İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/583 E. 2024/842 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/583
- Karar No
- 2024/842
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/583 Esas KARAR NO :2024/842 DAVA:Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ:04/10/2024 KARAR TARİHİ:27/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı ... ... Hiz. LTD. ŞTİ. Arasında 07/08/2023 tarihli taşıma sözleşmesi akdedildiğini, İşbu taşıma sözleşmesinde müvekkil şirket alt taşıyıcı sıfatını, davalı ... ... Hiz. LTD. ŞTİ. üst taşıyıcı sıfatını haiz olduğunu, ... ... Anonim Şirketi ise bu taşıma ilişkisinde gönderici olan taraf olduğunu, müvekkil şirket CMR ve TTK uyarınca tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini, taşımaya konu emtiaları sorunsuz bir şekilde alıcıya teslim ettiğini, müvekkili şirketin alıcı şirket olan ... "... V...'nin ve davalıların sorumluluklarını yerine getirmemesi hasebiyle 177.832,37-TL ek tahakkuk kararı doğrultusunda gümrük vergisi ve yine uzlaşma kapsamında 120.000,00-TL gümrük para cezası olmak üzere toplam 297.832,37-TL tutarında ödeme yapmak zorunda bırakıldığını, müvekkili şirketin hiçbir kusurunun ve sorumluluğunun bulunmamasına rağmen toplam 297.832,37-TL tutarındaki gümrük vergisi cezasını ödemeye mahkum bırakılmış olması nedeniyle rücuen tazminat talepli bu davanın ikame edildiğini belirterek, fazlaya ilişkin talep ve haklarımız saklı kalmak üzere taraflar arasında akdedilen 07.08.2023 tarihli taşıma sözleşmesinden kaynaklanan; (şimdilik kısmi dava olarak) 10.009,00-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketlerden tahsili ile, müvekkil şirkete ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... ... Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde özetle; diğer davalı şirket olan ... ... Şirket'ine ait "gemi parçaları" cinsi emtianın Pendik/Türkiye'den Gdansk/Polonya'ya kara yolu ile taşınması hususunda ... ... Şirket ile müvekkil şirket ... ... ile anlaşıldığını, akabinde müvekkil şirket 07.08.2023 tarihli taşıma sözleşmesinde işbu taşıma işinin ifası için davacı ... ile anlaştığını ve sonraki aşamada 5583 sayılı CMR belgesinin düzenlendiğini, müvekkil şirket bu taşıma faaliyetinde aracı firma olarak rol almış olup, yükün alıcısının "... ... ... R" , teslim yerinin ise ... Ltd. Olduğunu davacı şirkete bildirmiş ve nihai olarak taşıma ve teslim işlemlerini davacı ... firması gerçekleştirdiğini, ancak dava konusu mallar sorunsuz bir şekilde varış alanına gitmiş olmasına rağmen akabinde ithalat beyannamesi düzenlenmeden ve ortak transit belgesi işleme konulmadan taşımaya konu emtiaların boşaltma işlemi gerçekleştirildiğini, işbu hatalı işlem Polonya Gümrük İdaresi tarafından tespit edildiğini ve sonucunda Ticaret Bakanlığı Pendik Gümrük Müdürlüğü tarafından davacı şirkete yönelik dava konusu ceza kesildiğini, ancak, yapılan bu hatalı işlem sonrası müvekkili tarafça hiçbir sorumluluğu olmamasına rağmen tüm iyi niyeti ile gerek davacı firma ... ile gerek ise diğer davalı ... ... ile mail vasıtasıyla sorunun çözülmesi amacıyla görüşmeler gerçekleştirildiğini, ancak bu görüşmelerde, herhangi bir sonuç alınadığını ve dava konusu cezanın verildiğini, dava konusu cezanın kesilmesine sebep olan hatalı teslim ve gümrük işleminde müvekkilin herhangi bir kusuru ve hatası bulunmadığını, dava şartı olan arabulucuk işlemlerinin İstanbul/Anadolu yargı çevresinde son bulduğunu ancak davanın İstanbul Adliyesinde açıldığını, kural olarak açılmak istenen dava eğer zorunlu arabuluculuk şartına tabi ise söz konusu davada hangi adliyede yetkili ise o adliyede bulunan arabuluculuk bürosuna başvuru yapılması gerektiğini, somut olayda davalı şirketler olarak müvekkil şirketin adresinin Ümraniye, diğer davalı şirketin adresi ise ... olduğunu, netice olarak davacının davasını ... Adliyesi veyahut İstanbul Anadolu Adliyesi yargı çevresinde açması gerektiğini, bu doğrultuda yetki itirazında bulunduklarını, yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, esas ilişkin olarak ise dava konusu cezaya sebebiyet veren hatalı gümrük ve teslim işlemlerinde müekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu ve kusuru bulunmadığını, dava dilekçesinde; müvekkil şirketçe gönderilen bir takım mail yazışmaları ile dava konusu cezanın kesilmesinin sorumluluğunun davacı şirkette olmadığına dair ikrarları olduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, Gümrük Kanununda ve Transit Mevzuatında gümrük ve teslim işlemlerinden asıl sorumlunun sorumluluğunda olduğunun hüküm altına alındığını, tazminat şartları oluşmadığını belirterek öncelikle yetkisizlik kararı verilmesini, aksi halde haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ... A.ş ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının dava öncesinde dava şartı arabuluculuk aşamasında, İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu nezdinde başvuru yaptığını ve sürecin İstanbul/Anadolu yargı çevresinde yürütülmüş olmasına rağmen, davanın İstanbul Adliyesi'nde açıldığını, Müvekkili Şirket'in yerleşim yeri .../... olmakla birlikte, 2 no.lu Davalı ... ...'nin ise yerleşim yeri Ümraniye/İstanbul olarak gözüktüğünü, davacının davasını ... Adliyesi veyahut İstanbul Anadolu Adliyesi yargı çevresinde açması gerektiğini, bu doğrultuda HMK 6.maddesi kapsamında yetki itirazında bulunduklarını, davacının aktif husumet ehliyeti bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiğini, müvekkili yönünden de pasif husumet yokluğu itirazında bulunduklarını, dava konusu taşımada "gönderen" sıfatını haiz Müvekkil Şirket'in gerek taşıma ilişkisi kapsamındaki sözleşmesel yükümlülüklerini, gerekse de kanuni yükümlülüklerini eksiz yerine getirdiğini, Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı İçin Mukavele Sözleşmesi ("CMR") özetle uluslararası karayolu taşımalarına uygulandığını, Türkiye'den karayolu taşıtları ile diğer ülkelere yapılan taşımalar ve diğer ülkelerden karayolu taşıtları ile Türkiye'ye yapılan taşımalar CMR kapsamında olduğunu, Türkiye ve Polonya CMR Sözleşmesi'ne taraf ülkeler olmakla birlikte, Bu kapsamda dava konusu taşımaya ilişkin uyuşmazlıkta CMR hükümlerinin uygulanması gerektiğini, CMR kapsamında gönderen gerekli belgeleri taşıyıcıya vermekle ve alıcı ile teslimle ilgili verdiği bilgiler çerçevesinde CMR sevk mektubunun düzenlenmesine olanak sağlamakla mükellef olduğunu, dava konusu taşımaya ilişkin Müvekkil Şirket'in muhatabı akdi taşıyıcı ... ... Şti. olmakla birlikte, alıcı ve teslim yeri gibi tüm bilgiler ... ...'ye eksiksiz sağlanmış olmasına rağmen, daha sonraki aşamada düzenlenen CMR belgesinde Müvekkil Şirket'in imzasının dahi yer almadığı görüldüğünü, ... ...'nin taşıma işini bir başka taşıyıcıya, diğer bir ifade ile davacı ...'e yaptırmasına bağlı olarak Müvekkil Şirket'in talimatların yetersiz olduğu iddiasıyla karşı karşıya kalması da hukuken anlaşılabilir olmadığını, dava dilekçesinde CMR Konvansiyonu'nun 6. ve 7. maddeleri kapsamında kapsamında "gönderenin" gümrük ve diğer işlemler için gerekli talimatların verilmesi ile yükümlü olduğunu ve bu hususların hatalı veya yetersiz oluşundan uğrayacağı zarar ve yaptığı ödemelerden sorumlu olduğunu belirtse de Müvekkil Şirket'in eksik/hatalı bir talimatı söz konusu olmadığını, İkrar teşkil etmemek üzere, Konvansiyon'un maddesi her halükarda, gönderenin kendi uğrayacağı zarardan ve yaptığı ödemelerden sorumlu olacağını belirtmekte olup, hiçbir şekilde sorumluluğu bulunmayan gümrüksel işlemlerin izafiyeti sebebiyle üçüncü kişi nezdinde meydana gelen zarardan gönderenin sorumlu tutulamayacağını, Davacı bu iddiasını ispatla mükellef olmasına rağmen, ispat yükümlülüğünü de yerine getirmediğini, dava konusu transit taşımada gerek taşıma sözleşmesi gerekse de CMR mevzuatı kapsamında dava konusu iddiaların muhatabının Müvekkili Şirket olmadığından davanın reddi gerektiğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, Yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik kararı verilmesine, davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığının öncelikli olarak tespitine, Müvekkil Şirket yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine, Davanın hukuki yarar yokluğu sebebiyle reddine, her halükarda dava konusu idari işlemlerin muhatabı olmayan ve hiçbir surette kusur izafe edilemeyecek Müvekkili Şirket yönünden davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; Davanın; davalı ...'ye ait ürünlerin taşınması hususunda davacının alt taşıyıcı, davalı ...'nin üst taşıyıcı olduğu ilişkide, taraflar arasında akdedilen 07/08/2023 tarihli taşıma sözleşmesi kapsamında davacının ödemek zorunda kaldığını iddia ettiği gümrük vergisi ve gümrük para cezasından davalıların sorumlu olduğu iddiasıyla ödenen gümrük vergi cezasının davalılardan rücuen tahsili talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. Her iki davalı da cevap dilekçelerinde yetki itirazında bulunmuş ve HMK 6.maddeye göre yetki itirazında bulunduklarını, davalıların adresleri nedeniyle ... ve İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemelerinden birinde dava açılması gerektiğini belirtmiştir. Bu durumda yapılan incelemede, dava dilekçesi ekinde sunulan sözleşmede yetki kuralı kararlaştırılmadığından HMK kapsamında yetkili Mahkeme belirlenecektir. Davacı adresi; Kahramankazan/ Ankara Davalı ... adresi; Konak/ ... Davalı ... adresi; Ümraniye/ İstanbul olup, Uyuşmazlık konusu taraflar arasındaki sözleşme kapsamında yapılan hizmet sırasında ödendiği ve davalıların sorumlu olduğu iddia edilen para cezasının rücuen tahsiline ilişkin olduğundan ve davalı ... tarafından akdi ilişki inkarında bulunulduğundan, 6098 sayılı TBK 89. Madde kuralı uygulanamayacağı gibi, uygulansa dahi davacının adresi Kahramankazan/ Ankara olduğundan Mahkememizin TBK 89. Madde uyarınca yetkili olmayacağı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK 10. Maddesi gereği sözleşmeden doğan davalarda sözleşmenin ifa edileceği yer Mahkemesi yetkili olacağından ve davacı ile davalı ... arasında akdedilen taşıma sözleşmesi kapsamında dosyadaki deliller incelendiğinde, davalı ...'ye ait emtialar Pendik limanında gemiye yüklenerek Polonya'ya gönderilmiş ve taşıma sürecinin sorunsuz tamamlandığı belirtilmiş olup, malların Pendik limanından yüklenmesi nedeniyle HMK 10. Madde uyarınca İstanbul Anadolu Adliyesinin yetkili olacağı anlaşılmıştır. Genel yetki kuralına istinaden yapılan incelemede ise, Davalı ... adresi; Konak/ ... olduğundan 6100 sayılı HMK 6. Madde uyarınca davalı ... için ... Mahkemelerinin yetkili olacağı, davalı ... adresi; Ümraniye/ İstanbul olduğundan 6100 sayılı HMK 6. Madde uyarınca davalı ... için İstanbul Anadolu Mahkemelerinin yetkili olacağı anlaşılmış olup, her iki davalı da yetki itirazında bulunduğundan ve birden fazla davalının olduğu durumlarda, 6100 sayılı HMK 7. Maddesinde "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. (2) Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir. " denildiğinden ve gerek TBK 89. Madde gerek genel yetki kuralı, gerekse sözleşmeden kaynaklanan özel yetki kuralına göre Mahkememizin yetkili olmadığı, HMK 7. Madde uyarınca davalılardan birinin yerleşim yeri Mahkemesinde dava açılabileceği düzenlendiğinden ve her iki davalının da yetki itirazının bulunması ve özel yetki kuralı da göz önünde bulundurulduğunda yetkisizlik kararı verilerek, dosyanın yetkili Mahkemelerden İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-HMK'nun 116/1-a maddesi uyarınca Mahkememizin YETKİSİZLİĞİ sebebiyle davanın USULDEN REDDİNE, 2-HMK 20 madde uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın YETKİLİ İSTANBUL ANADOLU ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE, 3-H.M.K.'nun 20. maddesi uyarınca taraflardan birinin, bu karar verildiği anda kesin ise bu tarihten itibaren, süresi içerisinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize başvurarak dosyanın görevli ve yetkili Mahkemesine gönderilmesini talep ettikler takdirde dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, süresi içerisinde talep olmaması halinde dosyanın Mahkememizce re'sen ele alınarak davanın açılmamış sayılacağı hususunda karar verileceğinin ihtarına, 4-Yargılama giderleri, harç ve vekalet ücreti hususunun H.M.K'nun 331. maddesi uyarınca davaya görevli ve yetkili mahkemede devam edilmesi halinde o mahkemede, davaya başka bir mahkemede devam edilmediği takdirde dosya ele alındığında davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi halinde mahkememizce değerlendirilmesine , Dair,davacı vekili ve davalılar vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 27/11/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır