İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/798 E. 2024/695 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/798
Karar No
2024/695
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/798 Esas KARAR NO : 2024/695 DAVA : Alacak DAVA TARİHİ : 09/11/2009 KARAR TARİHİ : 09/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacı şirketin davalıların ürettiği ve sattığı 34.452,55 TL bedelli ... model ticari otoyu 12.02.2008 tarihinde satın aldığı, ancak aracın teslim alınmasından sonra 2 yıllık garanti süresi içinde toplam 15 kez arıza meydana geldiği, yetkili serviste tamir ve bakım yapıldığı, bu nedenle aracın üreticisinden kaynaklanan nedenlerle davacının araçtan yararlanamadığı ve satıcı şirkete ... tarihinde ... 17. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarname ile aracın yenisi ile değiştirilmesinin istendiği, ihtarnameye 09/10/2009 tarihinde verilen cevapta satıcı şirket 1 yıl garanti müddetinin uzatılması kaydıyla aracın motor onarımı,malzeme, işçilik ve montaj hatalarından dolayı ortaya çıkacak arızaların yetkili servislerce ücret alınmaksızın yapılabileceğini belirttiği; satıcının aracın ayıplarını tekeffül ettiği, aracın kullanımı sırasında meydana gelen, gözle görülemeyen ancak satıcı şirketin kendisini sorumlu saydığı bu nedenle aracın sağlam ve ayıpsız yenisi ile değiştirilmesi veya satıcıya aracın halihazırdaki durumu ile iade edilmesi için fatura bedelinin davalıdan alınarak davacıya verilmesi için mahkemeye başvuru yapıldığı; aracın serviste geçirdiği günlerde ticari faaliyette kullanılamaması nedeniyle maddi zararının da giderilmesi gerektiği; aracın en son 27.08.2009 tarihinde çekici ile yetkili ...A.Ş servisine çekildiği bugüne kadar da tamir edilemediği, aracın ... havaaalından...'a yaptığı servis ve taşımacılık hizmetleri nedeniyle başka araçlar kiralanmak zorunda kalındığından maddi zarara uğrandığından neticeten davacının dava konusu araçtan yararlanması mümkün olmadığından davalılarca aracın ayıpsız misliyle değiştirilmesine veya aracın halihazırdaki durumu ile davalılara iade edilmesiyle ödenen fatura bedeli 34.452,55 TL'nin ticari işlere uygulanan gecikme faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ayrıca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile maddi zararlarına karşılık 6.000,00 TL'nin ticari faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. SAVUNMA/ Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiği, davalının aracın satıcısı olmaması nedeniyle davalıya husumet yöneltilemeyeceği, ayıp ihbarının süresinde ve yasaya uygun olarak yapılmadığı, araçta üretimden kaynaklanan ayıp bulunmadığı, davacının iddia ettiği bu arızaların gerçekte ayıp olarak nitelendirilmeyeceği ve davacının araçtan yararlanmasını sürekli olarak engelleyecek nitelikte olmadığı; söz konusu arızaların garanti süresi içerisinde ücretsiz olarak giderildiği, araçta son olarak 27/08/2009 tarihinde meydana gelen arızayla ilgili aracın yetkili servise çekildiği; davacıya +1 yıllık ... güvence paketi hediye etme teklifini kabul etmeyerek davacının kötüniyetli olarak davayı açtığı; ticari garanti şartlarında sadece ücretsiz onarım hakkı tanıdığından araç değişimi ya da araç bedel iadesi talep edilemeyeceği; davacının talep ettiği 6.000 TL zarar miktarı somut değerlendirmeye dayanmadığı; bedel iadesine karar verildiği takdirde davacının araçtan elde ettiği faydayı iade etmesi gerektiği; araç bedelinin iadesine karar verilmesi durumunda faizin araç teslim tarihinden itibaren işletilmesi gerektiği neticeten davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. Davalı.... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya konu aracın satış tarihinden itibaren herhangi bir tarihte davalıya ait servis noktalarında işlem görmediği; aracın arızası veya ayıbı ile ilgili olarak iletişime geçilmediği, yetkili mahkemenin ... Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğu, TTK 24/4 maddesi gereğince zamanaşımı süresinin dolduğu, davacının ihtarname ile davalıya değil; aracın üreticisi- ithalatçısı olan diğer davalı ...A.Ş'ye ihtarda bulunduğu ; davalının yalnızca aracın satıcı olduğu, garanti sözleşmesinin tarafı olmadığı; davalı tarafından davacıya gönderilen faks mesajı bulunmadığı; davacının uğradığı zararlara ilişkin dayanak herhangi bir evrak sunmadığı neticeten davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, ayıplı aracın misli ile değiştirilmesi, bu mümkün olmadığı takdirde aracın davalılara iadesi ile ödenmiş olan bedelin ticari faizi ile birlikte tahsili ile tamir süresince araçtan yoksun kalınması nedeniyle oluşan maddi tazminatın tahsili davasıdır. Mahkememizin 2009/798 Esas ve 2012/198 Karar sayılı karar ile; "Deliller toplanmış; irsaliyeli fatura, garanti sözleşmesi, servis formları, ... 17. Noterliğinin ...tarihli ... yevmiye nolu ihtarnamesi sunulmuş, davalı tarafın yetki itirazı konusunda 08.12.2010 tarihinde red kararı verilmiştir. Yapılan yargılamadan toplanan delillerden; davacı tarafından davalılardan ... A.Ş. tarafından üretilip diğer davalı ... A.Ş. tarafından satılan ... marka 2008 model ticari otonun 12.12.2008 tarihinde satın ve teslim alındığı, davacı tarafça aracın ayıplı olduğu iddia edilerek yenisi ile değiştirilmesi, olmadığı taktirde bedelinin iadesi, ayrıca maddi tazminat talep edildiği, taraflar arasındaki satışın ticari bir satış olup TTK 25/3 maddesi gereğince ayıbın malın teslim alınmasından itibaren ayıp açıkça belli ise 2 gün içinde, açıkça belli değilse 8 gün içinde davalıya bildirilmesi gerektiği, garanti süresinin TTK 25/3 maddesinde belirtilen ihbar yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığı, her halukarda ihbarın ayıba karşı tekeffülden doğan zamanaşımı süresi geçmesinden önce yani sözleşme konusunun alıcıya ifa olarak teslim edildiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde yapılması zorunlu olup davacı tarafça aracın 12.02.2008 tarihinde teslim alınmasına rağmen ayıp konusundaki ihtarnamenin 23.09.2009 tarihinde gönderilip davanın ise 09.11.2009 tarihinde açıldığı, bu durumda davanın kanunda öngörülen zamanaşımı süresi içinde açılmaması nedeniyle davacının ayıba karşı tekellüf hükümleri çerçevesinde herhangi bir talepte bulunamayacağı sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. " şeklindeki gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiştir. Davacı tarafın bu karar aleyhine temyiz kanun yoluna başvurması neticesinde Yargıtay 19. HD'nin 10/06/2013 tarih ... Esas ve... Karar sayılı kararı ile; "Mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere göre; garanti süresinin TTK'nun 25/3 maddesinde belirtilen ihbar yükümlülüklerini ortadan kaldırmadığı, her halukarda ihbarın ayıba karşı tekeffülden doğan zamanaşımı süresi geçmesinden önce yani sözleşme konusunun alıcıya ifa olarak teslim edildiği tarihten itibaren 6 ay içerisinde yapılmasının zorunlu olduğu, davacı tarafça aracın 12.02.2008 tarihinde teslim alınmasına rağmen ayıp konusundaki ihtarnamenin 23.09.2009 tarihinde gönderildiği, davanın ise 09.11.2009 tarihinde açıldığı, bu durumda davanın kanunda öngörülen zamanaşımı süresi içinde açılmaması nedeniyle davacının ayıba karşı tekellüf hükümleri çerçevesinde herhangi bir talepte bulunamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Garanti şartları başlıklı belgede garanti süresinin malin teslim tarihinden itibaren 2 yıl veya 100.000 km.olduğu belirtilmiştir. ... süresi içerisinde alıcı dava açabileceğinden 6762 sayılı TTK.nun 25/4.maddesindeki dava açma süresi somut olayda uygulanmaz. Davalı ...A.Ş. 09.10.2009 tarihli fax mesajında (+1) yıl güvence verildiği belirtilmiştir. Mahkemece davanın süresinde açıldığı gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir." şeklindeki gerekçe ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma akabinde mahkememizin 2014/1707 Esas sayılı dosyası üzerinden kayıt gören davada mahkememizce 29/12/2014 tarihli duruşmada verilen ara karar ile bozma ilamına uyulmak suretiyle yargılamaya devam olunmuştur. Bu aşamada bilirkişilerden alınan raporlar nazara alınmak suretiyle mahkememizin 23/01/2017 tarih ... Esas ve ... Karar sayılı kararı ile; "Mahkememizce yapılan yargılama sonunda... E. ... K. sayılı 02.10.2012 tarihli kararla davanın zamanaşımı süresinde açılmaması nedeniyle reddedildiği, kararın davacı vekilince temyizi üzerine Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 10.06.2013 tarihli kararıyla ''... şartları başlıklı belgede garanti süresinin malin teslim tarihinden itibaren 2 yıl veya 100.000 km.olduğu belirtilmiştir. Garanti süresi içerisinde alıcı dava açabileceğinden 6762 sayılı TTK.nun 25/4.maddesindeki dava açma süresi somut olayda uygulanmaz. Davalı ...A.Ş. 09.10.2009 tarihli fax mesajında (+1) yıl güvence verildiği belirtilmiştir. Mahkemece davanın süresinde açıldığı gözetilerek işin esasına girilip sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir........'' gerekçesiyle mahkememiz kararı bozularak gönderilmiş, bozma kararına uyularak yargılamaya devam edilmiştir. Dava, satıma konu aracın ayıplı olduğu iddiasıyla misliyle değiştirilmesi veya ödenen bedelin iadesi ile araçtan yararlanılamaması nedeniyle oluşan zararın tazmini istemine ilişkindir. Dosyada mevcut bulunan ve teknik inceleme sonucu düzenlenen ilk bilirkişi raporunda özetle; satıma konu aracın 15.07.2008 tarihinden itibaren motor ve enjeksiyon sistemindeki arızalar nedeniyle servise götürüldüğü, davacının süresi içinde ayıp ihbarında bulunduğunun kabulü gerektiği, motor arızasının mevcut olup bu arızanın kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, yakıt püskürtme prosesini gerçekleştiren enjektörlerin püskürtme zamanlarının uygun olmamasından kaynaklanıp, imalat hatası olarak kabul edilecek nitelikte gizli ayıplı olduğu, arızanın onarımının mümkün bulunup imalat hatasından kaynaklanan söz konusu arızanın onarımında parça kullanımının uygun olmayacağı, motorun erken dönemde açılıp toplanmış olmasının değer kaybına yol açacağı dikkate alınarak komple yeni motorun takılmasının uygun olacağı ve bu şekilde ayıbın giderilebileceği, aracın 27.08.2009 tarihinde davalının anlaşmalı olduğu servise çekilde ve dava tarihine kadar tamir edilmediğinin anlaşıldığı serviste kaldığı sürelere göre uğranılan zararın tespit edilemediği zira bu konunun uzmanlık alanları dışında olduğu açıklanmıştır. Anılan raporu düzenleyen bilirkişi heyetine muhasip bilirkişinin dahili ile ek rapor alınması yoluna gidilmiş ve bu ek raporda davacı tarafın sunduğu faturalar değerlendirilip aracın serviste kaldığı sürelerde kullanılamamış olmasından kaynaklanan zararın 3 fatura toplamı olan 14.160,00 TL olduğu, aracın misliyle değiştirilmesine gerek olmayıp ayıbın onarımla giderilebileceği tespit edildiğinden bedelden indirim yapılmasının uygun olacağı, buna göre satım parasından yapılacak indirimin nispi metoda göre tespit edildiği, araçta gerekli onarımın yapılması şartıyla satım bedeli olan 34.452,55 TL'den 4.452,55 TL'nin indirilmesi ve davacının ödediği satım bedelinden 4.452,55 TL'nin iadesini isteyebileceği açıklanmıştır. Dosyada mevcut bulunan ek rapora tarafların itirazları ve aracın serviste kaldığı sürede kullanılamamış olmasından kaynaklı zararın davacı tarafından tek taraflı olarak düzenlenen ve dosyaya ibraz edilen faturalara göre belirlenmiş olması nedeniyle bu yönden raporun hüküm kurmaya yeterli olmadığı ve önceki bilirkişi heyetindeki hukukçu bilirkişinin rahatsızlığı nedeniyle çekilmiş olması da gözönüne alınarak heyete yeni bir hukukçu bilirkişi ve taşımacılık konusunda uzman bir bilirkişinin dahili ile yeniden ek rapor alınmasına karar verilmiş ve 08.01.2016 tarihli bu raporda teknik olarak yapılan tüm açıklamalar tekrar edilmiş, aracın misliyle değiştirilmesine gerek olmadığı, BK. 202. maddesi kapsamında semenin indirilmesi yoluna gidilebileceği ve yapılan indirimin 4.452,55 TL olduğu, arızanın onarılabilir nitelikte bulunduğu ve bu onarımın davalı tarafından yapılması gerektiği, onarım bedelinin 5.550,00 TL olduğu ve bu onarımın 10 günde yapılabileceği gözönüne alındığında günlük kazanç kaydı 150,00 TL'den 10 günlük kazanç kaybı 1.500,00 TL miktarında bulunduğu tespit edilmiş ancak bu raporda yine kullanım hatasından kaynaklanmayan motor arızasının giderilmesi için gerekli tamir süresinin 10 gün olup bu süredeki kazanç kaybının tespit edildiği, bunun dışında aracın ilk arızasının ortaya çıkması sebebiyle davalının anlaşmalı olduğu servise bırakıldığı tarihten itibaren onarımının gerçekleştirilmediği, davacının zilyetliğinden değil tamamen davalıların tasarrufu alanında bulunduğu, dolayısıyla servise bırakıldığı tarihten itibaren aracın kallanılamamış olması nedeniyle uğranılan kazanç kaybının da hesaplanması için ek rapor alındığı ve 05.10.2016 tarihli bu raporda da, satıma konu aracın ... Havalimanından ...'a servis ve taşımacılık hizmeti verdiği, her iki nokta arasındaki mesafe gözönüne alındığında aracın kullanılamaması sebebiyle yerine yeni bir araç kiralanması durumunda bir günlük kira bedelinin 124,60 TL olup ilk servis tarihi olan 15.07.2008'den itibaren geçen günler için hesaplanan toplam kira bedeli ve buna bağlı olarak davacının uğradığı kazanç kaybının 6.828,08 TL miktarında bulunduğu açıklanmıştır. Mahkememizce kök rapordaki teknik tespitler ve daha sonra alınan 08.01.2016 ve 05.10.2016 tarihli ek rapordaki açıklamalara itibar edilmiş, nitekim bu raporların birbirini tamamlayıcı nitelikte olduğu anlaşılmış olup dosyada mevcut bulunan ve kök rapordan sonra alınan ilk kök rapordaki kazanç kaybı hesabına itibar edilmesinin mümkün bulunmadığı nitekim raporu düzenleyen bilirkişi heyetinde bu konuda uzman bilirkişinin bulunmaması bir yana, yapılan hesabın sadece davacı tarafından düzenlenen gerçekliği ve geçerliliği tartışılabilir nitelikte olan ve kadrimaruf olup olmadığı dahi açıklanamayan faturalara dayalı olarak yapıldığı görülmekle kök rapor ve 08.01.2016 ve 05.10.2016 tarihli ek rapordaki açıklamalara itibar edilmiş ve hükme esas alınmıştır. Davacı şirketin 12.02.2008 tarihinde ...marka kamyoneti davalı .... A.Ş'den satın aldığı, bu aracın üreticisinin diğer davalı ... A.Ş olduğu, iki yıllık garanti süresi içinde aracın 15 kez arızalandığı, satım bedelinin 34.452,55 TL miktarında bulunduğu, aracın ilk arızasının satın alındıktan yaklaşık 5 ay sonra 15.07.2008 tarihinde meydana geldiği ve bu tarihle birlikte toplam 15 kez motor arızası ve muhtelif şikayetlerle servise getirildiği, en son servise getirilmesiyle ilgili olarak düzenlenen 02.09.2009 tarihli iş emrinde aracın motorunda arıza olduğu ve motorun yenilenmesi gerektiğinin ifade edildiği, servis olan ... A.Ş tarafından 11.09.2009 tarihli yazıda da araç üzerinde yapılan incelemede üçüncü silindirinin çalışmadığı ve piston tepesinin delik olduğunun belirlendiği anlaşılmaktadır. Araç üzerinde ve dosyaya sunulan deliller kapsamında düzenlenen kök raporda aracın arızasının kullanım hatasından kaynaklanmadığı yakıt püskürtme prosesini gerçekleştiren sistem nedeniyle ortaya çıkan bu arızanın imalat hatası niteliğinde bulunduğu ve gizli ayıp olarak kabulü gerektiği, davacının 15.07.2008 tarihinden itibaren motor ve enjeksiyon sistemindeki arızalar nedeniyle aracı servise götürmesi ve 23.09.2009 tarihli ihtarı ve davalı üretici ... A.Ş'nin faks mesajı çerçevesinde ayrıca araç için 2 yıl garanti süresinin verildiği nazara alındığında ayıp ihbarının TTK hükümlerine göre süresinde yapıldığının kabulü gerektiği ve davacının ayıba bağlı haklardan yararlanabileceği sonucuna varılmıştır. Teknik raporda araçtaki arızanın onarımla giderilebileceği ancak parça kullanımının uygun olmadığı ve motorun komple değiştirilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Davacı taraf aracın misliyle değiştirilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle de, misliyle değiştirilmesi mümkün olmaması halinde bedelden tenzil yapılmasını istemiştir. 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun Uygulanması ve Yürürlüğüne ilişkin 6101 Sayılı Kanunun 1. maddesinde, geçmişe etkili olmama kuralının düzenlendiği ve anılan madde de ''Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önceki fiil ve işlemlere, bunların hukuken bağlayıcı olup olmadıklarına ve sonuçlarına, bu fiil ve işlemler hangi kanun yürürlükteyken gerçekleşmişse kural olarak o kanun hükümleri uygulanır. Ancak Türk Borçlar Kanunu yürürlüğe girmesinden sonra bu fiil ve işlemlere ilişkin olarak gerçekleşecek temerrüt, sona erme ve tasfiye Türk Borçlar Kanununun hükümlerine tabidir......'' şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Davaya esas satım akdinin yapıldığı ve davanın açıldığı tarih dikkate alındığında somut olayda 818 Sayılı Borçlar Kanunun hükümlerinin uygulanması gerektiği kabul edilmiştir. 818 Sayılı Borçlar Kanunun 202. maddesine göre ayıba karşı tekeffül hükümlerine göre alıcının seçimlik haklarının bulunduğu ve satım konusu emtianın ayıplı olması halinde sözleşmeden dönerek satım konusu malı satıcıya iade etmekle birlikte yenisiyle değiştirilmesini isteyebileceği veya satım bedelinin tenzilini isteyebileceği anlaşılmaktadır. Alıcı olan davacının sözleşmeden dönerek elindeki emtiayı iadeyle birlikte yenisiyle değiştirilmesini dava etmesi halinde BK. 202/2. maddesi uyarınca emtianın yenisiyle değiştirilmesi halin icabına uygun düşmediği fesih için haklı bir nedenin bulunmadığı başka bir deyişle ayıbın onarımla giderilmesinin mümkün olduğu hallerde semenin tenziline karar verilebileceği de görülmektedir. Somut olayda, araçtaki ayıbın onarımla giderilebileceği, bu onarımın da komple motorun değiştirilmesi şeklinde olacağı dosyadaki teknik bilirkişi raporuyla sabittir. Bu durumda, BK. 202. maddesi gereğince, mahkememizce satım bedelinin tenzili yoluna gidilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Dosyada mevcut bulunan raporlarda davalının anlaşmalı bulunduğu serviste bulunan aracın onarımının (komple motorun değiştirilmesi) davalı tarafından yapılması şartıyla bedelden tenzili gereken miktarın 4.452,55 TL olup, onarım bedelinin de 5.500,00 TL olduğunun ifade edildiği anlaşılmıştır. Davacı taraf aracın dava tarihinden önce servise bırakıldığı ve o tarihten beri tamirinin davalı tarafından yapılmadığını, dolayısıyla bedelden tenzil yapılmasının mümkün olmadığını ileri sürmüş ise de, teknik tespitler karşısında bu iddiaya itibar edilememiştir. Davalı taraf, aracın tamirinin dava tarihine kadar ve sonrasında yapılması hususu davacıya teklif edilmesine rağmen davacının bu teklifi kabul etmediğini beyan etmiş ise de, aracın tamirinin yapılabileceği bu konuda davacıya teklif götürüldüğü yönünde herhangi bir delil sunulamadığından davalının bu savunmasının da yerinde olmadığı sonucuna varılmış ve davacı tarafın davalı satıcıya ödediği satım bedelinin 4.452,55 TL'sini geri isteyebileceği zira satım bedelinden indirilmesi gereken miktarın bu olduğu, bunun dışında araç en son arızalandığı tarihten bugüne kadar davalının yedinde bulunup tamir edilmediğinden ve raporda semenin tenzilinin aracın davalı tarafından onarımının gerçekleştirilmesi şartıyla mümkün bulunduğu açıklanmış olmakla ve tamir bedelinin de 5.500,00 TL olduğu tespit edildiğinden bu bedelin de davacı tarafından davalılardan istenebilir olduğu kanaatine varılmıştır. Dava, aracın misliyle değiştirilmesiyle birlikte ıslah dilekçesiyle semenin tenzili talebinin de terditli olarak içerip, aracın kullanılamamasından kaynaklanan zararın tazmini istemini de kapsamaktadır. Bu nedenle aracın servis taşımacılık işinde kullanıldığı ve motorun değiştirilmesi için gerekli tamir süresinin 10 gün olup bu dönemde aracın kullanılamaması nedeniyle başka bir aracın kiralanması gerekip günlük kira bedelinin 150,00 TL miktarında bulunup, bu miktardan hesap yapıldığında 10 günlük kira bedelinin 1.500,00 TL olduğu, bu bedelin davacının kazanç kaybı olarak kabulü gerektiği ayrıca aracın daha önceki arızaları sebebiyle de kullanılamadığı, 15 kez arızalandığı, anılan sürenin 54.8 gün (54 gün 8 saat) olarak hesaplandığı ve yine anılan dönem için başka bir aracın kiralanması sebebiyle ödenmesi gereken bedelin 124,60 TL miktarında bulunduğu, anılan sürede ödenecek kira bedelinin 6.828,08 TL olduğu, dolayısıyla bu süre için davacının ödediği kira bedelinin de kazanç kaybı olarak kabulü gerektiği anlaşılmakla bu bedeli de davalılardan istenebilir olduğu sonucuna varılmıştır. Davacı ile davalı ... A.Ş arasında satım sözleşmesinin akdedildiği, diğer davalı ...A.Ş'nin satıma konu aracın üreticisinin 2 yıllık garanti verdiği ve garanti belgesini imzaladığı dolayısıyla davalıların satım ve garanti sözleşmesi çerçevesinde davalıya karşı akdi sorumluluklarının bulunduğu, bu kapsamda satıma konu aracın gizli ayıplı olduğu, ayıbın imalat hatasından kaynaklandığı, ancak ayıbın satım sözleşmesinin feshini gerektirmeyeceği, zira onarımla giderilebileceği dosya içeriğiyle sabit olduğundan, BK. 202/2. maddesi kapsamında davacının ödediği satım bedelinin tenzilini isteyebileceği, bu bedelin 4.452,55 TL olduğu, aracın tamir bedelinin 5.500,00 TL ve uğranılan kazanç kaybının da 1.500,00 TL (motorun tamirinde geçecek süre için) ve 6.828,08 TL (arıza nedeniyle serviste geçen süreler) olup davacının iadesini isteyebileceği satım bedeli dışında uğradığı zararın 13.828,03 TL olup davalıların bu miktardan sorumlu oldukları davacının faiziyle birlikte bu bedeli isteyebileceği kabul edilmiştir. Davacı dava dilekçesinde aracın yenisiyle değiştirilmesi istemi dışında 6.000,00 TL maddi zarar isteminde bulunmuş ve ıslah dilekçesiyle birlikte maddi zarar istemini 8.160,00 TL arttırarak toplam 14.160,00 TL'ye yükseltmiş ve bu bedelin dava tarihinden itibaren faiziyle davalılardan tahsilini istemiştir. Buna göre davacının 4.452,55 TL miktarında indirilmiş bedel alacağı ile birlikte maddi zararının 13.828,03 TL ( 1.500,00 TL + 6.828,08 TL + 5.500,00 TL) olduğu anlaşılmakla 4.452,55 TL indirilmiş bedel alacağı ve 6.828,08 TL olarak belirlenen aracın tamirde kaldığı sürede kullanılamamasından kaynaklanan zarara dava tarihinden itibaren ilk dava dilekçesinde istediği şekilde yasal faiz, aracın motorunun değiştirilmesi için tamirde geçecek süre nedeniyle yine kullanılamamasından kaynaklanan 1.500,00 TL zarar ve 5.500,00 TL tamir bedeli alacağına da yine dava tarihinden itibaren avans faizi uygulanması suretiyle davalılardan alınarak davacıya verilmesi gerektiği kabul edilmiştir. Her ne kadar kısa kararda indirilmiş bedel alacağı 4.542,55 TL ve kazanç kaybı 6.828,08 TL ile birlikte 11.370,63 TL olarak yazılmışsa da bu durumun maddi hatadan kaynaklandığı, indirilmiş bedel alacağının 4.452,55 TL olup, 6.828,08 TL ile birlikte toplam bu bedelin 11.280,63 TL olduğu anlaşılmakla bu husus HMK 304.maddesi uyarınca kararın altına şerh edilmiş ve davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçe ile davanın kısmen kabulüne, 4.542,55 TL indirilmiş bedel alacağı ve 6.828,08 TL kazanç kaybı 11.370,63 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ayrıca 5.500,00 TL tamir bedelinin + 1.500,00 TL tamirde geçecek süre için oluşan kazanç kaybının da dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar verilmiştir. Taraf vekillerinin bu karar aleyhine temyiz kanun yoluna başvurmaları neticesinde Yargıtay 19. HD'nin 13/12/2019 tarih ...Esas ve... Karar sayılı kararı ile; "Davacı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine gelince, davacının davalılardan satın aldığı aracın motoru 15 kez arızalanmış, motorun değişmesi gerektiği belirlenmiştir. Motoru değişecek aracın tamamının misliyle değiştirilmesi veya aracın iadesi ile satış bedelinin davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekmektedir. Böyle bir aracın davacı tarafından kabul edilmesi beklenemeyecektir. Bu itibarla, mahkemenin TBK'nın m.227’de düzenlenen alıcının seçimlik haklarından satış bedelinden tenkisat (semen tenzili) yoluna gitmesi beklenemez. Mahkemece aracın misliyle değiştirilmesi imkanı olup olmadığı da sorularak mümkünse aracın misliyle değiştirilmesi, mümkün değilse aracın iadesi ile bedelin tahsiline karar verilmelidir. Ayrıca davacı alacağı için yasal faizden daha yüksek olan ve hesaplanması mümkün reeskont faizi verilmesi gerekirken mahkemece yasal faize hükmedilmesi de doğru olmamış, hükmün açıklanan nedenlerle davacı yararına bozulması gerekmiştir. Davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin incelemesine gelince, davacı aracın bedeli dışında aracı kullanamadığı süreler yönünden ve motor değişimi yapılması halinde gereken süre yönünden tazminat talep etmiş, mahkemece davacının talebi kısmen kabul edilmiştir. Ancak davalılar tarafından verilen garanti belgesine ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca düzenlenen teknik düzenlemelere göre dava konusu aracın davalı servislerinde tamiri için belirlenen azami süreler vardır. Davacı ancak azami süreyi aşan tamir süreleri için alternatif araç veya aracın verilmemesi durumunda dışarıdan kiralama yaptıysa kiralama bedelini talep edebilecektir. Yine davacı fiilen motor değişimi yapılmadığı için yapılması halinde araçtan mahrum kalacağı süre için de tazminat isteyemez. Esasen aracın misliyle değiştirilmesi söz konusu olacağından motor değişiminin gerçekleşme ihtimali de yoktur. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden verilen tazminat hükmü doğru olmadığından açıklanan nedenlerle hükmün davalılar yararına bozulması gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile mahkememiz kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bozma akabinde mahkememizin 2020/310 Esas sayılı dosyası üzerinden kayıt gören davada mahkememizin 02/12/2020 tarihli duruşmasında verilen ara kararı ile bozma uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuş, 02/02/2022 tarihli karar ile ''Bozma ilamı doğrultusunda önceki bilirkişi heyetinden ek rapor alınmasına karar verilmiştir. Bu kapsamda lojistik direktörü ..., makine mühendisi ..., borçlar hukukçusu ... ve mali müşavir ...'tan alınan bila tarihli ve 15/10/2021 tarihinde ibraz edilen bilirkişi raporu ile; dava konusu ... plakalı ve ... şasi numaralı 2008 Model ...Kombi serisi araç ...fabrikasında...markası ile 2006 -2014 yılları arasında seri üretilen 300s serisi ailesine ait olduğu, 26/01/2008 tarihinde üretildiği, aracın Euro 4 emisyon sınıfının 2.2 litre (2198 cm3) ..., Puma sınıfı 4 silindirli motoru olan bir araç olduğu, 6 ileri manuel şanzımana sahip olduğu, ...'ın bu aracı aynı isim adı altında üretmeye devam etmekte olduğu ancak üretilen yeni serinin teknik özelliklerinin dava konusu 2008 model araçtan farklı olduğunu, 2021 model yeni beri ...araçların Euro 6 emisyon sınıfı 2.0 litre (1995 cm3) eco blue serisi 4 silindirli motorla piyasaya sürülmekte olduğu, aynı 2008 model araçlarda olduğu gibi 6 ileri manuel şanzımana sahip olduğu ve ancak yeni seri ...beygir motor gücüne sahip olduğu, yeni ...7 farklı versiyonda satılmakta olduğu, 7 versiyonun tamamının da 1995 cm3 motor hacmine sahip 2.0 eco blue motor kullandığı, 460 ED (16+1) A/T limited versiyonu yükseltilmiş motor özelliklerine sahip olduğu, bu serinin en düşük versiyonunun 410 L (14+1) ... olduğu, 2008 ile 2021 yılları arasında otomotiv sektöründe yaşanan teknolojik gelişmeler ve motor emisyonlarındaki yeni normlara göre ...serisinin üretilmeye devam edildiği, bu doğrultuda dava konusu 2008 model ... şasi numaralı transit aracın 2021 versiyonunun 410 L (14+1) M/T deluxe olduğu tespit edilmiştir. Dosyadan alınan ilk kök rapor ile davacı tarafından aracın 27/08/2009 tarihinde servise teslim edildikten sonra bir daha teslim alınmadığı tespit edilmiştir. Kaldı ki 02/02/2022 tarihli duruşmada davalı vekili de bu durumu kabul etmiştir. Dosya içerisinde bulunan 05/10/2016 tarihli bilirkişi raporu ile son teslimden önce aracın 44,8 gün tamirde kaldığı, aracın motorunun değiştirilecek olması halinde ise 10 gün tamir süresine ihtiyaç olacağı ve bu durumda toplamda araçtan 54,8 gün yoksun kalınacak olunması nedeniyle araçtan yoksunluk nedeniyle toplam 6.828,08 TL zarar oluşacağı tespit edilmiştir. Mahkememizce aracın misli ile değiştirilmesine karar verilecek olması halinde motorun değiştirilmesine de gerek olmayacağı için 54,8 günden 10 günlük motor değişim süresinin mahsubu gerekeceğinden bu zararın ancak 44,8 günlük süre için istenebileceği nazara alınmak suretiyle resen yapılan hesapta 44,8 günlük zararın (6.828,08 TL/54,8 gün = 124,6 TL X 44,8 gün = 5.582,08 TL) 5.582,08 TL zararı oluştuğu tespit edilmiştir. Tüm dosya kapsamı, Yargıtayın bozma ilamı, bozma ilanından sonra alınmış olan bilirkişi raporu ile daha önceki raporlar hep birlikte değerlendirilmek suretiyle davanın kısmen kabulü ile, davacıya ait ... Model, ... şasi numaralı aracın 2020 veya 2022 model versiyonu... ile değiştirilmesine, araçtan yoksunluk bedeli olarak talep edilen 5.582,08 TL'nin 09/11/2009 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, diğer talepler bakımından karar verilmesine yer olmadığına, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar vermek gerekmiştir. 6100 Sayılı HMK m.304 kapsamında "Fazlaya ilişkin taleplerin reddine" şeklideki kısa kararın hükme eklenmesine, kısa kararda "2022 model versiyonu" şeklinde yazılmış ise de 6100 sayılı HMK m.304/1 kapsamında kısa kararın "2021 model versiyonu" olarak düzeltilmesine karar vermek gerekmiştir. Her ne kadar hüküm kurulurken kanun yolu olarak "İSTİNAF" yazılmış ise de dosyada Yargıtay bozması olduğundan ve de temyize tabi olduğundan kısa karardaki "İSTİNAF" ibaresinin "TEMYİZ" olarak düzeltilmesine'' şeklinde karar verilmiştir. Davalılar vekilinin temyiz kanun yoluna başvurması sonrası Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 16/05/2023 tarihli ...Esas ... Karar sayılı ilamı ile ''6098 sayılı Kanun'un 227 inci maddesiyle, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının, aynı Yasa hükmünde 4 bent halinde sayılan seçimlik haklardan birisini kullanabileceği düzenleme altına alınmış olup bu seçimlik haklardan birisi de satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme hakkıdır. Nitekim davacı alıcı da seçimlik hakkını ayıplı ürünün ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesi yönünde kullanmıştır. Mahkemece, yazılı şekilde davaya konu aracın 2020 veya 2021 model versiyonu olan ...modeli ile değiştirilmesine karar verilmiştir. Ancak bu durumda sadece aracın ayıpsız misli ile değiştirilmesi yönünde karar verilmesi mümkün olup Yasanın lafzı da bu yöndedir. Bu itibarla, Mahkemece, davaya konu aracın davalılara iadesine ve aracın ayıpsız bir misliyle değiştirilmesine karar verilmesi gerekirken infazda tereddüte de sebep olabilecek bir şekilde aracın, bilirkişi raporunda bilgilerine yer verilen 2020 veya 2021 model bir versiyonuyla değiştirilmesine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalıların maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince, Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesinin yukarıda bilgilerine yer verilen ve Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamıyla; davalılar tarafından verilen garanti belgesiyle ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca düzenlenen teknik düzenlemelerle, dava konusu aracın davalı servislerinde tamiri için belirlenen azami süreler bulunduğu, davacının ancak azami süreyi aşan tamir süreleri için alternatif araç veya aracın verilmemesi durumunda dışarıdan kiralama yaptıysa kiralama bedelini talep edebileceği, maddi tazminat talebinin belirtilen hususlar gözetilerek karara bağlanması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyulmasına rağmen garanti belgeleriyle ve Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'nca düzenlenen teknik düzenlemelerle öngörülen azami tamir sürelerinin ne kadar olduğu ve davaya konu aracın davanın açıldığı tarihe kadar bu süreleri aşar şekilde tamirde kalıp kalmadığı araştırılmadığı gibi davacının bu süreçte dışardan kiralama yapıp yapmadığı da yeterince araştırılmamış salt aracın davalılara ait serviste kaldığı sürelere dayalı olarak maddi tazminata hükmedilmiştir. Bu itibarla, Mahkemece, uyulan bozma ilamının gereklerine riayet edilmeksizin eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi de doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. Davalılar vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına'' şeklinde karar verilmiştir. Bozma sonrası sonrası mahkememizin işbu dosyasında esas alan dosya kapsamında yapılan incelemede davacı şirketin davalı... A.Ş'den 12/02/2008 tarihli ... seri numaralı fatura ile 34.452,55 TL bedelle ...Kombi ... model orta ticari otoyu satın aldığı; garanti belgesinde imalatçı- ithalatçı firmanın davalı ...A.Ş olduğu ve garanti süresinin 2 yıl- 100.000 km olduğu; 17/12/2008 tarihli fatura açıklamasında şikayetin turbo horumu kontrol olduğu; "genel motor sorunu eklenti- takılım" olduğu; 02/03/2009- 01/04/2009-02/06/2009- 08/06/2009 tarihli belgelerde "motor sistem arızası veriyor" tespit edilmiştir. 11/09/2009 tarihli ...Tic. A.Ş yazısında davaya konu aracın çekici ile 27/08/2009 tarihinde servise geldiği; araç üzerinde yapılan incelemede 3. Silindirin çalışmadığı tespit edilerek aracın motorun silindirlerinden alınan sıkıştırma testinde 3. Silindirde kompresyon oluşmadığı tespit edilerek aracın motorunun söküldüğü ve 3. Silindirin pistonunun tepesinde delik oluştuğu ve bu sebepten bu silindir de kompresyon olmadığı tespit edilmiştir. Davacı şirketin 23.09.2009 tarihinde ... 17. Noterliği'nin ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı ... 'e davaya konu aracın iade alınarak yeni alternatifler sunması ve mağduriyetin giderilmesinin talep edildiği anlaşılmıştır. İlk Bozma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporunda özetle "motor arızasının kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, yakıt püskürtme prosesini gerçekleştiren enjektörlerin püskürtme zamanlarının uygun olmamasından kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde imalata hatası olduğu; arızanın onarılabilir nitelikte olduğu, söz konusu arızanın onarımında parça kullanımının uygun olmayacağı komple yeni motor takılmasının uygun olacağı; davacının zararına ilişkin uzmanlık alanları olmadığından hesaplama yapılamadığı" tespit edilmiştir. Davacının maddi zarara ilişkin belgelerin incelenmesi için dosyanın ek rapor alındığı ve davaya konu araca ilişkin... tarihli ... fatura nolu 8.260,00 TL ile ... tarihli ... fatura nolu 5.900,00 TL bedelli ile davacının toplam talep edebileceği maddi tazminatın 14.160 TL olduğu; araçta arızanın onarımla giderilmesinden sonra aracın değerine ilişkin nispi hesaplama metodu kapsamında semenden tenzil bedelinin 4.452,55 TL olarak hesaplandığı tespit edilmiştir. İlk bozma ilamı üzerine dosyanın 2. Kez ek rapor için bilirkişi heyetine tevdi edildiği; raporda dava konusu aracın 2009 yılı 10. ve 11. aylarında servise girmediği; 28/02/2010 tarihli 100227 fatura nolu 8.260,00 TL bedelli faturanın "2009 yılının 9-10-11. Aylarına istinaden taşıma bedeli faturası olduğu"; 31/03/2010 tarihli 100239 fatura nolu 5.900,00 TL bedelli faturanın ise "2010 yılının 1.- 2.- 3.- Aylarına istinaden taşıma bedeli faturası olduğu ancak dava konusu aracın 2010 yılının 1.- 2.- 3.- Aylarında servise girmediği, araç kiralama bedeli içeren faturalardan olmadığı; davacının maddi zarar uğradığı hususunda kanaat oluşmadığı; araçtaki ayıp 10 iş gününde onarılabilecek olup 150 TL üzerinden 1.500 TL kazanç kaybı oluşacağı tespit edilmiştir. Taraf itirazları ve 150 TL bedelin belirlenmesi için dosyanın 3. Kez ek rapor için bilirkişi heyetine tevdi edildiği; raporda aracın serviste geçirdiği sürelerin toplamının 44,8 gün olduğu; aracın motor onarımın kabul edilmesi durumunda toplam servis süresinin 54,8 gün olacağı tamir edilmesi durumunda 4.452,55 TL olarak hesaplanana indirilmiş bedel alacağının doğru hesaplandığı; kazanç kaybına ilişkin iki yöntem ile gelir kaybı hesaplandığı ve 6.828,08 TL tespit edildiği anlaşılmıştır. İkinci bozma ilamı sonrasında alınan bilirkişi 4. Ek raporunda neticeten "2008 ile 2021 yılları arasında otomotiv sektöründe yaşanan teknolojik gelişmeler ve motor emisyonlarındaki yeni normlara göre ...Transit serisinin üretilmeye devam edildiği, bu doğrultuda dava konusu 2008 model ... şasi numaralı transit aracın 2021 versiyonunun ... olduğu" tespit edildiği anlaşılmıştır. Üçüncü bozma ilamı sonrasında Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na yazılan müzekkere cevabında davaya konu aracın tamiri için teknik düzenlemelerde belirlenen azami sürelerin Ticaret Bakanlığı'nca ...tarih ve ... sayılı R.G yayımlanan "Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği" çerçevesinde düzenlendiği; Ticaret Bakanlığı'na yazılan müzekkere cevabında "binek otomobiller ve kamyonetler" için azami tamir süresinin 45 iş günü olarak belirlendiği; taraflarının tacir sıfatı taşımaları nedeniyle konu hakkında satış sonrası hizmetler mevzuatı çerçevesinde yapılabilecek herhangi bir işlem bulunmadığı tespit edilmiştir. Davacı şirketin davalı ... A.Ş'den 12/02/2008 tarihli... seri numaralı fatura ile 34.452,55 TL bedelle ...model orta ticari otoyu satın aldığı; garanti belgesinde imalatçı- ithalatçı firmanın davalı ... A.Ş olduğu ve garanti süresinin 2 yıl- 100.000 km olduğu; 17/12/2008 ve 02/03/2009- 01/04/2009-02/06/2009- 08/06/2009 tarihli belgelerde "motor sistem arızası veriyor" tespit edildiği; 11/09/2009 tarihli ...Tic. A.Ş yazısında davaya konu aracın çekici ile 27/08/2009 tarihinde servise geldiği; araç üzerinde yapılan incelemede 3. Silindirin çalışmadığı tespit edilerek aracın motorun silindirlerinden alınan sıkıştırma testinde 3. Silindirde kompresyon oluşmadığı tespit edilerek aracın motorunun söküldüğü ve 3. Silindirin pistonunun tepesinde delik oluştuğu ve bu sebepten bu silindir de kompresyon olmadığı tespit edilmiştir. Mahkememiz bozma ilamları kapsamında ilk Bozma ilamı öncesi alınan bilirkişi raporunda"motor arızasının kullanıcı hatasından kaynaklanmadığı, yakıt püskürtme prosesini gerçekleştiren enjektörlerin püskürtme zamanlarının uygun olmamasından kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde imalata hatası olduğu; arızanın onarılabilir nitelikte olduğu, söz konusu arızanın onarımında parça kullanımının uygun olmayacağı komple yeni motor takılmasının uygun olacağı tespit edilmiş ise de ayıbın davacının kullanımından kaynaklı olmaması, yakıt püskürtme prosesini gerçekleştiren enjektörlerin püskürtme zamanlarının uygun olmamasından kaynaklanan gizli ayıp niteliğinde imalata hatası olması nedeniyle komple motor değişikliği yerine 6098 sayılı Kanun'un 227 inci maddesiyle, satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcının, aynı Yasa hükmünde 4 bent halinde sayılan seçimlik haklardan birisini kullanabileceği düzenleme altına alınmış olup bu seçimlik haklardan birisi de satılanın ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesini isteme hakkıdır. Nitekim davacı alıcı da seçimlik hakkını ayıplı ürünün ayıpsız bir benzeriyle değiştirilmesi yönünde kullandığı için davaya konu davacıya ait 2008 Model ... Model Orta Ticari Serisi, ... şasi numaralı aracın (araç üzerinde rehin ve haciz bulunduğu görülmekle işbu haciz ve rehinlerden ari bir şekilde teslimine) davalılara iadesine; 2008 Model ...Model Orta Ticari Serisine ait ayıpsız aracın davalılar tarafından davacıya aynen teslimine bozma ilamı doğrultusunda karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili tarafından davaya konu iş bu aracın kullanılamaması nedeniyle ortaya çıkan maddi zararının tazmini talep etmiş ise de dava dilekçesi ekinde yer alan faturaların dava konusu aracın 2009 yılı 10. ve 11. aylarında servise girmediği; 28/02/2010 tarihli 100227 fatura nolu 8.260,00 TL bedelli faturanın "2009 yılının 9-10-11. Aylarına istinaden taşıma bedeli faturası olduğu"; ... tarihli ... fatura nolu 5.900,00 TL bedelli faturanın ise "2010 yılının 1.- 2.- 3.- Aylarına istinaden taşıma bedeli faturası olduğu ancak dava konusu aracın 2010 yılının 1.- 2.- 3.- Aylarında servise girmediği, araç kiralama bedeli içeren faturalardan olmadığı anlaşılmıştır. Bozma ilamında yer alan husus doğrultusunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'na yazılan müzekkere cevabında davaya konu aracın tamiri için teknik düzenlemelerde belirlenen azami sürelerin Ticaret Bakanlığı'nca ... tarih ve ... sayılı R.G yayımlanan "Satış Sonrası Hizmetler Yönetmeliği" çerçevesinde düzenlendiği; Ticaret Bakanlığı'na yazılan müzekkere cevabında "binek otomobiller ve kamyonetler" için azami tamir süresinin 45 iş günü olarak belirlendiği; taraflarının tacir sıfatı taşımaları nedeniyle konu hakkında satış sonrası hizmetler mevzuatı çerçevesinde yapılabilecek herhangi bir işlem bulunmadığı tespit edilmekle davaya konu aracın bozma öncesi alınan 3. ek raporda aracın serviste geçirdiği sürelerin toplamının 44,8 gün olduğu; aracın motor onarımın kabul edilmesi durumunda toplam servis süresinin 54,8 gün olacağı ancak motor değişimi yerine aracın misliyle iadesine karar verildiğinden davaya konu aracın en son 27/08/2009 tarihinde servise geldiği bu tarih öncesi servise aynı gün giriş ve çıkış yapıldığı, saatlik olarak servis işleminin yapıldığı anlaşılmıştır. Aracın servise çekildiği ve davacı tarafından davalı ...'a gönderilen ihtarname ile aracın iade alınarak yeni alternatifler sunulmasının talep edildiği bu aşamada artık davacı tarafından araçta motor değişim yapılmasının istenmediği anlaşılmıştır. Davalı ... tarafından davacı tarafa 09/10/2009 tarihli faks mesajında "aracın yenisi ile değiştirilmesini gerektirecek teknik bir çözümsüzlük olmadığından kabul edildiği takdirde +1 yıl ... tarafınıza hediye edilecektir." ifadesine yer verildiği anlaşılmıştır. Garanti Şartlarının Tüketici kısmında 3. Maddesinde malın tamir süresinin en fazla 30 iş günü olduğu; sürenin servis istasyonuna... bildirim tarihinden itibaren başlar. 5. Maddesinde tüketicinin onarım hakkını kullanmasına rağmen malın "b- tamiri için gereken azami sürenin aşılması" durumlarında tüketici malın ücretsiz değiştirilmesini, bedel iadesi veya ayıp oranında bedel indirimi talep edebilir." ibaresi yer almakta ise de davaya konu aracın hafif ticari araç olması nedeniyle ticari garanti şartlarının uygulanacağı 3. Maddesinde "malın garanti süresi içerisinde arızalanması durumunda tamirde geçen süre garanti süresine eklenir" ifadesinin yer aldığı ancak ayrıca azami bir tamir süresinin belirtilmediği; Ticaret Bakanlığı'na yazılan müzekkere cevabında da "binek otomobiller ve kamyonetler" için azami tamir süresinin 45 iş günü olarak belirlendiği; taraflarının tacir sıfatı taşımaları nedeniyle konu hakkında satış sonrası hizmetler mevzuatı çerçevesinde yapılabilecek herhangi bir işlem bulunmadığı davaya konu hafif ticari araç yönünden serviste geçirdiği sürelerin toplamının 44,8 gün olduğu; aracın servis tarafından ücretsiz tamir onayının verilmesi için geçen sürenin 43 gün olduğu; motor onarımın kabul edilmesi durumunda toplam servis süresinin 54,8 gün olacağı tespit edilmekle davacı tarafından aracın iadesi talep edildiğinden motor onarımın kabul edilmediği anlaşılmakla yasal mevzuat ve garanti şartlarında davanın açıldığı tarihe kadar bu süreleri aşar şekilde tamirde kalmadığı anlaşılmakla azami tamir süresini aşılmadığından araç yoksunluk tazminat talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın kısmen kabulü ile; 2-Davaya konu davacıya ait 2008 Model ... Model Orta Ticari Serisi, ... şasi numaralı aracın (araç üzerinde rehin ve haciz bulunduğu görülmekle işbu haciz ve rehinlerden ari bir şekilde teslimine) davalılara iadesine, 3-2008 Model ... Model Orta Ticari Serisine ait ayıpsız aracın davalılar tarafından davacıya AYNEN TESLİMİNE, 4-Azami tamir süresini aşılmadığından araç yoksunluk tazminat talebinin reddine, 5-Fazlaya ilişkin taleplerin reddine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 1.394,86 TL karar harcının, peşin yatırılan 546,20 TL harç ve 121,20 TL ıslah harcından mahsubu ile bakiye 727,46 TL'nin davalılardan alınarak hazineye irat kaydına 7-Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 30.000,00- TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 8-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 14.160,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine, 9-Davacı tarafından yapılan toplam 2.305,00 TL yargılama gideri, 546,20 TL peşin harç ve 121,20 TL ıslah harcı toplamı 2.972,40 TL'nin davanın kabul- ret oranına göre 1.486,20 TL'nin davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerine bırakılmasına 10-Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nun 341/1 vd. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize ya da mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine temyiz dilekçesi sunulmak ve temyiz başvurma ve karar harcı ile temyiz gider avansı yatırılmak suretiyle, Yargıtay incelenmesi için tarafların temyiz kanun yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 09/10/2024 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/798, K. 2024/695, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-798-e-2024-695-k-7c77db90f124