İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2024/117 E. 2025/272 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/117
Karar No
2025/272
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2024/117 Esas KARAR NO :2025/272 DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:20/02/2024 KARAR TARİHİ:15/04/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket aleyhine, müvekkili ile ticari ilişkisi olduğu için taraflar arasında alım-satım ilişkisinden kaynaklanan ve tanzim edilen faturanın 27.372,00 EUR bedelli borçlarının tahsili amacıyla .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, Başlatılan ilamsız icra takibinde ödeme emrinin usulüne uygun şekilde tebliğ edildiğini, Davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takibin durdurulduğunu, haksız, kötüniyetli ve mesnetsiz olarak yapılan itirazın iptalinin gerektiğini, Davalı şirket ile müvekkili şirket arasındaki ticari iş ilişkisi çerçevesinde malların 03.12.2021 tarihli ... nolu irsaliye ile teslim ettiğini, buna istinaden müvekkili şirketin, 25.10.2023 tarihli ... nolu faturayı süresi içerisinde düzenlediğini ve davalıya gönderdiğini, davalı şirket tarafından borcun ödenmesi gerekirken bugüne kadar müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, bunun üzerine davalı hakkında .... İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyasıyla faturaya dayalı olarak 27.372,00 EUR asıl alacak (1 EUR= 31.5194 TL Harca Esas Değer: 862.749,01 TL) toplamının tahsili amacıyla genel haciz yoluyla takip yapıldığını, davalının 06.12.2023 tarihinde borca itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı şirketin, davaya konu malları hala kullanmakta olduğunu, tanzim edilen faturanın tahsiline ilişkin açılan icra takibine alacaklarının sürüncemede bırakmak amacıyla haksız olarak itiraz ettiğini, icra takip dosyasına sunulan fatura ile ilgili herhangi bir açıklama getirmediğini ve ödeme belgesi de sunmadığını, davalının, müvekkiline belirtilen faturadan dolayı borçlu olduğunu, davalı borçlunun, takibe ilişkin yetki itirazında bulunduğunu, Türk Borçlar Kanunu 73. Maddeye göre; para borçları, alacaklının ikametgahında ödenmesi gerektiğinden, alacaklı, para alacağını taraflar arasında ayrıca yetkili bir yer gösterilmiş olmadıkça kendi ikametgahının bulunduğu yerdeki icra dairesinde takip konusu yapabileceğini, buna göre davalının yetkisizlik iddiasının yerinde olmadığını, ticari uyuşmazlıklarda arabuluculuk şartı olması sebebiyle 26.01.2024 tarihinde ...Arabuluculuk Bürosuna 2024/... başvuru numarası ile başvurulmuş olduğunu, yapılan görüşmelerde anlaşma sağlanamadığını, Müvekkilinin, davalının haksız ve dayanaksız itirazı neticesinde zarara uğramış olduğunu, mağduriyetinin giderilmesi amacı ile takip bedelinin %20’sinden az olmamak üzere icra tazminatına hükmolunmasını talep ettiklerini, Tüm bu nedenlerle Davamızın kabulü ile ilgili icra dosyasındaki itirazın iptaline ve icra takibinin devamına, davalının haksız ve kötüniyetle yaptığı itirazı nedeniyle İİK m.67 hükmü kapsamında hükmolunacak alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Takip dayanağı faturanın sistem üzerinden reddedildiğini, 2 yıl sonra düzenlenen faturanın geçerli olmadığını, davacının 2023 yılı öncesinde düzenlediği 7 adet faturanın tamamının ödendiğini, sunulan irsaliye üzerinde müvekkile ait imzanın bulunmadığını, irsaliye üzerinde bulunan ... isimli kişinin müvekkil ile alakasının bulunmadığını, ürünlerin müvekkiline teslim edilmediğini ileri sürerek davanın reddini ve davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dosyaya celp edilen....İcra Dairesinin ... Esas sayı ve 30.11.2023 tarihli takip dosyası incelemesinde Alacaklının ... Ltd., Borçlunun ... A.Ş, alacak tutarının 27.372,00 Euro, açıklamasının “5.10.2023 tarihli, ... nolu fatura 27.372,00 EUR” olduğu görülmüştür. Uyuşmazlığın, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan alacağa ilişkin davacı tarafından.... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı takip borçlusu tarafından yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. Mahkememizin 01/10/2024 tarihli duruşmasının 7 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek 1 mali müşavir bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller kapsamında davacının faturadan kaynaklanan alacak talebinde haklı olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'a tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 29/01/2025 tarihli bilirkişi raporunda özetle; " Yukarıda detaylıca belirttiğim incelemeler ve tespitler sonucunda dava dosyasına konu olan somut olayda tespit edilen durumların yukarıda belirtilen gibi olduğu, bu belirtilen durumlara göre; Sayın Mahkemenizin 01.10.2024 tarihli celsesinin 4 numaralı ara kararında taraf ticari defterlerinin sunulması ya da defter kayıtların incelenebileceği adresin bildirilmesi için 2 haftalık kesin süre verildiği ve aksi halde defter delilinden vazgeçmiş sayılacakları yönünde karar kurulduğu ancak davacının ticari defterlerin bulunduğu adrese ilişkin herhangi bir beyanda bulunmaması nedeniyle davacı nezdinde inceleme yapılamadığı, davalıya ait yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK'nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK'nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde alındığı ve dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Takibe konu davacının davalı adına düzenlediği 25.10.2023 tarihli 27.372,00 Euro karşılığı 814.317,00 TL tutarlı e-fatura davalıya 25.10.2023 tarihinde e-fatura sistemi aracılığıyla teslim edildiği, davalının ise ilgili faturayı 8 günlük süre dahilinde 25.10.2023 tarihinde e-fatura sistemi üzerinden reddettiği, Dava dilekçesi ekinde sunulu 03.12.2021 tarih ... numaralı üzerinde “İrsaliyesi” ibaresi bulunan dava dışı ...Malz. Ltd.Şti tarafından davacı adına düzenlenen belgede, takip konusu ürünlerin ... isimli kişiye yine dava dışı ...firması tarafından teslim edildiği, hususunun belirtildiği, söz konusu şahsın davalı ile olan bağının dosya kapsamından tespit edilemediği, gelinen noktada faturaya konu ürünlerin davalıya teslim edildiğinin şüpheye mahal vermeyecek şeklide ortaya konulması gerektiği sonucuna gidildiği, Davalının davacıdan toplamda 1.062.100,36 TL tutarlı fatura aldığı, karşılığında davacıya 1.226.200,35 TL banka havalesi yoluyla ödeme gerçekleştirdiği, bu işlemlere göre takip tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının 164.099,99 TL borçlu olarak göründüğü, takip konusu 25.10.2023 tarih, ... numaralı 814.317,00 TL tutarlı faturanın ise davalı ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığı, İşbu raporda yer verilen tespitler nazara alındığında davacının alacak iddiasına iştirak edilemediği, Sayın Mahkemenizin ticari defter deliline göre davalı lehinde hüküm kurması halinde 30.11.2023 takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir bir tutarın bulunamayacağı sonucuna gidilmişse de hususla ilgili nihai değerlendirme Sayın Mahkemenizin takdirinde olduğu" şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Dava konusu uyuşmazlık; davacının davalı adına düzenlediği fatura bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibinin iptali istemi ile davalının faturanın reddedilmesi ve ürünlerin teslim edilmemesi nedenleriyle davacıya borçlu olmadığı yönündeki savunmasına ilişkindir. Takibe konu davacının davalı adına ve 25.10.2023 tarih ... sıra numaralı 27.372,00 Euro karşılığı 814.317,00 TL tutarlı e-faturayı düzenlediği, faturanın alt kısmında “irsaliye yerine geçer” ibaresinin bulunduğu, davalı nezdinde yapılan incelemeye göre söz konusu faturanın davalıya 25.10.2023 tarihinde e-fatura sistemi aracılığıyla teslim edildiği, davalının ise 8 günlük süre dahilinde 25.10.2023 tarihinde e-fatura sistemi üzerinden reddettiği görülmüştür. Dava dilekçesi ekinde sunulu 03.12.2021 tarih ... numaralı üzerinde “İrsaliyesi” ibaresi bulunan dava dışı ...Malz. Ltd.Şti tarafından davacı adına düzenlenen belgede takip konusu Ürünlerin ... isimli kişiye yine dava dışı ...firması tarafından teslim edildiği hususunun belirtildiği, davalı vekilin irsaliye üzerinde bulunan ... isimli kişinin davalı ile alakasının bulunmadığı, ürünlerin davalıya teslim edilmediği yönündeki savunmada bulunduğu görülmüştür. Davacının faturaya konu ürünleri davalıya teslim ettiği hususunun ispat yükü davacıya aittir. Yargıtay 19. HD'nin 2013/13899 Esas,2013/18003 Karar sayılı ilamında; "Davacı, icra takip talebinde cari hesap alacağına dayanmış olup, davalı aleyhindeki icra takibine borcu bulunmadığını belirterek itiraz etmiş, yargılama sırasında da malları teslim almadığını ileri sürmüştür. Bu durumda ispat külfeti kendisinde bulunan davacı, cari hesap ekstresinde görülen fatulara konu malların davalıya satılıp, teslim edildiğini yazılı delille ispatlamak zorundadır. Dosyaya sunulan sevk irsaliyelerinde teslim alan kısmında isim ve imza yer almamaktadır. Her ne kadar davacının ticari defter ve belgeleri usulüne uygun tutulmuş ise de defter kayıtlarının, dayanak belgelerle desteklenmesi gerekir. Mahkemece bu durum gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. " şeklinde içtihat edilmiştir. Her ne kadar davacı tarafça sunulan 14/02/2025 tarihli dilekçede davalıya ait fatura ve sevk irsaliyesi adresinde keşif yapılarak ürününün davalı tarafça teslim alındığı yönünde talepte bulunulmuş ise de, yukarıda belirtilen emsal nitelikte Yargıtay İçtihatı uyarınca faturaya konu malın davalıya satılıp teslim edildiğinin yazılı delil ile ispatlanması gerekeceğinden bu yöndeki taleplerin reddine karar verilmiştir. Taraflara ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmişse de davacı tarafından ticari defterler sunulmadığı gibi, ticari defterlerin bulunduğu açık adresi dahi bildirmemiştir. Davalının ticari defterleri üzerinde mali müşavir bilirkişisi marifetiyle inceleme yapılmıştır. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir. ( ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi 2020/526 Esas 2021/1517 Karar) Tüm bu açıklamalar muvacehesinde, davacı yanın alacağını sübuta erdirecek defter ve delillerini verilen kesin süre içerisinde ibraz etmediği, dosya kapsamında alınan Mali Bilirkişi raporunda takibe konu davacının davalı adına düzenlediği 25.10.2023 tarihli 27.372,00 Euro karşılığı 814.317,00 TL tutarlı e-fatura davalıya 25.10.2023 tarihinde e-fatura sistemi aracılığıyla teslim edildiği, davalının ise ilgili faturayı 8 günlük süre dahilinde 25.10.2023 tarihinde e-fatura sistemi üzerinden reddettiği, takip konusu 25.10.2023 tarih, ... numaralı 814.317,00 TL tutarlı faturanın usulüne uygun tanzim edilen ticari defterlerine göre davalı ticari defterlerinde kayıtlı bulunmadığı, Vergi Dairelerinden gelen yazı cevaplarına göre tarafların BA/BS beyannamelerinde yer alan tutarlar üzerinde mutabık olduğu, 2023 yılı düzenlenen herhangi bir faturanın davacıya ait beyannamelerde yer almadığı, davacının faturaya konu ürünleri davalıya teslim ettiği hususunun ispat yükünün kendisine ait olduğu ancak bu yönde yazılı bir delil ibraz edilmediği anlaşıldığından sübut bulmayan davanın reddine, ispatlanamayan kötü niyet tazminatı talebinin de reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın REDDİNE, 2-) İspatlanamayan kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, 3-) Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 62.510,39-TL karar harcının peşin yatırılan 10.428,55-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 52.081,84-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 139.891,45-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 6-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 15/04/2025 Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/117, K. 2025/272, T. 15.04.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2024-117-e-2025-272-k-dc0e44446f00