İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/560 E. 2025/486 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/560
- Karar No
- 2025/486
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/560 Esas KARAR NO :2025/486 DAVA:Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) DAVA TARİHİ:23/09/2024 KARAR TARİHİ:26/06/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %15 oranında paya sahip ortağı olduğunu, davalı şirketin 21/05/2024 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında TTK'nun 420.md gereğince finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesi sebebiyle genel kurul toplantısının ilgili gündem maddelerinin ertelenmesini talep ettiklerini, taleplerinin yerinde görülerek bu maddelerin müzakeresinin ertelendiğini daha sonra 25/06/2024 tarihli 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısında ise şirkete özel denetçi atanması ve denetim talebinin reddedildiğini, Şirket Yönetim Kurulu, kanuna ve esas sözleşmeye aykırı davranarak Şirketi ve pay sahiplerini zarara uğrattığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle ve özel denetim talepleriyle birlikte davalı şirkete; (1)2022 mali yılından itibaren geri ödenebileceği belirtilmekle birlikte bugüne kadar ortak olmayan ... ...’ya ödeme yapılırken ortaklara olan (ve fakat henüz ödenmemiş) borçlar kapsamında, ortaklara geri ödeme yapılmasının koşullarının neler olduğu ve bu koşulların mevcut durumda gerçekleşip gerçekleşmediğinin tespiti, eğer bu ödemeler bankaların onayına tabi ise bankalara onay alınmak üzere makul süre içinde başvuru yapılıp yapılmadığı, bankalara onay başvurusu yapılmadıysa bankalar onay vermediği için ödeme yapmıyoruz şeklindeki açıklamaların hukuki dayanağı bulunup bulunmadığı, (2)Kredi kurumları ile imzalanan finans belgeleri kapsamında, ortakların payları üzerinde herhangi bir hisse rehni kurulup kurulmadığı, (3)2017 mali yılından bu yana yönetim kurulu üyeliği veya temsilciliği yapmış herhangi bir gerçek kişinin yönetim kurulu üyeliği veya temsilciliği dışında dahi olsa herhangi bir nam ve ad altında Şirket’ten herhangi bir ödeme alıp almadığı, (4)... Ltd. ile girişilen işlemlerden kar veya zarar edilip edilmediği, (5)... ...’ya ödenen garantörlük komisyonları kapsamında uygulanan iç emsal oranının nasıl belirlendiği ve aylık olarak ne oranlar uygulandığı, garantör olunan kredi sözleşmeleri kapsamında bankalara karşı katlanılan yükümlülüklerin yanında garantörlük komisyonu oranının uygun bir oran olup olmadığı, grup şirketlerinin teminat mektupları kapsamında katlandıkları yükümlülüklerin yanında garantörlük komisyonu oranının uygun bir oran olup olmadığı, kısacası garantörlük komisyon oranlarının ve ödenen garantörlük komisyon bedellerinin emsallere uygun olup olmadığı, (6)Bağımsız denetimden geçen finansal tablolara göre dağıtılabilecek kar bulunmasına rağmen, VUK’a göre düzenlenen tablolar pay sahipleri incelemesine sunulmayarak zarar edildiği belirtildiğinden Şirket’in kâr mı zarar mı ettiği, ve VUK’a göre düzenlenen finansal tablolarda görünen zararın sebepleri,"konularının açıklığa kavuşturulması/denetlenmesi için özel denetçi atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacıların bilgi alma ve inceleme hakkı kapsamında sordukları soruların detaylı cevaplarını içeren raporun kendilerine sunulduğunu, davacıların ertelenen genel kurul toplantısında özel denetçi atanması taleplerinin oy çokluğu ile reddedildiğini, müvekkili şirkete özel denetçi atanmasını gerektirecek herhangi bir şartın gerçekleşmediğini, kanun veya esas sözleşme ihlalinin söz konusu olmadığını, şirket ya da pay sahiplerinin zarara uğramadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddini savunmuştur. Dava; davalı şirket yönetim kurulunun kanuna ve şirket esas sözleşmesine aykırı davranarak şirketi ve pay sahiplerini zarara uğrattığından, bilgi alma ve inceleme taleplerinin şirketin 25 Haziran 2024 tarihli genel kurulundan reddedilmiş olduğundan şirkete özel denetçi atanması istemine ilişkindir. Özel denetim isteme hakkına ilişkin TTK'nın 438.maddesine göre; "Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetim ile açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir. Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir." TTK'nın 439.maddesine göre ise; "Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi halinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibari değeri toplamı en az bir milyon Türk Lirası olan pay sahipleri 3 ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer Asliye Ticaret Mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır." TTK'nın 440.maddesine göre ise; "Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir. Mahkemenin kararı kesindir." Görüldüğü üzere, TTK'nın 439/2.md uyarınca mahkemece özel denetçi atanmasına karar verilebilmesi için diğer koşulların varlığı yanında; kurucuların veya şirket organlarının kanun veya esas sözleşmeyi ihlal etmek suretiyle, şirketin veya pay sahiplerinin zarara uğratıldığının azlık pay sahipleri tarafından ikna edici bir şekilde ortaya konulması gerekir. Başka bir anlatımla, özel denetim sebebi ile mahkemeye müracaat etmek için zarar tehlikesi yeterli olmayıp, şirket veya pay sahibinin malvarlığındaki azalmanın gerçekleşmiş olması gerekir. Davalı şirketinin adresinin "Şişli" olması nedeniyle, mahkememiz işbu davaya bakmaya yetkili olup; davacıların davalı şirketteki payları dikkate alındığında eldeki davada davacılık sıfatları bulunmaktadır. Somut olayda; uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden, TTK'nın 439/2.maddesi gereği davalı şirkete özel denetçi atanma koşullarının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise hangi konularda denetim yapılması gerektiğinin tespiti hususunda bilirkişi raporu alınmasına karar verilerek, davalı şirket ticari defter ve kayıtları üzerinde yerinde inceleme yetkisi verilerek getirtilen-sunulan belgeler bilirkişi olarak SMMM Doç. Dr. ... ve Ticaret Hukukunda Nitelikli Hesaplamalar konusunda uzman Prof. Dr. ...'a tevdi edilmiş, adı geçen bilirkişiler tarafından düzenlenen 28/05/2025 tarihli bilirkişi raporunun dosya arasında olduğu görülmüştür. Alınan bilirkişi raporunda özetle; dosyada bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ile yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda; davacının, TTK m. 438 ve m. 439 uyarınca özel denetim talebinde bulunmak için gerekli olan usuli şartları sağladığı, TTK m. 439/2 uyarınca kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarının ikna edici bir şekilde ortaya konulması halinde özel denetçinin atanabileceği, şirket organlarının, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğratacak eylem ve işlemlerinin bulunduğunu gösterecek somut bir belge ve kanıtın davacı tarafından ortaya konulamadığı, davacı tarafın özel denetim talebinin haklılığının ispatlanamadığı yönünde görüş bildirilmişlerdir. Dosyamızla ilgisi ve beklenilmesi istenen .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... Esas sayılı dosyası ve İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyaları getirtilip incelenmiş, beklenmesi gerekmediği ve dosyamız sonucuna etkili olmadığı görülmüştür. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, alınan bilirkişi raporu ve toplanıp değerlendirilen delillere göre; Davacıların, davalı şirkette azlık pay sahipliğinin bulunduğu, 25/06/2024 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısında pay sahipliğinden kaynaklı olarak talep ettikleri konuların açıklığa kavuşturulması için özel denetçi atanmasını talep ettikleri, genel kurulca istemin reddine karar verildiği ve davacı tarafça yasada öngörülen üç aylık sürede eldeki davanın açıldığı; davacı tarafça, davalı şirkete özel denetçi tayini davası açılması ile ilgili olarak kanunda aranan şartların yerine getirildiği anlaşılmakta ise de; Bilirkişi raporunda gerekçeleriyle açıklandığı üzere, Davacı, davalı şirket yönetim kurulunun, kanuna ve şirket esas sözleşmesine aykırı davranarak şirketi ve pay sahiplerini zarara uğrattığından ve bilgi alma ve inceleme istemlerinin de reddedilmiş olduğundan şirkete özel denetçi atanmasını istemiş, Davalı, davacının talebinin reddedilmediğini, isteği doğrultusunda yerine getirildiğini, bu nedenle davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını savunmuştur. Dosya içerisinde bulunan davalı şirkete ait 2023 yılına ait 21 Mayıs 2024 tarihli ve 26 Haziran 2024 tarihli genel kurul toplantısı tutanaklarının incelenmesinde; 21 Mayıs 2024 tarihinde yapılan genel kurulun yıllık faaliyet raporu ve bağımsız denetim raporunun okunup müzakeresi, 2023 yılına ait bilanço, kar-zarar hesaplarının okunması, müzakeresi ve onaylaması, yönetim kurulu üyelerinin ibrasi, gündem maddelerini görüşmek üzere toplandığı, bu toplantıda davacının finansal tabloların müzakeresi ve buna bağlı konuların görüşülmesinin ertelenmesini talep ettiği ve bu talebini genel kurul tutanağına geçirildiği, davacının bu talebi üzerine genel kurulun ertelenmesine ve 26 Haziran 2024 tarihinde yapılmasına karar verildiği görülmüştür. Davalı şirkete ait 2023 yılına ait faaliyet raporu, bilanço, kar-zarar hesapları ve bağımsız denetim raporunun dosya içerisinde olduğu, bu belgelerin davacının incelemesine sunulduğuna dair tutanağın dosya içerisinde olduğu görülmüştür. Yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda aldırılan raporda; davacının sorduğu sorulara gereğince cevap verildiğini, şirket yönetiminin, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğratacak eylem veya işlemlerinin tespit edilmediğini, buna dair somut bilgi ve belge bulunmadığını, şirkete özel denetçi atanmasını gerektirir sebeplerin bulunmadığını, rapor etmişlerdir. Dosya içerisindeki davalı şirkete ait genel kurul gündemi, bu gündemin konusu olan belgeler ve bu belgelerin davacıya sunulmuş olması, yaptırılan dosya kapsamı ile uyumlu ve denetime açık bilirkişi raporuyla da, özel denetçi atanması şartlarının bulunmadığının tespit edilmiş olması nedeniyle davacının davasını ispatlayamamış olması nedeniyle reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacının davasının reddine 2-Alınması gerekli 615.40-TL karar ve ilam harcından 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 187,80-TL harcın davacıdan alınıp maliyeye gelir kaydına, 3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 26/06/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır