Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2025/5367 E. 2025/8817 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5367
- Karar No
- 2025/8817
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/773 Değişik İş - 2022/809 Karar İtiraz Hakem Heyeti kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın yaya konumunda olan davacıya çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107. maddesi uyarınca 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı kuruma usulüne uygun başvuru yapılmadığını, bu nedenle başvurunun dava şartı noksanlığı sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini, davalının ancak zorunlu trafik sigorta poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün kusuru ve poliçe limiti oranında sorumlu olduğunu, tazminat hesabının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 iskonto oranı esas alınarak yapılması gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından dosyaya sunulan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediği, bu nedenle hakem heyetince yeniden maluliyet raporu alınması yönünde ara karar tesis edildiği, fakat ara karar gereği davacı tarafından bilirkişi ücretinin yatırılmadığı gerekçesiyle başvuru şartı noksanlığı sebebiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili tarafından dosyaya sunulan ve ... Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 05.10.2021 tarihli maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlendiği ve davacı vekilinin itirazın yerinde olduğu, bu nedenle işin esasının incelenmesine geçildiği, adli trafik bilirkişisinden alınan kusur raporunda zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi bulunmayan araç sürücüsünün asli ve % 100 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, aktüer bilirkişi raporunda davacının % 8 maluliyet oranı, davalının % 100 oranında kusuru, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile tazminat tutarının hesaplandığı, kusur ve aktüer bilirkişi raporunun denetime ve hüküm tesisine elverişli olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin itirazının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına ve yeniden hüküm tesis edilerek davanın kabulü ile 4.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı ve 500,00 TL bakıcı giderinin 05.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İtiraz Hakem Heyetince alınan aktüer bilirkişi ek raporunun davacı tarafa tebliğ edilmediğini ve kendilerine ıslah hakkı tanınmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; dava kısmi dava niteliğinde olup ıslah edilen tutar üzerinden karar verilmesinin hatalı olduğunu, ...'na özgü itirazlarının değerlendirilmediğini, ... aleyhine açılan davalarda aracın tescilsiz olması ve türünün belirsiz olması hallerinde sigorta yaptırma zorunluluğu olup olmaması hususunun değerlendirilmesi gerektiğini, diğer yandan olay yeri terk dosyalarında sadece zarar görenin beyanı ile gerçekleşen başvurularda kazanın gerçekleştiği hususunun ispatına yönelik araştırma yapılması gerektiğini, bu nedenle eksik inceleme ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, dosyada mevcut maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmediğini, kusura ilişkin itirazlarının değerlendirilmediğini, hatır taşıması ve müterafik kusur yönünden eksik inceleme ile karar verildiğini, şikayetten vazgeçme ve uzlaşma yönünden araştırma yapılması gerektiğini, dava konusu talebin zamanaşımına uğradığını, avans faizine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nde belirlenen vekalet ücretinin 1/5'i kadar olması gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri talebi yönünden davalının sorumluluğunun bulunmadığını ileri sürerek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (KZMSS) Poliçesi bulunmayan aracın davacı yayaya çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile bakıcı gideri talebine ilişkindir. 1. Anayasa'nın 36. ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 27. maddesi uyarınca, taraflar dinlenmeden iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Yine HMK'nın ''Bilirkişi raporunun verilmesi'' başlıklı 280. maddesinde "Bilirkişi, raporunu, varsa kendisine incelenmek üzere teslim edilen şeylerle birlikte bir dizi pusulasına bağlı olarak mahkemeye verir; verildiği tarih rapora yazılır ve duruşma gününden önce birer örneği taraflara tebliğ edilir." düzenlemesine yer verilmiş olup bilirkişi rapor örneğinin taraflarca okunup değerlendirilebilmesi, varsa itirazlarını dile getirebilmeleri ya da belirsizlik gösteren hususlar hakkında açıklama yapılmasını temin amacıyla veya yeni bilirkişi incelemesini talep edebilmeleri için taraflara tebliğ edilmesi zorunluluğu düzenlenmiştir. Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi ek raporu davacı vekiline tebliğ edilmemiştir. Bilirkişi raporuna itiraz etme veya beyanda bulunma hakkı verilmeden Anayasa ve HMK ile koruma altına alınan hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. Bu nedenle, anılan aktüer bilirkişi raporunun davacı vekiline tebliği ile davacı tarafça raporun incelenmesine ve beyanda bulunulmasına olanak sağlanması gerekirken, davacı vekiline bilirkişi raporu tebliğ edilmeden hüküm tesisi doğru görülmemiş ve İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulması gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre, taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle taraf vekillerinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.