İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/10 E. 2024/849 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/10
Karar No
2024/849
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2023/10 Esas KARAR NO : 2024/849 DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 04/01/2023 KARAR TARİHİ : 19/11/2024 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin, müvekkili ile arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı, müvekkilinden aldığı ürün/hizmet karşılığı olarak müvekkiline 4.400,00 Euro bakiye borcu bulunduğunu, İşbu sebeple bakiye fatura alacağının ödenmesi için davalı aleyhine eldeki davaya konu olan ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı takip yapıldığını ve ödeme emrinin gönderildiğini, borçlu tarafın, borcu bulunmadığından bahisle takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, Davalının itiraznın mesnetsiz olup, sadece müvekkilinin alacağının tahsilini geciktirmek amacı ile yapılmış bir itiraz olduğunu, Müvekkili tarafından davalı şirketle iyi niyetli olarak defalarca görüşme ve yazışmalar yapıldığını, bazen de ödeme yapacağını belirtmesi üzerine davalının söz verdiği ödeme günlerinde ödeme yapmasının beklendiğini ancak hiçbir surette ödemenin alınamadığını, Yargılama aşamasında, delilleri arasında mahkememize sunacakları faturalar, cari hesap ekstresi ve sair tüm delilleri ile davalıdan olan alacakları ve davalı tarafından işbu alacağa istinaden herhangi bir ödeme yapılmadığını ispatlayacaklarını,...tarihinde, ... başvuru numarası ile ... Arabuluculuk Bürosu’na arabuluculuk başvurusu yapılığını, 06.12.2022 tarihinde yapılan toplantıda anlaşmaya varılamdığını ve bu şekilde son tutanağın düzenlendiğini, Takibe yapılan itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, takibe konu alacağın fatura alacağı olduğunu, buna rağmen icra takibine itiraz edilmesinin davalının haksız ve kötü niyetli olduğunu gösterdiğini, İtirazın iptali ile müvekkilinin alacağının faizi ile birlikte davalıdan tahsili ve davalının takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkûm edilmesi için işbu davayı açmak zorunluluğunun doğduğunu, davalı tarafın alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesinin gerektiğini, Davalı tarafın ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı icra takibine itiraz etmesinin, sırf müvekkilinin alacağına kavuşmasını engellemek için ve kötüniyetli yapılmış olduğu hususunun tartışmasız olduğunu, Öte yandan alacağı olan faturaya dayandığından likit, bir başka deyişle hesap edilebilir nitelikte olmasının da tartışmasız olan bir diğer husus olduğunu, Ödeme yapmayan davalı/borçlunun başlattıkları icra takibine ilişkin gönderilen ödeme emrine haksız ve mesnetsiz olarak itiraz ederek müvekkilinin alacağına kavuşmaması için kötüniyetli olarak hareket ettiğini, izah edilen sebeplerle; dava konusu takibe davalı tarafından sunulan haksız itirazın iptali ile takibin devamına ve kötüniyetli borçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini, davalının icra takibine haksız itirazının iptali ile takibin devamına,borçlunun takip konusu borcu takip tarihinden itibaren işleyecek faiziyle ödemesine, Davalının haksız ve kötü niyetli itirazdan kaynaklanan % 20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı yandan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMA/ Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Herhangi usuli bir hak kaybına uğramamak amacıyla davacı tarafın gerek işbu dava ile talep ettiği alacak tutarı ve gerekse saklı tuttuğu alacaklar yönünden zaman aşımı def'inde bulunduklarını, süre uzatım dilekçelerinde de belirttikleri üzere; 6100 sayılı HMK gereğince genel yetkiyi düzenleyen 6. maddenin 1. fıkrasına göre; genel yetkili mahkemenin, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olduğunu, davalının yerleşim yerinin resmi kayıtlarda da açık olduğu üzere ...olduğunu, Usuli hak kaybına uğranmaması açısından yetki itirazında bulunduklarını, Mahkememizin ... esasına kayden müvekkili şirket aleyhine açılan davaya ilişkin dava dilekçesi müvekkili şirkete ulaştığını, Davacı tarafça açılan işbu davanın maddi gerçeklere aykırı olduğu gibi aynı zamanda haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir dava olduğunu, Müvekkilinin en önemli müşterisinin Ukrayna'da olması sebebiyle asla öngörülemeyecek bir mücbir sebeple karşılaşmasının şirketini derinden sarstığını ve yıprattığını, Hayat pahalılığı ve döviz kur artışından müvekkilinin çok olumsuz bir şekilde etkilendiğini, bu sebeple işletmenin bir çok masrafını azaltma yoluna gitmek zorunda kalındığını, Üstüne üstlük müvekkilinin bir de taşınmaz sahibinin işbu dava yoluyla gerçekleştirdiği zorlama ile karşılaştığını, 06/02/2023 tarihinde meydana gelen depremlerin yarattığı yıkım sebebiyle yine işlerinin adeta durma noktasına geldiğini, icra inkar tazminatına hükmedilebilmesinin koşulunun alacağın likit olması ve borç miktarının saptanmasının yargılamayı gerektirmemesi olduğunu, işbu dosyada anılan uyuşmazlığın zaten yargıya aksetmiş durumda olduğundan borcun tespitinin yargılamayı gerektirir nitelikte olduğunun açık olduğunu, Yerleşik Yargıtay içtihatlarının da bunu desteklediğini, açıklanan tüm nedenler gereğince haksız ve hukuksuz işbu davanın öncelikle usul saniyen esas yönünden reddini talep ettiklerini, tüm bu nedenlerle, işbu cevap dilekçelerinin ve zamanaşımı def'i ve yetki itirazlarının kabulü ile haksız ve hukuksuz davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER VE GEREKÇE/ Dava, İİK m.67 kapsamında itirazın iptali davasıdır. Dava dosyasına celbedilen ... 12.İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; Davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine ilamsız yolla, 4.759,21 Euro takip başlattığı 4.759,21 Euroya takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek yıllık %15,75 avans faizi ile tahsilini talep ettiği, ödeme emrinin borçluya tebliği üzerine davalı borçlunun süresinde olarak borca, faize ve tüm ferilerine itiraz etmesi neticesinde icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiği ve süresinde olarak iş bu itirazın iptali davasının açılmış olduğu görülmüştür. Uyuşmazlığın, Davacı tarafından ... 12. İcra müdürlüğüne, ...Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibe davalı tarafındna yapılan itirazın iptali, tabin devamı ve icra inkar tazminatı istemine ilişkin hususlarından kaynaklanmakta olup ispat yükü davacıda bulunmaktadır. Ancak alacak miktarının tespiti hukuk dışında özel ve teknik bilgiyi gerektiren hal olduğundan 6100 sayılı HMK m.266 gereği mahkemenin tarafların talebi yahut kendiliğinden vereceği karar ile bu hususları bilirkişiye tespit ettirmesi mümkündür. Bu kapsamda mahkememizin 25/06/2024 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı ile dosyanın mahkememizce resen seçilecek bir mali müşavir bilirkişiye tevdi ile tarafların iddia ve savunmaları sunulan deliller, tüm dosya kapsamı ve davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yapmak suretiyle defterin usule uygun tutulup tutulmadığı hususlarının tespiti ile tarafların iddialarının ticari kayıtlar üzerinde BA-BS formları ile birlikte değerlendirilmek suretiyle davacının takip talebinde haklı olup olmadığı konusunda rapor alınmasına karar verilmiş olup, mahkememiz dosyası bilirkişi olarak seçilen Mali Müşavir bilirkişi ...'e tevdi edilmiş, bilirkişi tarafından düzenlenen 19/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "Sayın mahkemenin kararı doğrultusunda, davacının ticari defter kayıtları, dava dosyasındaki mevcut deliller ile dava dosyası ekinde yer alan belgeler üzerinde yapılan incelemeler neticesinde; Davacının, dosya ekinde bulunan 2021 ve 2022 yıllarına ait ticari defterin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yaptırıldığı, davalı yanın defter incelenmesinin yapılmadığının görüldüğü, bu hususa ait değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Davalı tarafa ait defter incelenmesinin yapılmadığından, açılış ve kapanış tasdikleri yasal süresinde yapılmış, dayanağı belgelerle uyumlu olan davacı tarafın defter kayıtlarına itibar edilmesi gerektiğinin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu, Taraflar arasında herhangi bir ticari sözleşmenin mevcut olmadığından dolayı ilişkinin AÇIK HESAP ilişkisi olarak değerlendirildiği, Davacı şirketin dosyaya sunmuş olduğu satış faturalarının her iki tarafın ticari defter kayıtlarında yer aldığının,vergi dairesine bildirilen (BA)ve (BS) formları ile de aynı tutarda beyan ettiklerinin belirlendiği, Davacının vermiş olduğu fatura muhteviyatı hizmetinin verilmediğine dair herhangi bir tespitin dosyada mevcut olmadığı, Davacının davalı adına düzenlediği takibe dayanak faturanın, tarafların delil vasfı taşıdığı kanaatine varılan ticari defter kayıtlarında kayıtlı olduğu, davacının düzenlemiş olduğu faturaya davalı tarafından süresinde herhangi bir itirazın yapılmadığı, Davacı şirketin 31.12.2022 tarihi itibariyle davalı şirket'ten 3.210,20 Euro ana para tutarında Alacaklı olduğu, bu tarihten sonra davalı tarafından davacıya yapılmış herhangi bir ödeme kaydının bulunmadığı, Davacı şirketin davalıdan 3.210,20 Euro tutarlı alacağı için,taraflar tacir olduğundan, ticari işlerde takip öncesi işlemiş faiz için öngörülen faiz oranı ile ve 20.07.2022 tarihinden itibaren de 15,75 ve değişen oranlarda ticari avans faizi(3095 m.2/2 ) talebinde bulunabileceği" yönünde rapor düzenlendiği görülmüştür. Tüm dosya kapsamında yapılan değerlendirme alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu anlaşılmakla, taraflar arasında herhangi bir ticari sözleşmenin mevcut olmadığı, taraflar arasındaki ilişkinin açık hesap ilişkisi olduğu, ... Vergi Dairesi Başkanlığı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazı cevabında davacı şirketin 2021yılına ait BA-BS formlarının incelenmesi neticesinde davacı şirketin 2021 yılında Davalı şirkete KDV hariç 445.531,00 TL. lik mal ve hizmet satışının (BS) yaptığı tespit edilmiş olup,davacının davalıya satmış olduğu mal ve hizmet faturasının davacı firma beyannamelerinde (BS) formlarında yer aldığı, davacı şirketin 2022 yılında davalı şirketten KDV hariç 212.233,00 TL.'lik mal ve hizmet alışının yapıldığı ,davacının davalıdan almış olduğu mal ve hizmet faturasının davacı firma beyannamelerinde (BA) formlarında yer aldığı, ... Vergi Dairesi Başkanlığı, ... Vergi Dairesi Müdürlüğünden gelen yazı cevabında davalı şirketin 2021yılına ait BA-BS dökümanlarının incelenmesi neticesinde, davalı şirketin 2021 yılında davacı şirketen KDV hariç 445.531,00 TL.'lik mal ve hizmet alışının (BA) yaptığı tespit edilmiş olup,davacının davalıya almış olduğu mal ve hizmet faturasının davalı firma beyannamelerinde (BA) formlarında yer aldığı, davalı şirketin 2022 yılında davacı şirkete KDV hariç 212.233,00 TL. lik mal ve hizmet satışının (BS) yaptığı tespit edilmiş olup,davalının davacıya satmış olduğu mal ve hizmet faturasının davalı firma beyannamelerinde (BS) formlarında yer aldığı dolayısı ile tarafların vergi kayıtlarının birbiri ile örtüştüğü görülmektedir. Davacı tarafından davalı aleyhine 20.07.2022 tarihinde başlatılan ... 12. İcra Dairesi'nin ... sayılı İlamsız İcra Takibine istinaden borçlunun işlenmiş faizi ile birlikte 4.759,21 Euro ödenmesi için taraflar arasında 01.08.2022 tarihinde protokol düzenlendiği,ödemelerin 02.08.2022 tarihinden başlamak üzere her biri 1.189,80 Euro olmak üzere 4 eşit taksitle ödemelerin yapılacağı hususunun karşılıklı olarak kabul ve beyan edildiği, ancak davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibinde yapılan protokol gereğince, ilk taksit tutarı olan 1.189,80 Euro luk tutarın icra takibinden sonra 04.08.2022 tarihinde davalı tarafından banka havalesi ile ödemiş olduğunun açık hesap kayıtlarından ve ödeme dekontundan tespit edildiği, davacının davalı adına düzenlediği takibe dayanak faturanın, davacıya ait ticari defter kayıtlarında kayıtlı olduğu, davacının düzenlemiş olduğu faturaya davalı tarafından süresinde herhangi bir itirazın yapılmadığı, mahkememizce davalıya ticari defter ve kayıtlarını sunması için kesin süre verilmiş ise de davalı tarafça kesin süre içerisinde ve daha sonrasında da gider avansı yatırmadığı gibi ticari defterlerinin de dosyaya sunulmadığı görülmüştür. 6100 sayılı HMK'nın 222. maddesinde, "mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir" hükmü bulunmaktadır. Ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delil niteliğindedir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de, ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bu durumda her iki tarafın ticari defterlerinin de incelenmesi zorunludur. Ancak karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defteri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır. Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden, verilen kesin süreye rağmen defterlerini ibraz etmediği takdirde mahkeme karşı taraf defterindeki kayıtların doğru olduğunu kabul edebilir. Bu açıklamalar ve sözü edilen kurallarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, mahkemece taraflara ticari defterlerini sunmaları için süre verilmiş olup davacı defterleri üzerinden yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporu ile talep edilen alacağın varlığı kanıtlanmıştır. Davalı, defterlerini sunmayarak, davacının ticari defter kayıtlarının HMK 222. maddeye göre lehine delil oluşturup oluşturmadığını tam olarak incelenebilmesine engel olduğundan, sunulmayan ticari defterlerinde davacının alacaklı olduğuna dair kayıtları mevcut olduğu halde sunulmadığını ve bunun sonucunda davacının incelenen defter kayıtlarının davacı lehine değil oluşturduğunun kabulü gerekir. ( İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi... Esas ... Karar, Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi ... Esas ... Karar) Yapılan yargılama, toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu icra takibine dayanak teşkil eden faturaların davalı tarafından bağlı olduğu vergi müdürlüğüne beyan edildiği, davalı tarafından faturaların davacıya iade edildiğine dair dosyaya herhangi bir belge sunulmadığı, davacının sahibi lehinde delil teşkil eden ticari kayıtlarına göre davacının davalıdan takip konusu faturalar nedeni ile alacaklı göründüğü kanaatine varılmakla her ne kadar 19/09/2024 tarihli bilirkişi raporunda mahkememizce yapılan görevlendirme dışında hukuki değerlendirme yapılarak "İtirazın İptali davasına konu alacağın itirazın iptali davasının açılmasından sonra ödendiği durumlarda ise ödenen kısmı bakımından davanın konusuz kaldığı gözetilmeli ve alacağın ödenen kısmı bakımından konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm tesis edilmelidir” şeklindeki gerekçe ile davalı tarafından takipte talep edilen asıl alacak tutarı olan 4.400,00 Euro 'nun 1.189,80 Euro luk tutarın 04.08.2022 tarihinde davalı tarafından banka havalesi ile ödemiş olduğundan bakiye kalan 3.210,20 Euro'nun takip tarihinden itibaren icra giderleri,vekalet ücreti ve asıl alacağa değişen oranlardaki avans faizi ile birlikte talepte bulunabileceğine dair görüş bildirilmiş ise de, bu görüş hukuken yerinde olmamakla birlikte İtirazın iptali davasında mahkemece davacının takipte ileri sürdüğü alacak istemlerinin takip tarihi itibariyle haklı olup olmadığı, bu alacaklar için kısmen veya tamamen takibin devamı gerekip gerekmediği hakkında değerlendirme yapılmalı, takip tarihinden sonra yapılan ödemeler var ise bunların infaz aşamasında nazara alınacağı da gözetilerek, icra takibi nedeniyle icra müdürünün takip hukukunu gözeterek takdir etmesi gereken, takip vekalet ücreti, takip harcı, takip giderleri gibi takibin feri'si niteliğindeki hususlar hakkında değerlendirme yapılmamalıdır. Takibin ferileri hakkında, icra müdürü tarafından verilen kararları, yapılan işlemleri değerlendirme ve haklarında hüküm verme yetki ve görevi icra mahkemesine aittir. Anılan nedenlerle davanın kabulü cihetine gidilerek davalı takip borçlusu tarafından ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak tutarı olan 4.400 Euro'ya takip tarihinden itibaren %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 04/08/2022 tarihinde yapılan 1.189,80-Euro bedelli ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına, alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 4.759,21-Euro'nun takip tarihindeki TL karşılığı olan 83.809,69-TL'nin %20'si oranındaki 16.761,93-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davanın KABULÜ ile davalı takip borçlusu tarafından ... 12. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasından başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak tutarı olan 4.400 Euro'ya takip tarihinden itibaren %15,75 ve değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına, 04/08/2022 tarihinde yapılan 1.189,80-Euro bedelli ödemenin infaz aşamasında icra müdürlüğünce dikkate alınmasına, 2-) Alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 4.759,21-Euro'nun takip tarihindeki TL karşılığı olan 83.809,69-TL'nin %20'si oranındaki 16.761,93-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-)Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 6.489,45-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.204.62-TL harcın mahsubu ile noksan 5.284,83-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına, 4-)Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 5-)Davacı tarafından yatırılan 4.118,75-TL yargılama gideri ile 1.204.62-TL peşin harç, 179,90 TL başvurma harcı toplamı 5.503,27-TL'nin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine, 6-)6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18/A gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, tahsilat ve gereği için Mahkeme Yazı İşleri Müdürlüğünce ilgili vergi dairesine müzekkere yazılmasına, 7-)Taraflarca yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde kendilerine iadesine, Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, mahkememiz gerekçeli kararının HMK 345 maddesi gereğince taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi İlgili Hukuk Dairesince incelenebilmesi için tarafların istinaf yoluna başvuru hakkı açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 19/11/2024 Katip ¸e-imzalıdır Hakim ¸e-imzalıdır

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/10, K. 2024/849, T. 19.11.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2023-10-e-2024-849-k-b551fffe85d2