İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/539 E. 2024/810 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/539
- Karar No
- 2024/810
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİ KARAR ESAS NO : 2022/539 Esas KARAR NO : 2024/810 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 11/08/2022 KARAR TARİHİ : 28/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin 2014 yılında dizi ve film yapımcılığı sektöründe faaliyet göstermek üzere kurulduğunu, bu kapsamda ..., ..., ..., ..., ...:..., ..., gibi birçok başarılı yapıma imza attığını, davacı şirketin yapımcılığını üstlendiği diğer dizi projesi de Eylül 2020-Ekim 2020 tarihlerinde ... ekranlarında yayınlanan "..." dizisi olduğunu, davacının fikir ve eser sahiplerinden hukuka uygun bir şekilde maddi ve manevi hak ve devirlerini gerçekleştirmiş ve yapım sürecinde profesyonel senaristler ile çalıştığını, davalının hiçbir somut delile dayanmaksızın bu projeyi kendisinin ürettiğini iddia ettiği "..." adlı bir çalışmadan intihal suretiyle kopyalandığını iddia ettiğini, bununla da kalmayıp bu iddianın yanında asılsız şekilde söz konusu çalışmaya davacı şirket yetkililerine ilettiğini ve bu suretle çalışmasının çalındığını ileri sürdüğünü, bu yönde davalı tarafından davacı şirket ve senaristlerine ihtarname keşide edilerek ... projesinin davalının ... projesinden intihale dayalı olduğu ifade edildiğini, davalı ile herhangi bir çalışma yapılmadığı, ... projesinin FSEK kapsamında gerekli hak ve devirleri hukuka uygun şekilde alınmış özgün bir eser olduğuna ilişkin cevabi ihtarname gönderildiğini, akabinde davalı talebi üzerine iddiaların dayanağını öğrenmek adına iyi niyetli bir görüşme gerçekleştirildiğini ve iki çalışma arasında benzerlik bulunmadığı, kendi çalışmasını davacıya iletmediği ve asılsız beyanda bulunduğu anlaşılmakla davalı taleplerinin reddedildiğini, davalı bu görüşmede herhangi bir tazminat talebinden de bahsetmemiş açıkca dizinin senarist kadrosuna dahil edilmeyi istediğini de belirttiğini, davalının sektörde yer edinmek için davacıyı asılsız ithamlarla muhatap ettiğini, davalı talebi üzerine .... Hukuk Mahkemesi 2020/... D.İş sayılı dosyası ile davalı tarafça alınan bilrikişi raporunda da davacı şirket mailine hiçbir şekilde ... isimli bir dosya iletilmediğinin tespit edildiğini, dayanaksız talepleri davacı tarafından karşılanmayan davalının .... Fikri Sınai Haklar Mahkemesi 2021/... Esas sayılı dosyası ile davacı ve iş ortakları ile birlikte çalıştığı senaristleri hakkında eser sahipliği haklarına tecavüz edildiğini belirterek tazminat davası açtığını, yine davalı tarafından davacı itibarını zedelemek için iftira suçu teşkil edecek şekilde suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının her eserde kullanılabilecek genel ve klişe romantik komedi temalarını kendi tekelindeymiş gibi intihal iddia ettiğini, delil tespiti ile iletilmediği anlaşılan eser için davalının bu kez de "elden teslim edildi" şeklinde bir kurgulama üzerinden hareket ettiğini, davalının haksız eylemlerinin davacı nezdinde haksız rekabete sebebiyet verdiğini, bu eylemlerinden dolayı manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğinden 1.000.000,00-TL manevi tazminat bedelinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında hali hazırda .... Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi nezdinde 2021/... Esas sayılı dosyası ile eser sahipliğinden doğan haklara tecavüz iddiası İhtisas Mahkemesi tarafından incelendiğini ve alınan bilirkişi raporu ile de davalının eseri ile davacının dizisi karşılaştırıldığında senaryonun temelini oluşturan ana hikaye, ana karakterlerin gelişimi, olayları tetikleyen ve birbirine bağlayan neden sonuç ilişkisinin/ hikaye diyalektiğinin tesadüfü aşan benzerlikler taşıdığı değerlendirilmesinde bulunulduğunu, henüz rapor alınmamış olsa dahi taraflar arasında güç dengesi bulunmadığından ve davalı ile davacı şirket rakip olmadığından, freelance çalışan öykü/senaryo yazarı olan davalının haksız rekabet yaratabilmesinin mümkün olmadığını, davalının taleplerinin dayanağını oluşturan belgeleri davacı ile paylaştığını olumlu cevap alamayınca arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ve bu görüşmeler de sonuca ulaşmayınca dava yoluna başvurulduğunu, davalının davacı hakkında hiçbir mecrada bilgi paylaşımında bulunmadığını, davalının yurtiçi ve yurtdışında eğitim almış tanınan bir metin ve senaryo yazarı olduğunu, davalının 2015-2016 yıllarında aralarında davacının da bulunduğu birçok kişi ve kurumla bu projesini paylaştığını, dava konusu uyuşmazlık konusu olan proje dahil bir takım projelerini de elden davacı şirkete teslim ettiğini, davalıdan izin alınmaksızın adını değiştirmek ve tahrif etmek sureti ile "..." adı altında dizi film olarak ...'de yayınlanacak olduğunu ilk fragmanın yayınlanmasıyla haberdar olduğunu, dava açılmadan önce yapılan görüşmelerin olumsuz sonuçlandığını, davacı şirketin tazminat talebinin kendilerine iletilmediği ve davalının senaryo ekibinde çalışmak yönünde isteği bulunduğu iddiasının gerçeğe aykırı olduğunu, davalının kariyerinin başında çalıştığı ... ve ... ekibi dışında hiçbir ekiple çalışmadığı gibi böyle bir arzusu da olmadığını, projeyi baştan sona kendisinin yürüttüğü çalışmalar içinde kariyerine devam ettiğini, davalının hukuka aykırı fiili bulunmadığından davanın reddini talep etmiştir. Dava, '...' eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ihlali iddiasıyla davacıya gönderilen ihtarnameler ve açılan dava nedeniyle davacının manevi tazminat istemine ilişkindir. ... Cumhuriyet Başsavcılığı 'nun 2021/... sayılı soruşturma dosyasının incelenmesinde; müşteki ...'in şüpheliler ... A.Ş., ... ve ... aleyhine müştekinin eseri üzerindeki mali ve manevi haklarının ihlali suretiyle fikir ve sanat eserleri kanunun 71/1 maddesinin ihlali nedeni ile soruşturma açıldığı görülmüştür. .... Mahkemesi'nin 2021/... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde; davacı ...'in davalılar ... A.Ş, ... A.Ş., ... A.Ş. ... ve ... aleyhine davacının '...' adlı eseri üzerindeki hak sahipliğinden doğan mali ve manevi haklarına tecavüzün ve sonuçlarının kaldırılması ile maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olduğu, yargılamanın devam ettiği, bilirkişi raporları alındığı görülmüştür. Mahkememizin 21.03.2024 tarihli celsede dinlenen tanık beyanlarında; Tanık: ...: "... medya dramalar bölümünün başındayım, projeleri seçip değerlendirip kabule den departmandır, '...' projesi de ... medyaya aittir, bunun gibi birçok projelerimiz de bulunmaktadır, davalının ...'e sunduğu bir projeden ilham alarak '...' projesinin oluşturulduğu iddia edilmektedir ancak projeler ya yaratıcı ekip tarafından bulunmakta ya da bazen yazarların kendisi şirkete projelerini getirip sunarak bulunmaktadır, huzurdaki davalıyı şahsen tanımam kendisi ile görüşmedim ne şahsıma ne de departmandaki arkadaşlarıma iddia ettiği senaryoyu sunduğuna şahidim, bu projenin davalının eserinden etkilendiğine ilişkin iddia çalışanları da üzmektedir. Ayrıca biraz sonra tanık olarak dinlenecek her iki tanık ve daha sonra halen hali hazıra birisiyle de projemiz devam etmektedir birlikte çalışmaktayız ... ... şirketimizin sahibidir, ona da tabi ki proje teklifleri gelebilir ancak ... aracılığı ile bizimle paylaşılan bir eser bulunmamaktadır, ... bir yönetmendir, ... şirketinde 3-4 yıl kadar önce ... adlı dizi ve yine aynı tarihlere yakın tarihlerde ... isimli ... platformu açısından ... şirketi ile çalıştığını biliyorum tarihleri hatırlamıyorum. ... de bir yönetmendir, kendisi de ... şirketinde bir dönem çalışmıştır, ... diye bir dizifilm ve Sana Söz isimli bir dizifilm çalışmaları ile kısa bir süre çalışmıştır, Burak Kundakçı'yı tanımıyorum...3-4 yıldır bu şekilde gündem oluyor yani ithale ilişkin ithamlar oluyor, ayrıca dünyada da Türkiye'de de benzer kodlarda zaten dramanın içerisinde vardır...... şirketimizin sahibidir ...'a da piyasadan projeler gelmektedir gelebilir, gelenleri de bizimle paylaşabilir, bizim drama bölümümüze ... aracılığı ile davalının ilettiği bir proje gelmedi. Gelseydi çoğunlukla bilirdim. Eğer ... bize göndermediyse bilemem. Bugüne kadar da bize göndermediği bir şey görmedim çünkü bir proje geldiği zaman benim işim bu bana gönderir...Ben 2016 sonundan günümüze kadar davacı şirkette çalışıyorum. ... Medya ve ... aynı gruptur, ... Medya onlarla dönem dönem çalışmaktadır, şu an çalıştıkları aktif proje yoktur. '...' senaryosu oluşturken klasik zengin kız fakir oğlan senaryosu olmasın dedik ... 'nun oynayacağı karakter açısından kendisi ile konuştuğumuzda "ben ışıl ışıl bir kız olayım plazalara sıkışmış bir karakter olmasın" şeklinde beyanda bulunmuştu biz düğün organizasyonu yapan bir karakter üzerinden senaryoyu oluşturmaya karar vermiştik bunu ...'le paylaşınca ...'de fikirlerini söylemişti, '...'nin yazarları diğer tanıklardır. Düğün organizasyonu yapan karakterdeki bir fikir o haftasonu hep beraber biraz romantik komedi izlerken ... filmini izledim, bir de netflix de bunun gibi ışıl ışıl karakterleri olan filmler izledim, ekiple bunu paylaştım hepimiz izledik bu şekilde romantik komedi film tasarlamaya karar verdik, projenin yayın tarihinden 6 ay önce bunları düşünmüştük 6 ay içinde senaryoyu yazdık bölüm bölüm çektik ve hayata geçti. Yayın tarihi de hatırladığım kadarıyla bugünden 4-5 yıl kadar önce olması lazım." Tanık: ...: "Ben davalıyı tanımam adını da duymadım proje ile ilgili herhangi bir bilgim de yoktur...Ben '...'nin yazarlarındanım, ... Bey ve ben yazdık, kendisi ile birlikte ... Medya'ya gittik yaz komedisi tarzında biraz farklı bir şeyler yazma hususunda diğer tanık ...'le birlikte konuşarak böyle bir film ortaya çıktı ana karakterin mesleğini belirledik, başta yeniden birleşen aşıklar ana fikriydi aslında, bu yolda nasıl formül bulabiliriz diye başlarız çalışmaya, düğün organizatörü yapan kadın ana karakteri konuşarak bulmuştuk ancak aramızdan kimin fikriydi nerden esinlendi şu an hatırlamıyorum. Senaryonun tamamı 3-4 ay içinde yazılmıştır, 3 bölümü yazdıktan sonra bölüm bölüm yayınlanmaya başlandı aslında şu an çok da hatırlamıyorum...Ana karakterin nasıl mesleği olacağının esinlenme anını tam olarak hatırlayamadım ancak dediğim gibi ... Hanım ve ... Bey vardı bu görüşme sırasında, davadan dolayı intihale ilişkin bilgim vardır, davalının ismini de bana açılan davayla duydum, sektörden hakkımdaki intihale ilişkin bir bilgi duymadım...Yaklaşık 10 yıldır yazarlık yapmaktayım, ... medya ile yaklaşık 4-5 yıldır çalışmaktayım son projem de ... Medya'da çıktı, ... Medya ile yaptığım ilk proje '...' projesidir. Sektörde iş yapan tanınan biriyim bunun için rahatlıkla ...'e gidebilirim." Tanık: ...: "Ben '...'nin senaristlerinden biriyim, ... Medya yaz sezonu için dizi hazırlığındaydı diğer Tanık ... ve beni görüşmek için çağırdılar, orada tanık ... hanımla görüştük oraya gittiğimizde henüz bir fikrimiz yoktu, hatırladığım kadarı ile diğer iki tanıkla birlikte üçümüz beyin fırtınası yaptık, bu tür senaryo oluşumları önce karakterin mesleği ortaya konur birkaç fikir sunuldu ve ana karakterin mesleğini düğün organizatörü olabileceğini düşündük, bunu kim söyledi nasıl esinlendi şu an hatırlamıyorum, 4-5 ay aslında araya pandemi girdiği için daha fazla senaryo yazımı sürdü, 2-3 bölüm yazdık sonra çekimi yapılıp yayına girdi, yayındayken de her hafta bir bölüm yazmaya devam ettik. Davalıyı tanımıyorum, yazdığı senaryoya ilişkin bir şey de duymadım, ... Medya'ya ilişkin bir senaryosu olduğunu da duymadım, bizim '...' senaryomuzun çalıntı olduğuna ilişkin de sektörden herhangi bir duyumum da yoktur, medyadan da böyle birşey duymadım. Bana bu hususta dava açılınca duydum...Romantik komedilerin hepsinde belli bir benzerlik vardır bir dizi başarılı olduğunda onun başarılı yönleri feyz alınarak yeni senaryolar yazılabilir, dava konusu '...' senaryosu açısından da belli bir diziden feyz aldım denilemez, geçmişte izlediğimiz film ve dizilerin toplamından feyz aldık ancak her yazar hangi türde yazıyorsa o türün belli başlı formülleri vardır onları zaten bilir...Menajerim ... bizi ... medyadan çağırdıklarını söyledi, kim çağırdı bilmiyorum, o tarihte tanık ...'le birlikte aynı menajerle çalışmaktaydık çağıranlar olarak da şahıs ismi değil genelde yapım şirketi ismi söylenir...herkes birçok fikir verdi kim hangi fikri verdi şu an hatırlamıyorum tanık ... esinlendiği diziye ilişkin öyle diyorsa doğrudur." şeklinde beyanda bulunmuşlardır. TTK 55. Maddede: (1) Aşağıda sayılan hâller haksız rekabet hâllerinin başlıcalarıdır: a) Dürüstlük kuralına aykırı reklamlar ve satış yöntemleri ile diğer hukuka aykırı davranışlar ve özellikle; 1. Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek, 2. Kendisi, ticari işletmesi, işletme işaretleri, malları, iş ürünleri, faaliyetleri, fiyatları, stokları, satış kampanyalarının biçimi ve iş ilişkileri hakkında gerçek dışı veya yanıltıcı açıklamalarda bulunmak veya aynı yollarla üçüncü kişiyi rekabette öne geçirmek... TTK 56. Maddede: (1) Haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimse;...e) Türk Borçlar Kanununun 58 inci maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebilir. TBK 58. Maddede: Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir. Hâkim, bu tazminatın ödenmesi yerine, diğer bir giderim biçimi kararlaştırabilir veya bu tazminata ekleyebilir; özellikle saldırıyı kınayan bir karar verebilir ve bu kararın yayımlanmasına hükmedebilir. Yasal dayanakları ortaya konularak yapılan bu açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde; Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı şirketin yapımcılığını üstlendiği "..." isimli dizi film eseri ile ilgili olarak, davalının "..." eserinden intihal edilerek yayınlandığı iddiaları ile davalının bu husustaki ihtarnamesi, davacı hakkında suç duyurusunda bulunması ve davacı aleyhine aynı eserin intihali iddiasıyla maddi-manevi tazminat davası açılmasının, davacının ticari itibarını ve saygınlığını zedelemek suretiyle ticari faaliyetlerini haksız yere ve yanıltıcı eylemlerle kötüleyerek haksız rekabete dayalı verdiği manevi zarar nedeniyle tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamında, davalının "..." isimli romantik komedi türü eserini ... Noterliği'nin 23.03.2015 tarihli ... yevmiye sayılı noter tutanağı ile kaydettirildiği, davacı şirketin "..." isimli eserinin fragmanının yayınlanmasıyla davalının kendi eserinden intihal edildiği iddiası ile davacıya ... Noterliği'nin 14.08.2020 tarihli ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile uzlaşma için iletişime geçilmesi aksi halde eser sahipliğinden doğan hakları için yasal yollara başvurulacağını ihtar ettiği görülmüştür. .... Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesi nezdinde 2021/... Esas sayılı dosyada TV Sinema Uzmanı, Senarist, FSEK Uzmanı ve Mali Müşavir'den oluşan bilirkişi heyeti tarafından yapılan incelemede, davalının eserinin müstakil bir ilim ve edebiyat eseri olduğu, müvekkilin fikirsel emeği ve yargısı sonucu ortaya çıkmakla hususiyetini taşıdığı ve FSEK kapsamında eser olarak korunduğu tespit edilmiştir. Bilirkişi heyeti ayrıca, davalının eseri ile dava konusu dizi karşılaştırıldığında "senaryonun temelini oluşturan ana hikaye, ana karakterlerin gelişimi, olayları tetikleyen ve birbirine bağlayan neden sonuç ilişkisinin/hikaye diyalektiğinin tesadüfü aşan benzerlikler taşıdığı" değerlendirmesinde bulunmuştur. Mahkememizde dinlenen tanık beyanlarının değerlendirilmesinde, dava konusu dizinin senaristleri olan tanıklar ... ve ...'in, senaryonun en temel unsuru olarak nitelendirdikleri ana karakter mesleğinin nasıl belirlendiğini hatırlayamamaları dikkat çekicidir. Tanık ..., davalıyı tanımadığını, yazdığı senaryoya ilişkin bir şey duymadığını ve sektörde intihal iddialarına ilişkin bir duyum almadığını beyan etmiştir. Tanık ... ...'in beyanları ise davalının iddialarını çürütecek nitelikte bulunmamıştır. Davalının uyuşmazlık sürecindeki tutumu incelendiğinde, öncelikle uzlaşma yollarını denediği görülmektedir. Davalı, dizinin yayına girmesinden önce 14.08.2020 tarihli ihtarname ile davacı şirketi bilgilendirmiş, 5 Ocak 2021 tarihinde davacı şirket vekiline taleplerine ilişkin dayanakları ve delilleri içeren bir e-posta göndermiş, ardından 11.03.2021 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurmuştur. Bu girişimlerden sonuç alınamaması üzerine yasal yollara başvurulmuş olup, davalının hukuki başvurularını eser sahipliğinden doğan haklara tecavüz halinde yasal sorumluluğu bulunan kişilerle sınırlı tuttuğu, üçüncü kişi veya kurumları sürece dahil etmediği anlaşılmaktadır. Uyuşmazlığın esasına ilişkin hukuki değerlendirmede, öncelikle davalının eylemlerinin Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü kapsamında kalıp kalmadığının incelenmesi gerekmektedir. Davalının iddialarını sadece yasal platformlarda ileri sürdüğü, kamuya açık mecralarda veya sektör içinde kötüleme faaliyetinde bulunmadığı, tanık beyanlarıyla da doğrulanmıştır. Davalının 2015 tarihli noter tescili ve İhtisas Mahkemesi'nde alınan bilirkişi raporu ile desteklenen iddialarını ileri sürerken hukuki sınırlar içerisinde kaldığı, bu tutumun hak arama özgürlüğünün meşru kullanımına örnek teşkil ettiği görülmektedir. Davacı şirketin haksız rekabet iddiası, TTK'nın 54. ve 55. maddeleri kapsamında değerlendirildiğinde, öncelikle taraflar arasında bir rekabet ilişkisinin varlığı sorgulanmalıdır. Davacı, uluslararası çapta yapımlar üreten bir şirket iken, davalı freelance çalışan bir öykü/senaryo yazarıdır. Bu denli farklı ölçekte faaliyet gösteren taraflar arasında bir güç dengesi ve dolayısıyla rekabet ilişkisi bulunmamaktadır. TTK'nın 55/1-a-1 maddesi uyarınca haksız rekabet teşkil eden "başkalarının iş ürünlerini gereksiz yere incitici açıklamalarla kötüleme" unsurunun da somut olayda gerçekleşmediği anlaşılmaktadır. Davacı şirketin manevi zarar gördüğü iddiası da somut olayın gelişimi ile çelişmektedir. Uyuşmazlık sürecinde davacı şirket, ...'de "..." isimli yeni bir dizi yayınlamış, uyuşmazlığa konu dizinin senaristleriyle "... " isimli yeni bir projede çalışmaya devam etmiş, dizinin yurt dışı satışları gerçekleşmiş ve Arapça uyarlaması yapılmıştır. Davacının ticari faaliyetlerinin kesintisiz devam etmesi ve yeni projeler üretebilmesi, iddia edilen manevi zararın gerçekleşmediğini göstermektedir. TBK'nın 58. maddesi kapsamında manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde, hukuka aykırı eylem, zarar ve illiyet bağı unsurlarının birlikte gerçekleşmesi aranmaktadır. Somut olayda hukuka aykırı eylem unsuru oluşmamıştır, zira davalının eylemleri hak arama özgürlüğünün meşru sınırları içerisinde kalmıştır. Manevi zarar unsuru da gerçekleşmemiş olup, davacının ticari faaliyetlerini olağan şekilde sürdürdüğü görülmektedir. Hukuka aykırı eylem ve zarar unsurları oluşmadığından, illiyet bağı değerlendirmesine gerek bulunmamaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarında da belirtildiği üzere, bir kişinin kendisine ait olan eser ya da bilimsel bilgiler nedeniyle bunu kullanan kişilere karşı dava açması anayasal hak arama özgürlüğü kapsamındadır. Davalının hukuki başvurularının 5846 sayılı Kanun'un belirlediği çerçevede ve makul bir zemine dayandığı, 2015 tarihli noter tescili ve İhtisas Mahkemesi'nde alınan bilirkişi raporuyla da desteklendiği görülmektedir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; davalının eylemlerinin anayasal hak arama özgürlüğü kapsamında kaldığı, haksız rekabet ve manevi tazminat talebinin yasal ve maddi şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından, davanın reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda ayrıntılı açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Alınması gereken maktu 427,60-TL harcın, peşin alınan 17.077,50-TL harçtan mahsubu ile bakiye 16.649,90-TL harcın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davalı, kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 152.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davalı tarafından yapılan 106,00-TL yargılama giderinin, davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.560,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 7-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen taraflara iadesine, Dair, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süresi içerisinde ... Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu kabil olmak üzere oy birliği ile karar verildi.28/11/2024 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır Bu belge elektronik imza ile imzalanmış olup ayrıca ıslak imza uygulanmayacaktır.“5070 sayılı Yasanın 5. ve 22. maddeleri gereğince elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan ıslak imza ile aynı hukuki sonucu doğurur.”