İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/585 E. 2024/394 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/585
- Karar No
- 2024/394
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2023/585 Esas KARAR NO:2024/394 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:13/09/2023 KARAR TARİHİ:29/05/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket görevlileri tarafından yapılan kontrollerde H/... Seri Nolu 19.08.2022 Tarihli Kaçak /Usulsüz Elektrik Kullanım Tespit Tutanağı ile bu tutanağa bağlı olarak düzenlenen 10.02.2023 son ödeme tarihli 27.223,98 TL bedelli fatura düzenlendiğini, davalılar aleyhine kaçak elektrikten kaynaklanan ödenmeyen elektrik kullanım bedelinin tahsili için ....İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosya kapsamında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalılar tarafından yasal süresi içerisinde takibe ve borca itiraz edilerek takibin durduğunu belirterek; davalının ....İcra Müdürlüğü... Esas sayılı dosyada yapmış olduğu itirazın iptali ile asıl alacağa uygulanan %30,00 yıllık 6183 Sayılı Yasa gereği değişecek oranlar üzerinden gecikme zammı, gecikme zammına gecikme faiz tutarına işleyecek %18 KDV ile birlikte takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatını ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğ edildiği, cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. Davanın; kaçak elektrik kullanımı nedeniyle davacının davalı adına düzenlediği faturadan kaynaklanan alacağa ilişkin .... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkin olduğu anlaşılmıştır. ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti celp edilerek dosyamız arasına alınmış olup takip dosyası incelendiğinde; alacaklının ... Şirketi, borçluların ... ve ... ... Gıda Tic. Ltd. Şti olduğu, takibin 15.177,70-TL kaçak elektrik bedeli, 227,66-TL gecikmiş gün faizi, 40,98-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 15.446,34-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının kaçak elektrik kullanımına ilişkin olduğu, 07/04/2023 tarihli ödeme emrinin borçlu ...'a 18/05/2023 tarihinde, borçlu şirkete ise 28/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ...'ın 24/05/2023 tarihinde, borçlu şirketin ise 02/05/2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği görülmüştür. Dosya üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi 05/05/2024 tarihli raporunda özetle; a) Dava Konusu Elektrik Enerji Tüketiminin Niteliği : Davacı şirket, borç nedeniyle kestiği elektriği, açarak kullandığı iddiasıyla davalı hakkında 19.08.2022 tarih ve H/... sayılı kaçak elektrik tutanağı tanzim etmiştir Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 42. Maddesindeki; ”Dağıtım şirketinin kestiği elektriği açması, kaçak elektrik tüketimi olarak kabul edilir” hükmüne göre dava konusu olayı kaçak elektrik tüketimi olarak değerlendirmiştir. b) Davacının İcra Takip Takip Tarihi İtibariyle Alacağı: Davacı şirketin asıl alacağı 7.167,99 TL ,Gecikme zammı 304,56 TL , Gecikme Zammı KDV 54,82 TL ,Davacı şirketin toplam alacağı 7.527,37 TL, Davacı ... A,Ş.’nin, icra takip tarihi itibariyle .... İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyası kapsamında davalı ... İnşaat Kafe Restorant Turizm Gıda Tic. Ltd. Şti.’den 7.527,37 TL talep edebileceği kanaatine varıldığı hususu tespit ve rapor edilmiştir.Tüm dosya kapsamı birlikte incelendiğinde ve değerlendirildiğinde; 2004 sayılı İİK madde 67 uyarınca; "takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde Mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağın varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir". ....İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası sureti incelendiğinde; alacaklının ... Şirketi, borçluların ... ve ... ... Gıda Tic. Ltd. Şti olduğu, takibin 15.177,70-TL kaçak elektrik bedeli, 227,66-TL gecikmiş gün faizi, 40,98-TL faizin KDV'si olmak üzere toplam 15.446,34-TL alacağa ilişkin ilamsız takip olduğu, takip dayanağının kaçak elektrik kullanımına ilişkin olduğu, 07/04/2023 tarihli ödeme emrinin borçlu ...'a 18/05/2023 tarihinde, borçlu şirkete ise 28/04/2023 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu ...'ın 24/05/2023 tarihinde, borçlu şirketin ise 02/05/2023 tarihinde, süresi içerisinde borca, ferilerine ve faize itiraz ettiği , itiraz üzerine takibin durdurulmasına dair bir kararın alacaklı/vekiline tebliğine dair takip dosyası kapsamında mazbataya ve sair bilgi belgeye rastlanmamakla birlikte, eldeki itirazın iptali davasının 13/09/2023 tarihinde açıldığı, alacaklı/vekiline itiraz üzerine takibin durdurulması kararının tebliğine dair mazbata, sair bilgi belge de bulunmadığından İİK madde 67'de öngörülen bir yıllık sürenin işlemeye başlamadığı gibi takip tarihi ile dava tarihi arasında da 1 yıldan az süre bulunduğu görülmekle eldeki itirazın iptali davasının süresi içerisinde açıldığının kabulü gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda da belirlendiği ve davacı şirket tarafından sunulan belgelerden, fatura suretlerinden, davacı ile abonelik sözleşmesi akdedenin davalı ... ... Ltd Şti olduğu, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının da davalı ... ... Ltd Şti'nin aboneliğine ilişkin tutulduğu görülmüştür. Bilirkişi raporunda takibe konu alacağa dayanak kullanımın kaçak elektrik kullanımı olduğu, davalı ... ... Ltd Şti'nin kaçak elektrik tüketimi gerçekleştirdiği ve davacının düzenlediği 19/08/2022 tarihli kaçak elektrik tutanağına dayanarak talep edebileceği alacağının 7.167,99-TL olduğu, bu alacağa ilişkin talep edilebilecek gecikme faizi ve KDV'nin ise 227,66-TL gecikme faizi ve 40,98-TL KDV olduğu hesaplanmış ve davacının bu tutarlar kadar alacaklı olduğu belirlenmiştir. Davalı gerçek kişinin sorumluluğu konusunda bilirkişi raporunda sorumlu olmadığı yönünde değerlendirme yapılmışsa da; Emsal niteliğindeki İstanbul BAM 3. HD 15/12/2021 tarih 2021/654 esas 2021/3373 karar sayılı ilamında; "...Kaçak tutanaklar dava dışı şirket hakkında düzenlenmiş,dava dışı şirket ortağı davacılar ile dava dışı şirket hakkında icra takibi yapılmıştır... Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin, Esas No: 2013/5476 ,Karar No: 2013/8924 kararında da açıklandığı üzere , 4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Somut olayda, icra takibinde dava dışı şirket ile dava dışı şirketin ortağı ve yönetici olan davacılar borçlu gösterilmiştir. Borca, davacılar tarafından itiraz edilmediğinden ,menfi tespit ve istirdata ilişkin bu dava açılmıştır.Bilirkişi incelemesi yapılarak takip ve dava konusu alacağın bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verildiği anlaşılmıştır. Belirtilen yasal düzenleme sebebiyle ,davacılara takipte ve davada husumet düştüğü açık olmakla..." denilerek, kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirilen şirket yetkililerinin şirketle birlikte müteselsil sorumluluklarının bulunacağı belirlenmiştir. Yine emsal niteliğindeki İstanbul BAM 3. HD 15/09/2021 tarih 2021/1696 esas 2021/2283karar sayılı ilamında; "...4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 49.maddesi hükmüne göre tüzel kişiler, kanuna ve kuruluş belgelerine göre gerekli organlara sahip olmakla, fiil ehliyetini kazanırlar. Aynı kanunun 50.maddesi hükmüne göre de organları, hukukî işlemleri ve diğer bütün fiilleriyle tüzel kişiyi borç altına sokarlar ve organlar, kusurlarından dolayı ayrıca kişisel olarak sorumludurlar. Bu hukuksal olguların sonucu olarak tüzel kişinin organı niteliğindeki yöneticilerin, tüzel kişi adına ve yararına işledikleri haksız fiillerden dolayı zarar gören üçüncü kişilere karşı tüzel kişi ile birlikte Borçlar Kanununun 41 ve Türk Medeni Kanunu'nun 50/3.maddesi hükmüne göre haksız fiil faili olarak sorumlu tutulmaları gerekir. Bu halde tüzel kişinin ve organlarının sorumluluğun türünün Borçlar Kanununun 51.maddesi hükmünde düzenlenen zincirleme (müteselsil) sorumluluk olacağı kuşkusuzdur. Dosya içeriğinden, davacının şirketin yönetici ortağı olduğu anlaşılmaktadır. Hal böyle olunca, kaçak elektrik kullandığı belirlenen dava dışı şirkette kaçak elektrik kullanımı nedeniyle yöneticinin de şirketle birlikte ve şirket gibi haksız fiilden, bir başka deyişle kaçak elektrik kullanımından kaynaklanan zarardan müteselsil sorumluluğunun bulunduğu kabul edilerek, bilirkişi incelemesi yaptırılarak takibe konu borcun belirlenmesi gerekir..." denilerek yine kaçak elektrik kullanımını gerçekleştirilen şirket yetkililerinin şirketle birlikte müteselsil sorumluluklarının bulunacağı belirlenmiştir. Alıntılanan emsal BAM karar ilamlarında da değinildiği gibi somut olay bakımından yapılan değerlendirmede, kaçak elektik kullanımını gerçekleştirenin davalılardan ... ... Ltd Şti olduğu, kaçak elektrik kullanım tespit tutanağının da şirket hakkında tutulduğu, takip dosyasına sunulan davalı şirkete ve davalı gerçek kişiye ilişkin vekaletnamede davalı ...'in davalı ... ... Ltd Şti'nin yetkilisi olduğu açıkça anlaşılmış olup, dosya içerisindeki bu bilgi ve belgeden davalının kaçak elektrik kullanımını gerçekleştiren davalı şirketin yetkilisi olarak TBK'nın 41. Maddesi, 51. Maddesi ve TMK'nın 50/3. Maddesi uyarınca müteselsil sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından ve davacının bilirkişi raporunda belirlenen tutarlar yönünden davalıların müştereken sorumlu olduğu anlaşıldığından davalıların takibe itirazlarının 7.167,99-TL asıl alacak, 227,66-TL gecikme faizi ve 40,98-TL KDV olmak üzere toplam 7.436,63-TL üzerinden iptaline ve fazlaşa dair 8.009,71-TL tutarındaki talebin ise reddine karar vermek gerekmiştir. 2004 sayılı İİK madde 67/2.maddesi uyarınca; "Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir." neticeten işbu davada davalı borçlunun itirazının haksızlığına karar verildiğinden ve takibe konu alacağın faturadan kaynaklanması nedeniyle likit olduğu değerlendirildiğinden hükmolunan meblağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere; 1-Davanın Kısmen Kabulüne, .... İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasında davalıların itirazının (7.167,99-TL asıl alacak, 227,66-TL gecikme faizi ve 40,98-TL KDV olmak üzere) toplam 7.436,63-TL alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren 7.167,99-TL asıl alacağa yıllık %30 ve değişen oranlarda ticari avans faizi işletilmek suretiyle takibin devamına, Fazlaya dair talebin reddine, 2-Alacağın %20'si oranında 1.487,33-TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 3-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 508,00-TL harçtan peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 238,15-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-14 maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26.maddesine göre; Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan arabuluculuk ücretinin davada haksız çıkan taraftan karşılanması gerekmekle, 3.120,-TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan 858,25-TL tebligat/ posta gideri, 4.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.858,25-TL'nin haklılık durumuna göre 2.339,00-TL tutarındaki kısmı ile 269,85-TL başvurma harcı, 269,85-TL peşin harç, 38,40-TL vekalet harcı olmak üzere toplam 2.917,10-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Kendini vekille temsil ettiren davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 7.436,63-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, 6-Yatırılan avanstan artan kısmın yatırana/ vekiline iadesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda, miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/05/2024 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır