İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2025/728 E. 2025/792 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/728
Karar No
2025/792
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/728 Esas KARAR NO : 2025/792 DAVA : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 08/09/2025 KARAR TARİHİ : 15/10/2025 Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2025/817 Esas, 2025/846 Karar, 09/09/2025 tarihli Yetkisizlik kararı üzerine Mahkememiz yukarıdaki esasına kaydı yapılan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu borç ilişkisi ...projesi kapsamında meydana geldiğini, müvekkili şirket, .... projesinde yüklenicinin alt yüklenicisi olarak çalıştığını, müvekkili şirket ile davalı ... Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi arasında öncelikle daha önce ... projesi kapsamında bulunan tesislerin ilk start-up kompleksi, POS tesisleri ve yardımcı tesislerin birleştirilmesi, inşaat ve montaj işlerinin gerçekleştirilmesi ve sözleşme ve sözleşme eklerinde belirtilen süre ve miktar uyarınca yapılan iş sonuçların teslim edilmesi hususunda 14/11/2023 tarihli ... No'lu sözleşme imzalanmış olduğunu, işbu sözleşmenin maksimun 2.1. Maddesine göre sözleşme bedeli maksimum KDV dahil 9.800.000,00-USD olacağını, ilgili sözleşmenin 4.1. Maddesine göre ise sözleşme 31/12/2023 tarihine kadar veya bu tarihten önce gerkçekleştiği takdirde sözleşmenin 2.1.maddesinde belirtilen KDV dahil 9.800.000,00-USD belirlenen maksimum bedeline ulaşılmış olduğu ve dolayısıyla sözleşme sona erdiğinden, akabinde taraflar arasında 12/12/2023 tarihli ... no'lu sözleşme imzalanmış olduğunu, işbu sözleşmenin de bedeline ulaşması sonucunda ise davalı taraf ile müvekkili şirket arasında yeni sözleşme görüşmelerinin başlamış olduğunu, bu bağlamda ... Nolu sözleşme oluşturulmuş olduğunu görüşmeler sonucunda bir sözleşme taslağı oluşturulmuş olduğunu, bu taslak önceki görüşmelere dayandığından müvekkili imzalamış olduğunu ancak Peker imzalamadığını, ancak bu süreçte Peker Emlak sözleşmeyi imzalamamasına rağmen sahada çalışmaya başlamış olduğu ve hatta 2023 aralık ayına ilişkin ... No'lu (Peker Emlak tarafından imzalanmamış olan) sözleşme kapsamında hakediş yapmış olduğunu, bu hakediş kapsamında oluşturulan faturada ise fatura dönem açıklaması olarak " ... nolu HAKEDİŞ" yazılmış olduğunu, bu esnada müvekkili şirket tarafından söz konusu sözleşmenin imzalanması adına 04/10/2024 tarihli ve 17/10/2024 tarihli ihtarnameler gönderilmiş olduğunu, müvekkili şirketin 28/11/2024 tarihli ve ... sayılı yazısı ile ...'a sözleşmenin imzalanması gerektiğini, bu süreçte ...'a iyiniyet göstergesi olarak avanslar verildiğini, ancak...'in 1 no'lu hakedişten bu yana iş teslimi yapamadığını, SGK kapsamındaki yükümlülüklerini ihlal ettiğini, ... işleri gerçekleştiremediği gibi hasara neden olduğunu, müvekkili şirketin ...çalışanlarına konaklama, yemek ve taşımacılık hizmetleri sağladığını ancak sözleşmenin imzalanmamış olması nedeniyle Proje işvereni ... A.Ş'den bu giderlerin tazmin edilemediğini, ... tarafından yapılan işlerin teslimi adına yapılan işlemlerde iade edilen ekipmanlarda zarar oluştuğunun tespit edildiğini bildirmiş olduğunu, avans borcunun iadesini, ... çalışanlarına ödenen yemek, konaklama ve ulaşım giderinin tazmin edilmesini, işlerde gerçekleşen hasarların giderilmesi adına yapılan masrafların ödenmesini, tüm malzeme ve ekipmanların iadesini, ekipmanlara verilen zararların giderilmesini istemiş olduğunu, müvekkili şirket, 13/12/2024 tarihli yazısı ile ...'ın sözleşmeyi imzalamayı reddetmesinin müvekkili şirketi açısından mali zorluklar oluşturduğunu, sözleşmenin imzalanması reddedilse de bu sözleşmede belirlenen şartlara uygun olarak çalışmaya başladığını ve dolayısıyla sözleşmeyi ve hükümlerini fiili olarak kabul ettiğini, öyle ki bu sözleşme kapsamında 1 nolu hakedişi gerçekleştirdiğini, bu hakedişten sonra başka hiç hakediş gerçekleştiremediğini, kendilerine fazlaca avans ödenmesine rağmen işveren olarak işçilerin maaşlarının ve SGK vergi primlerinin ödenmesine ilişkin yükümlülüklerini ihlal ettiğini belirterek sözleşme kapsamında yükümlü oldukları işleri teslim etmelerini, avans borcunun iadesini, SGK borcunun ödenmesini, doğrulanan hakediş tutarlarına ilişkin belgelerin imzalanmasını ve müvekkili şirketin zararlarının ödenmesini talep ettiğini, ...'ın sözleşme kapsamında üstlendiği borcu yerine getirmeyişi sebebiyle müvekkili şirketi tarafından 21/03/2025 tarihli ihtarname ile ...No'lu sözleşmeden dönülmüş olduğunu, taraflarınca Mersin Arabuluculuk Bürosuna zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ve davalı tarafın yetki itirazı kapsamında yetkili arabuluculuk bürosunun ... 1. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ... Arabuluculuk Bürosu olduğuna karar verilmiş olduğunu bunun üzerine taraflarınca ... Arabuluculuk Merkezi nezdinde arabulucuuk yoluna başvurulduğunu ancak arabuluculuk süreci anlaşamama ile sona ermiş olduğunu belirterek, ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüyle, mümkünse teminatsız, mümkün değilse teminat yatırmak suretiyle, dava sonuna kadar davalının banka hesapları dahil taşınır, taşınmaz mallarıyla, üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulması adına ihtiyati haciz mahiyetinde ihtiyati tedbire, fazlaya ilişkin haklar saklı tutulmak kaydıyla şimdilik, avans iadesi için dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduatlara fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte 1000,00-USD, çek ödemelerinin iadesi için dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte 1000,00-TL, ...tarafından Müvekkil Şirket'in ekipman ve malzemelerine verilen hasarlar ve tamirat için yapılan ödemeler için dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduatlara fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte 100,00-USD, konaklama, yemek ve ulaşım masrafları için dava tarihinden itibaren işleyecek bankalarca mevduatlara fiilen uygulanan en yüksek mevduat faizi ile birlikte 1000,00-USD, damga vergisi tutarı için dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiz oranı ile birlikte 1000-TL'nin davalıdan tahsilini, davalarının kabulüne, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE: Somut olayda, taraflar arasında eser sözleşmesi bulunduğu, bu kapsamda önce ... tarihli ... No'lu sözleşme, sonrasında 12/12/2023 tarihli ... no'lu sözleşme imzalanmış olduğu, bu sözleşmenin de bedel limitinin dolması nedeniyle davaya konu ... No'lu sözleşmenin oluşturulduğu, davacının imzaladığı, davalının ise imzalamamasına rağmen bu sözleşmeye göre hakediş talep ettiği fatura düzenlediği, davacının iş bu dava ile bu sözleşmeden dönme iradesini kullanarak yapılan avans ödemelerinin ve davalı çalışanlarına yapılan masrafların iadesi ile verilen zararın tazminini talep ettiği anlaşılmaktadır. Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, davacı ... projesi kapsamında alt yüklenici firma olup, davalı ile ... projesi kapsamında bulunan bir takım inşaat ve montaj işlemlerinin gerçekleştirilmesi hususunda sözleşme akdedildiği anlaşılmaktadır. ... 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin... Esas-...kararı ile " ... sözleşme hükümleri incelendiğinde anlaşmazlıkların çözümü başlıklı kısımda "sözleşmeden doğan veya onunla ilgili herhangi bir ihtilaf, uyuşmazlık, ayrılık veya talep... Mahkemeleri (...) ve icra Müdürlükleri tarafından çözümlenecektir." şeklinde hüküm içerdiği, denilmek sureti ile sözleşmedeki yetki şartı gözetildiğinde kesin yetki kuralı gereği davaya İstanbul Asliye Ticaret Mahkemesi'nin bakmaya yetkili olduğu anlaşılmakla HMK'nin 17,19, 114/1-ç ve 115 maddeleri hükmü gereğince kesin yetkiye ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle açılan davanın usulden reddine ve Mahkememizin yetkisizliğine ..." şeklinde oluşturulan gerekçe ile yetkisizlik kararı verilmiştir. Öncelikle, mahkememizin yetkili mahkeme olup olmadığı noktasında, hatta bu husustan da önce aslında ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen yetkisizlik kararının mahkememizi bağlayıcı nitelikte olup olmadığının tartışılması zorunludur. Eldeki dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacak davası olup, mahkemenin yetkisi kamu düzenine ilişkin değildir ve kesin yetki durumu bulunmamaktadır. Bilindiği üzere, yetkinin kamu düzeninden ve kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir. (HMK 19/1). Nitekim, yetkinin kesin olduğu hâllerde, mahkemenin yetkili bulunması dava şartıdır. (HMK 114-1-ç). Ancak, somut olaydaki gibi yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, davalı tarafından cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan davalı, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz. (HMK 119/2.). Ne var ki, ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesinde yetki sözleşmesi yapılmasının "kesin yetki" hallerinden biri olduğunu kabul ederek resen yetkisizlik kararı vermiştir. Halbuki, yetki sözleşmesi "kesin yetki" hallerinden biri değildir. Bu çerçevede, mahkemece resen yetkisizlik kararı verilemez. Bilakis, yetki sözleşmesi kesin yetki hallerinden / kuralı olmadığından davalı tarafından cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde ve ilk itiraz olarak ileri sürülmesi zorunludur. Somut olayda, dava dilekçesi dahi davalıya tebliğ edilmeden hukuka aykırı şekilde resen yetkisizlik kararı verilmiştir. 6100 s. HMK 19.maddesine ve açık hükmüne muhalefet edilerek verilen yetkisizlik kararı mahkememiz açısından bağlayıcı nitelikte değildir. Kaldı ki, yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme (emredici yasa hükmü uyarınca) yetkili hâle gelir. (HMK 19/4). O halde, dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden, taraf teşkili dahi sağlanmadan, davalının yasal süre içerisinde cevap dilekçesi sunup sunmayacağı beklenmeden, yasal süre içinde cevap dilekçesi sunulması halinde ise davalının yetki ilk itirazında bulunup bulunmayacağı dahi belirlenmeden, dosya üzerinden ve sanki kesin yetki hali / dava şartı varmışcasına, davalının cevap dilekçesinin ve yetki ilk itirazının bulunmadığı ayrıca kesin yetki halinin bulunmadığı davada, resen yetkisizlik kararı verilemez. Bu durum, Anayasanın 37. maddesinde düzenlenen "Hiç kimse kanunen tabi olduğu mahkemeden başka bir merci önüne çıkarılamaz" hükmüne, kamu düzenine ve hasılı doğal hakim güvencesine de açık aykırılık teşkil etmektedir. Yasal düzenlemelere bakıldığında: 6100 sayılı Kanun'un “Yetki sözleşmesi” başlıklı 17 nci maddesi şöyledir:“Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” 6100 sayılı Kanun'un “Yetki sözleşmesinin geçerlilik şartları” başlıklı 18 inci maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir: “(1) Tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edemeyecekleri konular ile kesin yetki hâllerinde, yetki sözleşmesi yapılamaz. (2) Yetki sözleşmesinin geçerli olabilmesi için yazılı olarak yapılması, uyuşmazlığın kaynaklandığı hukuki ilişkinin belirli veya belirlenebilir olması ve yetkili kılınan mahkeme veya mahkemelerin gösterilmesi şarttır. ” 6100 sayılı Kanun'un “Yetki itirazının ileri sürülmesi” başlıklı 19 uncu maddesinin dördüncü fıkrası şöyledir: “Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.” hükümlerini ihtiva etmektedir. Yargı uygulamasına bakıldığında; Yargıtay 5. Hukuk Dairesi ... E. ... K. sayılı ilamında: "Dosya kapsamından taraflar arasındaki uyuşmazlıkta kesin yetki durumu bulunmadığı ve davalı tarafça cevap dilekçesi ile birlikte yetki itirazında bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkeme belirlenmiş olsa dahi yetki itirazı, bir ilk itiraz olarak ileri sürülebilir; mahkeme yetkisizliğini kendiliğinden (re'sen) nazara alamaz. Bu durumda uyuşmazlığın, davanın ilk açıldığı Susurluk Sulh Hukuk Mahkemesince sonuçlandırılması gerekmektedir." Yargıtay 5. Hukuk Dairesi ...E. ... K. sayılı ilamında: "Taraflar.. bir yetki şartı veya ayrı bir yetki sözleşmesi ile başka bir yer mahkemesinin yetkili olduğunu kararlaştırabilirler. Tacirler ve kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilir. 6100 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin 2 inci bendine göre yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi, birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmayacaktır. Mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek haller, dava şartı olan, kesin yetki halleridir. 6100 sayılı Kanun'un 18 inci maddesi kesin yetkinin olduğu hallerde tarafların yetki sözleşmesi yapamayacaklarını açıkca düzenlemiştir. Bu nedenle yetki sözleşmesi kesin yetkinin olduğu hallerde yapılamaz. Yetki sözleşmesinin yapılmış olması da resen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden değildir. ...Dosya kapsamından taraflar arasındaki uyuşmazlıkta kesin yetki durumu bulunmadığı ve davalı taraflarca cevap dilekçesi ile birlikte yetki itirazında bulunulmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki sözleşmede yetkili mahkeme belirlenmiş olsa dahi yetki itirazı, bir ilk itiraz olarak ileri sürülebilir; mahkeme yetkisizliğini kendiliğinden (re'sen) nazara alamaz. Bu durumda uyuşmazlığın, davanın ilk açıldığı Karşıyaka 3. Sulh Hukuk Mahkemesince sonuçlandırılması gerekmektedir." Yargıtay 5. Hukuk Dairesi ... E. ...K. sayılı ilamında: "Mahkemece re'sen yetkisizlik kararı verilebilecek haller, dava şartı olan, kesin yetki halleridir. HMK'nın 18. maddesi kesin yetkinin olduğu hallerde tarafların yetki sözleşmesi yapamayacaklarını açıkca düzenlemiştir. Bu nedenle yetki sözleşmesi kesin yetkinin olduğu hallerde yapılamaz. Yetki sözleşmesinin yapılmış olması da resen yetkisizlik kararı verilebilecek hallerden değildir. (Y. 11. HD ... E. -... K.) Somut olayda, davanın davalıya sipariş edilen malların bedeline karşılık verildiği iddia edilen çekler karşılığı mal teslim edilmediği iddiası ile açılan menfi tespit davası olduğu, kesin yetki durumu bulunmadığı ve taraflar yetki itirazı ileri sürmediğinden, davanın ilk açıldığı Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi yetkili hale gelmiştir. Bu durumda uyuşmazlığın, davanın ilk açıldığı Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesince görülüp çözümlenmesi gerekmektedir." şeklindedir. Hem anılan Yasal düzenlemeler hem de konuya ilişkin yerleşik (merci tayini) içtihatlar uyarınca, her ne kadar ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinde yer alan yetki şartı düzenlemesinin "kesin yetki" olduğu kanaatiyle dosya üzerinden ve resen yetkisizlik kararı ile dosya mahkememize gönderilmiş ise de; Yetki sözleşmesinin geçerli olduğu hallerde tarafların ancak yetki sözleşmesiyle kararlaştırılan mahkemede dava açabilecekleri, bu şekilde yetkili kılınan mahkemenin yetkisinin münhasır yetki olduğunun doktrin ve yargı kararlarıyla belirtildiği, münhasır yetki ile kesin yetkinin aynı anlama gelmediği, münhasır yetkili mahkemeden farklı bir mahkemede dava açılması halinde bu durumun mahkemece resen dikkate alınamayacağı, cevap dilekçesinde usulüne uygun ileri sürülmüş yetki itirazı bulunmadıkça resen yetkisizlik kararı verilemeyeceği, somut olayda taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesinde yetki şartı ile yetkili mahkemeyi belirledikleri, uyuşmazlığın temeli itibariyle mahkemenin yetkisinin resen nazara alınacak kesin yetki hallerinden olmadığı, başka bir anlatımla davalı tarafından cevap dilekçesinde usulüne uygun şekilde ileri sürülmüş bir yetki itirazının bulunması gerektiği, ancak eldeki dava dosyasında dava dilekçesinin davalıya tebliğ edilmediği, davalının cevap dilekçesi dahi sunmadığı, mahkemece aslında kesin yetki hali olmamasına rağmen dosya üzerinden 6100 s. HMK 17.maddesinin kesin yetki hali kabul edilerek resen yetkisizlik kararı verildiği, hasılı ... 4. Asliye Ticaret Mahkemesine davalı tarafıdndan yasal süre içerisinde sunulmuş yetki itirazı bulunmadığından ve mahkemece resen yetkisizlik kararı verilemeyeceğinden gerekçesiyle karşı yetkisizlik kararı verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Yetki şartının / sözleşmesinin kesin yetki hallerinden olmaması, kesin yetki kuralı olmadığından resen yetkisizlik kararı verilememesi ve davalının usulüne uygun şekilde ileri sürülmüş bir yetki itirazı da bulunmaması karşısında Mahkememizin KARŞI YETKİSİZLİĞİNE, 2-Davanın usulden Reddine, 3-Yetkili mahkemenin davanın ilk açıldığı .... 4. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine, 4-... 4.Asliye Ticaret Mahkemesinin ...Esas-... karar sayılı dosyası üzerinden verilen yetkisizlik kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olması, Mahkememizce verilen yetkisizlik kararının da istinaf edilmeksizin kesinleşmiş olması halinde olumsuz yetki uyuşmazlığı meydana geleceğinden Mahkememiz kararının istinaf edilmeksizin kesinleşmesi halinde olumsuz yetki uyuşmazlığı konusunda dava dosyasının karar kesinleştikten sonra re'sen İstanbul Bölge Adliye Mah. 37. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 3-HMK'nın 331/2 maddesi uyarınca harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ve ihtiyati tedbir talebinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, Dair, tarafların yokluğunda, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinden karar verildi. 15/10/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/728, K. 2025/792, T. 15.10.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2025-728-e-2025-792-k-1de7489c71bb