İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/710 E. 2025/220 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/710
- Karar No
- 2025/220
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/710 Esas KARAR NO :2025/220 DAVA:İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) DAVA TARİHİ:22/11/2024 KARAR TARİHİ:10/03/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı/borçlunun kullanımında olan tesisatta Kurum çalışanları tarafından 12/08/2024 tarihinde yapılan kontrolde kayıtsız sayaç üzerinden elektrik kullanıldığı "Perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi," şeklinde tespitte bulunulması üzerine zabıt tarihlerinde cari olan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği gereği H/... seri numaralı Kaçak Elektrik Tespit Tutanağı tanzim edildiğini, davalı adına daha önce tanzim edilmiş H/... seri numaralı tutanak da bulunmakta olup davalı mevzuat hükümleri gereğince mükerrer kaçak kullanıcısı olduğunu, davalı/borçlu aleyhine yukarıda arz edilen tutanağa istinaden, ... seri numaralı fatura ile 128.322,14-TL tutarında kaçak elektrik tüketim tahakkuku yapıldığını, ilgili 128.322,14-TL kaçak elektrik fatura bedeline, 192,48 TL gecikmiş gün faizi ve 38,50 TL faizin KDV'si ilave edilerek toplam 128.553,12 TL'nin tahsili amacıyla .... İcra Dairesi ... E.sayılı takip dosyası ile ödeme emri gönderildiğini, davalı borçlu tarafından borca itiraz edilmesi üzerine takip durduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; incelikle davalı/borçlunun taşınır, taşınmaz malları ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacakları üzerinde İİK m. 257 gereği dava ve takip kesinleşinceye kadar teminatsız veya Mahkemece uygun görülecek teminat karşılığında ihtiyati haciz konulmasına, davalı/borçlunun .... İcra Dairesi ... E.sayılı takip dosyasına yapmış olduğu haksız ve yersiz itirazının iptali ile takibin devamına, davalı/borçlu aleyhine hükmolunacak meblağın % 20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatı ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yan üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı dava dilekçesindeki iddia ve beyanlarını ispat ile mükellef olup delillerini sunması gerektiği halde, dava dilekçesi içinde, davaya konu somut olayı ve taleplerini ispatlayan yeterli belge veya evraklar sunulmadığını, dava dilekçesinde belirtilen ihtarname ve sözleşme dava dosyasına sunulmadığı gibi müvekkili davalılara tebliğe çıkarılmamış ve savunma hakkı açıkça kısıtlanmış olduğunu, öncelikle husumet itirazının değerlendirilmesini talep ettiklerini, takibe konu faturaların ve tutanağın düzenlendiği adres ... olduğunu, bu adresin ve işletmenin müvekkili ile herhangi bir ilgisi ve bağlantısı mevcut olmadığını, müvekkilin kayıtlı mernis adresi ... olduğunu, belirtilen adresteki işletmeden müvekkili sorumlu olmadığını, davalı... yönünden kaçak tüketim nezdinde herhangi bir tespitin dosyaya yansımadığı bir işletmesinin olmadığı gerçek kişi tacir sıfatını taşımadığı ve davacının kaçak tüketim iddisı yönünden alacağı adı geçen işletmenin sahibi tüzel kişiliğe yöneltmesi gerektiği açık olmakla husumet yönünden öncelikle davanın reddine karar verilmesini, müvekkilinin ilgili adresle alakalı tacir,esnaf ve vergi kaydı olmadığını, tarafların aynı olduğu mahkemenizin... nolu dosyada Davalının gerçek kişi olup itirazın iptali davasının haksız fiilden kaynaklandığı gelen cevabi yazılardan davalının tacir olmadığını, kaçak kullanım tarihinde esnaf olduğu anlaşıldığından davacının davasının dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verildiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirmiş olduğu diğer nedenlerle; davacının haksız ve dayanaksız davasının reddi ile aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ettiği görüldü. DELİLLER: Davacı delil olarak; .... İcra Dairesi ... Esas sayılı dosya, Kaçak Elektrik Tespit ve Tahakkuk Dosyası, ... A.Ş'nin şirket kayıtları, H/... Seri numaralı mükerrere konu tutanak, İhtiyati haciz talebine ilişkin emsal ve güncel kararlar, Elektronik İmzalı Arabuluculuk Son Tutanağı, .... Asliye Ticaret Mahkemesi ... sayılı ve 16/05/2024 Tarihli Gerekçeli Kararı, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi'nin 25.03.2024 tarih ve 2024/83 Esas, 2024/1218 Karar sayılı İlamı, Zabıt mümzisi tanıklar ve Bilirkişi İncelemesi ve sair her türlü Yasal deliller. Davalı delil olarak; .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas Sayılı dosyası, Abonelik dosyası,Ticaret Sicil,Esnaf Sicil,Vergi Dairesi,Mernis Kayıtları, bilirkişi raporları, tanık, yemin, keşif, davalı kurumdan temin edilecek faturalar, KET tutanağı, sair belgeler ve her türlü yasal delil. HUKUKİ NİTELENDİRME DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; davacı tarafın, kaçak elektrik kullanımından kaynaklı alacağın tahsili amacıyla başlatılan .... İcra Dairesi ... Esas sayılı icra dosyasına vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebine ilişkindir. 6100 sayılı yasanın 140/2 maddesi gereğince tarafların uzlaşmaları ve arabuluculuğun esasları, süreci ve hukuki sonuçları hakkında taraflar aydınlatarak sulhe veya arabuluculuğa teşvik edildi. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 114. Maddesinde dava şartları düzenlemiş olup, mahkemenin görevli olup olmadığı hususu da dava şartı olarak düzenlenmiştir. Aynı yasanın 115. Maddesi uyarınca ) mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Ticaret mahkemelerinin görevi TTK'nın 5. maddesinde düzenlenmiş ve maddenin 1. bendinde "Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir." denilmiştir. Bir davanın ticari dava olup olmadığı ise TTK'nın 4. maddesinde gösterilen ilkelere göre belirlenmekte olup bu maddeye göre: her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın kanunda sayılan hususlardan doğan uyuşmazlıklar ticari dava olarak kabul edilecektir. Yani bir davanın ticari dava sayılabilmesi için tarafların her ikisinin tacir olması ve uyuşmazlığın her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğması veya ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi olması veyahut da açılan davanın maddede açıkça sayılan davalardan olması gerekir. Taraflardan biri tacir değilse veya tacir olmasına rağmen uyuşmazlığın ticari işletmeyle ilgisi yoksa ticari davanın varlığından söz edilemez. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, incelenen takip dosyası ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; davacının tacir olduğunda şüphe yok ise de; İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden gelen yazı cevabına göre davalının sicile kaydının bulunmadığı, vergi dairesine yazılan müzekkere cevabına göre de mezkur mükellefin işletme esasına göre defter tuttuğu, çay ocağı/ kıraathane/ kahvehaneler/ kafe alanında faaliyet gösterdiği ancak esnaf sınırı aşar, tacir sayılmasını gerektirir gelirinin bulunduğuna dair dosyaya yansıyan bir durum bulunmadığı anlaşılmıştır. Dava, kaçak elektrik kullanımı iddiasına dayalı başlatılan ilâmsız icra takibine vaki itirazın iptali talebine ilişkin olup 6102 sayılı TTK’nın 4. maddesinde tahdidi olarak sayılan mutlak ticari davalardan değildir. Yukarıda açıklandığı üzere davalının ticaret sicil kaydı veyahut esnaflık sınırını aşar şekilde vergi mükellefiyet kaydı da bulunmamaktadır. Bu halde davalı tacir değildir. Kaçak/ usulsüz elektrik kullanım tespit tutanağında abone grubunun "ticarethane" olarak belirtildiği, bu durumun mahkememizi görevli hale getirmeyeceği ancak davalının tüketici sıfatıyla da hareket etmediği, davalının sözleşmesiz enerji kullandığının ileri sürüldüğü, bu nedenle mahkememiz uyuşmazlık bakımından görevli olmayıp uyuşmazlığı çözme görevinin genel görevli mahkeme olan Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu anlaşılmakla, davanın görev dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davanın HMK 114/1-c ve 115/2 maddeleri uyarınca USULDEN REDDİNE, İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesi görevli olduğundan mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, 2-Taraflardan birinin yasal süresi içinde (kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren en geç iki hafta içerisinde) müracaat edildiğinde dosyanın görevli mahkeme olan İstanbul Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Yasal süresi içinde (kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren en geç iki hafta içerisinde) dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için taraflardan birinin müracaat etmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin hazır bulunan taraflara ihtarına (ihtar edildi) 4-Yargılama harç ve giderleri hususlarının görevli mahkemece değerlendirilmesine, Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup ana hatları ile anlatıldı. 10/03/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır