İlk Derece Mahkemesi · Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/845 E. 2024/1025 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/845
Karar No
2024/1025
Karar Tarihi

T.C. BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2021/845 Esas KARAR NO : 2024/1025 DAVA : İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 18/10/2021 KARAR TARİHİ : 16/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 01.10.2010 tarihinde 5 yıllık akaryakıt bayilik sözleşmesi imzalandığını, ilgili sözleşme uyarınca müvekkilinin bayi olarak faaliyette bulunmaya başladığını, ilk 5 yıllık sözleşme dönemi bitmek üzereyken 11.09.2015 tarihli ikinci 5 yıllık bayilik sözleşmesinin imzalandığını, 11.09.2015 tarihli bayilik sözleşmesinin sonuna gelindiğinde davalının diğer şirketler tarafından yapılan bayilik tekliflerinin ticari olarak altında bir teklifte bulunduğunu, müvekkili tarafından da Başmakçı Noterliği'nin 03.09.2021 tarih, ..... yevmiye nolu ihtarnamesi ile sözleşmenin yenilemeyeceğini bildirdiğini, müvekkilinin aynı ihtarda ariyet olarak bırakılan menkulleri bedelleri karşılığında satın almaya, bedellerde anlaşılamazsa ön sözleşmede yazıldığı gibi 3 ayın sonunda teslim etmeye hazır olduğunu bildirdiğini, davalı taraf Bakırköy ...... Noterliği'nin 18.09.2021 tarih, ..... yevmiye nolu ihtarnamesi ile ön sözleşmenin varlığını yok sayarak ariyetlerin 1 gün içinde iadesini veya 226.505,31 TL ariyet bedelinin yine 1 gün içinde ödenmesini ihtar ettiğini, müvekkiline ariyet bedeli olarak 226.505,31 TL bedelli fatura gönderdiğini ayrıca aynı ihtarda müvekkilinin 43.570,18 TL cari borcu olduğunu beyan ettiğini, davalı tarafa hiç bir borcu olmayan müvekkilinin Ankara .... Noterliği'nin 21.09.2020 tarih, ..... yevmiye nolu ihtarnamesi ile süresi içince faturaya itiraz ettiğini ve ariyetleri teslim etmeye hazır olduğunu, teminat mektubunun paraya çevrilmesi taleplerinden vazgeçmelerini ihtar ettiğini, davalının 11.11.2020 tarihinde gelerek ariyetlerin hepsini teslim aldığını, bu süreçte davalı taraf 23.09.2020 tarihinde haksız ve hukuka aykırı bir şekilde müvekkili tarafından teminat olarak verilmiş olan teminat mektubunu paraya çevirdiğini, her ne kadar davalı taraf müvekkilinden 43.570,00TL alacaklı olduğunu iddia etse de, bu rakamın aslında davalının yükümlülüğünde olan damga vergisi ve teminat mektubu masrafından kaynaklandığını, zira müvekkilin davalıya hiç bir cari borcu bulunmadığı gibi damga vergileri ve BSMV nedeniyle alacağı mevcut olduğunu, hatta müvekkili 17.08.2020 tarihinde davalı tarafa hiç borcu olmadığını gösterir mutabakat formu gönderdiğini, davalı taraf da bu forma itiraz etmediğini beyanla haksız ve hukuka aykırı şekilde tahsil edilen 120.000,00 TL teminat mektubu bedelinin 30.10.2020 tarihli ..... yevmiye nolu ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, yargılama gideri vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında akdedilen sözleşmenin süre nedeniyle sona ermiş olmasıyla yerine getirilmeyen yükümlülüklerden kaynaklı borcu olan davacının alacak-istirdat talebinin reddi gerektiğini, davacıya teslim edilen ariyet malzeme ve ekipmanların mevcut durumu ve kullanılabilirliği açısından tespit yapılması gerektiğini, bayinin sözleşme gereği ariyet malzemesinin iadesi ve müvekkili şirketin uğradığı zararın giderilmesi konusunda fatura tanzim edilerek davacıya tebliğ edildiğini, davacının süresinde ariyet malzemelerini iade etmediği gibi kendi adresinde Dazkırı Sulh Hukuk Mahkemesi ..... Değişik İş dosyası ile tespit yapıldıktan sonra müvekkiline ihtarname göndererek malzemelerin teslim edildiğini bildirdiğini ancak kullanılabilir durumda olup olmadığı belli olmayan ariyetler yönünden temerrüde düşen bayinin hem cezai şartı hem de ariyet bedelini ödemesi gerektiğini, teminat mektubu metninden de anlaşılacağı üzere mektubun amacı sadece mal alımına ilişkin alacak için değil, sözleşmeden doğan tüm alacaklar, ariyeten teslim edilmiş olan tüm malzemeler, şartı cezailer dahil olmak üzere tüm alacaklar yönünden mektubun teminat işlevi bulunduğunu beyanla davanın reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Dava, taraflar arasındaki bayilik sözleşmesine istinaden verilen 19/10/2010 tarihli 120.000,00 TL bedelli iller bankasına ait teminat mektubu bedelinin faizi ile iadesi talebine ilişkindir. Dazkırı Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından talimat yolu ile dinlenen davacı tanığı ..... beyanında "2009-2014 yılları arasında Evciler İlçesi Belediye Başkanlığı yaptım. 2010 yılında benim Belediye Başkanlığı yaptığım dönemde davalı şirket ile ön sözleşme imzalandı. Bu sözleşmeye göre davalı şirket belediyeye ait yakıt istasyonuna pompa, jeneratör, kanopi gibi ariyetleri teslim etti. Ön sözleşmeye göre yakıt pompaları sözleşme yenilenmediğinde 3 ay içinde davalı tarafından teslim alınacaktı. Kalan ariyetler Belediye ye bırakılacaktı. Anlaşma sağlanamaz ise kendi pompalarını da söküp alacaklardı. Ön sözleşme 2010 yılında imzalandığında sözleşmeyi bize gönderin şirket yetkilisi imzaladığında tekrar size gönderelim diye sözleşmeyi bizden aldılar. Ancak tekrar göndermediler. Hatta benim dönemimde ön sözleşmeyi göndermedikleri için yazı ile ikaz ettiğimi hatırlıyorum. Ön sözleşmeyi göndermeseler bile bu sözleşme belirlenen şartlarla 5 yıl boyunca uygulanmıştır. Belediye'nin davalı şirkete herhangi bir borcu yoktur. Teminat mektubunun davalı şirket tarafından bozdurulup bozdurulmadığını bilmiyorum. Belediye tarafından uzun yıllar kullanılan ariyetlerin bedeli 226.505,31 TL kadar etmez. Benden sonraki Belediye başkanı aynı şirketle tekrar sözleşme imzalamış ancak bir sonraki belediye başkanı farklı bir şirketle anlaşma sağlamış. Şu anki belediye başkanı ile davalı şirket arasında geçen diyalogtan haberim yoktur. Bana okumuş olduğunuz talimatı ve eklerini anladım. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim yoktur." şeklinde beyanda bulunmuştur. Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır. Mahkememiz tarafından alınan bilirkişi 01/11/2022 havale tarihli raporunda; işbu rapor ve hazırlanan diğer mevcut bilirkişi raporlarında varılan kanaatler arasında ortak uyum ve benzerlikler görüldüğünden inceleme konusu Evciler Belediyesi Akaryakıt İstasyonu İşletmeciliğinin, ..... Petrol Ürünleri Anonim Şirketi arasında düzenlenen sözleşmeler gereğince 12.11.2020 tarihinde davalı ...... Petrol Ürn. Pzr. A.Ş.'nin ariyetleri teslim aldığı anlaşıldığından teslim alınan ariyetlerin piyasa rayiç koşullarından yıpranma bedelleri ile birlikte reel değerlerde göz önüne alınarak ariyetlere ait piyasa rayiç değerinin 21.09.2020 itibari ile 136.450,00 TL olduğunu, teminat mektubu sözleşmenin 7. Maddesine göre (davacının sözleşmeyle doğmuş veya doğabilecek tüm borçlarının teminatına karşılık olarak) verildiğini, davalı Başmakçı Noterliğinden çektiği 03.09.2020 tarihli ve ..... numaralı ihtarnamede sözleşmeyi feshettiğini ve ariyet olarak alınan malların sözleşme gereği 3 ay sonra teslim edileceğini belirttiğini, davalının ihtarnamesinde de belirtildiği üzere sözleşme 11.9.2020 tarihinde sona erdiğini, Belediye Başkanı ..... tarafından imzalanmış 17.8.2020 tarihli belgede davacı Belediye'nin davalıdan alacağı olmadığının belirtildiğini, ariyet malların da geri verildiğinin kabul edildiğini, bu durumda teminat mektubunun haksız tahsili vb. hukuki durumların takdirinin HMK gereği Mahkemeye ait olacağını, TBK 383. Maddeye göre davalının ariyet verilen malları talep hakkının sözleşme bitiminde doğduğunu ancak önsözleşmedeki 3 aylık sürenin, önsözleşmenin geçerliliğinin takdiri mahkemenin olduğu için mahkemenin takdirinde olduğunu, varlığı ileri sürülen 43.570,18 TL cari borcun taraf defterleri üzerinde yetkili bir muhasebe uzmanı tarafından yapılabileceğini, heyet üyelerinin bu konuda uzmanlıkları bulunmadığını bildirmiştir. Taraflar tacir olup delil olarak ticari defterlere dayanıldığından TTK'nun 83. ilâ 85. ve HMK'nun 222. maddeleri uyarınca tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifetiyle bilirkişi incelemesi yapılmıştır. Talimat mahkemesince alınan bilirkişi 22/01/2024 havale tarihli raporunda; davacı ile davalı arasında sözleşmeye dayalı bir ticari ilişkinin var olduğunu, dava tarihi olan 18/10/2021 tarihine kadar davacının davalıdan alacağı olup olmadığını, varsa miktarının ne olduğunu, ticari defterlerin tasdik ettirilmesi zorunlu olanlardan olup olmadığını, zamanında tasdik edilip edilmediğini, açılış ve kapanış tasdiklerinin yapılıp yapılmadığını, ticari defterlerin yasaya uygun olarak tutulup tutulmadıkları hususlarında dosya kapsamında tarafların defter belge ve bilgileri bulunmadığından talep edilen hususlarda tespit yapılamadığını bildirmiştir. Talimat mahkemesince alınan bilirkişi 30/05/2024 havale tarihli ek raporunda; davacı tarafın defter ve belgelerinin incelemesi bölümündeki detaylı bilgiler dahilinde; davacı ile davalı arasında sözleşmeye dayalı bir ticari ilişkinin var olduğunu, ticari defterlerin tasdik ettirilmesi zorunlu defterler niteliğinde olduğunu, defterlerin yasaya uygun olarak tutulduğunu, açılış ve kapanış tasdikleri zamanında ve usulüne uygun olarak yaptırıldığını, dava tarihi olan 18/10/2021 tarihine kadar davacı ile davalı arasında ticari faaliyetten kaynaklı bir borcun kalmadığını, en son akaryakıt alış tarihinin 10.08.2020 tarihinde olduğu ve 31.12.2020 tarihli kayıtlarda davacının davalı tarafa ticari faaliyetten kaynaklı borcunun bulunmadığını bildirmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, tanık beyanı bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında akaryakıt bayilik sözleşmesinden kaynaklanan ticari ilişkinin bulunuğu, tacir olan tarafların ticari defter ve kayıtlarında davalının alacağının bulunmadığı ve sözleşme kapsamındaki ariyetlerin de olağan yıpranma payı ile birlikte davalıya teslim edildiği, davalının sözleşme kapsamında almış olduğu teminat mektubunu haksız yere tahsil ettiği anlaşılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davanın kabulü ile 120.000,00 TL'nin 08/11/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Alınması gerekli 8.197,20 TL harçtan davacı tarafça yatırılan 2.049,30 TL harcın mahsubuyla bakiye 6.147,90 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, 2.049,30 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.108,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı tarafça posta / tebligat / bilirkişi gideri olarak yapılan (ayrıntısı uyapta kayıtlı) 4.392,10TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, AAÜT gereğince hesap edilen 30.000,00 TL ücreti vekaletin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Kararın kesinleşmesine kadar yapılan yargılama giderlerinin davacı tarafça peşin olarak yatırılan yargılama gider avansından mahsubu ile bakiye kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, kararın tebliğden itibaren 2 haftalık süre içerisinde mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/10/2024 Katip ..... e-imzalıdır ...... e-imzalıdır

Atıf: Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/845, K. 2024/1025, T. 16.10.2024, www.arakarar.com/karar/bakirkoy-7-asliye-ticaret-mahkemesi-2021-845-e-2024-1025-k-233e24f17b43