İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/202 E. 2025/220 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/202
- Karar No
- 2025/220
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2025/202 Esas KARAR NO:2025/220 DAVA:Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/04/2024 KARAR TARİHİ:19/03/2025 Mahkememizde görülen Alacak (Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... Sigorta A.Ş. arasında acentelik ilişkisinin bulunduğu, müvekkili şirkete 2023 yılının Kasım ve Aralık aylarında yapılan sigortalara ilişkin ücret olarak kararlaştırılan % 15 komisyon tutarlarının ödenmediği, davalı ... Sigorta A.Ş.’nin 28.11.2023 tarihinde 5684 Sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 20’nci maddesi ve ... Şirketlerinin Mali Bünyelerine İlişkin Yönetmelik’in 13’üncü maddesi kapsamında Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK) tarafından mali bünye zafiyeti nedeniyle tüm branşlarda yeni sigorta sözleşmesi akdetme ve temdit yetkisinin kaldırıldığını, mezkûr karar çerçevesinde şirketin sigorta portföyünün idaresi ... Hesabı’na (Hesap) bırakıldığını, zorunlu sigortalar kapsamı dışındaki sigorta alacaklarının ise sigorta şirketinin mevcut varlıklarından karşılandığını ve bu işlem de ... Hesabı tarafından yapıldığını, bu nedenle müvekkili şirketin hak etmiş olduğu alacaklar yönünden ... Hesabı tarafından ödenmesi gerektiğini belirterek; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, şimdilik kısmi dava olarak; müvekkili şirketin acentelik ilişkisinden kaynaklı hak etmiş olduğu 100,00 TL alacağın işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına, ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, davalıya ait taşınır taşınmaz mallar üzerinde üzerine öncelikle teminatsız olarak, mahkemece uygun görülmediği takdirde uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava niteliği itibari ile “kısmi dava" olarak dava ikame ettiğini ancak söz konusu davanın “kısmi dava" şeklinde açılabilmesinin mümkün olmadığını, davanın usulden reddinin gerektiğini, davacının müvekkili sigorta şirketine herhangi bir başvuru yapmadığını, müvekkili şirketin ödeme değerlendirmesi yapabilmesi amacı ile evrakların eksiksiz olarak iletilmesi gerektiğini, başvuru tamamlanmaksızın şirketin bir ödeme yapmasının beklenemeyeceğinden konuya ilişkin işbu başvurunun yapılmasında hiçbir kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirketten eksik evraklarla talep edilmeksizin menfi veya müspet bir değerlendirme yapması mümkün olmadığını belirterek; davanın usulden reddini, davacı taraf müvekkili şirket tarafından karşılanandan daha fazla zarara katlandığını gösterir bilgi ve belgeyi ibraz etmediğinden ispat yokluğundan davanın reddini, yapılacak yargılamada sınırlı sorumluluk ilkesi, gerçek zararın giderilmesi ilkesi, zenginleşme yasağı ilkesinin her durumda gözetilmesini, faiz istemlerinin reddini, her halde yasal faize hükmedilmesini, davacının ihtiyati tedbir talebinin reddini, müvekkili şirketin yargılama giderleri ile vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir. Dava: Acentelik Sözleşmesinden Kaynaklanan Alacak İstemine İlişkindir. Taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca davalı tarafça acentecilik sözleşmesinden kaynaklanan komisyon bedellerinin ödenmediği iddiasıyla davanın açıldığı görülmektedir. Mahkememizin 2024/242E. Sayılı dosyadan tefrik edilerek dava açılmıştır. Taraflar arasındaki davacının itirazının bulunmadığı sözleşme incelendiğinde; sözleşmenin 16. Maddesinde; bu sözleşmenin uygulanmasından doğacak tüm uyuşmazlıklarda İzmir Mahkemelerinin yetkili olduğu kararlaştırılmış olup, HMK'nun 17. maddesi uyarınca tacir taraflar arasındaki yetki kaydı geçerli olup, usulüne uygun yetki itirazı da söz konusu olduğundan davalının yerleşim yerinin İzmir olduğu da dikkate alındığında mahkememizin yetkisizliğine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının açtığı davada, mahkememizin yetkili olmadığı anlaşılmakla; açılan davanın HMK 114/1-ç ve 115/2 Maddeleri uyarınca dava şartı nedeniyle usulen reddine, mahkememizin yetkisizliğine, 2-6100 Sayılı HMK'nun 20. maddesi gereğince taraflardan birinin yetkisizlik kararı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten, kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize başvurarak dava dosyasının İzmir Asliye Ticaret Mahkemesi'ne gönderilmesini talep etmelerinin gerektiğinin, aksi taktirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar serileceğinin ihtaratına, 3-HMK'nun 20 maddesi uyarınca kararın kesinleşmesini müteakip yasal iki haftalık sürede talepte bulunulduğunda dosyanın yetkili Mahkemesi'ne tevzi edilmek üzere İzmir Mahkemeleri Tevzi Bürosu'na gönderilmesine, 4-Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının kesinleşmesinden sonra dava yetkili mahkemede devam edilmemesi ve talep halinde yargılama giderlerinin değerlendirilerek HMK'nun 331/2. maddesi gereğince bir karar verileceğinin ihtaratına, 5-Harç ve masrafların yetkili mahkemede nazara alınmasına, Dair, davacı vekilinin yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 19/03/2025 Katip ... E-imzalıdır Hakim ... E-imzalıdır