İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/545 E. 2025/494 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/545
Karar No
2025/494
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/545 Esas KARAR NO : 2025/494 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 21/08/2023 KARAR TARİHİ : 24/06/2025 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; davacı müvekkili ile davalı şirket arasında bir ticari münasebet olduğunu, davacı müvekkili tarafından davalıya gönderilen mal ve hizmetlerin karşılığı olarak müvekkili şirketin davalıdan 18.913,70-TL alacaklı olduğunu, işbu tutar ödenmediği için davalı ile irtibata geçilerek borcun ödenmesinin istenildiğini, borçlunun ödeme bulunmadığından hakkında ... 26. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra dosyasından takip başlatıldığını, davalı tarafından işbu takibe mesnetsiz ve afaki bir şekilde itiraz edildiğini, davalının yerinde olmayan tüm itirazlarının iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiklerini, müvekkili şirketi tarafından davacı adına düzenlenen faturalardaki edimlerin yerine getirildiğini ve borçluya söz konusu malların teslim edildiğini, borç doğduğunu, müvekkili şirket kayıtlarının tetkikinden borçlunun takip tarihi itibariyle vadesi dolan faturalardan kaynaklı 18.913,70-TL borçlu olduğunun tespit edildiğni, ... Arabuluculuk Bürosu'na yapılan ...maralı başvurularının ise anlaşamama ile sonuçlandığını, tüm bu nedenlerle, davalının ... 26. İcra Müdürlüğü'nün...Esas sayılı icra dosyasındaki vaki itirazının iptaline, takibin devamına, takibe haksız ve mesnetsiz olarak itiraz eden borçlunun asıl alacağının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra-inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan 28/09/2023 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın teslim yükümlülüğünü ifada geciktiğinden müvekkili şirkete gecikme cezası ödemekle yükümlü olduğunu, müvekkili şirketin davacı tarafa borçlu olmadığını, aksine davacı taraftan 5.914,23-TL alacaklı olduğunu, davacı tarafın gerek sözleşme hükümleri gerekse taraflar arası sözlü ve yazılı mutabakatlara göre gecikme cezası ödemekle yükümlü olduğunu bildiğini, davacı tarafın tüm yazılı ve sözlü ihtarlara rağmen müvekkili şirketin gecikme cezası alacağını ödemediğini, müvekkili şirket tarafından kesilen faturayı haksız şekilde iade ettiğini, müvekkili şirketin gecikme cezası alacağını uzlaşmacı yollarla tahsil etme çabalarının sürüncemede bırakıldığını, davacı tarafa yapılan yazılı ihtarların da sonuçsuz kaldığını, gecikme cezasına istinaden kesilen 35 numaralı faturanın içeriğine ilişkin davacı tarafça herhangi bir itirazda bulunulmadığını, müvekkil işirketin davacı taraftan mevcut gecikme cezası alacağını, davacı tarafın sözleşmeden kaynaklı alacağı ile takas ettiğinden huzurdaki dava bakımından takas definde bulunduğunu, Takas deflerinin kabul edilmemesi halinde, müvekkili şirketin davacı taraftan mevcut gecikme cezası alacağını sözleşme bedelinden mahsup hakkı bulunduğunu, bu kapsamda mahsup itirazında bulunduklarını, Davacı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talebinin olduğunu, tüm bu nedenlerle işbu davanın davacı tarafın tüm taleplerinin reddini, davacı taraf aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Uyuşmazlığın, ... 26. İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklandığı görülmüştür. ... 26. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacı şirket tarafından 03.01.2023 tarihinde davalı şirket hakkında; 18.913,70 TL asıl alacak üzerinde takip başlatıldığı, davalı tarafından takibe yapılan itiraz sonucu süresi içerisinde işbu davanın açılmış olduğu görülmektedir. Mahkememizin 13/02/2024 tarihli duruşmasının 7 nolu ara kararı ile Dosyanın mahkememizce seçilecek bilirkişi mali müşavir ...'na tevdi ile davacınını takip talebinde haklı olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş, mahkememiz dosyası bilirkişi ...'na tevdi edilmiş ve bilirkişi tarafından düzenlenen 28/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle: "Taraf şirketlere ait ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulmuş olduğunun tespit edildiği, Taraf şirketler arasında 04.12.2020 tarihinde imzalanan, KDV dahil toplam 217.788,75 TL bedelli Satın Alma Sözleşmesi” nin, davacı şirket tarafından Satıcı sıfatıyla, davalı şirket tarafından Alıcı sıfatıyla imzalanmış olduğu, Davacı şirket tarafından satışı yapılan ürünlere ilişkin tanzim edilen faturaların taraf şirketlerin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, 217.788,75 TL sözleşme bedelinin davalı şirket tarafından sözleşmede belirlendiği şekilde davacıya ödenmiş olduğu, sözleşmeye konu ürünlerin haricinde davalı şirket tarafından verilen ek siparişlere ilişkin davacı tarafından faturalar düzenlenmiş olduğu ve davalı tarafından bu faturalara istinaden kısmi ödeme yapılmış olduğu, Taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin 2.1 maddesi ile; davacı tarafından ürünlerin en geç 10.02.2021 tarihine kadar davalıya teslim edileceğinin kabul edilmiş olduğu, ürünlerin en son teslim tarihinin 20.03.2021 tarihi olduğu, Buna göre; ürünlerin sözleşme ile belirlenen en geç teslim edileceği tarihten itibaren en son teslim edildiği tarihe kadar 38 gün gecikme olduğu, Sözleşmenin 6.1 maddesi ile; davacı Satıcı tarafından sözleşme kapsamındaki ürünlerin teslimat tarihlerine uygun olarak yapılmaması halinde, gecikilen her gün için davalı Alıcı” ya 0,003 tutarında gecikme cezası ödenmesinin kabul edilmiş olduğu, Buna göre; (217.788,75 TLx0,003x38 gün) =24.827,92 TL gecikme cezası hesaplandığı, Davalı şirket tarafından, davacıya 38 günlük gecikme ceza bedeli olarak 26.09.2022 tarihli ... no.lu 24.827,92 TL tutarlı fatura tanzim edilmiş olduğu, Söz konusu faturanın iadesine istinaden; davacı şirket tarafından 04.10.2022 tarihli ... no.lu 24.827,92 TL tutarlı İade Faturası tanzim edilmiş olduğu, Davalı şirket tarafından keşide edilen ... 5. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; davacı şirket tarafından düzenlenen 04.10.2022 tarihli ... no.lu 24.827,92 TL tutarlı gecikme cezası açıklamalı faturanın ihtarname ekinde davacıya iade edilmiş olduğu, Davalı şirket tarafından tanzim edilen 26.09.2022 tarihli ... no.lu 24.827,92 TL tutarlı gecikme cezası faturasının kabulü halinde, davacının davalı şirkete 5.914,23 TL borcu bulunduğu, Davalı şirket tarafından tanzim edilen 26.09.2022 tarihli ... nolu 24.827,92 TI. tutarlı gecikme cezası faturasına istinaden, davacı şirket tarafından düzenlenen 04.10.2022 tarihli ... nolu 24.827,92 TL tutarlı iade faturasının kabulü halinde ise, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 18.913,70 TL alacaklı durumda olduğu" şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür. Mahkememizin 17/12/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile Taraf vekillerinin itirazlarının tek tek değerlendirilmesi için dosyamızın önceki Bilirkişiye tevdine karar verilmiş, mahkememiz dosyası yeniden bilirkişi ...'na tevdi edilmiş olup, bilirkişi tarafından düzenlenen 12/01/2025 tarihli ek raporunda özetle: " Davalı şirket tarafından 26.09.2022 tarihli ... nolu 24.827,92 TL tutarlı gecikme cezası faturası tanzim edilmiş olup, faturanın davacı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu faturaya istinaden davacı şirket tarafından 04.10.2022 tarihli .. no.lu 24.827,92 TL tutarlı iade faturası düzenlenmişti. İade faturasının davalı şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiş olup, Davalı şirket tarafından keşide edilen ... 5. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; davacı şirket tarafından düzenlenen 04.10.2022 tarihli ... no.lu 24.827,92 TL tutarlı gecikme cezası açıklamalı faturanın ihtarname ekinde ve yasal itiraz süresi içerisinde davacıya iade edilmiş olduğu görülmüştür. Davacı şirket tarafından keşide edilen ... 40. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı şirkete; 04.10.2022 tarihli ... nodu 24.827922 TL tutarlı faturanın; ... numaralı faturaya karşılık iade faturası olarak kesildiğinin, cari hesap bakiyesi olan 18.913,70 TL borcun ihtarnamenin tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde ödenmesinin ihtar edilmiş olduğu görülmektedir. Davalı şirket tarafından tanzim edilen 26.09.2022 tarihli ... no.lu 24.827,92 TL tutarlı gecikme cezası faturasının kabulü halinde, davacının davalı şirkete 5.914,23 TL borcu bulunduğu, Davalı şirket tarafından tanzim edilen 26.09.2022 tarihli .. no.lu 24.827,92 TL tutarlı gecikme cezası faturasına istinaden, davacı şirket tarafından düzenlenen 04.10.2022 tarihli ... nodu 24.827,92 TL tutarlı iade faturasının kabulü halinde ise, davacının takip tarihi itibarıyla davalıdan 18.913,70 TL alacaklı durumda olduğu" şeklinde görüş bildirildiği görülmüştür. Davacı şirket tarafından 03.01.2023 tarihinde ... 26. İcra Müdürlüğü...FE. sayılı dosyası ile davalı şirket hakkında; 18.913,70 TL Asıl Alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak; “30.09.2022 Ticari satımdan kaynaklanan alacağın gösterildiği, taraf şirketler arasında 04.12.2020 tarihinde imzalanan Satın Alma Sözleşmesinin bulunduğu, Sözleşmenin Ek-1 kısmında; davacı şirket tarafından düzenlenen 02.12.2020 tarihli KDV dahil 217.788,75 TL tutarlı Birim Fiyatlı Teklif Listesi bulunduğu, Ürünlerin Teslim Tarihi ve Teslim Şekli başlıklı 2.maddesi ile; Satıcı tarafından ürünlerin en geç 10.02.2021 tarihine kadar Alıcıya teslim edileceğinin ve teslim sürelerinin yalnızca Alıcının yazılı ön izni ile uzatılabileceğinin kararlaştırılmış olduğu, Sözleşme Bedeli başlıklı 4.maddesi ile; Ek 1 de belirtilen birim fiyatlar üzerinden KDV dahil toplam 217.788,75 TL tutarının ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin Gecikme Cezası başlıklı 6. Maddesinde, “6.1- Satıcı, işbu Sözleşme kapsamındaki teslimat yükümlülüğünü Teslimat Tarihlerine uygun olarak yerine getirememesi halinde; Alıcı'nın gecikme dolayısıyla uğradığı zararı tazmin etmeyi ve gecikilen her gün için Alıcı 0,003 tutarında gecikme cezası ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt etmektedir. Alıcı tarafından ödemenin zamanında yapılmaması halinde SatıcI'ya günlük 0,003 geç ödeme cezası uygulanacaktır. 6.2- Alıcı, Madde 6.1 de düzenlenen tazminat tutarını ve gecikme cezasını Sözleşme Bedelinden mahsup etme hakkını haizdir. Satıcı, işbu gecikme cezasının Sözleşme Bedelinden mahsup edilmemesi halinde herhangi bir mahkeme kararına gerek olmaksızın, Alıcı buna ilişkin ilk talebi üzerine derhal ödemeyi kabul, beyan ve taahhüt etmektedir. Ödemenin zamanında yapılmaması halinde Satıcı tüm yükümlülüklerini askıya alma ve sevkiyatı durdurma hakkına sahiptir.” şeklinde düzenlemenin yer aldığı görülmektedir. Taraflar arasında akdedilen satın alma sözleşmesinin 2.1 maddesinde ürünlerin en geç 10/02/2021 tarihinde teslim edileceği kararlaştırılmış olup, sözleşme konusu ürünlerin davacı şirket tarafından davalı şirkete teslimine ilişkin, 26.02.2021 tarihli ... no.lu Sevk İrsaliyesi, 02.03.2021 tarihli ... no.lu Sevk İrsaliyesi, 13.03.2021 tarihli ... no.lu Sevk İrsaliyesi, 17.03.2021 tarihli ... no.lu Sevk İrsaliyesi, 20.03.2021 tarihli ... no.lu Sevk İrsaliyelerinin dosyaya sunulduğu, sevk ve irasliye tutanakları ile sabit olduğu üzere ürünlerin 38 gün gecikmeli olarak teslim edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında imzalanan Sözleşmenin 2.1 maddesi ile; davacı tarafından ürünlerin en geç 10.02.2021 tarihine kadar davalıya teslim edileceği kabul edilmiş olup, ürünlerin en son teslim tarihinin 20.03.2021 tarihi olduğu görülmektedir. Buna göre; ürünlerin sözleşme ile belirlenen en geç teslim edileceği tarihten itibaren en son teslim edildiği tarihe kadar geçen sürede 38 gün gecikme olduğu, Sözleşmenin 6.1 maddesi ile; davacı Satıcı tarafından sözleşme kapsamındaki ürünlerin teslimat tarihlerine uygun olarak yapılmaması halinde, gecikilen her gün için davalı Alıcı'ya 0,003 tutarında gecikme cezası ödenmesinin kabul edilmiş olduğu, buna göre 217.788,75 TL x 0,003x 38 gün : 24.827,92 TL gecikme cezası hesaplanmış olup, Davalı şirket tarafından keşide edilen ... 5. Noterliğinin ...tarih ... yevmiye numaralı İhtarnamesi ile davacı şirkete; ürünlerin en son 20.03.2021 tarihinde 38 gün gecikmeli olarak teslim edilmiş olduğu, bu nedenle 217.788,75 TL sözleşme bedeli üzerinden hesaplanan gecikme cezası 24.827,92 TL tutarının ödenmesinin ihtar edilmiş olduğu, 38 günlük gecikme ceza bedeli olarak, davalı şirket tarafından tanzim edilen 26.09.2022 tarihli 24.827,92 TL tutarlı e-Fatura muhatabının davacı şirket olduğu, söz konusu faturanın iadesine istinaden; davacı şirket tarafından 04.10.2022 tarihli 24.827,92 TL tutarlı İade Fatura tanzim edildiği, davalı şirket tarafından keşide edilen ... 5. Noterliğinin ... tarih ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; davacı şirket tarafından düzenlenen 04.10.2022 tarihli 24.827,92 TL tutarlı gecikme cezası açıklamalı faturanın ihtarname ekinde iade edilmiş olduğu görülmektedir. Bilirkişi raporunda davacı şirketin ticari defter kayıtlarında davalı şirketin takip tarihi itibari ile, davacı şirkete 18.913,70 TL cari hesap borcunun bulunduğu, davalı şirketin ticari defter kayıtlarında ise, 38 günlük gecikme cezası faturası neticesinde davacı şirketin davalıya 5.914,23 TL borçlu durumda olduğunun tespit edildiği uyuşmazlık konusunun davacı tarafından tanzim edilen faturaya konu ürünlerin geç teslimi sebebi ile davalının gecikme cezasını asıl alacaktan mahsup edip edemeyeceği ve cevap dilekçesi ile ileri sürdüğü takas def'inin somut olayda uygulama yeri olup olmadığının tespiti noktasında toplanmaktadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 139. maddesinde ise; “İki kişi, karşılıklı olarak bir miktar para veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise her biri alacağını borcuyla takas edebilir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Zamanaşımına uğramış bir alacağın takası, ancak takas edilebileceği anda henüz zamanaşımına uğramamış olması koşuluyla ileri sürülebilir” şeklinde düzenlenmiştir. Öte yandan Türk Hukuk Lûgatında takas için “İki kişi karşılıklı olarak bir miktar ya da özdeş (aynı cinsten) diğer edimleri birbirlerine borçlu iseler her iki taraf muaccel (istenebilir) olan borçlarından ya da alacaklarından vazgeçerek sözleşmeyi sona erdirebilirler” ( Türk Hukuk Lûgatı, Türk Hukuk Kurumu, Cilt I, Ankara 2021, s. 1052) denilerek Kanun maddesi ile aynı doğrultuda tanımlama yapılmıştır. Yapılan bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere takasın söz konusu olabilmesi için iki tarafın karşılıklı olarak birbirinden alacaklı (birbirinden borçlu olması) gerekir. Alacak ve borç karşılıklı değilse veya iki kişi arasındaki borç ilişkisinin, dışında kalan kişilerden olan alacaklar ya da borçlar takasa konu olamaz. Takas bildiriminde bulunan kimse karşı tarafa borçlu bulunmalı, aynı zamanda karşı taraftan alacaklı olmalıdır. Ayrıca takas için, yalnız borçlularda değil, borçlarda da karşılıklılık bulunmalıdır. Ancak aynı nitelikteki cins (nevi) veya özdeş edimlerin takası mümkündür. Özdeşliğin, TBK’nın 143. maddesindeki “Borçlunun takas iradesini alacaklıya bildirdiği anda” mevcut olması gerekir. Karşılıklı alacaklardaki özdeşlik, cins ve nitelik bakımından aranır. Yoksa miktar bakımından bir özdeşlik söz konusu değildir. Çünkü, TBK’nın 143. maddesinin birinci fıkrasında da belirtildiği gibi, takasla, her iki borç, takas edilebilecekleri anda, daha az olan borç tutarınca sona erer. Aynen ifa borcu, sonradan tazminat borcuna dönüşmüşse, diğer tarafın borcu da para borcu ise, özdeşlik gerçekleşmiş olduğundan takas yapılabilir. Özdeşlik koşulu, alacakların kaynağının da aynı olmasını gerektirmez. Bu bakımdan sözleşmeden doğan bir alacağın, karşı tarafın haksız fiilden doğan tazminat alacağı ile takası mümkündür (Uygur, Turgut: 6098 sayılı Borçlar Kanunu Şerhi, C. 1,3. Baskı, Temmuz 2013, s. 920-925). Başka bir ifadeyle alacakların aynı cinsten olması, borçlanılan edimlerin ifada birbirlerinin yerine geçebilecek nitelikte olması anlamına gelmektedir. Takas için aranan üçüncü koşul kural olarak her iki borcun muaccel (ifasının istenebilir) olmasıdır. Dördüncü koşul ise, tarafların alacak ve borçlarının geçerli ve ifa edilebilir olması gerekmektedir. Taraflardan birinin alacağı muaccel olduğu hâlde, karşı tarafa olan borcu için bir vadeden yararlanıyorsa, bu alacak talep edildiğinde diğer taraf henüz muaccel olmayan kendi alacağını takas olarak ileri süremez (Uygur, s. 925). Yenilik doğuran bir hak olan takasın, davadan önce ve dava sırasında alacak sahiplerinden her biri tarafından ileri sürüleceği gibi, bu yola gitmeksizin taraflar alacaklarını ayrıca dava konusu edebilirler. Diğer bir anlatımla takas talebinin mutlaka karşı dava şeklinde ileri sürülmesi zorunlu olmayıp, savunma olarak da ileri sürülmesi olanaklıdır. İlke olarak, takas def'î de diğer def'îler gibi süresinde verilen cevap dilekçesinde ileri sürülmelidir. Alacaklardan biri çekişmeli olsa bile takas ileri sürülebilir. Aksi hâlde takastan kurtulmak isteyen borçlu hemen bir ihtilaf çıkartarak amacına ulaşabilir. Öte yandan ihtilaflı alacağın takas edilebilir olduğunu söylemekle de takasın ortaya konulması ile ihtilafın alacaklı lehine hâlledilmiş olduğu anlamı çıkmamalıdır. Sonuçta hâkim anlaşmazlığı çözerek sonucuna göre takas def’î talebini red veya kabul edecektir (Hukuk Genel Kurulunun 18.11.2021 tarihli, ... E., ... K. sayılı kararı). Somut olaya dönüldüğünde taraflar arasında akdedilen 04.12.2020 tarihinde imzalanan Satın Alma Sözleşmesi'nin 6.2 maddesinde gecikme cezası tutarının sözleşme bedelinden davacı tarafa bu hususta ayrıca bir ihbar veya ihtarda bulunulmadan mahsup hakkının açıkça verildiği, her iki borcunda muaccel olduğu, 07/04/2021 tarihli taraflar arasında mutabakata ilişkin mail yazışmalarından da anlaşıldığı üzere, gecikme cezası hariç kesin hesap tutarında karşılıklı mutabık olunduğu dolayısı ile davalı şirketin gecikme cezasını tahsil etme hakkı bulunduğu her ne kadar davacı tarafça dava konusu ürünlerin ihtirazi kayıt ileri sürülmeksizin teslim alındığı bu nedenle davalı yanın cezai şart talep edemeyeceği iddia edilmiş ise de, taraflar arasında akdedilen sözleşmenin feshedilmediği sözleşmenin ayakta olduğu, cezai şartı düzenleyen TBK'nun 179. Maddesi'nin sözleşmenin feshine ilişkin sonuçları düzenlediği, davalı şirket tarafından verilen ek siparişlere ilişkin davacı şirket tarafından düzenlenen faturalara istinaden davalı şirket tarafından kısmi ödeme yapılmış olduğu, taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin devam ettiği nazara alındığında bu yöndeki savunamaya itibar edilmemiştir. Tüm bu açıklamalar muvacehesinde toplanan deliller, taraflar arasında akdedilen 04.12.2020 tarihli sözleşme hükümleri, ihtarnameler ve hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporları bir arada değerlendirildiğinde sübut bulmayan davanın reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın REDDİNE, 2-) İspatlanamayan kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 1.291,99-TL karar harcının peşin yatırılan 323,00-TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 968,99-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-)Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince reddedilen miktar üzerinden hesaplanan 18.913,70-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 6-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 7-)Taraflarca yatırılan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 24/06/2025 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/545, K. 2025/494, T. 24.06.2025, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-545-e-2025-494-k-a718e770fb2e