İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/658 E. 2024/722 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/658
- Karar No
- 2024/722
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/658 Esas KARAR NO : 2024/722 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 10/10/2023 KARAR TARİHİ : 06/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ İDDİA: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davalı ... ... ile davacı şirket arasında belirsiz süreli “... Satıcı Üyelik Sözleşmesi” akdedilmiştir (Ek-1: ... Satıcı Üyelik Sözleşmesi). davacı şirket anılı sözleşme gereği AVM’de kiralanan “mağaza” veya “Pazar yeri” mantığından hareketle www...com internet sitesinden satış faaliyeti yapılmasına aracılık ettiğini, davalı, davacı şirkete ait olan www...com alan adlı internet sitesi üzerinden ... ... unvanı altında satış gerçekleştirdiğini, davalıya ait firmaya, davacı şirket'e borçlu olduğundan tarafına yönelik icra takibi başlatıldığını, davacı şirket tarafından icra takibine konu söz konusu bedellerin tahsili amacıyla davalı aleyhine T.C. .... İcra Dairesi 2022/... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından işbu takibe 28.12.2022 tarihinde; davacı şirket’in alacağını sürüncemede bırakmak ve takibi durdurmak maksadıyla kötü niyetle; itiraz ederek icra takibini durdurduğunu, haksız olarak yapılan itirazın iptali için işbu davayı ikame etme zorunluluğu doğduğunu, davalı tarafından T.C. ... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... E. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takip tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile takibin devamını, haksız ve kötü niyetli itiraz nedeniyle takip miktarının %20’sinden az olmamak üzere davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA: Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmış olup, davalı davaya cevap vermeyerek HMK 128 uyarınca tüm iddiaları inkar etmiş sayılmıştır. DELİLLER 1-Bilirkişi Raporu 2-.... İcra Müdürlüğü’nün 2022/... Esas sayılı dosyası. Bilirkişi tarafından düzenlenen 19.08.2024 tarihli raporda özetle; Somut olayda, Davacı ... Tic. A.Ş.'nin www...com adlı internet sitesinin tüzel kişi sahibi ve işleticisi olduğunu, işbu internet sitesi üzerinden gerçekleştirdiği elektronik ticaret faaliyetleri kapsamında tüketicilere satıcı sıfatıyla doğrudan ürün ve hizmet satışı yaptığı gibi aynı zamanda aracı hizmet sağlayıcı sıfatı ile diğer üçüncü kişi tacirlere de ürünlerini tüketicilere satmaları için gerekli alt yapı ve platformu sağladığını, Mal ve hizmetler satıcı firmalar tarafından internet sitesinde satışa sunulmakta ve müşterilerin talepleri doğrultusunda mesafeli satım sözleşmesi ile müşterilere satış gerçekleştirildiğini, bu konuda aralarında akd edilmiş bir sözleşme bulunduğu, 09.09.2021-15.02.2022 tarihleri arasında taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu, sözleşme gereğince Davacı ... A.Ş.'nin Davalı ... ...'a davaya konu alacak ile ildili olarak 14.12.2021 tarihinden sonrasında KDV dahil Kargo Destek Bedeli ve komisyon açıklamaları yer alan toplamda 1.075,02 TL tutarında faturalar düzenlemiş olduğu, davalıdan cari hesaba mahsuben toplam 121, 00 TL tahsilat yapmış olduğu davacının bu faturaları ve tahsilatları yevmiye defterine kaydetmiş olduğu, davalının 14.12.2021 tarihinden önceki dönemden 103,12 TL alacak bakiyesi olduğu, davacı defter kayıtlarında Davalının cari hesap bakiyesinin toplam 1.062,90 TL borçlu olduğunu, Davacı Şirketin söz konusu alacak için Davalı Firmaya T.C. .... İcra Dairesi 2022/... Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatmış olduğu, Davalı tarafından işbu takibe 28.12.2022 tarihinde; “Alacaklı firma ile aramızdaki me gereği e-ticaret yolu ile ... internet sitesinden satmış olduğumuz ürünlerin ücreti firma nezdinde ki hesabımıza yatmakta ve alacaklı firma bu hesap üzerinden gerekli kesintileri yapmaktadır. Takip dayanağındaki alacak kalemleri alacaklı firma nezdindeki hesabımızdan kesilmiştir. Dolayısı ile söz konusu borca itiraz ederiz.” gerekçesi ile itiraz etmiş oldukları fakat ulaşılamadıkları için, ticari defterlerini ibraz etmemiş oldukları tespit edilmiştir. Sayın Mahkemenin verdiği yetki ve görev kapsamında Davacı ... Tic. A.Ş.nin yasal ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup ibraz edilen 2021-2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fikra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, olduğu görülmüştür. Davalı ... ...'a ulaşılamamış olduğu için defterler talep edilememiş olduğundan, Davalı resmi defter ve belgelerini ibraz etmemiştir. Faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu yazılı belgeler ile ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yi in kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduu HMK 187,190 ve 200. Maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir. Fatura tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamaz. ...'e göre de “bir akdin icra safhasına taalluk eden fatura, mutlaka mevcut ve evvelce tamamlanmış bir anlaşmaya dayalı olması gerektiğinden, bir icap bile değildir. Kaldı ki icabı reddetmemek kabul niteliğinde de değildir. (BK.m3-5). Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu E:2001/1, K:2003/1, T:27.06.2003. Normal şartlarda alacaklı faturaya konu mal ve hizmeti davalı borçluya teslim ettiğine dair borçlunun imzasını kabul ettiği irsaliye veya teslime dair yazılı belge ile ispat edebilir. Davacının, davalı borçlu ile aralarında akdi bir ilişki olduğunu, bir başka anlatımla takibe konu faturadaki fatura konusu hizmet ifası ile ilgili ticari ilişkiyi ispat etmeden iddia ettiği alacağın tahsilini sağlaması mümkün değildir. Akdi ilişki ise, taraflar arasında düzenlenen imzası davalı tarafından kabul edilmiş bir sözleşme, faturaya konu malların borçluya teslim edildiğine dair bir irsaliye ve teslim fişi ile vb. somut yazılı belgelerle ispat edilebilir. Akdi ilişki ispat edilemediği sürece davacının davalı adına fatura düzenlemesi ve ticari defterlerine göre bu faturalar nedeniyle alacaklı gözükmesinin davalıyı bağlayıcı bir yanı yoktur. Huzurdaki davanın somut olayında, tacir olan tarafların defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, davalı/borçlu ticari ilişkiyi inkâr etmemiş olsa da defter ve dayanak belgelerini ibraz etmemiştir. Davacının defter ve belgelerin incelendiğinde taraflar arasında 2027, 2022 yıllarında sözleşmeye dayalı bir. ticari ilişkinin bulunduğu, 09.09.2021-15.02.2022 tarihleri arasında Davacının siparişlere dayalı olarak sözleşmeye uygun olrak Davalıya Kargo ve Komisyon faturaları düzenlemiş ve bu fatura tutarlarını dava konusu alacak haricinde tahsil etmiş olduğu, Tarafınıma “taraf defter ve belgeleri ile dosyaya sunulan iade kaynaklı ödeme kayıtları gözetilerek davalı tarafın davacının internet pazarında satmış olduğu ürünleri müşterileri tarafından iade yapılan lerin miktar ve nitelikleri ile tutarlarının tespit edilerek iade edilen ürünler nedeniyle davacı tarafın ödemek zorunda kaldığı tutarın tespiti ile davacının davalı taraftan alacağı bulunup bulunmadığının alacağı bulunuyor ise takipteki alacak kalemleriyle örtüşüp örtüşmediğinin tespiti için bilirkişi raporu alınmasına” denilerek tevdi edilen görev gereğince hesapları incelediğimde, ibraz edilen belgelerden söz konususu alacak tutarına dayanak olacak iade yapılan ürünlerin miktar ve nitelikleri ve tutarlarını tek tek tespit etmek mümkün olmamakla birlikte süregelen ticari ilişkinin niteliğine uygun olarak sipariş bazında faturaların düzenlenmiş olduğu ve Davacının Davalıdan cari hesap bakiyesi olan 1.062,90 TL tutarında alacaklı olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Mahkememize açılan iş bu dava İcra ve İflas Kanununun 67. maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlık; taraflar arasındaki internet pazarlama platformu üyelik sözleşmesinden kaynaklı olarak davanın müşterilerine satmış olduğu malların iadesi nedeniyle davacının ödemek zorunda kaldığı iade bedelleri ile kargo bedellerine ilişkin ilişkin tutulan cariden kaynaklı olarak davacının davalı taraftan alacağının bulunup bulunmadığı alacak kalemleri ile takipteki kalemlerin örtüşüp örtüşmediği noktalarında toplandığı görülmüştür. Tarafların dayandıkları vakaların ispatı için delil olarak ileri sürdükleri, dijital pazar satıcı üyelik sözleşmesinin, davalının satıcı bilgi formunun ve komisyon tutarlarına ilişkin komisyon oranlarına ilişkin tablonun, davacı ile davacı arasındaki cari hesap dökümünün dosyaya sunulduğu, icra dosyasının mahkememiz dosyasına celp edildiği görüldü. Taraflar arasındaki Dijital pazar yeri üyelik sözleşmesinden kaynaklı olarak davalının davacının işletmiş olduğu dijital pazar üzerinden üçüncü kişilere yapmış satışların iadesinden ve bu iadelerden kaynaklı kargo ücretleri ile diğer nedenlerden kaynaklan şekilde davacının davalı tarafta alacağının bulunup bulunmadığının tespiti için SMMM bilirkişisinden alınan raporun hükme esas alınabileceği ve denetime açık olduğu görülmüştür. Tüm dosya kapsamı ve yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda somut olay incelendiğinde; dosyaya sunulan üyelik sözleşmesi ile cari hesap dökümü birlikte değerlendirildiğinde taraflar arasında dijital pazara üyelik sözleşmesi kurulduğu, davalı tarafın müşterilerine, davacı şirketin işlettiği dijital pazar üzerinden mesafeli satış sözleşmesi kurarak mallarını sattığı, ödeme aracılığını da davacı şirketin üstlendiği davacı şirketin kendi payını aldıktan sonra davalıya ödeme yaptığı yine üçüncü kişi müşterilerinde cayma hakkını kullanmaları halinde yine davacı şirket üzerinden para iadesinin gerçekleştiği uyuşmazlık dışı olup uyuşmazlığın esasını da davalı müşterisinin kullandığı cayma hakkı kapsamında mal iadesi alınarak yapılan bedel iadesinden kaynaklı olarak davacının davalı tarafta alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. SMMM bilirkişisinin dosyaya sunmuş olduğu rapordan da anlaşıldığı üzere taraflar arasında dijital pazara üyelik sözleşmesi bulunduğu, davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı gibi defter ve belgelerini de ibrazdan kaçındığı davacının usulüne uygun tutulan defter ve belgelerine göre davacının davalı taraftan kargo hizmetleri ve komisyon bedellerinden kaynaklı olarak 1.062,90 TL alacaklı olduğu anlaşılmaktadır. Taraflar tacir olup tacirler yasanın ön gördüğü defter ve belgeleri tutmak zorunda olup hem TTK hem de HMK tacirler yönünden usulüne uygun tutulan ticari defterleri delil olarak kabul eden düzenlemelere yer vermiştir. HMK 222/3 maddesi gereğince ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olmasını aramaktadır. Somut olay da davacının defterlerinin dosyaya sunduğu,usulüne uygun tutulduğu birbirlerini doğruladıkları davacı defterlerine göre davacının davalı tarafta 1.062,90 TL alacaklı olduğu görülmüş , davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı gibi defter ve belgelerini ibraz etmediği davalının borcu sönümlendirdiğini ispata yarayan başkada delil de sunmadığı anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı taraf TTK 1530 kapsamında faiz talep etmişse de taraflar arasında cari hesap sözleşmesi bulunduğu davalının satışlarını davacı şirketin ödeme sistemi üzerinden geçirerek yaptığı ve davacı tarafın alacağını bu suretle tahsil ettiği bir başka anlatımla davalının borçlarının vadesinin davacı tarafın belirlediği dolayısı ile TTK 1530 maddesindeki vade ve faiz hükümlerinin somut olayda uygulanmasının olanak bulunmadığı, diğer taraftan davacının davalı tarafı temerrüte düşürmediğinden davacı tarafın takip öncesi faiz isteyemeyeceği kanaatine varılmış olup davacı tarafın davasının kısmen kabulü ile davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının iptaline, takibin 1.062,90 TL Asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan 212,58 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesi yönünde karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesinde Ayrıntıları ile Açıklandığı Üzere; 1-Davanın kısmen KABULÜ ile, davacı tarafından davalı aleyhine başlatılan ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı takip dosyasına davalı tarafından yöneltilen itirazının iptaline, takibin 1.062,90 TL Asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren değişen oranlarda işleyecek avans faizi ile birlikte devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine 2-Alacak niteliği itibari ile likit ve belirlenebilir olduğundan asıl alacak üzerinden hesaplanan 212,58 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar ve ilam harcı 427,60-TL nin peşin alınan 269,85-TL den düşümü ile kalan 157,75-TL bakiye ilam harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yatırılan 539,70-TL peşin ve başvuru harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-10 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin kabul edilen red olunan miktar oranlanarak hesap ve takdir olunan 1.512,90-TL'nin davalıdan 1.607,10-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 6-Davacı tarafından yapılan 3.922,00-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 1.901,80-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 1.062,90-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı parasal miktar itibariyle kesin karar açıkça okunup usulen anlatıldı.06/11/2024 Katip ... ¸e-imzalıdır Hakim ... ¸e-imzalıdır *5070 Sayılı Kanun Gereğince Elektronik İmza İle İmzalanmıştır.*