İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/261 E. 2024/88 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/261
Karar No
2024/88
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/261 Esas KARAR NO : 2024/88 DAVA : 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit DAVA TARİHİ : 12/04/2023 KARAR TARİHİ : 19/02/2024 Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... bünyesinde devlet memuru olarak görev ifa ettiğini, ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasında başlatılan müvekkiline usulsüz haciz ihbarnameleri gönderilerek müvekkilinin icra dosyasında borçlu sıfatının eklendiğini ve dosyanın borçlusu haline geldiğini, müvekkilinin yurt dışında umre görevinde olması nedeniyle takip sebebini ve dayanağını öğrenemediğini, müvekkilinin yaptığı araştırmalarda haciz ihbarnamelerinin usulsüz bir şekilde yapıldığını öğrendiğini, icra dosyası asıl borçluları ile müvekkilinin hiçbir hukuksal ilişkisi olmadığını, sadece davalılardan ... ... isimli şahsı tanıdığını, diğer iki davalıyı ise tanımadığını, taraflarınca haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğine ilişkin ....İcra Hukuk Mahkemesinde şikayet davası ikame edildiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle öncelikle ıttıla tarihinin 31/03/2023 tarihi olduğunun tespitini ve icra dosyasına yapılan itirazın süresinde yapıldığının tespitini, icranın dava sonuna kadar durdurulmasını, müvekkilinin anılı icra dosya borçluları ve dosya alacaklısına bir borcunun olmadığının tespitini, haklı davanın kabulüne karar verilerek, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin haksız davalı taraflara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davanın 15 günlük hak düşürücü süre geçirildikten sonra açılmış olup artık davacının iddialarının dinlenmesinin mümkün olmadığını, bu itibarla davanın esasa dahi girilmeksizin usulden reddi gerektiğini, davacı her ne kadar ıttıla tarihlerinin değiştiğini iddia etmekteyse de haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edildiğine ve ıttıla tarihinin 31/03/2023 tarihi olarak düzeltilmesine ilişkin davacı tarafından açılmış dava da .... İHM'nin 2023/... Esas sayılı dosyası kapsamında reddedildiğini, buna göre davacının haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğine ilişkin açmış olduğu davanın reddedildiğini, bu davada da ilgili iddiaların dinlenemeyeceği gözetildiğinde; hak düşürücü sürenin geçirilmiş olduğu dikkate alınarak davanın usulden reddi gerektiğini, müvekkilinin merkez adresi ... kayıtlarıyla da sabit olduğu üzere ... 'de olduğunu, buna göre; işbu davaya bakmaya ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, işbu davanın açıkça yetkisiz mahkemede açıldığı görüldüğünden davanın yetkisizlik nedeniyle de usulden reddi gerektiğini, dava dışı ... ... ve diğer borçluların müvekkile olan borcu nedeniyle icra takip işlemlerine girişildiğini, mevcut mevzuat uyarınca usul ve yasaya uygun şekilde borçluların ticari veya sair ilişki ve faaliyetlerine devam ettikleri kişilere haciz ihbarnameleri gönderildiğini, davacının da bu ihbarnamelerin gönderildiği kişilerden birisi olduğunu, davacıya 89/1, 89/2 ve 89/3 ihbarnameleri gönderilmesine karar verildiğini, ayrıca davacının iddialarının aksine haciz ihbarnameleri usulüne uygun olarak tebliğ ettiğini, buna rağmen davacı, süresi içerisinde itiraz etmediğinden borcun zimmetinde/malın yedinde sayılmasına karar verildiğini ve kendisi borçlandırıldığını, bu husus tüm icra dosyası kapsamında sabit olduğunu, buna göre somut olayda usul ve yasaya aykırı hiçbir durumun olmadığının sabit olduğunu, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde işbu davayı açan davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu açıklanan nedenlerle öncelikle müvekkili şirkete yapılan tebligatın usulsüz tebligat olduğunun tespiti ile tebligat tarihinin davayı öğrenme tarihi olarak belirttikleri 16/06/2023 olarak düzeltilmesini, davacının işbu davayı kanunda ön görülen sürede açmadığı ve yine davanın yetkisiz mahkemede açıldığı itirazları göz önünde tutularak davanın usulden reddini, mahkemeniz aksi kanaatte olursa ve işin esasına girilirse ise; beyan ve itirazlarımız doğrultusunda huzurdaki haksız ve mesnetsiz davanın esastan reddini, davacının haksız ve dayanaksız ihtiyati tedbir taleplerinin reddini, davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. ... İcra Müdürlüğünün 2022/... Esas sayılı dosyasının UYAP üzerinden çıktıları alındığı, müftülüğe, emniyet müdürlüğüne, icra hukuk mahkemesine, ... 'ya yazılan müzekkere cevapları dosya kapsamına alınmıştır. Mahkememizin dosyasının 02/10/2023 tarihli celsesi 4 numaralı ara kararı ile, ''Dosyanın ..., ... ve ... adlı davalılar yönünden tefrik edilerek dosyaya davalı alacaklı ... adlı şirket yönünden devamına,'' karar verildiği ve tefrik edilen dosyanın Mahkememizin 2023/... Esas sırasına kaydı yapıldığı anlaşılmıştır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, İİK'nın 89. maddesi kapsamında çıkarılan haciz ihbarnameleri uyarınca açılan menfi tespit istemine ilişkindir. 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi gereğince mahkemenin görevli olması dava şartlarından olup 115. madde gereğince de Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. Uyuşmazlığın İİK'nın 89. maddesi kapsamında çıkarılan haciz ihbarnameleri uyarınca 3. kişi tarafından açılan menfi tespit isteminden kaynaklandığı, Yargıtay 11. HD.'nin 06/11/2023 tarih ve 2023/5228 Esas, 2023/668 Karar sayılı ilamı ile bu tür uyuşmazlıkların takip hukukundan kaynaklandığı, dava tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığı, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari olmasının önemi bulunmadığı gerekçesiyle 3. kişi tarafından İİK 89 maddesi uyarınca açılan davalardaki farklı Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki görev uyuşmazlığını görevli Mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu tespit ederek giderdiği, dosyamız kapsamında da taraflar tacir olup dava dışı borçlu ile davalı alacaklı arasındaki takip kıymetli evraktan doğsa da temel ilişkiden bağımsız olarak takip hukukuna yönelik bu davada Asliye Hukuk Mahkemelerin görevli olduğu, İstinaf Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı gideren Yargıtay içtihadının Mahkememizi bağladığı, görev hususunun re'sen her aşamada gözetilebileceği anlaşılmakla davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davanın 6100 sayılı Yasanın 114/1-c maddesi ve 115/2. maddesi gereğince görev dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE, 2-6100 sayılı Yasanın 20/1 maddesi delaletiyle kararın kesinleşmesinden itibaren 2 hafta içinde Mahkememize başvurularak dosyanın görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesinin talep edilmesi gerektiği, aksi durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin kararın tebliği ile birlikte ihtarına, 3-6100 sayılı Yasanın 331/2.maddesi gereğince davaya görevli mahkemede devam edilmesi halinde yargılama giderlerinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına, davaya devam olunmaması halinde Mahkememizce dosya üzerinden durumun tespiti ile davacının yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/02/2024 Katip ... Hakim ... e-imza e-imza

Atıf: İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/261, K. 2024/88, T. 19.02.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-14-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-261-e-2024-88-k-cc449e80b87b