İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/717 E. 2024/1059 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/717
- Karar No
- 2024/1059
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/717 KARAR NO : 2024/1059 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/02/2021 KARAR TARİHİ : 27/12/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olduğu şirket ile davalı ... arasında değerleme/danışmanlık hizmetleri konulu 14.11.2019 tarihli sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme kapsamında belirlenen tüm hizmetler müvekkili şirket tarafından tamamlandığını, sözleşme ile kararlaştırılan hizmet bedeli faturalanarak davalıya tebliğ edildiğini, ... nolu faturaya 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanun 'unun 21.maddesinin 2.fıkrası uyarınca süresi içerisinde itiraz edilmediği gibi söz konusu faturaya ilişkin kısmi ödeme yapıldığını, bakiye 278.400,00 TL bakımından ise herhangi bir ödeme gerçekleştirilmediğini, davalı taraf, verilen hizmetler neticesinde oluşan cari hesap borcunu uzun süredir ödemekten imtina ettiğini, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin 10. Maddesinde, “İşbu sözleşmeden doğacak uyuşmazlıklarda İstanbul Merkez Mahkeme ve İcra Müdürlükleri yetkilidir.” hükmüne yer verildiğini, Davalının ısrarla ödemeden imtina etmesi karşısında müvekkil şirket tarafından ... 29. İcra Müdürlüğü’nün... E sayılı dosyası ile takibe geçilerek davalıya ödeme emri gönderildiğini, söz konusu borç bakımından ikame edilen icra takibine davalı tarafından haksız olarak itiraz edildiğini, tüm bu nedenlerle itirazın iptalini, takibin devamına ve davalı aleyhine %20’den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini ve dava sonuçlanıncaya kadar davalının tüm taşınır ve taşınmaz malı üzerine teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasını, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz ve yetkisiz mahkemede açıldığını, müvekkilinin tacir sıfatı olmadığından mahkemenin görevsiz olduğunu, taraflar arasında akdedilen sözleşme, kap açıklaması ve SPK tarafından yayınlanan bültenler dikkate alındığında dava dışı ...'ın pay alım teklifinin asıl finansörü olduğunun görüleceği, sözleşme gereği ücret ödeme yükümlülüğünün ... üzerinde olduğunu, davacının ihtiyati tedbir talebinin HMK'nın 389.maddesine ve 390/3'e aykırı olduğunu, davacı tarafından ileri sürülen mal kaçırma bütünüyle asılsız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı taraf, müvekkili aleyhine mahkeme nezdinde itibarsızlaştırma çabası içerisinde olduğunu, davacı kendi üzerine düşen edimleri süresi içerisinde yerine getirmediğini, davacı ayıplı ifada bulunduğunu, tüm bu nedenlerle davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine, davanın esasa ilişkin açıklamalar kapsamında reddine, davacı yanın icra inkar tazminatı talebinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-Bilirkişi raporu, 2-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Davacının davası itirazın iptali davasıdır. Davacı, davalının pay sahibi olduğu ...A.Ş.’nin değerlemesinin yapılması için davacı ile davalı ve dava dışı ...arasında imzalanan 14ç1ç2019 tarihli sözleşmeden doğan edimin yerine getirilmesine rağmen, bu işe ilişkin sözleşmeden belirlenen hizmet bedelinin ödenmemesi üzerine davalı ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibine davalıların haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürmüştür. Davalı ... ise, davacının sözleşmeden doğan edimi süresi içinde yerine getirmediğini, tanzim edilmesi gereken sözlemeye konu raporun davacı tarafından süresinden sonra teslim edildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkememizin 2021/89 Esas ve 2021/799 Karar sayılı görevsizlik kararına karşı İstanbul 46. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas ... Karar sayılı karşı görevsizlik kararı sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi’nin ...Esas ... Karar sayılı kararı ile mercii tayini kararı ile işbu davaya Mahkememizin bakmakla görevli olduğuna karar verilmiş, dava dosyası Mahkememizin 2023/717 Esas sayılı sırasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. Davacının ticari defterleri, dava konusu takip dosyası ve davacının BA BS formları celp edilerek dosya arasına alınmıştır. Dosyaya celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... 29. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasında, davalı aleyhine ... no.lu 566,400,00TL tutarlı faturadan kaynaklı 278.400,00TL fatura bakiye alacağı, 15.544,00TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 293.944,00 TL toplam alacak için icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından icra takibine itiraz edildiği anlaşılmıştır. Dosyaya sunulan sözleşmenin incelenmesinde, davacı ...A.Ş. ile davalı ... ve dava dışı... arasında ... arihinde ... sayılı sözleşme imzalandığı, 6 sayfadan oluşan sözleşmenin tüm sayfalarında üçer imzanın mevcut olduğu, sözleşmenin son sayfasında taraflar; ... adına ..., ... ve ... imzalarının yer aldığı, sözlemenin konusunun 01.l1.2019 tarihinde Sermaye Piyasası Kurulu'nun ... sayılı Kurul kararı ile görevlendirilen davacının ...A.Ş.'nin değerleme raporunun hazırlanması olduğu, sözleşmenin; Gerekli Bilgiler başlıklı 2. Maddesinde "Değerleme çalışması kapsamında ... ve bağlı ortaklıkları/iştirakleri için 3 yıllık ve değerleme tarihi itibariyle solo ve ... bazlı finansal tablolarını (bağımsız denetimden geçmiş finansal tablolar), geçmiş yıl gerçekleşen mali tabloları destekleyici gerekli detaylı kırılımlarda yönetici raporlarını ...’ ye temin edecektir. Ayrıca gelecek 5 yıllık dönem için ... ve bağlı ortaklıklarının tahmini mali tablolarını ve iş planlarını ... ile paylaşacaktır. Bu bilgilerden herhangi birinin eksik olması durumunda sözleşme şartları buna bağlı olarak değiştirilecektir. Kervansaray yönetimi ve müşteri, Proje’ye esas teşkil edecek her türlü bilginin, prosedürün ,kaydın, belgenin ve diğer bilgilerin tarafımıza sağlanacağı, bütün önemli bilgilerin bize açıklanacağını, ve Hedef Şirket çalışanlarının ve yöneticilerinin işbirliği içerisinde Projeyi destekleyeceğini teyit etmektedir. Değerleme çalışması hedef şirket ve müşteri tarafından hazırlanan fizibilite çalışmaları ve finansal bilgilere dayalı olacaktır. Proje zaman planı tarafımıza temin edilecek bilgi akış hızına bağlı olacaktır. Proje süresince Müşteri ve Kervansaray yönetimi tarafından tarafımıza verilen bilgi ve dokümanlara dayalı çalışma yapılacaktır. Şirket proje süresince Projeyle ilgili tüm raporlanabilir durumları bize bildirmekle sorumludur. Eğer proje süresince ek olarak farklı bilgilere ihtiyaç duyulursa bu bilgilere ulaşım ve temin edilebilmesi konuları ayrıca görüşülecektir." hükmünün yer aldığı, Zamanlama başlıklı 4. Maddesinde ise " Proje süreci ile ilgili planlanan başlama ve bitiş tarihleri ile rapor teslim tarihleri aşağıda belirtilmiştir. İşe başlama 14 Kasım 2019 Tüm Verilerin Tarafımıza İletilmesi 21 Kasım 2019 Taslak Sonuçlar /Rapor 10 Aralık 2019 Nihai Raporlar 13 Aralık 2019 Proje'nin belirtilen süre içinde tamamlanması, Müşteri ve ... yönetimi ve çalışmalarının tam bir işbirliği ile gösterecekleri destek ve Proje süresince ihtiyacımız olan bilgilerin zamanında sağlanmasına bağlı olacaktır. " hükmünün yer aldığı anlaşılmıştır. Uyuşmazlığa ilişkin bir mali müşavir bilirkişisinden rapor alınmıştır. Dosyaya ibraz edilen bilirkişi raporunda özetle, davacı ... A.Ş. tarafından davalı ... adına düzenlenen davaya konu alacağın kaynağı olan faturanın E-Arşiv Fatura olarak, 16/01/2020 tarihli, ... no lu, 480.000,00 TL Hizmet Bedeli + 86.400,00 TL KDV (%18 ) olmak üzere toplam 566.400,00 TL tutarlı düzenlendiği, Fatura içeriğinde 10 gün vade ibaresinin yer aldığı, faturanın içeriğinde ... mail adresinin yer aldığı, faturanın usulüne uygun olarak tarafa iletildiği kanaatine varıldığı, davalının defter tutma yükümlülüğü olan vergi yükümlüsü olmadığı, davacı taraf 2020 yılı ticari defterlerinin E-Defter olarak tutulduğu, davacı vekili tarafından dilekçe ekinde dosya müfrecatına sunulan ticari defter kapsamında; ticari defter beratlarının dosyaya sunulmadığı, ticari defterlerin 6102 sayılı yeni TTK. Mad. 222/2 hükmü uyarınca açılış/kapanış beratlarının yasal süresinde yapılıp yapılmadığının tespite muhtaç olduğu, dava konusu icra takibine dayanak faturanın davacı tarafından bağlı olduğu vergi müdürlüğüne BS formunda bildirildiği ve davacının alacağının davacının defterlerinde kayıtlı olduğu, davacı tarafından verilecek hizmet ifasının, davalı ve dava dışı ... yönetimi tarafından sağlanacak veri akışının önem arz ettiğini, veri akışının eksiksiz, tam ve belirlenen sürede gerçekleştirilmesinin davalı tarafın sözleşme edimi olduğu, davalı tarafça cevap dilekçesinde istenilen verilerin zamanında iletildiği belirtilmişse de, dava dosyasında veri akışının zamanında ve tam olarak yapılıp yapılmadığına dayanak bilgi ve belgenin olmadığı, sözleşmeye göre verilerin 21/11/2019 tarihine kadar davalı ve dava dışı Kervansaray yönetimi tarafından iletileceği, buna istinaden davacı tarafın taslak sonuçların 10/12/2019 tarihinde, nihai raporun 13/12/2019 tarihinde sunulacağı akit altına alındığı, sözleşme de yer alan süreler dışında sürecin gerçekleştiği, veri aktarım süresine dayanak bilgi , belgenin olmaması sebebi ile süreye uyulup uyulmadığının belirsiz olduğu, taslak rapor tesliminde 29 gün, nihai rapor 38 gün gecikme ile sürecin tamamlandığının tespit edildiği, davacı tarafından verilecek hizmetin gerçekleşmesi için veri aktarımının elzem olduğu, veri olmadan sürecin ilerlemesinin mümkün olmayacağı, sözleşme sürelerinde sarkmaların davacının kusurlu hizmetinden mi yoksa davalının sözleşme edimi olan davalı ve dava dışı ... yönetimi tarafından sağlanacak veri akışının eksiksiz, tam ve belirlenen sürede gerçekleşmemesinden mi kaynaklandığının tespite muhtaç kaldığı, davalı tarafından davacı tarafından tanzim edilen faturaya istinaden ...Şubesi, ... A.Ş. hesabından ..., ...Sözleşme Gereği açıklaması ile 15/11/2019 tarihinde 288.000,00 TL tutarında davacıya ödeme yapıldığı, dosya müfrecatında davalı tarafından davacı adına düzenlenmiş hizmetin kusurlu işlenmesi ve fatura tutarına itiraz hususlarında ihtarname, itiraz yazısı veya süreçle ilgili yazışma metni mevcut olmadığı ve davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 278.400,00 TL faturadan kaynaklı asıl alacağı, 15.645,70 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 294.045,70 TL tutarında alacağının bulunduğu yönünde görüş kanaat bildirilmiştir. Bilindiği üzere eser sözleşmeleri iki tarafa karşılıklı borç yükleyen bir tür iş görme sözleşmesi olup, “eser” ve “bedel” olmak üzere iki temel unsuru vardır. Bu sözleşmelerde yüklenici, iş sahibine karşı yüklendiği özen borcu nedeniyle eseri yasa ve sözleşme hükümlerine, fen, teknik ve sanat kurallarına uygun olarak yaparak ve zamanında tamamlayarak iş sahibine teslim etmekle; iş sahibi de bu çalışma karşılığında ivaz ödemekle yükümlüdür. Bu noktada eser sözleşmesinde “ayıp” ile ilgili genel açıklamaların yapılmasında fayda vardır. Eser sözleşmesi ilişkisinde ayıp, yüklenicinin meydana getirip iş sahibine teslim ettiği eserde bulunan sözleşme ve fenne aykırılıklardır. Başka bir ifadeyle ayıp, sözleşme ve eklerinde kararlaştırılan ve iş sahibinin beklediği amaca göre eserde bulunması gereken bazı vasıfların bulunmaması ya da olmaması gereken bazı bozuklukların bulunması şeklinde tanımlanmaktadır. Eldeki davada uygulanması gereken ve uyuşmazlığın ortaya çıktığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK’nın 474- 478 (mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (BK) 359-363. maddeleri) ayıplı işler hakkında uygulanır. Bu maddelerde yer alan düzenlemelere göre yüklenicinin ayıp nedeniyle sorumlu tutulabilmesi için eserin teslim edilmiş olması ve teslim edilen eserin ayıplı olması, ayıbın iş sahibinden kaynaklanmamış olması, iş sahibinin eseri muayene ve ayıbı ihbar yükümlülüğünü yerine getirerek eseri açık ya da zımnen kabul etmemiş olması gerekir. Eserin ayıplı yapılması sözleşmeye aykırılık teşkil etmekte olup; ayıp, açık ve gizli olabileceği gibi maddî ve hukukî ayıp şeklinde de olabilir. Açık ayıp, eserin teslimini müteakip makul süre içinde yapılan kontrol ve muayene sonucu görülüp tespit edilecek ayıptır. Gizli ayıp ise, basit bir kontrol ve muayene ile tespit edilemeyen, eserin kullanılmaya başlanmasından sonra ortaya çıkan ayıptır. Türk Borçlar Kanunu’nun 474/1. (BK, m. 359/1) maddesi gereğince iş sahibinin eserin tesliminden sonra işlerin olağan akışına göre mümkün olduğunca en kısa sürede eseri gözden geçirip muayene ederek varsa açık ayıpları tespit etmek ve bu ayıpların neler olduğunu tek tek açıklamak suretiyle gecikmeksizin sözlü veya yazılı olarak yükleniciye bildirmesi gerekir. Gerek TBK’da gerekse mülga BK’da iş sahibinin muayene ve ihbar süreleri açıkça belirlenmemiş olup, işin niteliği ve olayın özelliğine, imâl edilen eserin büyüklüğü ve genişliğine göre süreler farklı olacak ve işin uzmanı bilirkişiler tarafından belirlenecektir. Muayene ve gözden geçirmeyi veya ayıbın belirlenmesini iş sahibi bizzat yapabileceği gibi, TBK’nın 474/2. ve mülga BK’nın 359/2. maddesine göre mahkeme aracılığıyla bilirkişi raporu ile de tespit ettirmesi mümkündür. Açık ayıpta iş sahibi muayene ve ihbar yükümlülüğünü yerine getirmezse, eseri kabul etmiş sayılır ve yüklenici açık ayıplarla ilgili sorumluluktan kurtulur. Gizli ayıplarla ilgili mülga BK’nın 359/1. maddesindeki makul sürede muayene ve ihbar yükümlülüğüne ilişkin düzenleme mevcut değildir. Ancak TBK’nın 477/3. maddesi ile mülga BK’nın 362/3. maddesinde, eserdeki ayıbın sonradan ortaya çıkması hâlinde, iş sahibinin gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorunda olduğu, aksi takdirde eseri olduğu gibi kabul etmiş sayılacağı belirtilerek gizli ayıplar yönünden de iş sahibine ortaya çıkar çıkmaz gecikmeksizin yükleniciye ayıbı ihbar etmek yükümlülüğü getirilmiştir. Ayıp hâlinde iş sahibinin hakları TBK’nın 475. (BK, m. 360) maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre iş sahibinin seçimlik hakları; eserin iş sahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule icbar edilemeyecek derecede ayıplı olması hâlinde sözleşmeden dönme, eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim yapılmasını isteme veya aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere eserin ücretsiz onarılmasını isteme haklarıdır. İş sahibi bu seçimlik haklarının yanında ayıplı meydana getirilmiş olan eserin neden olduğu zararın tazminini de isteyebilir. Başka bir anlatımla iş sahibi tazminat hakkı ile seçimlik haklarını birlikte kullanabilir. Tazminatın istenebilmesi için de, ayıpta yüklenicinin kusurunun bulunması ve ayıp ihbarının süresinde yapılmış olması gerekir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.09.2021 tarihli ve ... E., ...K. sayılı kararında da değinilmiştir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ...Esas ... Karar) İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre "(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2)Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında da değinilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. ( ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) Davalı vekilince, dava konusu icra takibinin sadece dalı aleyhine başlatıldığı, bu nedenle taraf teşkilinin sağlanmadığı ısrarlı bir şekilde ileri sürülmüş ise de, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 48. Hukuk Dairesi'nin ... Esas ...Karar sayılı kararında da vurgulandığı üzere, "Adi ortaklık tarafından açılacak davaların iştirak halinde mülkiyet hükümleri gereği bütün ortaklar tarafından birlikte açılması gerekir. Adi ortaklığa karşı açılacak davalar yönünden ise; ikili bir ayrım yapmak gerekecektir. Davanın konusu paradan başka bir şey ise davanın bütün ortaklara karşı birlikte açılması (mecburi dava arkadaşlığı), davanın konusu para ise; ortaklar bu borçtan müteselsil sorumlu bulunduklarından ortaklardan biri, bazıları yada tümüne karşı (ihtiyari dava arkadaşlığı) dava açılabilecektir. Zira 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 163. maddesi uyarınca "Alacaklı, borcun tamamının veya bir kısmının ifasını, dilerse borçluların hepsinden, dilerse yalnız birinden isteyebilir. Borçluların sorumluluğu, borcun tamamı ödeninceye kadar devam eder. (Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin ... E. ... K. Sayılı kararı)" Bu nedenle davalı ile dava dışı ... arasında adi ortaklık ilişkisinin dahi olmadığı da nazara alınarak davacının para alacağı konusunda sözleşmenin taraflarında sadece davalıya karşı icra takibi başlatmasında yasaya aykırılık bulunmadığından davacının aksi yöndeki itirazlarına Mahkememizce itibar edilmemiştir. Somut olayda, taraflar arasında eser sözleşmesi imzalandığı, davacının sözleşmeden doğan edimini yerine getirip, sözleşme konusu olan değerleme raporunu davalıya teslim ettiği, davalının hazırlanan raporun süresi içinde teslim edilmediği gerekçesiyle edimin ayıplı ifa edildiğini ileri sürdüğü, ancak davalı tarafından eserin teslim alınması sırasında ihtirazi kayıt ileri sürülmediği gibi, eserin ayıplı olarak teslim edildiğine ilişkin davacıya ayıp ihbarının dahi bulunmadığı, davalının eserin geç teslim edilmesi sebebiyle ne tür bir zarara uğradığı hususunda da savunmasını somutlaştırmadığı anlaşılmış, her ne kadar davalı vekilince davacının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulmadığından bahisle lehine delil niteliğini haiz olmadığı ileri sürülmüş ise de, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının faturaya konu edimi yerine getirip getirmediği değil, edimin ayıplı olarak ifa edilip edilmediği olduğu, bu nedenle eserin davalıya teslim edildiği hususunun uyuşmazlık konusu olmadığı anlaşıldığından davalı vekilinin aksi yöndeki itirazına Mahkememizce itibar edilmemiş, davalının itirazının haksız ve alacağın likit olması sebebiyle asıl alacağın takdiren %40'ı oranında inkar tazminatına hükmedilmek suretiyle yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının KABULÜNE, Davalının ... 29. İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptaline, Takibin kaldığı yerden devamına, İtiraz haksız ve alacak likit olduğundan asıl alacağın takdiren %40'ına karşılık gelen 111.360,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 20.079,31 TL nispi karar harcının, 3.550,11 TL peşin harçtan mahsubu ile noksan kalan 16.529,20 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davacı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan 47.031,04 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan toplam 4.679,80 TL yargılama gideri ile 3.550,11 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı toplamı 8.289,21 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Davacı tarafından yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi üzerine davacıya iadesine, Dair, davacı vekilinin yokluğunda davalı vekilinin karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi'nde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 27/12/2024 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır Harç / Masraf Dökümü Peşin Harç : 3.550,11 TL Karar Harcı : 20.079,31 TL Noksan Harç : 16.529,20 TL Davacı Gider Avansı Yatırılan Avans : 4.942,60 TL Davalı Gider Avansı Yatırılan Avans : 00,00 TL Yargılama gideri detayları Bilirkişi Ücreti : 4.000,00 TL Posta Giderleri : 679,80 TL