İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/416 E. 2024/263 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Daire
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/416
- Karar No
- 2024/263
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/416 KARAR NO : 2024/263 DAVA : İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) DAVA TARİHİ : 19/06/2023 KARAR TARİHİ : 26/04/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: (I) TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: (1) Davacı Tarafın İddialarının Özeti:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin servis taşımacılığı ile uğraştığını, müvekkili ile davalı arasında servis hizmet akdi yapıldığını, tarafların aralarında ticari faaliyet içerisinde olduğunu, TTK madde 5'e göre; bulunmadıkça dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın Asliye Ticaret Mahkemelerinin görevli olduğunu, müvekkilinin 2023 Ocak ayı boyunca birçok zorluğa katlanarak çalıştığını, sözleşmede anlaşılan tutara uygun olarak 31/01/2023 tarihinde 8025,22 TL'lik hak edişine karşılık davalı adına fatura kestiğini, aynı şekilde müvekkilinin davalı adına 2023 Şubat ayı için 17442,54 TL'lik hak edişine karşılık 28/02/2023 tarihinde bir fatura daha kestiğini, davalının bu faturalara sözlü ya da yazılı olarak itirazı olmadığını, müvekkilinin bu faturalara istinaden ... 11. İcra Mi ün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının takibe itiraz ettiğini, yukarıda izah edilen sebeplerden dolayı davanın kabulü ile davalı borçlunun ... 11. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasına vaki itirazının iptaline, takibin devamına, davalı hakkında asıl alacağın %20'den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. (2) Davalı Tarafın Savunmalarının Özeti:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin servis işi ile ilgilendiğini, davacının talebinin hukuka aykırı olduğunu ve müvekkilinin davacıya borcunun olmadığını, davacının alacağını ispat ile mükellef olduğunu, müvekkilinin davalının alacaklarının eksiksiz bir şekilde ödediğini, davacının fatura tutarını fazla kesmiş olduğunu, ancak bu tutarın da müvekkili tarafından ödendiğini, davacının kesmiş olduğu fazla fatura bedeline ilişkin bir açıklamada bulunamadığını, davacının kesmiş olduğu fazla fatura tutarını keyfi olarak düzenlediğini, sadece fatura düzenlemiş olmanın alacağın varlığını ispat etmeye yetmediğinin Yargıtay Kararları ile de sabit olduğunu, tüm ticari kayıtlarının müvekkili tarafından tutulduğunu, müvekkilinin davacıya olan ödemelerini eksiksiz bir şekilde yaptığını, davacının kesmiş olduğu fazla faturalara ilişkin dosyaya herhangi bir belge sunmadığını, müvekkilinin her ay binlerce kişiye toplamı on milyonları bulan ödeme yaptığını, davacıya bir borcu olsa idi bunu da ödeyecek olduğunu, müvekkilinin ticari kayıtlarının şeffaf olarak tutulduğunu, bunu bilen davacının icra takibi başlatmış olmasının onu kötü niyetli olduğunun gösterdiğini, davacının kötü niyet tazminatına mahküm edilmesi gerektiğini, yukarıda izah edilen sebeplerden dolayı davanın reddine, davacı aleyhine %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini savunmuştur. (II) ÇEKİŞMELİ VAKIALAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER: 1-... 11. İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası, 2-... Vergi Dairesinden gelen ...Limited Şirketinin BA/BS formları, 3-Bilirkişi raporu, 4-Tüm dosya kapsamı. (III) DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE DEĞERLENDİRİLMESİ, SABİT GÖRÜLEN VAKIALAR, ÇIKARILAN SONUÇ VE HUKUKÎ SEBEPLER: Davacının davası itirazın iptali davasıdır. Dosyaya celp edilen takip dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından davalı aleyhine ... 11. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasında faturaya dayanan ilamsız icra takibi başlatıldığı, davalı tarafından süresi içince icra takibine itiraz edildiği anlaşılmıştır. Takibe dayanak faturaların tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olup olmadığı, tarafların ticari defterleri arasında mutabakat bulunup bulunmadığı ve varsa davacının takibe dayanak faturalar yönünden davacıdan alacağının bulunup bulunmadığı, faturaya konu hizmetin davacı tarafından yerine getirilip getirilmediğinin tespiti için dosyanın mali müşavir ve taşıma uzmanı bilirkişisinden oluşan bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş, 08.12.2023 tarihli celsede taraf vekillerine, ticari defterlerini dosyaya ibraz etmek üzere kesin süre verilmiş ve kesin sürenin sonuçları usulüne uygun olarak taraf vekillerine ihtar edilmiştir. Verilen kesin süreye rağmen davacı taraf ticari defterlerini dosyaya sunmamıştır. Dosyaya sunulan 06.03.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle, davalının ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, lehine delil niteliğini haiz olduğu, davalının ticari defterlerine göre davacının alacağının bulunmadığı, taraflar arasında OKUME kararı gereğince imzalanması gereken yazılı sözleşmenin bulunmadığı taraflar arasındaki uyuşmazlığın uzun yıllardır sektörde yaşanan okul servisleri yarı yıl taşımacılık hizmetlerinin ücretlendirilmesinden kaynaklandığı, ... Öğrenci ve Personel Taşımacılığı Yönergesi, Taşıma ile Öğrenci velisi arasında yapılan okul servis taşımacılığı tip sözleşmesinin 4/f maddesi uyarınca taşımacı firmanın yarı yıl tatilinde öğrenci velisinden ücret talep edemeyeceği bildirilmiştir. İspat, bir olayın veya hukuksal durumun varlığı veya yokluğu hakkında hâkimde kanaat uyandırmak için girişilen, ispat yükü üzerinde olan tarafın deliller vasıtasıyla yürüttüğü inandırma faaliyetidir. İddia ve savunmaya dayanak gösterilen ve mahkemenin karar vermesinde etkili olacak olgulardan hangisinin kim tarafından ispat edileceği hususu ispat yükü kavramıyla ilgilidir. İspat yükünün ne şekilde dağılacağına ilişkin genel kural 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 6. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre: “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguları ispatla yükümlüdür.” Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “İspat yükü” başlığını taşıyan 190. maddesinin 1. fıkrasında, ispat yükünün belirlenmesine ilişkin temel kural vurgulanmış; 2. fıkrada ise, karinelerin varlığı hâlinde ispat yükünün nasıl belirleneceği düzenlenmiştir. Buna göre “(1)İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. (2) Kanuni bir karineye dayanan taraf, sadece karinenin temelini oluşturan vakıaya ilişkin ispat yükü altındadır. Kanunda öngörülen istisnalar dışında, karşı taraf, kanuni karinenin aksini ispat edebilir.” İspat yükü üzerine düşen taraf ancak ispata “elverişli” deliller ile iddiasının haklılığını kanıtlayabilir. Kanun koyucu HMK’nın 200. maddesinde belli miktarın üzerindeki uyuşmazlıklar yönünden bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukukî işlemlerin senetle ispatını zorunlu kılmış ve bu miktar dâhilinde kalan bir alacağın takdiri delillerle ispatına imkân vermemiştir. Nitekim aynı hususlara Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 28.09.2021 tarihli ve 2017/(19)11-936 E., 2021/1090 K. sayılı kararında da değinilmiştir. İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Hâkimin kendisine ispat yükü düştüğünü bildirdiği taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır. Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu icra takibine dayanak faturalara konu hizmeti davalıya sunduğunu usulüne ispatlayamadığı anlaşılmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM/ Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; Davacının davasının REDDİNE, Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 307,59 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 120,01 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına, Davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 17.900,00 TL maktu vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davcıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne MİKTAR İTİBARİYLE KESİN OLMAK ÜZERE verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 26/04/2024 KATİP ¸e-imzalıdır HAKİM ¸e-imzalıdır Harç/ Masraf Dökümü Peşin Harç : 307,59 TL Karar Harcı : 427,60 TL Noksan Harç : 120,01 TL Davacı Gider Avansı Yatırılan Avans : 4.710,00 TL Davalı Gider Avansı Yatırılan Avans : 00,00 TL Yargılama Gideri Detayları Bilirkişi Ücreti : 4.000,00 TL Posta Giderleri : 148,00 TL