İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/112 E. 2025/325 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/112
Karar No
2025/325
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/112 Esas KARAR NO : 2025/325 DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 15/02/2023 KARAR TARİHİ : 10/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekilinin 29/09/2021 tarihli dilekçesi ile özetle ; Davacı şirketin, müşterilerine yatırım ve yatırım danışmanlığı hizmeti sunan ülkemizin en köklü aracı kurumlardan biri olarak 1976 tarihinden beri ... (“...) ve ikincil Mevzuatına tabi olarak işlemlerini yürütmekte olduğunu, aracı kurum olarak davacı şirket, sermaye piyasasında kullanılan araçların ihracına veya halka arz yoluyla satışına aracılık etmekte, piyasa ile yatırımcı arasında köprü görevini üstlenmekte olduğunu, davalı ..., davacı şirektin ...'da aracılık ettiği işlemler ile ilgili kendisine ait ... hesabından yaptığı paylaşımda “...” şeklindeki paylaşımın manipülatif, mesnetsiz, yanlış bilgilerle davacı şirketi hedef gösteren, toplumu kurum ve sektör aleyhine yönlendiren ve güven ortamım bozan nitelikte ifadeler içermekte olup davacı şirketin ticari itibarına zarar vermekte olduğunu, şüphelinin bu söylemi, davacının hem mevcut hem de potansiyel müşterileri ile arasında bir güvensizlik ortamı oluşturduğunu, davacı şirketin ... A.Ş. Nezdinde kendisinin bizzat gerçekleştirdiği bir satış söz konusu olmadığını, bir aracı kurum olarak yatırımcı müşterilerinin al-sat emirlerini piyasaya iletmekle yükümlü olduğunu, şirketin müşterileri de sadece SPKn ve ikincil mevzuatın izin verdiği çerçevedeki işlemleri serbestçe gerçekleştirebilmekte olduğunu, müşterilerinin yaptığı işlemler üzerinde herhangi bir etkisi bulunmadığını, müşteriler, kendi iradeleri ile işlem yapmakta olduğu, şirketin müşterilerin verdiği al-sat emirlerini piyasaya iletmekte ve yatırım işlemlerinin yapılmasına aracı olduğunu, söz konusu paylaşımda yer alan iddiaların kasten davacı şirketin ticari ve ekonomik itibarını zedelemeye yönelik olduğunu, davacı şirketin elim deprem faciasının yaşandığı geceyi takip eden 06.02.2023 ve 07.02.2023 günü, tıpkı diğer aracı kurumlar gibi müşterilerinin piyasadaki işlemlerine aracılık faaliyetini sürdürmüş olduğunu, ... platformunda çok etkileşim alan davalı tarafından yine aynı platform üzerinden kötülenmiş ve borsa geçici olarak durdurulana kadar, yapmış olduğunu satışlarla borsayı etkilemek ve manipülasyon yapmakla itham edildiği, borsanın söz konusu günlerde kapanmamasının şirketin sorumluluğunda/yetki alanında olmadığı şirket, istese de müşterilerinin işlem yapmasını engelleyememekte olduğunu, aynı gün tüm aracı kurumların faaliyetlerine devam etmiş olmakla birlikte davalı yalnızca davacı şirketin faaliyetlerini sürdürmesini borsayı manipüle etmek olarak algıladığını, salt siyasi kaygılarla gündemi meşgul eden asıl davalının kendisi olduğunu, davalının söz konusu paylaşımları dolayısıyla 03.02.2023- ... tarihleri arasında davacı şirketin marka algısına zarar verildiğini, davalının beyanı bir bütün olarak haksız rekabet hallerini düzenleyen TTK'NIN 55/1/A-1 maddesi kapsamında yer almakta ve haksız rekabet teşkil etmekte olduğunu, kötüleme yoluyla haksız rekabette, doğrudan mağdura yönelik bir hareket yer almamakta, dürüstlük kurallarına aykırı davranılarak, mağdurun dışında yer alan kişilere, mağdurla ilgili yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici bilgiler verilerek bu kişilerin mağdur hakkında yanlış kanaat edinmeleri sağlanarak mağdur kötülenmekte olduğunu, bu haksız rekabet türünde; konu, mağdur veya onun ticari işletmesi ya da buna dâhil değerler, muhatap ise; mağdurun müşterileri olduğunu, davacı şirketin hem müşterileri hem de ticari ortaklıkları nezdinde bu tarz manipülatif ifadelerle kötülenmesi bir yana, halihazırdaki müşteriler, bu olumsuz beyan ve ardından gelen etkileşimle birlikte Müvekkil Şirketteki hesaplarını kapatacaklarını, hatta Yatırım Finansman'da hesabı olan herkesin aynı şekilde hesaplarını kapamaları gerektiği ile ilgili ... üzerinden #... etiketiyle paylaşım başlatmış oldukları, davalının beyanını referans alan çevreler bakımından, bu yanlış ve gerçeğe aykırı beyanın davacı şirketin ekonomik faaliyetleri sırasında kazandığı saygınlığını ve ekonomik itibarını tamamen zedelediğini, bu doğrultuda yapılan çokça olumsuz yorumların bulunduğunu, bir kısım Müşterinin salt bu etkileşim dolayısıyla hesaplarını kapattığını, ayrıca bunun davacı şirketin rakiplerini öne çıkarmak suretiyle de haksız rekabet teşkil ettiğini, haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, mesleki itibarı, ticari faaliyetleri ve diğer ekonomik menfaatleri zarar gören davacı şirketin uğramış olduğu veya uğrayacağı maddi zararların tazmin edilmesi gerektiğini, davalının eyleminin TTK'nın 55/1/a-1 maddesi kapsamında haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, men'ine ve ref'ine, ilamın ulusal gazetede ilanına, davacı şirketin uğradığı zarar nedeniyle şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile ticari itibarının zedelenmesi sebebiyle 10.000,00 manevi tazminatın olay gününden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle ; Yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, görevli mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, Arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, dava konusu olay; davacı, müvekkilin ... hesabından yaptığı paylaşım nedeniyle, kendisine yönelik haksız rekabet eyleminin gerçekleştiği iddiasıyla eldeki davayı açtığını, davanın TTK” nun 55. Maddesiyle hiçbir ilgisi olmadığını, işin ticari iş olmadığını, olayda TBK” nun 57. maddesinin uygulanması söz konusu edilebileceğini, davaya bakmakla görevli ve yetkili mahkemenin ... Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, arabuluculuk şartının yerine getirilmediğini, HMK' nun 114. maddesi gereğince davanın reddi gerektiği, esasa ilişkin ... de kullanılan sözcüklerin ttk'nun 56-1-a-1 maddesinde belirtildiği şekilde bir kötüleme teşkil etmediğini ve dürüstlük kuralına aykırı olmadığı anlaşıldığından davanın reddi gerektiğini, davalının tacir olmadığı gibi, davacı şirketin yaptığı işi de yapmadığını, şirketi kötüleyerek haksız kazanç temini peşinde olmadığını, davacının mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemediğini, davalının siyasi bir kişilik olduğu, ... Belediye Başkanlığı yapmış, Milletvekili olarak Milletti temsil etmiş bir siyasetçi olduğunu, davacı şirketin, ... Bankası' na bağlı bir kuruluşu olduğunu, ..., ... Bankası' nın yönetim kurulu üyelerinin birçoğunu atamakta olduğunu, müvekkilinin ... genel başkanı ...'na cevaplandırması için birtakım sualler sormuş, eleştiride bulunmuş olduğunu, sorduğu suallerde ne şirketi kötülemiş ve ne de böyle bir amaç gütmüş olduğunu, kamuoyunun ve kendisinin bilgilendirilmesini talep ettiğini, ... hesabından yapmış olduğu paylaşımda, “Ortada ... bankası ile yatırım finansın borsada büyük satışlar yaptığı iddiası var. Biliyorsunuz ... bankası yönetiminde ... var. ... bankası deprem başlangıcından ... yasaklayıncaya kadar yaptığı satışları açıklasın. SPK spekülasyon var mı araştırsın.” demiş olduğunu, şirketin borsada satışlar yapıp yapmadığının araştırılmasını istediği, gerek mal ve hizmetlerde ve gerekse borsada deprem sonrasında çok büyük spekülasyonlar yapılmış, satışlar" gerçekleştirilmiş, bunun üzerine ... borsada satış yapılmasını yasaklamış olduğunu, buna İş Bankası'nın, davacı şirketin ve ...” nin sebep olup olmadığını araştırmak her Türk Vatandaşının görevi olduğunu, burada şirket adı nın belirtilmediğini, borsada finans yatırımı yapan birçok şirket olduğunu, Cumhurbaşkanlığının yayınladığı kararname üzerine ..., 08.02.2023 tarihinden 14.02.2023 tarihine kadar satış yapılmasını yasaklayarak durumu Kamuoyu Aydınlatma Platformuna bildirdiğini, Kahramanmaraş merkezli depremin olduğu 06.02.2023 tarihi ile borsanın kapatıldığı 08.02.2023 tarihine kadar yatırım finansman menkul değerler anonim şirketi ne kadar hisse satışına aracılık yaptığını ve kendisi ne kadar hisse sattığını, bu hususun ...'dan sorulmasına karar verilmesini, iyi niyet kurallarına aykırılık bulunmadığını, haksız rekabetin meydana gelebilmesi için iktisadi bir menfaatin ihlal edilmiş olmasının şart olduğunu, davalı ile davacının aynı işi yapmadığını, sırf eleştiri hakkını kullanmış olduğunu, Sermaye Piyasası Kurulu ...tarih ve...sayılı bülteni yayınlamış olduğunu, Kurul Karar Organı'nın ... tarih ve ...sayılı Kararı Uyarınca Yapılan Duyuru ve bu bültenin yayınlanmasında davacı şirketin ne kadar etkisi olduğunu, yasaklanan 8 şirket arasında davacı şirketin olup olmadığını, bu hususların sermaye piyasası kurulundan sorulması gerektiğini, somut olayda davacılar vekili, haksız rekabetin önlenmesi ve sonuçlarıyla beraber ortadan kaldırılması yanı sıra maddi ve manevi tazminat istemlerinde de bulunmuş olduğunu, davacının uğradığı zararı kanıtlaması gerektiğini, davacılar vekili, maddi zarar bakımından davalının pazar payının düştüğünü de belirtmiş ise de yoğunluklu olarak davalı tarafın elde ettiği menfaate dikkat çekerek tazminat isteminde bulunmuş olunduğunu, davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan hesap bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapora itibar edilerek maddi tazminata hükmedilmiş olması gerektiğini, Anayasa” nın 25. Maddesinde, "Düşünce ve Kanaat Hürriyeti” alt başlığı altında “Herkes, düşünce ve kanaat hürriyetine sahiptir. Her ne sebep ve amaçla olursa olsun kimse, düşünce ve kanaatlerini açıklamaya zorlanamaz; düşünce kanaatleri sebebiyle kınanamaz ve suçlanamaz.” denilmiş olduğunu, özetle davalının yapmış olduğu paylaşımda davalı şirketin kötülenmediği, iyi niyet kurallarına aykırılığın bulunmadığını, davalının eleştiri ve bilgi edinme hakkını kullandığını, ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir. DELLİLER VE GEREKÇE: Dava, TTK 54 vd. Maddelerinde düzenlenen haksız rekabetin tespiti önlenmesi ile birlikte açılan maddi ve manevi tazminat davasıdır. Tebligatlar usulüne uygun yapılmış olup, Somera tarafından yapılan sosyal medya analiz raporu, Davalının beyanları akabinde davacı şirkette hesabını kapayan kişileri gösterir liste, Davalının beyanları akabinde sosyal medyada davacı şirkete yönelen olumsuz paylaşımlar, Cevap Dilekçesi, Bilirkişi Raporu v.s her türlü yasal delil dosya arasına alınmıştır. Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi ...'ndan alınan 24/09/2023 tarihli heyet raporunda özetle ; Davalı ...'in ... tarihi ile ... Platformunda paylaşmış olduğu twitlerin davacı aracı kurum faaliyeti üzerindeki etkisi davacı aracı kurumun MART ayı işlem hacminin ... işlem hacminden olumsuz ayrışmasının sebebi olarak davalının ... sosyal platformunda yapmış olduğunu ve bizzat davacı aracı kurumun “...” adını kullanarak gerçekleştirdiği paylaşımlar olduğunu, bu paylaşımların aracı kurum itibarını kötü etkilediğini, davacı aracı kurumun faaliyetleri hakkında 3. Kişiler nezdinde olumsuz intiba yaratarak davacı aracı kurumun içinde bulunduğu piyasayı aracı kurum aleyhine etkilediğini ve müşteri kaybı ile rakiplerine nazaran marka algısına zarar verdiğini, dava dosyası muhteviyatına davacı aracı kurum tarafından sunulan ... çalışması sonucunda, şirketin marka algısının olumsuz etkilendiğini, bu olumsuzluğun en çok twitter üzerinden yapılan paylaşımlar sebebiyle gerçekleştiğini ve şirketin mevcut müşterileri ile yatırım yapmak isteyen potansiyel müşterileri nezdinde olumsuzluk oluşturduğunu, tüm bunların ise şirket marka değerini olumsuz etkilediğini, anlaşılmakla birlikte bu çalışmanın takdiri Sayın Mahkemeye ait olduğu tespit ve rapor edilmiştir. Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi ...'ndan alınan 23/07/2024 tarihli heyet ek raporunda özetle ; Dava dosyası muhteviyatında yeni eklenen belge ve bilgiler kapsamında KÖK raporumuzda ulaşılan tespit ve kanaatlerimizi değiştirecek bir husus bulunmadığını, Sayın Mahkemece ayrıca istenen, davalının twitter açıklamalarından sonra davacı şirketin mali açıdan ne derecede etkilenmiş olduğunun sayısal anlamda tespitinde ise tweetler sebebi ile davacı aracı kurumun Şubat 2023 ayı işlem hacminde yaşanan 87.792.212.000 TL'lik azalış karşılığında “binde1” komisyon oranı ile toplam 87.792.212 TL komisyon gelirinden mahrum kaldığı belirlendiğini, müşteri kaybının Şubat 2023 ayında 785 adet olduğu tespit edilmekle birlikte, müşterinin geri kazanım maliyetinin hesaplanması aracı kurumun müşteri kazanımı için yapmış olduğu pazarlama, verdiği iş gücü ve harcadığı zaman ile değerlendirilmesi söz konu olduğunu, aracı kurumun ...'nda (...) yayınlamış olduğu 31 Mart 2023 dönemine ilişkin Bağımsız Denetim Raporunda Pazarlama Giderleri 7.166.703 TL olarak tespit edildiğini, buna göre davacı aracı kurumun 785 müşteriyi geri kazanım için yapacağı pazarlama payı 1.266.230,44 TL olarak hesaplandığını, marka oeğeri kaybına ilişkin hesaplama uzmanlık alanı dışında oldukları tespit ve rapor edilmiştir. Dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bilirkişi ...'ndan alınan 03/11/2024 tarihli heyet ikinci ek raporunda özetle ; Tüm bunlar bağlamında davalı vekilince KÖK ve 1. Ek Raporuna itiraz edilen tüm hususlar ilgili raporlarda detayları ile açıklandığını ve 2. Ek raporuna konu edilen her bir aracı kurum bazında değerlendirme ayrıca yapıldığını kök ve 1. Ek rapor sonucunu değiştirecek bir tespit ve kanaati bulunmadıkları tespit ve rapor edilmiştir. Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda yapılan yargılama, toplanan deliller, dava dilekçesi, cevap dilekçesi, aşamalarda aldırılan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı ile yapılan değerlendirmede; Dava, haksız rekabetin tespiti, men'i, ref'i, maddi ve manevi tazminat ile TTK.59. maddesi uyarınca kararın ilanı istemlerine ilişkindir. 6102 sayılı TTK' nun 54 ve devamı maddeleri ile haksız rekabet düzenlenmiş, 54. maddede "(1) Haksız rekabete ilişkin bu kısım hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. (2) Rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır," hükmüne yer verilmiştir. Aynı yasanın 55. Maddesi uyarınca da dürüstlük kuralına aykırı davranışlar ve ticari uygulamalar belirtilmiştir. Yasanın 56. Maddesinde haksız rekabet nedeniyle zarar gören veya zarar görme tehlikesi ile karşılaşanın açabileceği davalara yer verilmiştir. 6102 sayılı TTK’nin 55/(1)-a-1 maddesi gereğince; “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabet olarak düzenlenmiştir. Buradaki “kötüleme” kavramı, genel bir ifade ile bir kişinin ticari hayatı hakkında olumsuz intiba yaratılmasını ifade etmektedir. "Kötüleme yoluyla haksız rekabette, doğrudan mağdura yönelik bir hareket yer almamakta, dürüstlük kurallarına aykırı davranılarak, mağdurun dışında yer alan kişilere, mağdurla ilgili yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici bilgiler verilerek bu kişilerin mağdur hakkında yanlış kanaat edinmeleri sağlanarak mağdur kötülenmektedir. Bu haksız rekabet türünde, konu mağdur veya onun ticari işletmesi ya da buna dâhil değerler, muhatap ise mağdurun müşterileridir. 6102 sayılı TTK’nin 55/(1)-a-1 maddesi anlamında kötülemeden bahsedilebilmesi için ortada sözlü, yazılı veya resimli şekilde bir açıklama (beyan) olmalıdır. Kötülemenin haksız rekabet olarak nitelendirilebilmesi için öncelikle bir açıklamanın (beyanın) olması; bu açıklamanın başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında olması; nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir. Gereksiz yere incitici beyan ise içeriği doğru olmakla birlikte ölçüsüz bir şekilde ve amacını aşarak kişi, faaliyetleri, iş ürünleri vb. hakkında olumsuz intiba yaratan açıklamalardır (Suluk, Cahit/Karasu, Rauf/Nal, Temel: Fikri Mülkiyet Hukuku, 2017, s. 428.). Öte yandan gereksiz yere incitici beyanlar, amacını aşan değer yargıları ifade etmektedir. Amacın aşılmasıyla birlikte gerçek dahi olsa açıklamalar, gerçek dışı veya gerçeğe uymayan, gerçekle bağdaşmayan veya gerçeğe ters hâle gelmektedir. Zira burada gerçek olmasına rağmen açıklama amacını aşan bir durum ortaya çıktığından bu açıklama (beyan) gereksiz yere incitici olmaktadır. Örneğin bir kişinin “taklit” ve “korsan” mal ürettiğini anlatan ifadeler; tüketiciyi uyarmanın ötesinde, somut olayın özelliğine göre teamülün kabul ettiği toleransı aşması durumunda gereksiz yere incitici bir nitelik ve amaç taşımaktadır. (Yargıtay HGKnun 20.04.1994 tarihli ve 1993/11-965 E., 1994/252 K. sayılı kararı). Başka bir deyişle somut olayın özelliklerine göre genel olarak toplumda ve özellikle hedef alınan muhatabın algılama seviyesi dikkate alındığında gerçek dahi olsa teamülün kabul ettiği tolerans sınırı aşılması halinde açıklama; 6102 sayılı TTK’nin 55/(1)-a-1 maddesi gereğince haksız rekabet teşkil edecektir. Hemen belirtilmesi gerekir ki, bir açıklamanın “yanlış” olup olmadığı tespit edilirken yegâne ölçüt gerçekle bağdaşıp bağdaşmadığı iken, “yanıltıcı” olup olmadığı veya “gereksiz yere incitici” olup olmadığı tespit edilirken kullanılacak ölçüt açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabıdır. Başka bir deyişle açıklama hangi kişi grubuna yapılıyor ise o kişi grubuna mensup orta yetenekteki bir kişinin açıklamayı algılama biçimi esas alınacaktır. Dolayısıyla bir açıklamanın belirli kişi veya kişiler tarafından ne şekilde algılandığı değil, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabının algılama şekli önemlidir." (Yargıtay HGK nun ... esas ... karar sayılı ilamı) Davalı twitter hesabında; “...” şeklinde paylaşımda bulunduğu, bu açıklamalarının haksız rekabet oluşturduğu bilirkişi raporu ile sabittir. Davalı tarafından davaya konu ve yukarıda belirtilen açıklamalarında kullanılan söz ve açıklamaların yapıldığı zaman da dikkate alındığında TTK'nın 56 ve 57. maddesinde belirtildiği şekilde haksız rekabet oluşturduğu anlaşılmaktadır. Türk Borçlar Kanunu’ nun 58. maddesi hükmüne göre hakimin özel durumları göz önünde tutarak hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru gerçekleştirecek ve tazminata benzer bir fonksiyonu da olan özgün bir nitelik taşır. Manevi tazminat bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. Zarar görenin zenginleşmemesi, zarar sorumlusunun da fakirleşmemesi gerekmektedir. (Yargıtay 11. HD. ... E., ... K.) Somut olayda, tarafların ticari durumları, faaliyette bulundukları sektör, söz konusu sektörde faaliyet gösteren şirket sayısı, ticari gelirleri ile haksız rekabet nedeniyle davacının uğradığı manevi zarar dikkate alındığında davacının manevi tazminat talebinin kabulüne karar verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın KABULÜ ile, davalıya ait ... isimli twitter hesabı üzerinden davalının gerçekleştirmiş olduğu eylemlerin TTK 55/1.a.1, 56. maddesi hükmü uyarınca haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, davalının haksız rekabet teşkil eden bu site üzerindeki eylemlerinden men'ine ve Ref'ine 2-10.000,00-TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 3-Haksız rekabete ilişkin karar özetininin TTK 59 uyarınca karar kesinleştiğinde tüm Türkiye de yayınlanan trajı en yüksek 3 büyük gazetede masrafı davalıya ait olmak üzere 1 defaya mahsus ilanına, 4-10.000,00-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, 5-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.366,20-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 341,55-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.024,65-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, 6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T (Madde-13) göre hesaplanan 20.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davacı tarafından yapılan; 341,55-TL Peşin/nisbi Harcı, 21.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 174,00-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 21.515,55TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Dosyada kullanılmayan bakiye gider avansının HMK.’nın 333. ve HMK. yönetmeliğinin 47/1. maddeleri uyarınca karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa ödenmesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, 5235 sayılı Kanun'un 33-(1), 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-(1) ve devamı maddeleri uyarınca, gerekçeli kararın usulen taraflardan her birine tebliğinden itibaren iki haftalık yasal süre dahilinde, Mahkememize dilekçe ile başvurmak suretiyle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.10/04/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/112, K. 2025/325, T. 10.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-10-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-112-e-2025-325-k-097d904b35e3