekkiline tanıtımı ve söz konusu yatırımın sunumu yapıldığını, Davalı ...’nın yapmış olduğu tanıtım üzerine müvekkilinin, Proje’ye ilgi duyduğunu ve ilk etapta yaptığı incelemeler doğrultusunda ve davalıların Proje’nin kârlı ve verimli bir yatırım olduğuna ilişkin müvekkilinde oluşturdukları güvenle Proje’nin yatırıma değer ve karlı bir proje olduğuna kanaat getirdiğini, bunun üzerine davalı ...’nın yatırım danışmanlığı eşliğinde davalı Hissedarlar ile müvekkilinin bir araya geldiğini, akabinde ...'in %45,0 oranındaki hisselerinin müvekkilinin birlikte çalıştığı yatırım fonuna (... ...A.Ş. ...) devri için davalı Hissedarlar ile 13.09.2023 tarihinde “Ön Protokol” akdedildiğini, işbu ön protokol ile davalı ...’ın %45,0 oranındaki hissesinin, belirlenen bir yatırım bedeli karşılığında müvekkiline devri ve bu amaçla da Hisse Devir Sözleşmesi ve Hissedarlar Sözleşmesi imzalanmasının taahhüt edildiğini, Ön protokol'de yer alan tüm koşullarda mutabık kalınmasına ve ön protokol'ün 6.2. maddesinin birinci cümlesinde yer alan tüm hususların sağlanmış olması ve hisse devrinin yapılması için tüm konularda anlaşılarak 25 aralık 2023 günü hisse devir sözleşmesinin imzalanması için bir araya gelinmiş olmasına rağmen; yatırım süreci, davalılar tarafından haksız olarak ve sebep göstermeksizin kötü niyetli bir şekilde son dakikada engellediğini, akabinde de hisse devrinin engellenmesi ile kasıtlı ve planlı bir şekilde ön protokoldeki münhasırlık süresinin bitmesi beklenerek bitiminden itibaren 3 gün sonra davalı ... hisselerinin davalı ... ile aralarında organik bağ bulunan bir fona devredildiğini, Davalı ... ve temsilcileri, müvekkili ile imzalanacak olan hisse devir sözleşmesi'nin, kendisi tarafından kurulmuş fonu yöneten pcp ile imzalanmasını sağladığını ve hissedarları ön protokoldeki yükümlülüklerine aykırı davranmaya yönelttiğini ve yatırım görüşmeleri kapsamında edindiğinin müvekkiline ait ticari sırları kendi çıkarları doğrultusunda kullandığını ve haksız bir şekilde müvekkilinin yatırım hazırlığından yararlandığını, bu haliyle; davalı pragmanın, tamamen haksız rekabet kurallarına aykırı bir şekilde, bilinçli kasıtlı ve de planlı bir kurgulama ile davalı ... hisselerini kendisinin kurduğu fona devredilmesi yönünde ticari ahlaka sığmayan tekliflerde bulunarak kendisine menfaat sağlaması Türk Ticaret Kanunu'nun 55/c-l ve TTK 55-c-2 hükümlerine aykırı olduğunu beyanla; Öncelikle teminatsız olacak şekilde, aksi kanaatte olunması halinde uygun bir teminat karşılığında 2004 sayılı İİK. m.257 ve devamındaki hükümler gereğince tüm davalıların taşınır ve taşınmaz malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ilişkin dava değeri kadar ihtiyati haciz konulmasına Haksız rekabet ve sözleşme öncesi görüşmelere (culpa in contrahendo ilkesine) aykırılık sebebi ile belirsiz alacak davası olarak talep ettikleri maddi tazminat talebinin miktarı açısından; tahkikat sonucunda Müvekkili ...'nın maddi zararının tam ve kesin olarak belirlenebilme: mümkün olduğu anda artırılmak ve 6100 sayılı Yasa'nın 107. maddesi uyarınca toplanacak delillere göre (fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla) 10.000.000,00 TL. maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline; Haksız rekabet ve sözleşme öncesi görüşmelere (culpa in contrahendo ilkesine) aykırılık sebebi ile Müvekkili ...'in ticari hayata karşı güven kaybı duymasına ve manevi olarak yıpranmasına sebebiyet verilmesi sebebi ile 300.000,00 TL. manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren işleyecek ticari faizi irlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP /Davalılar ... San. Tic. A.Ş, ...,..., ... ... vekili Av. ... 13/01/2025 tarihli cevap dilekçesinde ve özetle; Usule ilişkin itirazlarında ; Dava konusu uyuşmazlığa mesnet gösterilen 13.09.2023 tarihli Ön protokolde davalılardan müvekkili şirket ... San. Tic. A.ş'nin taraf olmadığını, Söz konusu ön protokol davacı ile diğer davalı şahıs hissedarlar arasında imzalandığını, Bu nedenle davanın husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmesini Dava konusu uyuşmazlığa mesnet gösterilen13.09.2023 tarihli Ön protokolde tahkim şartının mevcut olduğunu, HMK'nun 413. Maddesinde 'Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı taraf tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkânsız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder.' hükmüne yer verildiğini, bu nedenle öncelikle tahkim ilk itirazlarının bulunduğunu, Davacı tarafça konu ve dayandıkları deliller bakımından HMK'nun 194. Maddesi gereğince ispata elverişli şekilde somutlaştırması gerektiğini, haksız rekabetin diğer davalı ... tarafından gerçekleştirildiği iddiasının haksız olduğunu, Davacı tarafça dava değeri 10.000,000TL üzerinden gösterilmiş bunun ne kadarlık bir kısmından hangi hukuki nedenlerle davalılardan ... San. Tic. A.Ş'nin sorumlu olacağı yönünde somutlaştırma yapılmadığını, dava dilekçesi içeriğinde haksız rekabetin ...'in tüm bilgi ve belgelerine davacı tarafından yapılan detaylı inceleme ile ulaşıldığı ve davacının yaptığı inceleme neticesinde hisselerinin bir başka yatırımcı tarafından alındığı, bu yatırımcının da aslında görüşmelere aracılık eden ... ... şirketi ile organik bağı olan bir başka şirket olduğu iddia edildiği, Bu iddia ile haksız rekabet kurallarına aykırı davranan tarafın davalılardan ... ... olduğu iddia edilirken, bu ayrkırılık nedeni ile talep edilen tazminat talebi tüm davalılara yöneltildiğini, ayrıca sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık eyleminin ... dışındaki diğer davalılar tarafından yapıldığı iddia edilirken tazminat talebi yine ayırım yapılmaksızın tüm davalılara yöneltildiğini, Bir davada, ispat faaliyetinin tam olarak yürütülebilmesi, mahkemenin uyuşmazlığı doğru tespit ederek yargılama yapabilmesi, karşı tarafın ileri sürülen vakıalara karşı kendini savunabilmesi için, iddia edilen vakıaların açık ve somut olarak ortaya konulması gerektiğini, Dava konusu uyuşmazlığa mesnet gösterilen 13.09.2023 tarihli protokolde kararlaştırılan tahkim şartı nedeniyle tahkim ilk itirazımızın kabul edilerek davanın usulden reddine, Yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; haksız rekabet ve sözleşme öncesi görüşmelere aykırılık sebebi ile belirsiz alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasında akdedilen 13/09/2023 tarihli ön protokolde 6.9. Uygulanacak hukuk ve uyuşmazlıkların çözümü maddesinde ; "İşbu ön Protokol ve Ön Protokol tahtında veya ön Protokol sonucu oluşan tüm hak ve yükümlülükler ... Cumhuriyeti hukukuna tabidir vc yorumlamasında bu hukuk uygulanacaktır. Bu ön Prolokol'dcn kaynaklanan veya bıı Ön Protokol ile ilişkili olan tüm uyuşmazlıklar. İstanbul Talikim Merkezi Tahkim Kuralları uyarınca nihai olarak tahkim yoluyla 3 (üç) hakemden oluşacak Hakem Kurulu tarafından çözümlenecektir, Uyuşmazlığın Hakem Kıırulıı tarafından çözümleneceği hallerde Taraflardan her biri. tahkim talebi ve tahkim talebine cevabında birer hakem seçerler. Taraflardan birinin hakem seçmemesi halinde hakemi İstanbul Tahkim Merkezi Divanı tayin eder. Taraflarca seçilen veya tayin edilen iki hakem, üçüncü hakemi belirler. Seçilen veya tayin edilen iki hakem, seçildiklerinin veya tayin edildiklerinin Sckrelarya tarafından kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 (on beş) iş Günü içinde üçüncü hakemi belirlemc/.lerse. üçüncü hakemi İstanbul Tahkim Merkezi Divanı tayin eder. Tahkim yeri İstanbul/...'dir, talikim dili Türkçe'dir, " şeklinde tahkim anlaşması yapıldığı görülmüştür. Bir uyuşmazlığın tarafları, üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri (tahkime elverişli) bir uyuşmazlığın hakem veya hakem heyeti tarafından çözümlenmesini kararlaştırabilirler. Bir uyuşmazlığın hakemde görüleceğine ilişkin sözleşmeye tahkim sözleşmesi denir. Tahkim sözleşmesi, temel ilişkiyi düzenleyen sözleşmeden ayrı bir tahkim sözleşmesi olarak düzenlenebileceği gibi, temel ilişkiyi düzenleyen sözleşmeye konulacak bir tahkim şartı şeklinde de yapılabilir. HMK'nın 412/1. maddesi uyarınca, "Tahkim sözleşmesi, tarafların, sözleşme veya sözleşme dışı bir hukuki ilişkiden doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlıkların tamamı veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda yaptıkları anlaşmadır". Bu yasal düzenlemede, ... Model Kanunu'ndaki tanım esas almıştır. Benzer bir tanım, Milletlerarası Tahkim Kanunu (MTK)'nun 4. maddesinde de yer almaktadır. Tahkim sözleşmesine dair yasal tanımdan da anlaşılacağı üzere, tahkim sözleşmesinin konusu, tahkime elverişli her türlü hukuki uyuşmazlıklardır. Uyuşmazlığın sözleşmeden, haksız fiilden, sebepsiz zenginleşmeden ya da kanundan doğmuş olmasının bir önemi yoktur. Geçerli bir tahkim sözleşmesinin varlığından söz edebilmek için; tahkim sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmış olması, tarafların tahkim iradesinin tahkim sözleşmesinde tereddüde yer vermeyecek derecede açık bir şekilde tecelli etmiş olması ve uyuşmazlık konusunun tahkime elverişli olması ve gerekir. Sözleşmede yer alan bu tahkim şartının kayıtsız ve şartsız olduğu, tarafların tahkim iradesinin tereddütsüz olduğu ve geçerli bir tahkim anlaşması niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır Davalı tahkim anlaşmasını HMK 116. md gereğince ilk itiraz olarak ileri sürmüş, HMK md. 413 maddesi gereği davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İtiraz sözleşmeye ve yasaya uygundur. Bu nedenle dava dosyasında ilk itirazın kabulü ile davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-HMK 116/1-b maddesi gereğince davalılar ...,...,... ...'in ilk itirazının kabulü ile uyuşmazlığın tahkim yolu ile çözümlenmesi gerektiği anlaşıldığından davanın usulden reddine, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 615,40 TL karar harcının ve 615,40 TL başvuru harcının davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına 3-Davalılar vekili lehine karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesap olunan 30.000-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-HMK 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine, Davacı/Vekili Av. ... ve Av. ... , Davalı ..., ..., Vekili Av. ..., Davalılar ... yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 03/07/2025 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/486, K. 2025/532, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-15-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-486-e-2025-532-k-0519c9484dfd