İlk Derece Mahkemesi · İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/254 E. 2024/703 K.

Mahkeme
İlk Derece Mahkemesi
Daire
İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/254
Karar No
2024/703
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2022/254 KARAR NO : 2024/703 DAVA : Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) DAVA TARİHİ : 23/03/2022 KARAR TARİHİ : 10/10/2024 Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan altın ticareti nedeniyle davalıya detayları sunulan, 2 kg 872 gr, 94 cm has altın olarak teslim edilen ürünün iade edilmediği ve bedelinin de ödenmediğini, bu miktar altının teslim tesellim makbuzlarında davalı ... çalışanlarına imzaları karşılığında kuyumculuk sektörünün örf ve adetleri çerçevesinde tesellüm edenin adı soyadı ile imzasını taşıyan, teslim edilen altının niteliği ve miktarıyla teslim tarihini içeren makbuzlarla 2.872 gram has altının 2013 yılından 2014 yılına kadar müvekkilinin personeli tarafından teslim edildiğini, teslim alınan altın bedellerinin bugüne kadar ödenmediğini, şimdilik 600 gram has altının aynen iadesiyle müvekkiline teslim edilmesi gerektiğini, mümkün olmadığı takdirde ise fiili ödeme tarihindeki karşılığının ticari ve reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi gerektiğini, fiziki olarak taşınması zorunlu olan ve mülkiyeti teslim edilen altın ticaretinde müvekkilince işlenmiş has altının davalıya teslim edildiğini, davalının ise işlenmiş altının iadesi veya bedelini ödeyerek hesabı kapattığı taraflar arasındaki ticari ilişkinin bu şekilde işlediği, davalı şirketin bir grup şirketi olduğu ve aynı alanda pek çok şirket ile aynı işlemleri gerçekleştirdiği, taraflar arasında kendilerine has bir takım usullerin geliştirildiği bunlardan en önemlisinin teslim ile ödemenin ispatına ilişkin usuller olduğunu, genel usulün aksine taraflar arasında malın teslim alınıp iadesinin yapılması işlemlerinde teslim-tesellüm makbuzu düzenlenmesi yönünde uygulama bulunduğunu, davalı şirket personelinin imzası tahtında teslim edilen altınların teslim edildiğinin müvekkilce ispat edilmesi gerektiğini, teslim-tesellüm belgelerinin kuyumculuk sektöründe geçerli olan ve itibar edilen belgelerden olduğuna dair Ticaret odası görüşü bulunduğunu, tacirin kendi ticari defterlerin alacağını tevsik eden bir kayıt bulunması dahi alacağı kanıtlama ve talep etme imkanın HMK'da yer alan diğer delillerle sağlandığı aksinin düşünülmesi halinde ticari defterlerinin herhangi bir nedenle usulüne uygun olarak tutmayı ihmal etmiş olan tacirin maddi hukuk anlamında sahip olduğu alacağı dava yoluyla ileri sürmesinin imkansız hale getirilmiş olacağı dosya sunulu teslim- tesellüm makbuzlarının alacağı ispata yeterli olduğu HMK 199 ve 202 maddeleri kapsamında senetle ispat yolunun uygulandığı davalarda belge kavramı içine giren bütün ispat araçlarının dosyaya sunularak iddianın ispatının mümkün olacağını, dosyaya sunulan teslim- tesellüm makbuzlarının HMK 222 hükmüyle değerlendirildiğinde davanın haklılığının ortaya konulduğu bu sebeple davalıda bulunan 600 gram has altının aynen iadesine (İİK24/4 maddesi uyarınca), aynen iadesinin mümkün olmaması halinde fiili ödeme tarihindeki değerinin reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesi ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılması dava ve talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davanın kısmi dava olarak açılmasının yasaya aykırı olduğunu, hukuki yararı bulunmadığını, altınların teslim edildiğini iddia eden davalının bu durumu ispat etmesi gerektiğini, malın teslim edildiğini iddiasının yazılı delillerle ispatlanması gerektiği, dava dilekçesi ve eklerinde buna yönelik delil bulunmadığı, davacının kendi ticari defterlerinde alacağını belgeleyen bir kayıt bulunmadığının davacı tarafından inkar edildiğini, davacı vekilin dava dilekçesinde sözde makbuzların borç ödemesine ilişkin işlemler olduğunun haricen öğrenildiğini, 2014 Haziran ayına ait davacı şirket adına kesilen 294.049,30TL lik faturanın kayda alındığını, taraflar arasında varolan ilişkinin bu şekilde açık olduğunu makbuzların teslime ilişkin makbuzlar olmadığını, müvekkilinin Türkiye ve Dünya çapında faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, davalının ise ... ilinde faaliyet gösteren ve müvekkili gibi toptancı şirketlerden ürün alıp satan bir kuyumcu, satıcı (perakende) olduğunu, davacının şirket kayıtlarından tespit edildiği üzere alacağı bulunmadığı gibi perakende satıcıların toptancı şirketlerden alacaklı olmalarının da mümkün olmadığını, kuyumculuk sektöründeki sistemin işleyiş şeklinin farklı olduğunu, üretici toptancının mallarını satmak üzere bayiiye/ kuyumcuya gönderdiği kuyumcunun ürünleri kendi adına ve hesabına sattığı, ürün bedellerini ise aldığı anda ödediği, madene bağlı ticarette hiçbir zaman vade olmadığı, alacaklı konumunda olabilecek tek tarafın yalnızca toptan satış yapan müvekkili olabileceği, davacının satın alma yükümlülüğünün ve doğal olarak da bir bedel ödeme yükümlülüğünün söz konusu olduğunu davacı anlatımının kuyumculuk işleyişine aykırı olduğunu, müvekkili tarafından davacıya satılan ürünleri 3. Kişilere satılması için satıldığını davacının müvekkilinden alacaklı olduğunu iddia etmesinin ticari teamüllere aykırı olduğunu, ayrıcı alacak için reeskont faiz uygulanmayacağını ancak yasal faiz işletilebileceğini müvekkili şirket hakkında aynı talebe dayanan farklı davanın ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının derdest olduğunu her iki davanın birleştirilmesi gerektiğini, davanın öncelikle ... 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesine ,davacı taleplerinin zamanaşından ve esastan reddine yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi iddia ve talep edilmiştir. Davacı, dava ve cevap dilekçesinde delil olarak " teslim- tesellüm makbuzları (liste ve suretleri ekde), tanık beyanları, mahallen keşif/inceleme, taraf şirketler ticari kayıtları, dijital haberleşme ve görüntüler ve metinler, İTO 'Teslim- Tesellüm Belgesi'nin teamülen uygulanmasına dair tespiti, makbuzların imzasının inkarı halinde davalı SGK kayıtları ile ismi geçen çalışanların medarı tatbik imza örnek öncelemesi, isticvap " delillerine dayandığını belirtmiştir. Davacı tarafından sunulan ve Mahkememizin 14942 sayılı kasasında muhafaza altına alınan teslim-tesellüm formu başlıklı ıslak imzalı belgelerden ... nolu belgede teslim alan imzasının..., tarihinin 30.12.2014 olarak geçtiği ve formdaki miktar ibaresinin üzerinde ... ifadesinin yer aldığı, tür ve miktar olarak 557.66 gr X 995 ifadesinin yer aldığı makbuz üzerinde "işlendi" ifadesinin yer aldığı, teslim-tesellüm formu başlıklı belgelerden ikincisi olan ... nolu belgede teslim alan imzasının .., tarihinin 27.09.2013 olarak geçtiği ve formdaki miktar ifadesinin üzerinde ... ifadesinin yer aldığı, tür ve miktar ifadesi kısmında 618,77-910 rakamlarının yer aldığı açıklama kısmında 563.08 rakamlarının yer aldığı, makbuz üzerinde işlendiği ifadesinin yer aldığı, ... nolu belgede teslim alan imzasının ..., tarihinin 28.09.2013 olarak geçtiği ve formdaki miktar ifadesi üzerinde ... ifadesini yer aldığı, tür ve miktar olarak 470.25- 512 ifadelerinin yer aldığı, açıklama kısmında 428.86 rakamlarının yer aldığı, makbuz üzerinde işlendi ifadesinin bulunduğu görülmüştür. Davacı vekili tarafından 08.11.2022 tarihli dilekçede sunulduğu belirtilen belge asıllarından mahkememiz kasasında muhafaza altına alınan ... nolu teslim-tesellüm formu altında teslim alan ismini ... olarak belirtildiği ancak belge aslının incelenmesi neticesinde teslim alan isminin ... nolu makbuzda yalnızca ... olarak geçtiği anlaşılmıştır. Davalı vekili cevap dilekçesindeki iddialarla birlikte grup şirketlerinden olan ...AŞ. aleyhine benzer hukuki sebebe dayanılarak açılan davanın ... 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... esas sayılı dosyasının birleştirilmesini talep etmiş olup dosya içine celp edilen ...esas sayılı dosyasının derdest olduğu davacı tarafından dava dışı ...AŞ. aleyhine işbu dava konusu edilmeyen makbuzlarla teslimi yapıldığı belirtilen ürünlerin iadesi istemli davanın 23.03.2022 tarihinde ikame edildiği ve davanın derdest olduğu, anılan dosyada tanzim ettirilen 31.07.2023 tarihli bilirkişi raporundan özetle; kuyumculuk sektöründe karşılıklı güvene dayanan açık hesap şeklinde teslim-tesellüm makbuzları ile alışveriş yapıldığı, davacının sektördeki örf ve adetler dikkate alındığında 9 adet makbuzdaki altının davalıya teslim etmiş olduğu bu nedenle alacaklı hale geldiği yönünde görüş bildirildiği anlaşılmış olup davaların birlikte görülmesini zorunlu olmadığı anlaşılmakla davaların birleştirilmesi talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili 15.11.2023 tarihli ıslah dilekçesiyle; davalıda bulunan 600 gram has altın ile ilgili dava miktarının 949 gram 60 cm has altın arttırılarak toplam 1 kg 549 gr 60 cm has altının aynen iadesi, iadesinin mümkün olmaması halinde İİK24/5 maddesi uyarınca fiili ödeme tarihindeki değerin reeskont faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup, 14.940 TL ıslah harcını depo etmiş olduğu görülmüştür. Dava konusu altınların 2013-2014 yıllarında teslim edildiği, davanın 10 yıllık zamanaşımı süresi dolmadan 23/03/2022 tarihinde ikame edildiği ve arabuluculuk başvurusunun 19.02.2022 tarihinde yapıldığı anlaşılmakla davalının zamanaşımı itirazının reddine karar vermek gerekmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava ,davalıya teslim edilen altın'ın aynen iadesi olmadığı takdirde bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı tarafından sunulan üç adet makbuza konu has altının davalı çalışanları tarafından teslim alındığı hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Davacı, davalıya 2013-2014 yıllarında toplam 2.872/94 gr/cm has gr altın teslim ettiğini, bu altınların iade edilmediğini, kuyumculuk sektöründeki örf ve adetlere uygun olarak teslim-tesellüm makbuzu düzenlendiğini, uygulamada teslim-tesellüm makbuzlarının düzenlenmesinden sonra hesap kesimi yapıldığında yeni teslimler varsa bunların mahsup edildiğini,mahsup sonrası bakiye alacağı görünenin alacaklı kabul edildiğini,davalı ile aralarındaki bu uygulama sonucu 2.872/94 gr/cm has altının davalı tarafından alınmasına rağmen iade edilmediğini bu nedenle malın aynen iadesi veya bedellerinin iadesinin gerektiğini iddia etmiş olup davalı ise davacı tarafından teslim edilen para ve altınların bir borcun ifası amacıyla yapıldığını ,davacıya borçlu olmadıklarını ,alacağın zamanaşımına uğradığını iddia etmiştir. Uyuşmazlık , davacı tarafından davalıya teslim edilen altın nedeni ile davacının ve davalının ticari defterlerinde teslime ve alacağa ilişkin kayıt bulunmamasına rağmen altının veya bedelinin iadesinin talep edilip edilemeyeceği, davacının alacaklı olduğunun ispatı için dava konusu altınların teslim olgusunun yeterli olup olmadığı , davacının teslim edildiği belirtilen altın nedeni ile alacaklı olduğunun ispat edilip edilmediği hususunda toplanmıştır. Mahkememizce ... Ticaret Odasına ve Kuyumcular Odasına ayrı ayrı müzekkere yazılarak perakende satıcıların hurda ya da kullanılmamış altınlarının toptancı şirkete iadesi/teslimi sırasında taraflar arasındaki altın tesliminin belgeye bağlanması, bu belgenin maktu olup olmadığı hususunda oluşmuş bir ticari teamül bulunup bulunmadığının bildirilmesi istenilmiş,... Ticaret Odasının 01.11.2022 ve ... 23.11.2022 tarihli cevabı yazıları ile bu yönde oluşmuş bir ticari teamül bulunmadığı yönünde cevap verildiği anlaşılmıştır. Davalıya teslim edildiği belirtilen altınlarla ilgili taraf defterlerinde kayıt bulunup bulunmadığı, davacının kendi defterlerinde teslimle ilgili kayıt bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte bu kayıtların işlendiği, taraf defterlerindeki mutabakatsızlık sebepleri ile altın ticareti ile iştigal edenler yönünden mal teslimi konusunda oluşmuş bir ticari teamülün bulunup bulunmadığı konusunda tarafların ticari defterleri incelenerek rapor düzenlenmesi için dosya üç bağımsız denetçi, bir borçlar hukukunda uzman bilirkişi ile bir sektör bilirkişisinden oluşan heyete tevdii edilmiş, bilirkişiler 21.08.2023 tarihli raporda özetle;davacı şirketin defteri kebir hesap detayları ibraz edilmediğinden davalı tarafından düzenlenen 01.06.2014 tarihli faturanın ödeme detay bilgilerinin davacı ticari defterlerinden tespit edilemediği ancak 260.000 TL tutarın nakit olarak ödendiği ve 31.12.2015 tarihi itibari ile davacının cari hesap borcunun bulunmadığı, davacı şirket tarafından teslim edilen ürünlerinin teslimlerinin her iki şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı ancak davalı şirketin 5.002,13 gram 14 ayar(2.926,25 gram has altın karşılığı) ürün satışı yaptığı ve bu satış işlemine ait kendi personellerince banka hesabına davalı adına ödeme yapılarak cari hesap alacağının kapatılmış olduğu görüldüğünden davalının davacıya borcunun olmadığının düşünüldüğü, ibraz edilen davacı defterlerine göre defterlerin usulüne göre oluşturulduğu, yine davalı defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, taraf defterlerinde teslim edildiği belirtilen altınlara ait herhangi bir kayıt mevcut olmadığı, ticari defter bilgilerine göre cari hesap borcu ve alacağının bulunmadığı bu hali ile defterlerde mutabakatsızlık bulunmadığı, uyuşmazlık konusu altın teslimleriyle ilgili davacı tarafından davalı şirket çalışanlarına toplam 4.272,75 gram has altının teslim edildiği, davalı şirket tarafından 01.06.2014 tarihinde 2.926,25 gram has altın olarak davacı şirkete fatura edildiği ve fatura bedelinin kendi banka hesabına fiktif olarak davacı şirket adına yatırmak suretiyle kapatıldığı, davacı tarafından teslim edilen has altın miktarının 4.272,75 gram olmasına karşın davalı şirket tarafından 2.926,25 gram altın faturanın kesilmiş olduğu ve 1.346,50 gram teslim edilen altın ile fatura edilen altın arasında fark olduğunun tespit edildiği altın ticareti ve kuyumculuk sektöründeki ticari teamüllere göre sürekli çalışılan bir üretici satıcı ilişkisinde; kuyumcusunun üretici firmadan fiili olarak günlük/haftalık/aylık hurda ürün tesliminin yapıldığı, karşılığında ihtiyaç duyulan ürünlerin işleterek geri alındığı bu ilişkide çoğunlukla üretici şirketin perakende şirketten alacaklı olduğunu, davacının teslimlerini yaptığını belirttiği ürünlerin teslimine ilişkin bilgilerin her iki şirket ticari defterinde yer almadığı buna karşılık davalı şirket tarafından yapılan 5.002,13 gram 14 ayar ürün satış işlemine ait kendi personellerince banka hesabına davalı adına ödeme yapılarak cari hesap alacağının kapatılmış olduğunun görüldüğü, davalının davacıya borcunun bulunmadığının düşünüldüğü yönünde görüş belirtildiği anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK 190/1 maddesine göre ispat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Makbuza konu altınların tesliminden ve hesap kesiminden sonra davacının bakiye altın miktarından kaynaklı alacaklı olduğunun ispat külfeti davacıya aittir. 6102 sayılı TTK’nın 18. maddesinde tacir olmanın hükümleri arasında sayılan yükümlülüklerin biri de ticari defterleri tutmaktır. Defter tutma yükümlülüğü anılan kanunun 64. maddesinde ayrıca düzenlenerek her tacirin, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorunda olduğu belirtilmiştir. Davalıya teslim edilen altınlar nedeni ile taraflar arasında açık hesap olarak tutulan hesap kesimi sonunda davacının alacaklı olduğu yönündeki iddianın davacı tarafından yazılı delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Davalının aksi yöndeki savunması, ispat yükünü değiştirmemektedir. Bu durumda ispat külfeti davacıda olup bu yöndeki iddianın HMK 200. maddesi uyarınca kesin delillerle davacının ispatlaması gerekmekte olup davacı alacaklı olduğunu yazılı delillerle ve ticari defterleri ile ispat edemediğinden ispat edilemeyen davanın reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davanın REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesine göre tahsili gereken harç 427,60 TL olduğundan peşin alınan 9.593,80 TL'den 427,60 TL maktu harcın mahsubu ile bakiye 9.166,2‬0 TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre hesap ve takdir edilen 213.126,16 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Gider avansının kalan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine, Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 10/10/2024 BAŞKAN ÜYE ÜYE KATİP

Atıf: İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/254, K. 2024/703, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-1-asliye-ticaret-mahkemesi-2022-254-e-2024-703-k-aadbfe7fe467