İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/156 E. 2023/826 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/156
Karar No
2023/826
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/156 Esas KARAR NO :2023/826 DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:08/03/2022 KARAR TARİHİ:24/11/2023 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili, aleyhine ... İcra Müdürlüğünün 2022/... E Sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığı, takip ve ödeme emrine konu çek müvekkilin hiç bir bağı ve bağlantısı bulunmadığı, detaylı izah edileceği üzere çek üzerindeki kaşe ve imzanın müvekkile ait olmadığı, çalıntı çekler ve sahte imza ile müvekkilin borçlandırılmak istendiği, müvekkilin kaşesinin ve imzasının taklit edilmek suretiyle nitelikli dolandırıcılık suçu işlendiği ve müvekkile karşı haksız icra takibi başlatıldığı, çek arka yüzünde ... isimli şahıs hakkında ... C.Başsavcılığı 2021/... Esas Sayılı soruçturma dosyası ile yakalama emri çıkartıldığı, ilgili şahıs hakkında halen devam eden Cezai soruşturma devam ettiği, icra takbini başlatan davalı ... Faktoring A.Ş çekin ön yüzündeki hamile karşı takip başlatmaz iken yalnızca müvekkil ve dolandırıcılık suçu isnat edilen ... aleyhine icra takibi başlattığı, bu durumda söz konusu sahte kaşeye ilişkin müvekkil tarafından Faktoring Şirketlerine bilgi verildiği, bu hususta ... Faktoring A.Ş Savunmada bulunduğu, davalının başlattığı haksız ve hukuka aykırı icra takibi ile müvekkilin mal varlığı üzerine haciz konuşularak müvekkilin mağdur edildiği, Davalı ... Faktoring A.Ş kötü niyetli olarak ihtiyati haciz talebinde bulunmuş ve icra takibi başlattığı, dava dilekçesi ekinde sunulan eklerde ve açıklalamalarla çek üzerindeki kaşe ve imza müvekkiline ait olmadığı, şirket ünvanı ile kaşe üzerindeki ünvanların farklı karakterlerde olduğu, imza sirküsündeki imza ile kaşe üzewrindeki imza da uyuşmadığı, bu hususta imza sirküsündeki imza beyanlarının yeterli görülmemesi durumunda müvekkillerin imzaları hususunda İnceleme yapılmasının talep edildiği, müvekkilin bilgisi dahilinde olmayan olaylar neticesinde açılan icra takibi hususunda TCK kapsamında da dolandırıcılık suçunun unsurlarının da oluşabileceğinden müvekkilinin icra müdürlüğünde takdir edileceği üzere borçlu sıfatına haiz olmadığı, bu hususta davalı hakkında gerekli incelemeyi yapmadan haksız ve hukuka aykırı olarak icra takibinin açılması sebebi ile sair favaları açma hakkının saklı tutulduğu, davaya konu çek sebebiyle her türlü teminat ve fazlaya dair haklar saklı kalması kaydıyla , davalı aleyhine açılan Menfi tespit davasının kabulüne, müvekkilin davalı şirket lehine her hangi bir borcunun olmadığının tespitine, takibe konu çek ile müvekkilin her hangi bir bağının bulunmadığının tespitine, dava konusu çekin iptaline, dava konusu çekin tahsili halinde müvekkilin ileride telafisi imkansız maddi ve manevi zararlara uğrayacağı muhtemel olduğundan dava konusu çekin teminatsız veya mahkemece uygun görülecek bir teminat mukabilinde ve işbu dosya kapsamında yapılacak yargılama neticesi verilecek mahkeme kararının lesinleşmesine kadar, davaya konu çekin ödenmesini engeller mahiyette ve muhtemel icra takiplerinin durdurulması amacıyla ihtiyati tedbir kararı verilmesine, haksız icra takibinin durdurulmasına, Haksız ve kötü niyetli takip konusu bedelin % 20'den az olmayan bir tazminata hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dışı ... ile müvekkil arasında 12.08.2021 tarihinde factoring sözleşmesi akdedildiği, yapılan sözleşme gereği borçluya ön öceme yoluyla finansman sağlandığı, Finansman karşılığında dava konusu ... seri nolu 27.000 TL “lık çek ekte sunulan 09.08.2021 tarihli 29.548.38 TL bedelli faturaya istinaden teslim tutanağı ile ciro ve teslim alındığı, müvekkilinin 6361 sayılı yasanon belirtmiş olduğu yükümlülükleri yerine getirmek suretiyle dava konusu çeki iktisap ettiği, dolayısıyla müvekkile atfedilebilecek her hangi bir kusur istanıdının mümkün olmadığı, TTK m. 790 : “ Cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişi son ciro ız ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro islerse bu son ciroyu imzalan kişi çeki bey: ciro ile iktisap etmiş sayılır. “ hükmüne havi olduğu, buna göre davaya konu çekin ciro silsilesinde her hangi bir kopukluk bulunmadığından ve müvekkil çeki kanuna uygun olarak iktisap ettiğinden çekin yetkili hamili olduğu, TTK.m. 677 : “Bir poliçe poliçe ile borçlanmaya ehil olmayan kişilerin imzasını sahte imzaları hayali kişilerin imzalarını veya imzalayan yada adlarına imzalanmış olan kişileri her hangi bir sebeple bağlamayan imzaları içerirse diğer imzaların geçerliliği bundan etkilenmez * hükmüne hav olduğu ve TTK m.818 *n TTK m. 677'ye yaptığı gönderme uyarınca bu hüküm çek için de uygulama alana bulacağı, Çek üzerinde her hangi imza sahte olsa dahi bu imza çek üzerindeki diğer imzaların ve çekin geçerl,liğini etkilemeyeceği, müvekkilin yükümlülüğü FAKTORİNG Kanunundan doğan yükümlülükler ve çekin ciro zincirinde her hangi bir kopukluk olup olmadığının tespitine ilişkin olup, ciro zincirinde yer alan imzanın sahteliğine ilişkin araştırma yapma yükümlülüğü bulunmadığı, müvekkil, iktisap anında çekin cirantanın rızası dışında elden çıktığını bilmesi ve bilebilecek durumda olmasının beklenemeyeceği, davacı, müvekkilin işbu çeki iktisap etmede kötü niyetli olduğunu ve ağır kusuru bulunduğunu kesin ve inandırcı delillerle kanıtlaması gerektiği, müvekkilin Çeki ciro ve teslimini kanuna uygun şekilde gerçekleştirerek iyi niyetli yetkili hamil plmakla, yasal haklarını kullanarak davacı aleyhine icra takibi başlatmasında hukuk bir engel olmadığı, bu sebebple davalı müvekkile kötü niyet tazminatı yüklenemeyeceğine ilişkin yasal mercilere şikayet hakkını da kullanılmış olsa da bu iddiaya niteliğinde bir karar bulunmadığı, Faktoring İlişkisinin tarafları Faktoring şirketi olan müvekkil şirket ve Faktoring müşterisi ..., fatura borçlusu ... ... LTD ŞTİ olduğu, dolayısıyla söz konusu icra takibinde öncelikle ... ve ... LTD ŞTİ. Hakkında takip başlatıldığı, burada her hangiş bir kötü niyetten söz edilemeyeceği, davacının imzaya ve kaşeye itirazlarının kabul edilmediği, ancak, mahkemece aksi kanaatte ise imzaların vekaleten imzalanmış olma ihtimali hususunun da araştırılması gerektiği, ticari hayatta çoğu kes şirketi yasal anlamda temsil ve ilzam eden kişi ile işleriş fiili idare eden kişi aynı olmadığı, çeki vekaleten keşide edildiğinde çekin geçerli olduğu, bu nedenle davacı şirketin ve yetkililerinin üçüncü bir kişiye çek keşide etmek veya ciro etmek yetkisi verip vermediğinin Noterler Birliğinden ve E-Devlet sisteminden sisteminden sorgulanması gerektiği, davacı şirketin yetkilileri ... ve ... olduğu Ticaret Sicil gazetesinden celbi ile bu hususun görüleceği, takibe ilişkin tedbir kararının verilmesini gerektirebilecek bir hususu olmadığı, icra dosyasının incelenmesiyle anlaşılacağı, söz konusu takip dosyası infaz edildiği, kaldı ki davacı taraf ibraz etttiği delillerle yaklaşık ispat yükümlülüğünü yerine getirmediği, dava dilekçesinde bahsedilen vakıalar bu aşamada iddiadan ibaret olup hiç bir somut veriye dayanmadığı, haksız yere ve teminatsız olarak verilen tedbir kararı müvekkil açısında telafisi güç sonuçlar doğuracağı belirtilerek, davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. GEREKÇE : Dava; ....İcra Dairesinin 2022/... takip sayılı dosyasında davacının imza inkarına dayalı menfi tespit davasından ibaret olduğu anlaşılmıştır. 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetki Hakkında Kanun'un 5. Maddesinin 5. Fıkrasında özel kanunlarda başkaca hüküm bulunmadığı takdirde ihtisaslaşmanın sağlanması amacıyla gelen işlerin yoğunluğu ve niteliği dikkate alınarak daireler arasındaki iş dağılımının Hakimler ve Savcılar Kurulu tarafından belirlenebileceği düzenlenmiştir. Hakimler ve Savcılar Kurulunun 1.dairesinin 25.11.2021 tarihli, 1232 karar numaralı kararı ile İstanbul İlinde Finans İhtisas Mahkemesi kurulmasına karar verilmiş olup Finans İhtisas Mahkemeleri 15.12.2021 tarihi itibariyle faaliyete başlamışlardır. Hakimler ve Savcılar Kurulu 1.dairesi 25.11.2021 tarihli, 1232 karar numaralı kararı uyarınca; 1) 13.01.2011 tarihli ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinin birinci fıkrasının (f) bendinden, 2) 22.11.2001 tarihli ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. maddelerinden, 3)19.10.2005 tarihli ve 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’ndan (142. maddesinde düzenlenenler hariç), 4) 23.02.2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’ndan, 5)21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu’ndan, 6) 06.12.2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’ndan, 7) 20.06.2013 tarihli ve 6493 sayılı Ödeme ve Menkul Kıymet Mutabakat Sistemleri, Ödeme Hizmetleri ve Elektronik Para Kuruluşları Hakkında Kanun’dan, Kaynaklanan ve asliye ticaret mahkemesinin görev alanına giren ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı kapsamında gelecek işlere 15.12.2021 tarihinden itibaren ..., 7, 8 ve 9 numaralı Asliye Ticaret Mahkemelerinin ihtisas mahkemeleri sıfatıyla tevzi edilmesine karar verilmiştir. Finans İhtisas Mahkemelerinin görev alanının tayininde uyuşmazlığın yukarıda belirtilen Hakimler ve Savcılar Kurulu 1.Dairesinin 25.11.2021 tarihli, 1232 karar numaralı kararında yer verilen kanun maddelerinden kaynanıp kaynaklanmadığına bakılması gerekmekte olup somut olayda da davaya konu çek davalı factoring şirketi tarafından faktoring sözleşmesi kapsamında alındığı beyan edilmiş olmakla, davalının bir faktoring şirketi olduğu anlaşılmakla iş bu davanın finans ihtisas mahkemesi olarak belirlenen İstanbul 6, 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzii için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine, Mahkememiz esasının gönderme kararı uyarınca kapatılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: 1-)İş bu davanın finans ihtisas mahkemesi olarak belirlenen ..., 7, 8 ve 9. Asliye Ticaret Mahkemelerine tevzii için İstanbul Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna GÖNDERİLMESİNE, 2-)Mahkememiz esasının gönderme kararı uyarınca kapatılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda karar verildi Dair, Davacı vekilinin yüzüne karşı dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde karar verildi. 24/11/2023 Katip ... E-imzalıdır. Hakim ... E-imzalıdır.s

Atıf: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/156, K. 2023/826, T. 24.11.2023, www.arakarar.com/karar/istanbul-13-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-156-e-2023-826-k-0896184bd2fa