İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/120 E. 2025/787 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/120
- Karar No
- 2025/787
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/120 Esas KARAR NO :2025/787 DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) DAVA TARİHİ:20/02/2024 KARAR TARİHİ:06/11/2025 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı davanın mahkememizce yapılan açık yargılaması sonrasında; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri davalı şirketin kurucu ortaklarından muris ...'nın yasal mirasçıları olduğunu, davalı şirket ..., ... ve ... önderliğinde 6.000.000,00 TL sermayeli olarak kurulduğunu, müvekkillerinin davalı şirketin hissedarı olduğunu, davalı şirketin kapalı tip aile anonim şirketi olması nedeniyle hakim ve çoğunluk pay sahipleri fikri ve fiili işbirliği içerisinde keyfi tutum ve maliye politikaları ile şirketi istikrarlı bir biçimde zarara uğratmakta olduklarını, davalı şirketin 20.11.2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan birtakım kararlara muhalefet edildiğini, işbu muhalefet şerhleri de toplantı tutanağına işlendiğini, gündemin 4. 5. 6. 9. ve 10. maddesinin iptal edilmesi gerektiğini, müvekkili ...'ya 20/11/2023 tarihli Genel Kurula usulüne uygun çağrı yapılmadığını, mezkur Olağan Genel Kurul Toplantısında Bağımsız Denetçi bulunması gerekirken bağımsız denetçi toplantıda yer almadığını ve bu durum bakanlık temsilcisi tarafından tutanak altına alındığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle birlikte 20.11.2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4. 5.6.9. ve 10. nolu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı dava dilekçesinde müvekkili şirketin ..., ... ve ... tarafından kurulduğunu belirttiğini ancak bunun doğru olmadığını, Tasfiye Halinde ... A.Ş. fason üretimi yapan davalı ...Sanayi ve Ticaret A.Ş.’ne (Eski Unvan: ... Giyim Sanayi ve Ticaret A.Ş.) ortak olduğunu, davacıların azınlık pay sahipliği statüsünün olmadığını, davacılar her fırsatta şirkete karşı uyuşmazlık çıkardığını ve davalar açtığını, 20/11/2023 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararlar usule, yasaya ve eşitlik ilkesi ile dürüstlük kurallarına uygun olduğunu ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle birlikte davanın reddini talep etmiştir. Dava; davalı şirketin 20/11/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4, 5, 6, 9 ve 10 nolu gündem maddelerindeki kararların iptali istemine ilişkindir. Uyuşmazlığın niteliği itibari ile çözümü uzmanlık gerektirdiğinden, tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları sundukları tüm belgeler ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilmek suretiyle; Dava konusu yapılan davalı şirketin 20/11/2023 tarihli olağan genel kurul toplantısında alınan 4, 5, 6, 9 ve 10 nolu gündem maddelerindeki kararların dava dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre iptal koşullarının bulunup bulunmadıklarının tespiti için bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, Bilirkişi olarak SMMM ... ve Ticaret Hukukta nitelikli hesaplamalar konusunda uzman Doç. Dr. ...'a tevdii edilmiş adı geçen bilirkişi kurulu tarafından düzenlenen 24/09/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunun ve tarafların itirazı üzerine aynı bilirkişiden alınan 03/06/2025 tarihli raporun dosya arasında olduğu görülmüştür. Alınan bilirkişi kurulu kök ve ek raporunda özetle; tarafımıza iletilen, tüm dosya münderecatı üzerinde yapılan incelemeler sonrasında ; Davalı tarafın Yasal Defterlerinde Faturalarla ilgili Mali idareye yapılması gereken bildirimlerin süresinde yapıldığı, belgelerin kaydedildiği, davalı tarafın Açılış ve kapanış kayıtlarının Kanun öngördüğü süreler içinde yaptığı, davalı lehine delil olma kuvvetine sahip olduğu ait olacağı, davalı firmanın mevcut ticari faaliyeti tekstil ve tekstil ürünleridir. Davalı firmanın mevcut ticari faaliyeti esnasında Kredi kullanmakta olup kredilerin yaklaşık %50’si EURO kredilerdir, davalı firmanın mevcut ticari faaliyetine devam ederken Aralık 2022 ayında sadece Kamu İdaresine çalıştırdığı ortalama 520 personel için SGK ve Vergi Dairesine toplam 1.610.000.- TL ödeme yaparken yıllık Kurumlar vergisi Beyannamesinde 932.464,73 TL’a Ticari Kar (Vergi Öncesi) beyan etmesi ticari hayatın olağan akışına uygun olmayacağı, her şirket ortağı “Kar Payı” almak için şirkete ortak olur. Yönetim kurulunda yer alan Ortaklar tarafından “Adillik” “Şeffaflık” “Hesap Verilebilirlik” ilkeleri gereğince diğer ortaklara şirketin Finansal durumları hakkında mevcut durum gereğince yıllık Genel Kurul toplantısından önce belirlenecek dönemlerde bilgi verilmesi daha sağlıklı ortaklık bağını kuvvetlendirmesi ticari hayatın olağan akışına uygun olacağı, usulsüz tebliğ iddiasına yönelik: toplantı gün ve saatinin Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nin 19.10.2023 gün, 10939 sayılı nüshası 240. sayfasında ilan edildiği ve 23.10.2023 günlü iadeli taahhütlü posta ile davacı şirket ortaklarına bildirildiği hususları nazara alındığında anılan toplantının ve dolayısıyla toplantıda alınan kararların iptalinin usulsüz çağrı iddiası yönünden mümkün olmadığının ifade edilebileceği ile ilanda sürelere ve dahi kanun ile esas sözleşme hükümlerine uygun hareket edilmediği kanaatinde olunması ihtimalinde toplantıda alınan kararların iptalinin mümkün olabileceğinin ifade edilebileceği, 4. ve 5. maddenin iptali talebine yönelik: bahse konu kararların alınması noktasında yönetim kurulu üyelerinin kendi lehlerine oy kullandıklarının tespit edilemediği, bu yönü ile alınan kararların TTK m. 436/f.2 hükmüne uygun olduğunun ifade edilebileceği, öte yandan TTK m. 445 uyarınca TTK’nın 446. madde hükmünde belirtilen kişilerin, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabileceklerinin düzenlendiği, bu yönü ile yönetim kurulu üyelerinin ibralarının kanun hükmünde ifade edilen “dürüstlük kuralına aykırı” olup olmadığının takdirinin Muhterem Mahkemeye ait olduğu, o Şayet Mahkemece yönetim kurulu üyelerinin ibralarının kanun hükmünde ifade edilen “dürüstlük kuralına aykırı” olduğu kanaatinde olunması durumunda 4 ve 5. numaralı kararların iptalinin mümkün olduğunun, o ancak Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması ihtimalinde ise toplantıda alınan 4 ve 5 numaralı kararların iptalinin mümkün olmayacağının, ifade edilebileceği, 6. maddenin iptali talebine yönelik: TTK m. 390 uyarınca, esas sözleşmede aksine ağırlaştırıcı bir hüküm bulunmadığı takdirde, yönetim kurulu üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanıp kararlarını toplantıda hazır bulunan üyelerin çoğunluğu ile alınacağının düzenlendiği, nitekim somut ihtilafta da yönetim kurulu üyelerinin oy çokluğu ile seçildiğinin müşahede edildiği, bu yönü ile; o Şayet Mahkemece yönetim kurulu üyelerinin yeniden seçilmesinin kanun hükmünde ifade edilen “dürüstlük kuralına aykırı” olduğu kanaatinde olunması durumunda 6 numaralı kararın iptalinin mümkün olduğu, o Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması ihtimalinde ise toplantıda alınan 6 numaralı kararın iptalinin mümkün olmayacağının, ifade edilebileceği, 9. maddenin iptali talebine yönelik: Şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinin yönetim kurulunun veya sermayenin yüzde onunu, halka açık şirketlerde esas veya çıkarılm ış sermayenin yüzde beşini oluşturan pay sahiplerinin, istemi üzerine, ilgilileri ve seçilmiş denetçiyi dinleyerek, seçilmiş denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi, özellikle de onun taraflı davrandığı yönünde bir kuşkunun varlığı hâlinde, başka bir denetçi atayabileceği, somut ihtilafta 20.11.2023 tarihli toplantıda seçilen denetçilerin TSG nezdinde herhangi bir ilanına rastlanılamadığı, denetçi atanmasına ilişkin son ilan 09.12.2022 tarih ve 10722 sayılı TSG’nin 854. sayfasında yayınlandığı, dolayısıyla huzurdaki davaya konu 20.11.2023 tarihli toplantının denetçi seçimine ilişkin herhangi bir ilanın bulunmadığı, o Bununla birlikte Muhterem Mahkemenizce ilgililer ve seçilmiş denetçi dinlenerek, seçilmiş denetçinin şahsına ilişkin haklı bir sebebin gerektirmesi, özellikle de onun taraflı davrandığı yönünde bir kuşkunun varlığı hâlinde, TTK m. 445 kapsamında 9 numaralı kararın iptalinin mümkün olduğunun, ancak Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması ihtimalinde ise toplantıda alınan 9 numaralı kararın iptalinin mümkün olmayacağının, ifade edilebileceği, 10. maddenin iptali talebine yönelik: paylaşılan bilgiler ışığında yönetim kuruluna çok düşük ve piyasa oranlarının altında huzur hakkı verildiği, neredeyse Yönetim Kurulu üyeleri huzur hakkı almadan bu boyutta ticari hacme ulaşm ış şirketi yönettiklerinin düşünüldüğü, bu yönü ile Muhterem Mahkemenizce huzur hakkının fahiş olduğu kanaatinde olunması hâlinde, TTK m. 445 kapsamında 10 numaralı kararın iptalinin mümkün olduğunun; ancak Sayın Mahkemece aksi kanaatte olunması ihtimalinde ise toplantıda alınan 10 numaralı kararın iptalinin mümkün olmayacağının ifade edilebileceği, yönünde görüş bildirmişlerdir. Dosya içeresinde bulunan Ticaret Sicili Gazetesi örneği... kayıtları, davalı şirket hazır bulunanlar listesi ve şirket kayıtlarına göre, davacıların davalı şirkette pay sahibi olarak ortak oldukları ve iş bu davayı açmakta hukuki yararlarının bulunduğu görülmüştür. Davacı, davasında davalı şirketin 20/11/2023 tarihli olağan genel kurulunda alınmış 4,5,6,9 ve 10 numaralı kararların iptaline karar verilmesini istemiştir. Davalı şirketin 20/11/2023 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanaklarının dosya içerisinde olduğu, incelenmesine; davacıların hazır olanlar listesinde 292.500 hisse ve 195.000 hisse sahibi olarak vekaleten toplantıya katıldıkları, oylama sırasında davacıları vekaleten katılanın alınan 4,5,6,9 ve 10 numaralı kararlara karşı aleyhte oy kullandığı ve muhalefetini gerekçesiyle toplantı tutanağına yazdırmış olduğu görülmüştür. Davacının iptalini istediği genel kurul kararlarının; 2022 yılı bilançoları ve gelir tablolarının onaylanmasına ilişkin 4 numaralı karar, yönetim ibrasına ilişkin 5 numaralı karar, yönetim kurulu üyeliklerine seçim yapılmasına ilişkin 6 numaralı, bağımsız denetçi seçilmesine ilişkin 9 numaralı, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmesine ilişkin 10 numaralı kararlar olduğu görülmüştür. Bilirkişi kurulu sunduğu kök ve ek raporununda; toplantıya usulsüz çağrının bulunmadığı yönetim kurulu üyelerinin 4. ve 5. numaralı kararlardan kendi lehlerine oy kullanmamış olduğunu, yönetim kurulu üyelerinin toplantıya katılan üye tam sayısının çoğunluğu ile toplanılıp, toplantıya katılanların çoğunluğu ile seçildiğinden, kanuna ve şirket esas sözleşmesine aykırılığın bulunmadığını, 9 ve 10 numaralı kararların alınmasında da şirket mali verileri ve usule aykırılığın bulunmadığını rapor etmişlerdir. Bilirkişi kurulu raporunda, bağımsız denetçi seçimine ilişkin herhangi bir ilan bulunmadığını rapor etmişse de, 19 Ekim 2023 tarihli Ticaret Sicil Gazetesindeki olağan genel kurul çağrı ilanında, bağımsız denetçi seçilmesi gündem maddesinin ilanda olduğu görülmüştür. Tüm Dosya Kapsamı ve Delillerin Birlikte Değerlendirilmesinden; Davalı şirketin 20/11/2023 tarihinde yapılan 2022 yılına ait olağan genel kurul toplantısının usulüne uygun çağrı yapılarak ve şirket hisse sahipliğine göre hazır olanlar listesi hazarlanarak yapılmış olduğu, bilanço, kar-zarar hesapları ve 2022 yılına ilişkin bağımsız denetçi raporlarının okunup tartışıldığı, yönetim kurulu üyelerinin ibralarının oylanmasında kendi lehlerine oy kullanmamış oldukları, yönetim kurulu üyelerinin seçiminde oylamada bir usulsüzlüğün bulunmadığı, gündemde olan bağımsız denetçi seçilmesi ve yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı verilmesi kararlarında usulsüzlük ve şirket mali verileri ile uyumsuzluk bulunmadığı, bu nedenle davaya konu genel kurul kararlarının iptalini gerektiren nedenler bulunmadığı sonucuna varıldığından davacıların davasının reddine karar verilerek aşağıdaki hüküm kurulmuştur. H Ü K Ü M : Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere; 1-Davacıların davasının REDDİNE, 2-Alınması gerekli 615.40-TL karar ve ilam harcından 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile geriye kalan 187,80-TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınıp maliyeye gelir kaydına, 3-Davalı kendini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınıp davalıya verilmesine, 4-Davacılar tarafça yatırılan gider avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacılara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkca okunup, usulen anlatıldı. 06/11/2025 Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır Bu belge 5070 sayılı Yasa uyarınca güvenli E-İMZA ile imzalanmıştır.